Montan. App Store'dan indir

Arşiv · 9 Eylül 2026

9 Eylül 2026 mali gündem

28 başlık · Mevzuat, SGK, Vergi, Vergi/Mevzuat, Diğer. Her biri tek paragrafta özetlendi, kaynağına bağlandı.

Mevzuat

İnternetteki ilanınız artık Maliye’nin sisteminde: 595 No’lu Tebliğ neyi değiştirdi?

Resmî Gazete'de yayımlanan 595 sayılı Tebliğ ile internet üzerinden verilen ilanlara yönelik bildirim yükümlülükleri yeniden şekillendirildi. Bu düzenleme, dijital platformlardaki satış ve kiralama faaliyetlerinin Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından daha sıkı takip edilmesini amaçlıyor. • 595 sayılı Tebliğ, 7524 sayılı Kanun ile genişleyen yasal dayanağa dayanarak anında yürürlüğe girdi. • Aracı hizmet sağlayıcılar (pazar yerleri) için tahsilat tutarı, tarihi ve banka hesap bilgilerini bildirme yükümlülüğü devam ediyor. • Sosyal ağ ve yer sağlayıcılar için ise sadece hizmet adresi, ilan verenin kimlik/vergi numarası ve ilan bilgilerinin bildirilmesi yeterli hale getirildi. • Bildirim kapsamına artık sadece yapılan satışlar değil, ilan edilen ürünlerin konusu ve niteliği de dahil edildi. • Platformların bildirdiği bilgilerin doğruluğu konusundaki sorumluluk, ilan veren kişiye kaydırıldı. • Bildirim yapılmaması durumunda, 2024 yılı için her bir ilan başına ayrılan özel usulsüzlük cezası üst sınırı 10 milyon liraya kadar çıkabilmektedir. İşletme sahipleri ve dijital platform yöneticileri, yeni formatta veri paylaşımı için BTRANS duyurularını takip etmeli ve bildirimlerin eksiksiz yapılması için sistemlerini güncellemeli.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
SGK

SGK Genelgesi 2026/21 Yayınlandı

7590 sayılı Kanun kapsamında yayımlanan yeni genelge ile turizm işletmesi belgesine sahip konaklama tesislerine yönelik 'Turizm Ücret Desteği' mekanizması devreye alınmıştır. Bu düzenleme, 2026 yılı Mayıs-Aralık döneminde belirli şartları taşıyan sigortalılar üzerinden işverenlerin SGK prim yükünü hafifletmeyi amaçlamaktadır. • Destek kapsamı: 2634 sayılı Kanun kapsamında turizm işletmesi belgesi olan özel sektör konaklama tesisleri. • Destek tutarı: Sigortalıların prim ödeme gün sayısının 116,67 TL ile çarpımı sonucu bulunan tutar SGK primlerinden mahsup edilecektir. • Geçerlilik dönemi: 2026 yılı Mayıs ayı ile Aralık ayları arasındaki dönemleri kapsamaktadır. • Kapsam dışı çalışanlar: Sosyal güvenlik destek primi (SGDP) kapsamındakiler, yabancı uyruklular ve yurt dışında çalışanlar destekten yararlanamaz. • Şartlar: Beyannamelerin yasal süresinde verilmesi ve SGK borcunun bulunmaması (yapılandırılmış borçlar hariç) gerekmektedir. • Kısıt: Destek tutarı, ilgili ayda diğer teşvikler uygulandıktan sonra kalan toplam prim borcunu aşamaz. İşverenlerin, özellikle yabancı personel veya SGDP kapsamındaki çalışanlar yerine yerli ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi personelin istihdamına odaklanarak bu teşvikten yararlanması gerekmektedir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Hem Borçluya Hem de Kefile Dava Açılırsa Şüpheli Alacak Karşılığı Ayırabilir miyiz?

Vergi Usul Kanunu uyarınca şüpheli alacaklar için karşılık ayrılması belirli şartlara bağlanmıştır. Özellikle kefalet içeren durumlarda alacağın teminatlı sayılıp sayılmayacağı konusu, vergi matrahının doğru hesaplanması açısından kritik önem taşımaktadır. • VUK 323 uyarınca şüpheli alacaklar için değerleme gününde karşılık ayrılabilir. • Kefalet, alacağı teminatlı hale getirdiği için karşılık ancak teminattan arta kalan kısım için ayrılabilir. • Borçlu ve kefile karşı eş zamanlı icra takibi yapılması durumunda alacak teminatlı kabul edilir. • Kefile yönelik icra takibinin sonuçsuz kalmasıyla alacak teminatsız hale gelir ve bu aşamada karşılık ayrılması mümkün olur. • Küçük tutarlı (4.000 TL altı) protestolu alacaklar da şüpheli alacak kapsamında değerlendirilebilir. • Şekli bir icra başvurusu yeterli değildir; takibin ciddiyetle yürütülmesi ve alacağın gerçekten şüpheli hale gelmesi gerekir. İşletmeler, kefalet içeren alacaklarda takibin sonuçlanmasını beklemeli; sadece teminatın karşılamadığı tutarlar için karşılık ayırarak vergi matrahını korumalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

