Vergi/Mevzuat
Satış Anında Yapılan İskontoların Muhasebeleştirilmesi: Hangi Hesaplar Kullanılmalı?
Satış faturalarında yer alan iskontoların hangi hesaplarda takip edilmesi gerektiğine dair kritik bir vergi özelgesi yayımlandı. Bu konu, net satış hasılatının doğru hesaplanması ve işletmelerin KOBİ statüsünün korunması açısından hayati önem taşıyor.
• Satış anında faturada gösterilen iskontolar kesinlikle 760 Pazarlama, Satış ve Dağıtım Giderleri hesabına atılmamalıdır.
• İskontoların muhasebe kaydında 611 Satış İskontoları hesabının kullanılması zorunludur.
• Brüt satış tutarı, iskonto öncesindeki tam bedel üzerinden 600 Yurtiçi Satışlar gibi brüt satış hesaplarında gösterilmelidir.
• İskontoların gider hesabına yazılması, net satış hasılatını yapay olarak yüksek göstererek KOBİ statüsünün kaybedilmesine yol açabilir.
• Muhasebe kayıtlarında 'Özün Önceliği' ve 'Tam Açıklama' ilkeleri gereği, iskontoların brüt satışlardan indirilerek net hasılatın doğru belirlenmesi gerekir.
İşletmeler, satış iskontolarını gider olarak değil, doğrudan brüt satışlardan indirim sağlayan 611 numaralı hesapta takip etmelidir; aksi halde hatalı finansal tablolar nedeniyle KOBİ statüsü ve vergi denetim süreçlerinde risk yaşanabilir.
Vergi
Türkiye’de Ticari Araç Alımlarında KDV İndirimi ve Muhasebe Uygulaması: 2026 Güncel
Ticari araç alımlarında KDV indirimi ve binek otomobil ayrımı, vergi planlaması açısından kritik bir konudur. Ruhsattaki ibarelerin ötesinde teknik özelliklerin ve kullanım amacının vergi matrahını doğrudan etkilediği bu süreçte, 2026 yılı güncel sınırları dikkatle takip edilmelidir.
• KDV indirimi için aracın 30/b maddesi kapsamında binek otomobil sayılmaması ve işletmenin vergiye tabi faaliyetinde kullanılması şarttır.
• Sadece ruhsat bilgisi yeterli olmayıp; GTİP numarası, dingil mesafesi ve yük taşıma kapasitesi gibi teknik özellikler belirleyicidir.
• 87.04 pozisyonundaki bir aracın binek otomobile dönüştürülmesi durumunda, indirim konusu yapılan KDV 'İlave Edilecek KDV' olarak beyan edilmelidir.
• 2026 yılı binek otomobil aylık kira gider sınırı 46.000 TL olarak belirlenmiştir.
• Binek otomobillerde doğrudan gider yazılabilecek ÖTV ve KDV toplam sınırı 1.200.000 TL'dir.
• Amortismana esas üst sınırlar vergiler hariç 1.380.000 TL, vergilerin maliyete eklendiği durumlarda ise 2.600.000 TL'dir.
İşletmeler, araç alım aşamasında sadece ruhsat tipine değil, aracın teknik uygunluk belgesi ve GTİP koduna göre binek mi yoksa ticari mi olduğunu netleştirmelidir. Yanlış sınıflandırma, ileride ciddi vergi cezalarına ve KDV düzeltme işlemlerine yol açabilir.
Vergi
Müşteriye Tahsis Edilen Araç Kiralama Giderleri Vergiden Düşülür mü?
Sözleşme gereği kiralanan ancak işletmenin kendi faaliyetinde değil, doğrudan bir idarenin kullanımına tahsis edilen binek araçların giderleri hakkında kritik bir vergi düzenlemesi açıklanmıştır. Ankara Defterdarlığı'nın özelgesi, bu tür giderlerin ticari kazancın elde edilmesiyle olan illiyet bağını sorgulamaktadır.
• Sözleşme kapsamında kiralanıp sadece idarenin kullanımına sunulan araçlar işletmenin aktif faaliyetinde kullanılmadığı için gider kabul edilmez.
• Bu tür araçlara ilişkin kira, yakıt ve sigorta gibi giderler doğrudan Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) olarak sınıflandırılır.
• Giderlerin tamamı KKEG olduğu için binek araçlarda uygulanan %70 gider kısıtlaması bu durumda dikkate alınmaz.
• KKEG niteliğindeki giderlere ait KDV tutarları da indirim konusu yapılamaz, doğrudan maliyet olarak kaydedilir.
• Sözleşme bedeli gibi hak edişlere yansıtılan bu giderler, vergi matrahı hesaplanırken ticari kazanca dahil edilmelidir.
İşletme sahibi veya mali müşavirler, sözleşme gereği tahsis edilen araçların giderlerini doğrudan KKEG olarak kaydetmeli ve bu tutarların KDV'sini indirim konusu yapmamalıdır.
Muhasebe
300 Banka Kredileri Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri
Bu rehber, işletmelerin kısa vadeli finansman kaynaklarını takip ettiği 300 Banka Kredileri hesabının işleyişini ve muhasebe kayıt prensiplerini açıklamaktadır. Kredi kullanımı, anapara ödemeleri ve faiz ayrımı gibi kritik süreçlerin doğru yönetilmesi için temel bir teknik döküm sunulmaktadır.
• 300 Banka Kredileri hesabı, işletmenin kısa vadeli mali borçlarını izleyen pasif karakterli bir hesaptır ve normal bakiyesi alacak verir.
• Kredi kullanımı sırasında anapara tutarı 300 hesaba alacak kaydedilirken; faiz, komisyon ve diğer finansman maliyetleri 780 Finansman Giderleri veya ilgili tahakkuk hesaplarında izlenmelidir.