VEDAS Denetim ve Analiz Programı Tüm Kamu Kurumlarının Kullanımına Açıldı

Vergi Denetim Kurulu tarafından geliştirilen yerli ve milli VEDAS Denetim ve Analiz Programı, tüm kamu kurumlarının kullanımına açıldı. Bu gelişme, kamudaki denetim süreçlerinin dijitalleşmesi ve veri analizi kapasitesinin artırılması açısından kritik bir dönüm noktası niteliği taşıyor. • VEDAS-DAP; e-Defter, e-Fatura, e-İrsaliye ve e-SMM gibi farklı kaynaklardan gelen milyonlarca satırlık veriyi yüksek performansla analiz edebiliyor. • Program, uluslararası standartlarda Bilgisayar Destekli Denetim Teknikleri (CATT) ve Genelleştirilmiş Denetim Yazılımı (GAS) özelliklerini tek bir yapıda sunuyor. • Kamu kurumları, programı kullanmak için resmi yazıyla talepte bulunarak lisans yönetim süreçlerini tamamlayabiliyor. • Yazılım; veri madenciliği, ağ analizi ve makine öğrenmesi uygulamaları sayesinde riskli işlemlerin hızlıca tespit edilmesine olanak sağlıyor. • Yerli yazılım kullanımı sayesinde ticari yazılımlara ödenen yüksek lisans maliyetlerinin önüne geçilmesi ve kamu kaynaklarının verimli kullanılması hedefleniyor. Mali müşavirler ve mükellefler, denetim süreçlerinin çok daha hızlı, veri odaklı ve dijitalleşmiş bir yapıya evrildiğini göz önünde bulundurarak, kayıtların doğruluğunu ve dijital veri uyumunu en üst düzeyde tutmalıdır.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Yurt Dışında Yaşayan Kişilere Verilen Saç Ekimi Hizmetlerinin Vergilendirilmesi

Sağlık turizminin gelişmesiyle birlikte yurt dışından gelen hastalara sunulan hizmetlerin vergi avantajları sıkça tartışılmaktadır. Bu haberde, saç ekimi gibi spesifik hizmetlerin Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamındaki indirim olanakları ve bu konudaki kritik ayrım ele alınmaktadır. • 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10/ğ maddesi kapsamında, yurt dışındaki kişilere verilen belirli hizmetlerin kazançlarının %80'i indirim konusu yapılabilmektedir. • İndirimden yararlanmak için hizmetin Sağlık Bakanlığı ruhsatı çerçevesinde verilmesi ve kazancın tamamının Türkiye'ye transfer edilmesi şarttır. • Saç ekimi hizmeti, Sağlık Bakanlığı izniyle yapılıyor olsa dahi, özelgeler ışığında 10/ğ maddesindeki indirim kapsamındaki sağlık hizmetleri arasında sayılmamaktadır. • Yurt dışından gelen yabancılara verilen saç ekimi kazançları, kurumlar vergisi beyannamesine tam matrah olarak dahil edilmelidir. • İndirim şartı için faturanın yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmiş olması gerekmektedir. Sağlık turizmi yapan işletmeler, sundukları hizmetin kanundaki indirim kapsamına girip girmediğini netleştirmek için faaliyet alanlarını ve ruhsat türlerini mali müşavirleri aracılığıyla titizlikle kontrol etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Serbest Meslek Erbabının İkinci Aracı İçin Gider ve Amortisman İndirimi Mümkün mü?

Serbest meslek erbabının faaliyetlerini yürütürken kullandığı araçların gider ve amortisman indirimleri, vergi idaresi tarafından belirli kriterlere bağlanmıştır. Özellikle tek başına çalışan mükelleflerin ikinci bir araç edinmesi durumunda vergi matrahından yapılacak indirimlerin sınırları kritik önem taşımaktadır. • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca, serbest meslek kazancının tespitinde faaliyetle ilgili giderler hasılattan indirilebilir. • Envantere kayıtlı tek bir aracın amortisman, yakıt ve bakım giderleri GVK madde 68 kapsamında indirim konusu yapılabilir. • Vergi idaresinin görüşüne göre, tek başına faaliyet yürüten bir mükellefin ikinci aracının giderleri ve amortismanları işin mahiyetiyle orantısız görüldüğü için indirim konusu yapılamaz. • İkinci aracın giderlerinin kabul edilmesi için aracın mesleki faaliyetle olan bağının ve ihtiyacın somut olarak ispatlanması gerekir. • Giderlerin indirilebilmesi için binek otomobillerin mutlaka serbest meslek envanterine dahil edilmiş olması şarttır. Mükellefler, ikinci bir araç alımı yapmadan önce bu aracın mesleki faaliyetle olan orantısını ve vergi idaresinin olası ret riskini göz önünde bulundurarak mali müşavirlerine danışmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Gümrükte Bekleyen Gemi Makinesinin Zararına Satışı ve Oluşan Zararın Vergisel Durumu

Yatırım projelerinin iptali veya ekonomik krizler nedeniyle stokta bekleyen malların değer kaybıyla satılması durumunda oluşan zararın vergisel durumu incelenmektedir. Bu tür durumlarda ortaya çıkan ticari zararların kurumlar vergisi matrahından nasıl düşüleceği kritik bir konudur. • Ticari malların satışından doğan zarar, Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hükümleri uyarınca safi kurum kazancının tespitinde dikkate alınabilir. • İthalat tamamlanmadan yapılan satışlarda, elde edilen hasılat gelir olarak; sipariş için ödenen tutar ise maliyet bedeli olarak kayıtlara alınmalıdır. • Satıştan kaynaklı zarar, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca geçmiş yıl zararı olarak sonraki dönem kazançlarından mahsup edilebilir. • Oluşan zararın indirim konusu yapılabilmesi için beş yıl süreyle devredilme kuralına uyulmalıdır. • Zararın gider yazılabilmesi için satışın ticari kazancın elde edilmesi ve sürdürülmesi amacıyla yapılması şarttır. Şirketler, stoktaki malların satışından doğan zararları doğru maliyet ve hasılat kayıtlarıyla beyan ederek, beş yıl içinde gelecek dönem kazançlarından mahsup etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi/Mevzuat

Kamu Kurumlarından Kiralanan veya Bedelsiz Kullanılan Araziler Üzerine İnşa Edilen Binalarda Amortisman Uygulaması

Kamu kurumlarından veya köy tüzel kişiliklerinden kiralanan ya da bedelsiz kullanılan araziler üzerine inşa edilen yapıların muhasebeleştirilmesi ve amortisman ayrılması konusu, Vergi Usul Kanunu çerçevesinde kritik bir uygulama alanıdır. Bu tür durumlarda harcamaların hangi hesapta izleneceği ve amortisman süresinin nasıl belirleneceği, kullanım hakkının niteliğine göre değişiklik göstermektedir. • Arazi üzerine yapılan harcamalar, değer artırıcı veya fonksiyon geliştirici nitelikteyse maliyet bedeline eklenmelidir. • Kullanım hakkının süreli olduğu durumlarda harcamalar 264 nolu Özel Maliyetler hesabında izlenebilir. • Kullanım süresinin belirsiz olduğu veya kullanım hakkının sözleşmeye dayanmadığı durumlarda muhasebe kaydı ve amortisman yöntemi farklılık gösterebilir. • Amortisman uygulaması, Vergi Usul Kanunu'nun 272. ve 327. maddeleri ile kullanım süresi/faydalı ömür dengesine göre belirlenir. • İktisadi kıymetin kullanım süresi, faydalı ömründen daha kısaysa ilgili tebliğdeki oranlar dikkate alınmalıdır. İşletmeler, arazi kullanım hakkının hukuki niteliğine göre harcamaları 252 Binalar veya 264 Özel Maliyetler hesaplarından birine doğru şekilde aktarmalı; kullanım süresi ile faydalı ömür arasındaki farkı gözeten bir amortisman planı oluşturmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Yurt dışında Yaşayan Türk ve Çifte Vatandaşlara Sunulan Sağlık Hizmetlerinin Vergisel Boyutu

Sağlık turizmi kapsamında yurt dışından gelen hastalar için uygulanan vergi istisnaları, vatandaşlık durumu ve yerleşiklik esaslarına göre kritik farklılıklar göstermektedir. Özellikle çifte vatandaşların ve yurt dışında yaşayan Türklerin sunduğu hizmetlerde KDV ve Kurumlar Vergisi avantajları konusunda yanlış uygulamalar yapılmaması gerekmektedir. • 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, Türkiye'de yerleşmiş olmayanlara verilen sağlık hizmetlerinden elde edilen kazancın %50'si kurumlar vergisi matrahından indirilebilmektedir. • KDV Kanunu'nun 13/l maddesindeki istisna yalnızca Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklular için geçerlidir; çifte vatandaşlar veya yurt dışında yaşayan Türkler bu KDV istisnasından yararlanamaz. • İndirimden faydalanabilmek için hizmetin münhasıran yurt dışı mukimi kişi veya kurumlar için yapılmış olması şarttır. • Düzenleme kapsamında asistanlık, danışmanlık veya aracılık gibi hizmetler indirim kapsamına dahil değildir; hizmetin fiilen verilmiş olması gerekir. • İndirim şartı için fatura veya benzeri belgelerin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi zorunludur. Sağlık işletmeleri, hizmet verdikleri kişilerin yerleşiklik durumunu ve vatandaşlık bilgilerini dikkatle kontrol etmeli; KDV istisnası ile Kurumlar Vergisi indirimini birbirine karıştırmadan faturalandırma yapmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Nev’i Değişikliği Sonrası Geçmiş Yıl Zararlarının Mahsubu Mümkün mü?

Şirketlerin tür değişikliği (nev'i değişikliği) süreçlerinde en çok merak edilen konulardan biri olan geçmiş yıl zararlarının yeni yapıya aktarılması konusu, vergi mevzuatı çerçevesinde netlik kazanmıştır. Bu süreçte tür değişikliği bir 'devir' hükmünde sayılmakta ve belirli şartlar altında zararların mahsubuna olanak tanımaktadır. • Nev'i değişikliği işlemi, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca 'devir' hükmünde kabul edilmektedir. • Geçmiş yıl zararları, her yıl beyannamede ayrı ayrı gösterilmek şartıyla en fazla beş yıl süreyle mahsup edilebilir. • Zararların ortaklar tarafından karşılanarak muhasebe kayıtlarında sıfırlanması, vergi matrahından indirilmesine engel teşkil etmemektedir. • Zarar mahsubu için son beş yıla ait kurumlar vergisi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması şarttır. • Devralınan kurumun faaliyetine, değişikliğin yapıldığı hesap döneminden itibaren en az beş yıl süreyle devam edilmesi gerekmektedir. • Zararların indirilebilmesi için öz sermaye sınırlarına ve faaliyet devamlılığına dikkat edilmelidir. İşletmeler tür değişikliği yaparken geçmiş yıl zararlarını korumak için beyanname düzenine, faaliyet sürekliliğine ve öz sermaye limitlerine titizlikle uymalı; işlem öncesi mutlaka güncel özelgeleri kontrol etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Yargıtaydan Hafta Tatili Mesaisi İki Kez Hesaplanamaz