• Kredi geri ödemelerinde bankaya yapılan toplam tutarın tamamı 300 hesaba borç yazılmamalı; sadece anapara kısmı 300 hesaptan düşülmelidir.
• Dönem sonlarında henüz ödenmemiş faizler için 381 Gider Tahakkukları hesabı kullanılır; bu durumda 300 hesap anapara tutarını korumaya devam eder.
• Dövizli kredilerde kur farkı hareketleri 300 hesabın TL karşılığını etkileyerek kambiyo kârı veya zararı oluşturabilir.
• Kısa vadeli krediler 300 hesapta takip edilirken, uzun vadeli kredilerin gelecek yıla sarkan anapara taksitleri 303 hesaba aktarılmalıdır.
Mali müşavirler ve muhasebe personeli, banka ekstrelerindeki toplam ödeme tutarı ile anapara taksitlerini birbirinden ayırmalı; faiz ve komisyon gibi giderlerin 300 hesabı bozmadan doğru hesaplarda izlendiğinden emin olmalıdır.
Vergi/Mevzuat
Ödemenin Farklı Kişiler Tarafından Yapılması Hâlinde Fatura Kime Düzenlenir?
İhracat işlemlerinde ödemenin farklı kişi veya kurumlar tarafından yapılması durumunda faturanın kime kesileceği konusu, vergi mevzuatı açısından netlik kazanmıştır. Bu rehber niteliğindeki bilgilendirme, ödeme akışının karmaşıklığının fatura düzenleme usulünü değiştirmeyeceğini açıklamaktadır.
• Fatura düzenleme zorunluluğu ödemenin yapılmasına değil, malın teslimine veya hizmetin ifasına bağlıdır.
• VUK 229 uyarınca fatura, müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere düzenlenen bir belgedir.
• Ödemenin bir kısmının ithalatçıdan, bir kısmının finans kuruluşundan gelmesi faturanın bölünmesine yol açamaz.
• Fatura, yalnızca malı satın alan gerçek veya tüzel kişi adına tek bir muhataba düzenlenmelidir.
• 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, ödemeyi yapanın kim olduğundan bağımsız olarak elde edilen kazanç kurum kazancı sayılır.
• VUK 230 ve 231 uyarınca faturada müşterinin unvan, adres ve vergi bilgilerinin bulunması zorunludur.
İhracatçı firmalar, ödemeyi yapan taraflar farklı olsa dahi faturayı sadece malı fiilen satın alan muhataba düzenlemeli; ödeme akışına göre faturayı bölmemelidir.
Vergi
Kredi Kartı ile Yapılan Ödemelerde Fatura Kime Düzenlenir?
Hizmet sektöründe sıkça karşılaşılan, ödemenin şahsi kredi kartıyla yapılıp faturanın şirket adına talep edilmesi konusu Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından netleştirildi. Bu düzenleme, özellikle iş seyahatlerinde konaklama yapan çalışanlar ve şirketler arasındaki faturalandırma süreçleri için kritik bir rehber niteliğindedir.
• Vergiyi doğuran olay, işlemin şekline göre değil, fiili durumun gerçek mahiyetine göre belirlenir (VUK Madde 3/B).
• Fatura, yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı gösteren bir belgedir (VUK Madde 229).
• Konaklama hizmetinden fiilen yararlanan kişi iş seyahati kapsamında şirket adına hareket ediyorsa, fatura şirket adına düzenlenebilir.
• Ödemenin şahsi kredi kartıyla yapılmış olması, faturanın şirket adına düzenlenmesine engel teşkil etmez.
• Talep edilmesi halinde, faturada hem şirketin adı hem de konaklayan kişinin ismi birlikte yer alabilir.
• Hizmetin ifasından itibaren en geç 7 gün içinde fatura düzenlenmesi yasal zorunluluktur (VUK Madde 231/5).
İşletmeler, ödeme yöntemi ile hizmetin yararlanıcısı arasındaki farkı gözeterek; iş seyahati gibi durumlarda faturayı ilgili şirkete düzenleyebilir. Muhasebe kayıtlarında tutarlılık için fatura üzerinde konaklayan kişinin ismine de yer verilmesi tavsiye edilir.
Vergi
Özel Maliyet Bedeli Olarak Aktifleştirilen Harcamaların Kira Bitiminde Bedelsiz Bırakılması:
Kiralanan gayrimenkullere yapılan tadilat ve dekorasyon harcamalarının, kira süresi sonunda mal sahibine bedelsiz bırakılması durumunda ortaya çıkan vergisel sonuçlar incelenmiştir. Bu tür işlemlerin hem kiracı hem de mülk sahibi açısından Gelir Vergisi ve KDV kanunları uyarınca nasıl değerlendirileceği kritik önem taşımaktadır.
• Özel maliyet bedeli olarak aktifleştirilen harcamalar, kira süresi boyunca itfa edilir.
• GVK Madde 72 uyarınca, kira sonunda gayrimenkte bırakılan kıymetlerin mülk sahibine devri, o tarihte aynen tahsil edilmiş kira olarak kabul edilir.
• Bedelsiz devredilen kıymetlerin değeri, mülk sahibi için o yılın kira geliri (gayrimenkul sermaye iradı) olarak vergilendirilir.
• Geçmişte indirim konusu yapılan KDV için düzeltme yapılmasına gerek yoktur; ancak devir anında yeni bir KDV hesaplanması gerekebilir.
• Mülk sahibinin gerçek kişi olması durumunda, devralınan kıymetlerin emsal bedeli üzerinden gelir vergisi yükümlülüğü doğar.