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, hafta tatili günlerinde yapılan çalışmaların hesaplanmasında mükerrer ödeme yapılmasını engelleyen kritik bir karar verdi. Karar, aynı çalışma süresinin hem hafta tatili ücreti hem de fazla çalışma ücreti olarak iki kez hesaplanamayacağını net bir şekilde ortaya koyuyor. • Hafta tatilinde yapılan 7,5 saatlik çalışma için hem hafta tatili ücreti hem de fazla mesai ücreti aynı anda talep edilemez. • Yargıtay, bir çalışma süresinin hem hafta tatili alacağı hem de fazla çalışma alacağı kapsamında değerlendirilmesini 'mükerrer ödeme' olarak kabul etti. • Hafta tatili günündeki çalışma süresi, fazla çalışma toplam saatinden düşülmelidir. • Karar uyarınca, hafta tatili alacağı hüküm altına alınmışsa aynı süre fazla çalışma hesabına dahil edilerek çift ödeme yapılamaz. • Bölge Adliye Mahkemesi'nin hatalı bulunan kararı, Yargıtay tarafından bu gerekçeyle bozulmuştur. İşverenler ve mali müşavirler, işçilik alacağı hesaplamalarında aynı çalışma saatlerinin hem hafta tatili hem de fazla mesai olarak iki kez hesaba katılmadığından emin olmalıdır.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

İş Güvenliği Uzmanının Sorumluluğu

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında iş güvenliği uzmanlarının görev, yetki ve sorumluluk sınırları ile işveren yükümlülükleri arasındaki ayrım netleşiyor. Özellikle iş kazaları sonrası ortaya çıkan hukuki süreçlerde, uzmanın sorumluluğunun hangi durumlarda doğacağı kritik önem taşıyor. • İşverenin temel İSG sorumluluğu devredilemez; uzman sadece kendi görev alanındaki kusurlu davranışlarından sorumlu tutulabilir. • Yazılı bildirimler ve onaylı defter kayıtları, kusur değerlendirmesinde en güçlü deliller arasında yer almaktadır. • Uzmanın sorumluluğu; somut tehlikenin zamanında ve açık şekilde bildirilip bildirilmediği ile ihmal ile sonuç arasındaki nedensellik bağına göre belirlenir. • Az tehlikeli sınıftaki 50'den az çalışanı olan işyerlerinde uzman/hekim görevlendirilmesiyle doğan onaylı defter tutma yükümlülüğü 1 Ocak 2025 itibarıyla başlamıştır. • İş güvenliği uzmanının bir denetim makamı veya yaptırım uygulayıcı değil, rehber ve risk tespit edici olduğu unutulmamalıdır. İşverenler, İSG hizmetlerini dışarıdan alsalar dahi temel sorumluluklarını yerine getirmeli; uzmanlar ise tespit ettikleri riskleri mutlaka yazılı ve kayıtlı bir şekilde işverene bildirmelidir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

İş Gücü Piyasasında 39 Teşebbüs ve Birliğe Soruşturma

Rekabet Kurulu, otomotiv yan sanayi sektöründe iş gücü piyasasına yönelik rekabet ihlali şüphesiyle 37 teşebbüs ve 2 birlik hakkında soruşturma başlatılmasına karar verdi. Yapılan önaraştırma sonucunda, çalışanların işe alınmaması üzerine anlaşmalar yapıldığı ve ücret bilgilerinin paylaşıldığı iddiaları ciddi bulunarak resmi süreç başlatıldı. • Soruşturma kapsamı: 37 teşebbüs ve 2 sektörel birlik (TOSB ve Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği). • İhlal konusu: 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca çalışan ayartmama anlaşmaları ve rekabete hassas bilgi değişimi. • Sektör: Otomotiv yan sanayi. • Karar Tarihi ve No: 13.08.2026 tarihli, 26-29/831-M sayılı Rekabet Kurulu kararı. • İddia edilen eylem: Çalışan istihdam etmemeye yönelik centilmenlik anlaşmaları ve çalışma koşullarına ilişkin bilgi paylaşımı. İşverenlerin, özellikle sektör bazlı birliklerde yapılan toplantılarda çalışan ücretleri veya işe alım süreçlerine dair bilgi paylaşımı yapmaktan kaçınması ve rekabet hukukuna uyum sağlaması kritik önem taşımaktadır.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

ABD’deki Şirketten Döviz Olarak Alınan Ücret Geliri Türkiye’de Beyana Tabi midir?