İşletmeler, kira bitiminde yapılacak dekorasyon devirlerini bir 'kira tahsilatı' gibi düşünmeli ve mülk sahibinin vergi yükünü hesaplayarak sözleşmelerini buna göre düzenlemelidir.
Vergi/Mevzuat
Damga Vergisi Defteri: Aynı İşletmede İki Ayrı Defter Tutulabilir mi?
Bu haber, anonim şirketlerin damga vergisi işlemlerini takip etmek amacıyla birden fazla defter tutup tutamayacağına ilişkin vergi idaresinin görüşünü içermektedir. Özellikle çok sayıda sözleşme yöneten işletmeler için kayıt düzeni açısından kritik bir hukuki sınırı belirlemektedir.
• 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 220. maddesinde tasdike tabi defterler listelenmiş, ancak 'damga vergisi defteri' bu listede yer almamıştır.
• 16 seri no'lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği uyarınca anonim şirketlerin sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirmesi zorunludur.
• 20 seri no'lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği uyarınca, bu şirketlerin ödemeleri kaydetmek için tutacağı defterin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre notere tasdik ettirilmesi gerekir.
• İşletmelerin kağıt türüne (örneğin kira veya diğer sözleşmeler) göre ayrı ayrı damga vergisi defterleri tutması yasal olarak mümkün değildir.
• Tüm damga vergisine tabi işlemlerin tek bir damga vergisi defteri üzerinden takip edilmesi yasal zorunluluktur.
İşletmeler, sözleşme türlerine göre defter ayırmak yerine tüm damga vergisi işlemlerini tek bir defterde toplamalı; kayıt düzenini bu bütünlüğe göre kurgulamalıdır.
Mevzuat
298 Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı (-) Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri
Bu teknik inceleme, işletmelerin uzun vadeli stoklarında (293 ve 294 hesaplar) meydana gelen değer kayıplarının muhasebeleştirilme yöntemlerini kapsamaktadır. Stokların maliyet bedelini doğrudan azaltmadan, düzenleyici bir hesap olan 298 hesabın nasıl kullanılacağını ve kayıt örneklerini açıklamaktadır.
• 298 Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı (-) hesabı, duran varlıklar içindeki stoklarda oluşan ekonomik veya fiziksel kayıpları izlemek için kullanılan düzenleyici bir hesaptır.
• Değer düşüklüğü; doğal afetler, bozulma, teknolojik değişim veya moda gibi nedenlerle oluşabilir.
• Değer düşüklüğü tespit edildiğinde 654 Karşılık Giderleri hesabı borçlandırılırken, 298 hesabı alacaklandırılarak karşılık ayrılır.
• Karşılık nedeninin ortadan kalkması veya değerin toparlanması durumunda 298 hesabı borçlandırılarak, 644 Konusu Kalmayan Karşılıklar hesabına gelir kaydedilir.
• Stokların tamamen elden çıkarılması durumunda, stokun kayıtlı değeri ile ayrılan karşılık birlikte kapatılır.
• Alt hesaplar; 298.01 Gelecek Yıllar Hammadde, 298.02 Ticari Mal, 298.03 Kritik Yedek Parçalar ve 298.04 Elden Çıkarılacak Stoklar şeklinde ayrıştırılabilir.
İşletmeler, uzun vadeli stoklardaki değer kayıplarını maliyet bedelini bozmadan 298 hesabı üzerinden takip etmeli; karşılık iptali veya stok çıkışlarında ilgili gelir/gider hesapları ile dengeyi sağlamalıdır.
Mevzuat
Otomatik Fotoğraf Çekme Kabinleri Şube Sayılır mı? VUK Madde 156 Kapsamında İş Yeri Niteliği
Otomatik sistemlerle hizmet veren işletmelerin, farklı lokasyonlara yerleştirdikleri cihazların Vergi Usul Kanunu kapsamında 'şube' sayılıp sayılmayacağı konusu netlik kazanmıştır. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge, personel gerektirmeyen otomatik cihazların işyeri niteliği taşıyıp taşımadığını açıklamaktadır.
• VUK Madde 156 uyarınca işyeri; ticari, sınai, zirai veya mesleki faaliyetin icrasına tahsis edilen yerdir.
• Otomatik fotoğraf çekme kabinleri gibi personel bulundurulmayan sistemler, faaliyetin icra edildiği bir işyeri (şube) olarak kabul edilmez.
• Bir yerin şube sayılabilmesi için iş organizasyonu, personel yönetimi ve aktif faaliyet yürütme özelliklerini taşıması gerekir.
• Personel kullanımı olmaksızın, sadece sınırlı işlemlerin otomatik yapıldığı cihazlar şube bildirim yükümlülüğü doğurmaz.
• Bu hukuki yaklaşım, otomatik satış ve hizmet cihazı kullanan tüm işletmeler için emsal teşkil etmektedir.
İşletmeler, personel istihdamı gerektirmeyen ve sadece otomatik işlem yapan cihazlar için şube açılışı yapma zorunluluğu bulunmadığını bilmeli; ancak cihazın kullanım amacının ve organizasyon yapısının şube niteliği taşıyıp taşımadığını her vaka için ayrı değerlendirmelidir.
Vergi
Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatiflerinde İşyeri Teslimi ve Belge Düzenleme Yükümlülüğü
Küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin üyelere işyeri teslimi süreçlerinde vergi mükellefiyeti ve fatura düzenleme yükümlülükleri, kooperatifin kurumlar vergisi muafiyet şartlarına bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Bu rehber niteliğindeki inceleme, kooperatiflerin hangi durumlarda vergi mükellefi olacağını ve KDV istisnasından nasıl yararlanacağını açıklamaktadır.