Yurt dışındaki şirketlere uzaktan çalışanların elde ettiği döviz cinsinden ücretlerin Türkiye'de vergilendirilmesi konusu, güncel çalışma modelleriyle birlikte kritik bir hal almıştır. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın özelgesi, bu tür gelirlerin hangi şartlarda Gelir Vergisi Kanunu kapsamında istisna edilebileceğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. • Türkiye'de yerleşik tam mükellefler, yurt dışından elde ettikleri tüm gelirleri Türkiye'de beyan etmekle yükümlüdür. • Gelir Vergisi Kanunu 23/14-a maddesi uyarınca, dar mükellef işverenlerin yurt dışı kazançlarından ödediği döviz ücretler istisna kapsamına girebilir. • İstisna için işverenin kanuni ve iş merkezinin Türkiye dışında olması şarttır. • İşverenin Türkiye'de herhangi bir kazanç elde edecek faaliyetinin bulunmaması gerekmektedir. • Ödemenin, işverenin Türkiye dışındaki kazançlarından karşılanması ve Türkiye'deki hesaplarda gider olarak kaydedilmemesi şarttır. • Hizmetin niteliği, işverene bağlı olarak verilen bir 'ücret' şeklinde olmalıdır. Yurt dışından dövizle ücret alan çalışanlar, sadece ödemenin döviz olmasıyla değil, işverenin Türkiye'deki faaliyet durumu ve kazancın kaynağı gibi şartların tam sağlanmasıyla istisnadan yararlanabilir; bu nedenle mutlaka uzman bir mali müşavirden görüş alınmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Kadın Çalışanlara Yapılan Kreş Ödemesi Bordroya Dahil Edilecek mi?

İşverenlerin kadın çalışanları için dışarıdan hizmet alarak sağladığı kreş ve gündüz bakımevi yardımlarının vergisel durumu, Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı'nın özelgesiyle netlik kazanmıştır. Bu tür sosyal yardımların giderleştirilmesi ve ücret sayılmaması için belirli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. • Kreş hizmetinin vergi istisnasından yararlanabilmesi için ödemenin doğrudan kreş/gündüz bakımevi işletmesine yapılması şarttır. • İstisna tutarı, her bir çocuk için aylık brüt asgari ücretin %50'sine kadar olan kısmı ile sınırlıdır. • İstisna tutarını aşan ödemeler veya çalışanlara nakit olarak yapılan kreş yardımları 'ücret' olarak kabul edilir ve vergiye tabidir. • Hizmetin doğrudan kreş işletmesine ödenmesi durumunda, belirlenen limit dahilindeki tutarlar Gelir Vergisi Kanunu madde 23 kapsamında istisnadır. • İşveren tarafından personelin şahsına nakit olarak yapılan ödemeler istisna kapsamı dışında tutularak tam ücret olarak vergilendirilir. İşverenler, kreş ödemelerini çalışanlara nakit vermek yerine doğrudan eğitim kurumuna fatura karşılığı yapmalı ve istisna limitini aşan tutarlar için bordroda vergi kesintisi gerçekleştirmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Gelir Vergisi Kanunu Madde 18 İle Mükerrer Madde 20/B Kapsamındaki İstisnaların Karşılaştırmalı Analizi Veya Dijital İçerik/Yazılım Üreticilerinde Güncel Vergisel Durum

Dijitalleşen dünyada yazılım geliştiricileri ve içerik üreticileri için iki farklı vergi istisnası mekanizması bulunmaktadır. Gelir Vergisi Kanunu'nun 18. maddesi ile Mükerrer 20/B maddesi arasındaki farkları bilmek, doğru vergi planlaması yapmak adına kritik önem taşımaktadır. • GVK Madde 18: FSEK kapsamında 'eser' niteliği taşıyan yazılım ve sanat eserleri için geçerlidir; vergi oranı %17 stopaj şeklindedir. • GVK Mükerrer 20/B: Sosyal içerik üreticileri ve mobil uygulama geliştiricileri için banka üzerinden %15 otomatik stopaj ile basitleştirilmiş sistemdir. • Üst Sınır: Her iki istisna için de kazanç toplamı, GVK 103. maddedeki 4. gelir dilimi tutarını aşmamalıdır. • Beyan Şartı: 4. dilim sınırı aşılırsa, istisna kapsamındaki kazançlar yıllık beyannameye dahil edilmek zorundadır. • KDV ve Defter Muafiyeti: 20/B kapsamında defter tutma, fatura düzenleme ve KDV mükellefiyeti zorunluluğu bulunmamaktadır. • Kapsam Farkı: Madde 18 masaüstü ve web tabanlı yazılımları kapsarken, 20/B sadece mobil cihaz uygulamalarını hedefler. Yazılım geliştiriciler faaliyetlerinin niteliğine göre (web/masaüstü veya mobil) doğru maddeyi seçmeli; kazançlar 4. dilim sınırını aşarsa mutlaka beyanname verilmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Mal Rejiminin Tasfiyesinden Miras Payının Vergilendirilmesine; Veraset Ve İntikal Vergisi Matrahının Doğru Tespiti Üzerine Sistematik Bir Yaklaşım

Eşin ölümüyle birlikte hem mal rejiminin tasfiyesi hem de mirasın paylaşımı süreçleri eş zamanlı olarak gündeme gelmektedir. Bu iki hukuki sürecin doğru ayrıştırılmaması, veraset ve intikal vergisi matrahının hatalı hesaplanmasına ve gereksiz vergi yüküne yol açabilmektedir. • Mal rejiminin tasfiyesi ile mirasın paylaşımı iki ayrı aşamadır; önce eşler arasındaki haklar ayrılmalı, sonra kalan net tereke mirasçılara geçmelidir. • 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu uyarınca vergi, yalnızca murise ait olan ve miras yoluyla intikal eden değerler üzerinden hesaplanmalıdır. • Sağ kalan eşin mal rejiminden doğan katılma alacağı bir miras hakkı değil, tasfiye sonucunda hak edilen bir alacaktır ve vergi matrahına dahil edilmemelidir. • 1 Ocak 2002 sonrası edinilen mallarda 'edinilmiş mallara katılma rejimi' geçerli olduğundan, tapuda muris adına kayıtlı her varlık doğrudan vergi matrahına eklenemez. • TMK madde 236 uyarınca, tasfiye anındaki artık değerin yarısı sağ kalan eşe aittir ve bu miktar vergi konusu olan terekeye dahil edilmeden önce ayrılmalıdır. • Vergi matrahı belirlenirken 2002 öncesi ve sonrası dönem ayrımı ile kişisel mallar/edinilmiş mallar ayrımı titizlikle yapılmalıdır. Mali müşavirler ve hukukçular, veraset beyannamesi düzenlenirken sağ kalan eşin mal rejiminden doğan haklarını tereke varlıklarından ayırmalı, vergi matrahını sadece murise ait net değerler üzerinden oluşturmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
SGK