• Kurumlar Vergisi muafiyeti için ana sözleşmede sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş yapılması şarttır.
• Her bir hisse karşılığında tek bir işyeri veya konut elde edilmesi, 'ortak dışı işlem' sayılmadığı için kurumlar vergisi muafiyetini bozmaz.
• Bir hisse karşılığında birden fazla işyeri elde edilmesi durumunda, bu işlem 'ortak dışı işlem' kabul edilerek kurumlar vergisi mükellefiyeti doğurabilir.
• 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 17/4-k maddesi uyarınca, küçük sanayi siteleri için yapılan işyeri teslimleri KDV'den istisnadır.
• Fatura düzenleme zorunluluğu, kooperatifin kurumlar vergisi mükellefiyetinin olup olmamasına göre VUK hükümlerince belirlenir.
Kooperatif yönetimleri, her bir ortağın elde edeceği bağımsız bölüm sayısını kontrol etmeli; hisse başına birden fazla işyeri teslimi yapılacaksa kurumlar vergisi mükellefiyeti ve fatura düzenleme yükümlülüğüne hazırlıklı olmalıdır.
Vergi/Mevzuat
Stokların Rutubet Nedeniyle Yeniden İşlenmesi ve Giderlerin Muhasebeleştirilmesi
Üretim işletmelerinde stokların fiziksel nedenlerle (rutubet, bozulma vb.) yeniden işlenmesi durumunda oluşacak maliyetlerin nasıl muhasebeleştirileceği konusu, Rize Defterdarlığı'nın özelgesiyle netleşmiştir. Bu tür durumlarda yapılan harcamaların doğrudan gider yazılması yerine maliyet bedeline eklenmesi gerekmektedir.
• VUK Madde 274 uyarınca emtianın maliyet bedeli ile değerlenmesi esastır.
• Rutubet nedeniyle yapılan yeniden işleme (fırınlama vb.) giderleri, doğrudan 659, 681 veya 689 gibi gider hesaplarına yazılamaz.
• Yeniden işleme sürecinde oluşan enerji, yakıt, işçilik ve ambalaj giderleri doğrudan mamul maliyetine eklenmelidir.
• Söz konusu harcamalar 710, 720 veya 730 numaralı üretim maliyet hesaplarında takip edilip, yansıtma hesapları aracılığıyla 151 veya 152 stok hesaplarına aktarılmalıdır.
• İşlemin amacı değer düşüklüğünü gidermek değil, ürünü tekrar satılabilir/kullanılabilir hale getirmek olduğu için maliyet unsuru olarak kabul edilir.
İşletmeler, stokları tekrar kullanılabilir hale getirmek için yapılan zorunlu harcamaları dönem sonu gideri olarak değil, stok maliyetinin bir parçası olarak muhasebeleştirmelidir.
Vergi
Kendi Arsası Üzerine Yapılan İş Merkezi İnşaatının Vergisel Durumu ve Mükellefiyetin Devamı
Kendi arsası üzerinde iş merkezi inşa edip kiralamayı hedefleyen gerçek kişilerin, bu faaliyetin ticari kazanç mı yoksa gayrimenkul sermaye iradı mı sayılacağı konusu netleşti. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge, inşaat sürecindeki organizasyon yapısının vergilendirme türünü nasıl belirlediğini açıklıyor.
• İnşaat faaliyetinin ticari sayılması için işçi temini, malzeme tedariki ve nakit yönetimi gibi organizasyon unsurlarının bulunması gerekir.
• Şahsi ihtiyaç sınırlarını aşan ve ticari organizasyon içeren inşaat faaliyetleri 'özel inşaat' değil, ticari kazanç olarak değerlendirilir.
• Birden fazla bağımsız bölümün kiraya verilmesi veya faaliyetin süreklilik arz etmesi, ticari organizasyonun kanıtı sayılır.
• İnşa edilen iş merkezindeki kiralama gelirleri, faaliyet ticari nitelikte olduğu için gayrimenkul sermaye iradı değil, ticari kazanç kapsamında vergilendirilir.
• Ticari faaliyetin varlığı için sadece kazanç sağlama niyeti değil, organizasyonun şekli ve maddi unsurlarının varlığı esastır.
Mükellefler, inşaat sürecini bir ticari organizasyon yapısında yürütüyorlarsa gelirlerini 'ticari kazanç' olarak beyan etmeli ve buna göre defter tutma/fatura düzenleme yükümlülüklerini yerine getirmelidir.
Vergi
İnternet Üzerinden Takipçi ve Beğeni Satma Faaliyeti Basit Usule Tabi Olabilir mi?
Dijital dünyada popülerleşen sosyal medya hizmetlerinin vergisel boyutu, Gelir İdaresi tarafından net bir şekilde tanımlanmıştır. İnternet üzerinden takipçi ve beğeni satışı yapanların basit usulden yararlanıp yararlanamayacağı konusu, yayınlanan bir özelge ile kesinliğe kavuşturulmuştur.
• İnternet üzerinden takipçi ve beğeni satışı faaliyeti, doğası gereği süreklilik arz ettiği için ticari kazanç kapsamında değerlendirilmektedir.
• Söz konusu faaliyet, reklam ve aracılık işi niteliği taşıdığı için Gelir Vergisi Kanunu'nun 51. maddesindeki yasaklı faaliyetler arasında kabul edilmiştir.
• Basit usulde vergilendirme imkanı bu faaliyet türü için mümkün değildir.
• Mükelleflerin kazançlarını gerçek usulde tespit etmeleri ve yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan etmeleri zorunludur.
• Faaliyetin ticari organizasyon unsurlarını taşıması ve kazanç sağlama niyetinin bulunması, gerçek usulde vergilendirme için yeterli görülmüştür.
Sosyal medya üzerinden hizmet satışı yapan girişimciler, basit usul avantajından yararlanamazlar; bu nedenle işe başlarken gerçek usulde mükellefiyet tesis ettirmeli ve defter tutmalıdırlar.
Vergi
Yardımcı Yönetmenlik Faaliyetinden Elde Edilen Kazançlarda Serbest Meslek Kazanç İstisnası Uygulanır mı
Sinema ve televizyon sektöründe çalışan teknik personelin elde ettiği kazançların vergilendirilmesi, özellikle Gelir Vergisi Kanunu'nun 18. maddesindeki istisna kapsamına girip girmeyeceği noktasında kritik bir tartışma konusudur. Bu haber, yardımcı yönetmenlerin faaliyetlerinin 'eser sahipliği' kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine dair önemli bir özelgeyi ele almaktadır.
• Gelir Vergisi Kanunu Madde 18 kapsamında istisna uygulanabilmesi için kişinin 'eser sahibi' sıfatını taşıması şarttır.
• 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca sinema eserlerinde yönetmen, besteci ve senarist gibi isimler eser sahibi kabul edilirken; yardımcı yönetmen bu kapsamda değildir.
• Yardımcı yönetmenlik faaliyeti teknik ve organizasyonel bir görev olup, eserin yaratıcı sahibi sıfatını doğurmamaktadır.
• İstisnadan yararlanmak için sadece faaliyetin niteliği değil, aynı zamanda kayıt ve tescil belgesine sahip olunması da gerekmektedir.
• Yardımcı yönetmenlerin elde ettiği kazançlar, GVK 18 istisnası kapsamında değil, genel hükümler çerçevesinde serbest meslek kazancı olarak vergilendirilmelidir.
Mali müşavirler ve sektör çalışanları, yardımcı yönetmenlik gibi teknik görevlerden elde edilen gelirlerin telif istisnasına dahil edilemeyeceğini bilmeli; bu kazançları genel serbest meslek kazancı olarak beyan edip ilgili tevkifat rejimini uygulamalıdır.
Mevzuat
Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi Devralmasına Koşullu İzin
Rekabet Kurulu, Paramount Skydance Corporation'ın Warner Bros. Discovery Inc.'yi devralmasına yönelik sürece kritik taahhütler karşılığında onay verdi. Karar, medya ve yayıncılık sektöründeki rekabet dengelerini korumak amacıyla belirli piyasa koşullarının sağlanmasını şart koşuyor.
• UIP TÜRKİYE üzerindeki hissedarlık sonlandırılacak.
• Paramount ve Warner Bros filmleri, Universal veya Walt Disney gibi üçüncü taraf dağıtıcılara devredilmeyecek.
• Sinema filmlerinin kendi platformlarında (SVOD) sunulduğu münhasırlık süresi biter bitmez, 5 yıl boyunca üçüncü taraf platformlara lisanslanabilecek.
• Mevcut TV kanalı sözleşmeleri, sağlayıcıların talebiyle 31.12.2029 tarihine kadar aynı koşullarla uzatılabilecek.
• Kendi platformlarında yayınlanan kanallar, üçüncü kişilere piyasa koşullarında lisanslanmaya açık tutulacak.
Sektördeki devlerin birleşmesi sonrası rekabetin korunması için taahhütlerin takibi ve sözleşme sürelerinin yönetimi kritik önem arz etmektedir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer
Şimşek: “Ekonomi İkinci Çeyrekte Yüzde 2,3 Büyüdü”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin 2026 yılı ikinci çeyrek büyüme verilerini açıkladı. Küresel risklere rağmen ekonomide dengeli bir büyüme sergilenirken, makroekonomik göstergelerdeki değişimler dikkat çekti.
• Ekonomik büyüme: Bir önceki çeyreğe göre %1,1, geçen yılın aynı dönemine göre %2,3 büyüme gerçekleşti.
• Yıllıklandırılmış milli gelir: 1,7 trilyon dolar seviyesini aştı.
• Sektörel büyüme: Tarım sektörü %13,3 büyürken, sanayi katma değeri yıllık bazda %2,4 arttı.
• Cari açık: Enerji ve emtia fiyatları etkisiyle yıllıklandırılmış cari açık 38,9 milyar dolar olarak gerçekleşti.
• Borç rasyoları: Brüt dış borcun milli gelire oranı %31,6; toplam borcun milli gelire oranı ise %91 seviyesinde.
• Talep bileşenleri: Özel tüketim %3,5, yatırımlar ise %0,6 oranında artış gösterdi.
İşletmelerin, dezenflasyon süreci ve küresel ekonomik dalgalanmalar ışığında büyüme stratejilerini dengeli bir nakit akışı ve verimlilik odaklı planlaması gerekmektedir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer
Sigortada Yeni Dönem: Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi 1 Eylül’de Başlıyor
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından hayata geçirilen Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi, sigorta süreçlerinde yeni bir dönemi başlatıyor. 1 Eylül 2026 itibarıyla devreye girecek bu sistemle, hasar bildirimleri tek bir merkezden yönetilerek karmaşanın önüne geçilmesi hedefleniyor.
• Sistemin başlangıç tarihi: 1 Eylül 2026.
• Kapsam: İlk etapta sadece trafik (zorunlu) ve kasko sigortalarına ilişkin hasar ihbarları kabul edilecek.
• Amaç: Değer kaybı uyuşmazlıklarını azaltmak ve yasa dışı hasar takip vekaleti faaliyetlerini engellemek.
• Şikayet Mekanizması: Vatandaşlar, hasar süreçlerindeki mağduriyetlerini ve yasa dışı uygulamaları bu hat üzerinden SEDDK'ya iletebilecek.