SGK Asgari İşçilikte Yeni Dönem! İnşaat Projeleri ve İşverenler İçin Değişen Hesaplama Esasları

16 Mayıs 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni SGK asgari işçilik mevzuatı, özellikle yıllara yaygın inşaat projelerinde maliyet hesaplama yöntemlerini kökten değiştiriyor. Bu değişiklik, iş bitim tarihlerinin tespiti ve birim maliyetlerin hesaplanmasında yeni bir dönem başlatarak işverenler için farklı uygulama esasları getiriyor. • SGK araştırma süreci, işin kesin kabulü veya noksansız geçici kabul tarihinden sonra başlatılacaktır. • Yıl içi biten inşaatlarda, doğrudan inşaatın bittiği tarihteki birim maliyet bedeli esas alınacaktır. • Yıllara yaygın inşaatlarda, başlangıç ve bitiş yılları arasındaki birim maliyetlerin aritmetik ortalaması kullanılacaktır. • İhaleli işlerde fesih veya yarım kalma durumunda, sadece fiilen ödenmiş olan hakediş tutarı üzerinden hesaplama yapılacaktır. • Geçici kabul sonrası işveren talebiyle yapılan araştırmalarda, yalnızca ödenen hakediş tutarı üzerinden geçici hesaplama yapılabilecektir. İşverenler ve mali müşavirler, özellikle yıllara sâri inşaat projelerinde birim maliyet farklarından kaynaklanabilecek riskleri yönetmek için iş bitiş tarihlerini ve hakediş ödemelerini yeni formüllere göre titizlikle takip etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Soru ve Cevaplarla Tarhiyat Öncesi Uzlaşma

Vergi inceleme süreçlerinde mükellefler ile idare arasındaki uyuşmazlıkların yargıya gitmeden çözülmesini sağlayan uzlaşma müessesesi, idari bir çözüm yolu olarak kritik önem taşımaktadır. Bu yazı, özellikle tarhiyat öncesi uzlaşmanın kapsamını ve uygulama esaslarını ele almaktadır. • Uzlaşma; ikmalen, re'sen veya idarece yapılacak tarhiyatlar ile vergi ziyaı cezaları ve belirli tutarı aşan usulsüzlük/özel usulsüzlük cezaları için başvurulabilir. • Mükellefler, tarhiyat öncesi veya tarhiyat sonrası uzlaşma haklarından sadece birini seçerek kullanabilirler. • 7524 sayılı Kanun ile Ağustos 2024'te yapılan güncel mevzuat değişiklikleri uzlaşma süreçlerini etkilemektedir. • Uzlaşma görüşmeleri sonucunda vergi tutarı veya ceza miktarı üzerinde mutabakata varılabilir, kısmi kabul sağlanabilir veya görüşme sonuçsuz kalabilir. • Uzlaşılan tutarların hukuki durumu ve ödeme süreçleri, seçilen uzlaşma türüne göre farklılık göstermektedir. Mükellefler, tarhiyat öncesi ve sonrası haklar arasında stratejik bir seçim yapmalı; 7524 sayılı Kanun ile gelen güncel değişiklikleri dikkate alarak risk analizi yapmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Genç Girişimci İstisnasından Yararlanan Kişi Başka Bir İşyerinde Çalışabilir mi?

Genç girişimci kazanç istisnasından yararlanmak isteyen mükelleflerin, aynı zamanda bir işverene bağlı olarak ücretli çalışmasının istisnayı bozup bozmayacağı konusu netlik kazanmıştır. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın özelgeleri, işin sevk ve idaresinin mükellefte olması kaydıyla ücretli çalışmanın engel teşkil etmediğini ortaya koymaktadır. • Genç girişimci istisnası, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 20. maddesi kapsamında düzenlenmiştir. • İstisnadan yararlanmak için mükellefin 29 yaşını doldurmamış olması ve ilk defa mükellefiyet tesis ettirmesi gerekmektedir. • Kanundaki 'kendi işinde bilfiil çalışma veya işin sevk ve idaresi' şartı, başka bir yerde 4/a kapsamında çalışmaya tek başına engel değildir. • İşin sevk ve idaresi; kararların alınması, planlama ve denetim faaliyetlerinin mükellef tarafından yapılması şeklinde gerçekleşmelidir. • İstisnanın korunması için faaliyetin niteliğinin, başka bir işyerinde çalışırken kendi işini yönetmeye uygun olması ve bu durumun ispatlanabilir olması şarttır. Genç girişimciler, başka bir işyerinde çalışırken kendi işletmelerinin yönetimini ve kontrolünü de bırakmamalı; olası bir denetimde işin sevk ve idaresini kendilerinin yaptığını ispat edebilecek durumda olmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Engelli çocuğa iyi baba vergisi!