• Kritik Uyarı: Alo 193 bir acil yardım hattı değildir ve kaza tespit tutanağının yerine geçmez; tutanak yükümlülüğü devam etmektedir.
Araç sahipleri ve filo yöneticileri, hasar süreçlerinde tek bir numara üzerinden işlem yapabilecek; ancak kaza anında tutanak tutma ve acil durum prosedürlerinin hala geçerli olduğunu unutmamalıdır.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer
Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla – Nisan-Haziran 2026
Türkiye ekonomisinin 2026 yılı ikinci çeyreğine ilişkin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verileri açıklandı. Ekonomik büyüme oranları, sektör bazlı değişimler ve harcama kalemleri makroekonomik görünümü ortaya koyuyor.
• GSYH büyüme oranı: 2026 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre %2,3 arttı.
• Sektörel büyüme lideri: Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörü %13,3 artışla en yüksek büyümeyi sağladı.
• Toplam GSYH değeri: Cari fiyatlarla 19 trilyon 869 milyar 747 milyon TL olarak gerçekleşti.
• İnşaat sektörü performansı: İnşaat sektörü %1,9 oranında daralma gösterdi.
• İşgücü ödemeleri: Bir önceki yıla göre %36,7 oranında artış yaşandı.
• Dış ticaret dengesi: Mal ve hizmet ihracatı %3,4 artarken, ithalat %6,4 oranında azaldı.
Mali müşavirler ve işletme sahipleri, sektör bazlı büyüme trendlerini ve işgücü maliyetlerindeki artışı göz önünde bulundurarak nakit akış planlamalarını ve yatırım stratejilerini güncellemelidir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer
Yıllık Gayrisafi Yurt İçi Hasıla – 2025
2025 yılına ait Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verileri açıklandı. Ekonomik büyüme oranları, sektörel dağılım ve kişi başına düşen gelir gibi makroekonomik göstergeler, iş dünyasının gelecek projeksiyonları için kritik veriler sunuyor.
• Yıllık GSYH (zincirlenmiş hacim endeksiyle) %3,7 oranında büyüme gösterdi.
• Cari fiyatlarla toplam GSYH 63 trilyon 240 milyar 524 milyon TL olarak gerçekleşti.
• Kişi başına düşen GSYH 714 bin 682 TL (18 bin 103 dolar) oldu.
• Sektörel bazda en yüksek pay %15,6 ile imalat sanayine aitken, en çok büyüyen sektör %11,0 ile inşaat oldu.
• İşgücü ödemeleri bir önceki yıla göre %40,0 oranında artış gösterdi.
• Hanehalkı tüketim harcamaları %4,2 artarken, ihracat %0,6 azalırken ithalat %4,6 arttı.
İşletmelerin büyüme stratejilerini ve yatırım planlarını, sektörlerin büyüme hızına ve artan işgücü maliyetlerine göre yeniden yapılandırması gerekmektedir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer
İşsizlik Rakamları Açıklandı
Temmuz 2026 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçları açıklandı. Veriler, işsizlik oranındaki artış ve istihdamdaki düşüşle birlikte işgücü piyasasında belirgin bir hareketlilik olduğunu gösteriyor.
• Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,1 seviyesine yükseldi.
• İşsiz sayısı bir önceki aya göre 150 bin kişi artarak 2 milyon 860 bin kişiye ulaştı.
• İstihdam edilenlerin sayısı 388 bin kişi azalarak 32 milyon 362 bin kişi oldu.
• Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı %14,5 olarak gerçekleşti.
• Atıl işgücü oranı 1,8 puanlık artışla %30,6 seviyesine çıktı.
• Haftalık ortalama fiili çalışma süresi 42 saat olarak kaydedildi.
İşgücü piyasasındaki bu değişimler, personel planlaması ve işe alım süreçlerinde dikkatli olunması gerektiğini göstermektedir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Vergi
Üniversiteden Alınan Uzaktan Eğitim ve Sınav Hizmetlerinin Gider Yazılması
İşletmelerin çalışanları için zorunlu tutulan eğitim ve sınav harcamalarının vergi matrahından nasıl indirilebileceğine dair kritik bir özelge konusu ele alınmaktadır. Özellikle mevzuat gereği eğitim alması gereken personelin eğitim giderlerinin hem ücret hem de ticari gider niteliği taşıması hususu açıklanmaktadır.
• Gelir Vergisi Kanunu madde 40 uyarınca, ticari kazancın elde edilmesi ve sürdürülmesi için yapılan genel giderler indirilebilir.
• Mevzuat gereği zorunlu olan eğitim harcamaları, işin mahiyetiyle uyumlu olduğu için gider olarak kabul edilmektedir.
• Üniversiteye yapılan eğitim ve sınav ödemeleri, personelin menfaatine olduğu için aynı zamanda 'ücret' niteliğindedir.
• Söz konusu ödemeler hem personelin ücreti olarak vergilendirilmeli hem de işletme tarafından ticari kazançtan gider olarak düşülmelidir.
• Vergi Usul Kanunu uyarınca tüm harcamaların tevsik edici (ispatlayıcı) belgelere dayandırılması zorunludur.
İşverenler, personelin zorunlu eğitimleri için yapılan ödemeleri ücret bordrosuna dahil ederek vergilendirmeli ve aynı tutarı ticari kazanç tespitinde gider olarak kaydetmelidir.
Mevzuat
TÜRMOB Disiplin Kurulu Kararları
Resmi Gazete'de yayımlanan TÜRMOB Disiplin Kurulu kararları, meslek mensuplarına yönelik verilen cezaların kesinleşme ve uygulama bilgilerini içermektedir. Bu ilanlar, disiplin süreçlerinin sonuçlarını göstermesi açısından mesleki etik ve denetim açısından önem taşımaktadır.
• İlan edilen kararlar gerekçeli metinleri değil, sadece cezaların kesinleşme ve uygulanma bilgilerini içermektedir.
• İlanlarda yer alan cezalar arasında meslekten çıkarma ve geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma gibi yaptırımlar bulunmaktadır.
• Bazı durumlarda bir meslek mensubuna birden fazla disiplin dosyası üzerinden ceza verildiği görülmektedir.
• İlan metni toplamda 32 farklı kişiye ilişkin disiplin sonuçlarını kapsamaktadır.
Meslek mensupları, disiplin süreçlerinin takibi ve hukuki sonuçların anlaşılması için Resmi Gazete ilanlarını düzenli olarak kontrol etmelidir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat
Turizm Tesisleri Yönetmeliğinde Değişiklik (Karar Sayısı: 11706)
Turizm tesislerinin niteliklerine ilişkin yönetmelikte yapılan yeni bir değişiklikle, imar planı ve mülkiyet yapısına dair önemli bir istisna getirilmiştir. Bu düzenleme, belirli şartları taşıyan tesislerin kat mülkiyeti süreçlerini etkileyen teknik bir düzenlemedir.
• Düzenleme, 1 Haziran 2019 tarihinden önce imar planında sadece ticari kullanıma ayrılan alanlarda bulunan tesisleri kapsamaktadır.
• Kısmi turizm işletmesi veya turizm işletmesi belgeli olan tesisler için yeni bir fıkra eklenmiştir.
• Aynı malike ait konaklama birimleri üzerinde kat mülkiyeti veya kat irtifakı bulunması durumunda, yönetmeliğin 13. maddesinin 8. fıkrasındaki kısıtlamanın uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
• Değişiklik, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Turizm tesisi işleten veya bu alanda yatırım yapan mülkiyet sahipleri, mevcut imar durumu ve kat mülkiyeti haklarını korumak adına bu istisnayı kontrol etmelidir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer
299 Birikmiş Amortismanlar (-) Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri
Bu teknik inceleme, Tekdüzen Hesap Planı'nda yer alan 299 Birikmiş Amortismanlar (-) hesabının işleyişini ve muhasebe kayıt mantığını açıklamaktadır. Özellikle 29 grubundaki duran varlıkların değer düşüşlerinin nasıl izleneceği ve varlıkların elden çıkarılması süreçlerindeki muhasebe kayıtları üzerinde durulmaktadır.
• 299 hesabı, duran varlığın maliyet bedelini doğrudan azaltmadan birikmiş amortisman tutarlarının ayrı gösterilmesini sağlayan düzenleyici bir hesaptır.
• Net defter değeri hesaplanırken; 'Duran Varlığın Kayıtlı Değeri - 299 Birikmiş Amortismanlar' formülü uygulanır.
• Amortisman ayrılması durumunda, ilgili gider veya maliyet hesabı borçlandırılırken 299 hesabı alacaklandırılarak birikim sağlanır.
• Varlık elden çıkarıldığında veya 294 gibi hesaplara aktarıldığında, birikmiş amortisman tutarı 299 hesabının borcuna kaydedilerek hesap kapatılır.
• Örnek senaryoda, 500 bin lira maliyetli ve tamamen amorti edilmiş bir varlığın net defter değeri sıfır olduğundan, kayıtlardan çıkarılması kâr veya zarar oluşturmamaktadır.
• Varlık satışlarında, hem varlığın brüt maliyet hesabı hem de 299 hesabındaki birikmiş amortisman tutarı karşılıklı olarak kapatılır.
Mali müşavirler ve muhasebe personeli, varlıkların net defter değerini doğru takip etmek ve elden çıkarma işlemlerinde brüt maliyet ile birikmiş amortisman tutarlarını eş zamanlı kapatmak için bu hesap yapısını titizlikle uygulamalıdır.
Mevzuat
295 Peşin Ödenen Vergiler ve Fonlar Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri
Bu rehber, işletmelerin gelecek yıllarda mahsup edilebilecek vergi ve fonlarının muhasebeleştirilmesinde kullanılan 295 Peşin Ödenen Vergiler ve Fonlar hesabının işleyişini açıklamaktadır. Vade farkına göre 193 ve 295 hesaplar arasındaki geçişlerin nasıl yapılacağı teknik detaylarıyla ele alınmaktadır.
• 295 hesabı, izleyen yıldan sonraki dönemlerde indirim veya mahsup hakkı doğacak uzun vadeli vergi ve fonların izlendiği aktif karakterli bir hesaptır.
• Peşin ödeme yapıldığında, mahsup süresi bir yılı aşarsa 295 hesap borçlandırılır; süre bir yılın altına indiğinde ise tutar 193 Peşin Ödenen Vergiler ve Fonlar hesabına aktarılır.
• 295 hesap bir gider hesabı değildir; sadece uzun vadeli vergi alacaklarının izlenmesi amacıyla kullanılır.
• Örnek senaryoda 600.000 TL tutarındaki vergi iki yıl sonra mahsup edilecekse 295 hesapta izlenirken, mahsup süresi 10 aya düştüğünde tutar 193 hesaba devredilir.
• Örnek senaryoda 1.500.000 TL tutarındaki verginin bir kısmı kısa vadeli hale gelip 193 hesaba aktarıldığında, kalan tutar 295 hesapta uzun vadeli olarak takip edilmeye devam eder.
Mali müşavirler, vergi mahsup sürelerini takip ederek tutarların vadesine göre 295 ve 193 hesaplar arasında doğru dönemlerde virmanlanmasını sağlamalıdır.