Maliye Bakanlığı, engelli vatandaşlar için sağlanan ÖTV istisnasından yararlanarak çocuk adına araç alan ebeveynlere yönelik vergi denetimlerini sıkılaştırdı. Yapay zeka destekli incelemelerle, çocuk adına alınan araçların ödemesini yapan ebeveynlerin işlemleri 'bağış' olarak değerlendirilerek Veraset ve İntikal Vergisi kapsamına alınmaktadır. • ÖTV istisnasıyla alınan araçlarda ödemeyi yapan kişi ile araç sahibi farklı olduğunda, Maliye bu işlemi 'ivazsız intikal' (bağış) olarak kabul etmektedir. • Ebeveynlerin çocuklarına araç alımı için gönderdiği paralar, borç olarak beyan edilse dahi vergi incelemelerinde doğrudan bağış sayılabilmektedir. • Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu uyarınca, karşılıksız olarak mal iktisap edenler (çocuklar) verginin mükellefidir. • Tespit edilen durumlarda Gelir İdaresi, mükelleflere 'beyana çağrı yazısı' göndererek 15 gün içinde beyanname verilmesini talep etmektedir. • Borç olarak verilen paralar vergiye tabi değilken, karşılıksız yapılan transferler Veraset ve İntikal Vergisi'ne tabidir. Ebeveynler, çocukları adına araç alırken yapılan ödemelerin banka kayıtlarında 'borç' olarak net bir şekilde belgelendirilmesine dikkat etmeli veya vergi riskini yönetmek için profesyonel danışmanlık almalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi/Mevzuat

Milyarlarca liralık emanet: Lisanslı depoculukta rakamlar büyürken saha ve mali altyapı hazır mı?

Lisanslı depoculuk sistemi, tarımsal ürünlerin hasat dönemindeki fiyat baskısını azaltmak amacıyla hızla büyüyen devasa bir hacme ulaştı. Mevcut veriler, sistemin sadece fiziksel bir depolama değil, aynı zamanda ciddi vergi muafiyetleri ve finansal araçlar içeren karmaşık bir ekonomik yapı olduğunu gösteriyor. • ELÜS satışlarından doğan kazançlar, 31 Aralık 2028 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden tamamen istisnadır. • Elektronik Ürün Senetleri (ELÜS) üzerinden yapılan işlemler gelir vergisi tevkifatına (stopaj) tabi değildir. • Ürünlerin borsadaki alım satım işlemleri KDV'den muaf tutulmaktadır. • Mudi ile depo işletmesi arasındaki sözleşmeler ve senetler damga vergisinden muaftır. • Türkiye genelinde lisanslı depo kapasitesi 15 milyon ton seviyesine ulaşırken, borsadaki toplam işlem hacmi 458 milyar lirayı aşmıştır. • Sistemde toplam 287 lisanslı depo işletmesi ve 32 yetkili sınıflandırıcı faaliyet göstermektedir. İşletmeler ve yatırımcılar, 2028 sonuna kadar devam eden vergi istisnalarından yararlanmak için ELÜS mekanizmasını etkin kullanmalı; ancak operasyonel maliyetler ve bölgesel kapasite farklarını göz önünde bulundurarak strateji belirlemelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Bolat: Türkiye Fuar Merkezi Haline Geldi

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, fuarcılık sektörünün büyüklüğü ve Türkiye'nin ihracat performansına ilişkin kritik verileri paylaştı. Türkiye'nin küresel bir fuar merkezi olma yolundaki ilerleyişi ve sektörün ekonomik katkısı vurgulandı. • Fuarcılık sektörünün toplam ekonomik büyüklüğü 7,5 milyar avro seviyesine ulaştı. • Sektörün GSYH'ye doğrudan katkısı 4 milyar avro olarak gerçekleşti. • Türkiye, dünya tekstil ihracatında 4., hazır giyim ihracatında ise 8. sırada yer alıyor. • Küresel tekstil ve konfeksiyon pazarındaki 858 milyar dolarlık hacimden Türkiye 31 milyar dolarlık pay alıyor. • Bu yıl toplamda 45 milyar liralık Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) ihracat desteği ödendi. • İhracat desteklerinin 33 milyar lirası mal ihracatına, 12 milyar lirası ise hizmet ihracatı sektörlerine aktarıldı. İhracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında, sektör temsilcilerinin devletin sunduğu ihracat desteklerinden ve teşvik mekanizmalarından maksimum düzeyde yararlanması gerekmektedir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Alo 193 OHİM Nedir?

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından hayata geçirilen Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM), sigorta hasar süreçlerini dijitalleştiren yeni bir sistemdir. 1 Eylül 2026 itibarıyla faaliyete geçen bu merkez, trafik ve kasko sigortası kapsamındaki başvuruların tek bir noktadan yönetilmesini amaçlamaktadır. • Sistemin başlangıç tarihi: 1 Eylül 2026. • Kapsam: Trafik ve kasko sigortası kapsamındaki tüm hasar ihbarları, takip ve şikayet süreçleri. • Kullanılabilir kanallar: Yapay zekâ destekli Alo 193 çağrı merkezi, web portalı ve mobil uygulama. • Otomatik yönlendirme: Plaka bilgisi üzerinden ilgili sigorta şirketinin sistem tarafından otomatik tespit edilmesi. • İşleyiş süresi: Başvuru sonrası sigorta şirketinin en geç takip eden iş günü içinde iletişime geçme yükümlülüğü. • Gerekli bilgiler: T.C./Vergi Kimlik No, iletişim bilgileri, araç plakası ve kaza detayları. İşverenler ve araç sahipleri, hasar süreçlerinde mağduriyet yaşamamak için Alo 193 üzerinden dijital kanalları kullanarak başvurularını hızlıca gerçekleştirebilir ve usulsüzlük durumunda doğrudan SEDDK'ya bildirim yapabilir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Ticaret, Meslek ve Esnaf Odalarına K.A.P. Benzeri Şeffaflık Sistemi Gelmeli