Vergi
Sağlık Harcamalarında Tedavi Amaçlı Olan ve Olmayan Ayırımı ve Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinde İndirim Konusu Yapılması
Yıllık gelir vergisi beyannamesi verilirken yapılan sağlık harcamalarının matrahtan indirilmesi konusu, uygulamada sıkça tereddüt edilen bir alandır. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın güncel özelgesi, hangi harcamaların tıbbi tedavi kapsamında indirim konusu yapılabileceğini, hangilerinin ise kozmetik/destekleyici sayılarak reddedileceğini netleştirmiştir.
• İndirim şartı: Harcamanın Türkiye'de yapılması, belgeli olması ve beyan edilen gelirin %10'unu aşmaması gerekmektedir.
• Kapsam: Teşhis ve tedavi amaçlı muayene, tahlil, ameliyat ve ilaç giderleri indirim kapsamındadır.
• Onaylanan harcama: Doğum kontrolü amacıyla yapılan spiral uygulaması, tıbbi niteliği nedeniyle indirim konusu yapılabilir.
• Reddedilen harcama: Yüze yapılan cilt altı vitamin uygulaması, tedavi değil kozmetik/destekleyici nitelikte görüldüğü için indirim kapsamı dışındadır.
• Belgelendirme: Harcamaların mutlaka gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan kişi/kuruluşlardan alınan belgelerle tevsik edilmesi şarttır.
Mükellefler, sağlık harcamalarını beyan ederken işlemin tıbbi bir gereklilik mi yoksa estetik/kozmetik amaçlı mı olduğunu dikkatle analiz etmeli; sadece tedavi amaçlı belgeleri matrahtan indirmelidir.
Diğer
2026 yılı Temmuz ayı Dış Ticaret Verileri açıklandı
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan 2026 yılı Temmuz ayı dış ticaret verileri, Türkiye'nin ithalat ve ihracat dengesindeki güncel durumu ortaya koymaktadır. Veriler, küresel ticaret dinamiklerinin yerel ekonomik göstergeler üzerindeki etkisini anlamak açısından önem taşımaktadır.
• Temmuz 2026 ihracat rakamı: 25 milyar 623 milyon dolar (yıllık %2,9 artış)
• Temmuz 2026 ithalat rakamı: 32 milyar 966 milyon dolar (yıllık %5,1 artış)
• İthalat artış oranı (%5,1), ihracat artış oranından (%2,9) daha yüksek gerçekleşmiştir.
Dış ticaret açığındaki genişleme nedeniyle döviz kuru hareketliliği takip edilmeli ve ithalat maliyetlerine karşı fiyatlama stratejileri gözden geçirilmelidir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer
DOA 3 Milyon Aktif Kullanıcıya Ulaştı
Türkiye Çevre Ajansı tarafından başlatılan DOA sistemi, ambalaj geri dönüşümünü teşvik etmek amacıyla ulusal entegrasyon sürecini sürdürüyor. Sistemin mobil uygulamasındaki aktif kullanıcı sayısı kısa sürede 3 milyon seviyesine ulaştı.
• Sistemdeki aktif kullanıcı sayısı 3 milyona ulaştı.
• Her uygun ambalaj iadesi karşılığında kullanıcıya 1 lira teşvik ödemesi yapılıyor.
• Biriken teşvikler DOA Cüzdan üzerinden alışverişlerde, banka transferlerinde, ATM çekimlerinde veya fatura ödemelerinde kullanılabiliyor.
• En yüksek katılım ve kullanım yoğunluğu Antalya, İzmir ve İstanbul illerinde gözlemleniyor.
Vatandaşların geri dönüşüm alışkanlığını dijital bir finansal araçla birleştiren bu sistem, çevre bilincini ekonomik teşvikle desteklemektedir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer
TDT İle Ticaret 27,8 Milyar Dolara Ulaştı
Türkiye'nin Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ve gözlemci ülkelerle olan ticaret hacmi, Temmuz 2026 itibarıyla yıllıklandırılmış bazda 27,8 milyar dolara ulaştı. Bu veriler, Türk coğrafyasındaki ekonomik entegrasyonun ve stratejik ticaret hacminin genişlediğini gösteriyor.
• TDT üyesi ve gözlemci ülkelerle toplam yıllıklandırılmış ticaret hacmi: 27,8 milyar dolar.
• TDT üyesi ülkelerle dış ticaret hacmi (2025 sonu): 16,9 milyar dolar.
• Kazakistan ile yapılan ticaret hacmi (2025): 7,8 milyar dolar.
• Azerbaycan ile yapılan ticaret hacmi (2025): 4,3 milyar dolar.
• Özbekistan ile yapılan ticaret hacmi (2025): 3,1 milyar dolar.
• Gözlemci ülkelerle (Türkmenistan, Macaristan, KKTC) 2025 ticaret hacmi: 10 milyar dolar.
İhracat odaklı çalışan işletmelerin, Orta Koridor ve Türk dünyasındaki artan ticaret hacmini dikkate alarak bu bölgelerdeki pazar paylarını ve lojistik imkanları değerlendirmesi stratejik önem taşımaktadır.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Bu gündem her sabah 07:00'de hazır.
Montan News iPhone uygulaması: önem sırasına dizilmiş özetler, sesli anlatım, kaynağa tek dokunuş. Ücretsiz ve reklamsız.
App Store'dan indir
Bu sayfadaki özetler bilgilendirme amaçlıdır ve kaynağından teyit edilmelidir; resmî vergi veya mevzuat danışmanlığı yerine geçmez. Her özetin altında kaynağın asıl sayfası bağlantılıdır.
Bugünün gündemi → · Arşiv