Ticaret, Sanayi ve Esnaf Odaları gibi meslek kuruluşlarının yönetim süreçleri ve mali harcamalarının şeffaflığına yönelik bir öneri sunulmaktadır. Mevcut durumda üyelerin ortak kaynaklarını yöneten bu odaların, tıpkı halka açık şirketlerdeki gibi bir 'Kamuyu Aydınlatma Platformu' (KAP) mantığıyla hareket etmesi teklif edilmektedir. • Oda yönetim kurullarının aldığı kararların, belirli bir formatta ve tarih-saat kaydıyla merkezi bir sistem üzerinden üyelerin erişimine açılması önerilmektedir. • Karar süreçlerinde; karar tarihi, oy çokluğu/birliği durumu ve kararın mali etkisinin (tutar bazlı) şeffaf şekilde paylaşılması hedeflenmektedir. • Mali tabloların sadece genel kurullarda değil; aylık bütçe gerçekleşmeleri, üçer aylık mali durumlar ve yıllık bilanço/gelir-gider tabloları şeklinde düzenli yayımlanması istenmektedir. • Harcama kalemlerinin (personel, temsil-ağırlama, kira, danışmanlık vb.) bütçe ile karşılaştırmalı ve sapma oranlarını gösterecek şekilde sunulması teklif edilmektedir. • Kişisel verilerin ve ticari sırların maskelenerek, sadece kararın konusu ve mali sonuçlarının kamuoyuna açık tutulması planlanmaktadır. Meslek odası üyeleri ve yöneticileri, şeffaflık standartlarının yükseltilmesi adına dijital raporlama sistemlerine hazırlıklı olmalı ve mali disiplini artıracak mekanizmalar üzerinde çalışmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Uluslararası Temiz Hava Diyaloğu İstanbul’da

Türkiye, COP31 hazırlıkları kapsamında iklim değişikliği ve hava kalitesi yönetimi üzerine odaklanan Uluslararası Temiz Hava Diyaloğu'na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 23-24 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleşecek bu organizasyon, küresel iklim politikalarının şekillenmesinde kritik bir rol oynayacak. • Etkinlik tarihi: 23-24 Eylül 2026 • Ev sahibi: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı • İş birliği yapılan kurumlar: UNECE, UNEP ve CCAC gibi uluslararası kuruluşlar • Gündem konuları: Hava kirliliği, kısa ömürlü iklim kirleticileri (metan, siyah karbon, ozon) ve sürdürülebilir kalkınma • Hedef: Gothenburg Protokolü ve ulusal emisyon tavanları çerçevesinde politika geliştirme İş dünyası ve sanayi kuruluşları, gelecekteki emisyon düzenlemelerine ve iklim politikalarına uyum sağlamak adına bu tür küresel diyalogları yakından takip etmelidir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Yapay Zeka Ve Millî Teknoloji Eseri Tanıtıldı

T3 Vakfı, TÜBA ve KÜME Vakfı iş birliğiyle hazırlanan 'Yapay Zeka ve Millî Teknoloji Üzerine Yansımalar' adlı eser İstanbul'da tanıtıldı. Bu çalışma, yapay zekanın teknolojik boyutunun yanı sıra ekonomi, iş gücü ve kamu yönetimi gibi stratejik alanlardaki etkilerini kapsamlı bir şekilde ele alıyor. • Eser, 38 bilim insanı ve uzmanın katkısıyla üç ana bölüm ve toplam 25 bölümden oluşuyor. • Kitapta yapay zekanın ekonomi, iş gücü piyasaları, eğitim ve kamu yönetimi üzerindeki etkileri inceleniyor. • Türkiye'nin Ulusal Yapay Zeka Stratejisi ve Millî Teknoloji Hamlesi kapsamındaki çalışmalar değerlendiriliyor. • Yapay zeka yönetişimi, kuantum teknolojileri ve geleceğin çalışma hayatı gibi güncel konular başlıklar arasında yer alıyor. • Eserin 2026 yılı içerisinde Springer Yayınevi tarafından yayımlanması planlanıyor. İş dünyası ve profesyoneller, yapay zekanın iş gücü piyasaları ve çalışma biçimleri üzerindeki dönüştürücü etkisine hazırlıklı olmalı, stratejik planlamalarını bu vizyonla güncellemelidir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

2027 Yılı Müze ve Örenyeri Giriş Ücretleri Açıklandı

Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki müze ve ören yerleri için 2027 yılı giriş ücret tarifeleri güncellenerek resmi olarak duyurulmuştur. Bu düzenleme, ziyaret usul ve esaslarını belirleyen yönerge kapsamında yeni dönemde uygulanacak bilet fiyatlarını kapsamaktadır. • Yeni tarifeler 27.08.2026 ve 04.09.2026 tarihli Yönetim Kurulu kararları ile revize edilmiştir. • I Sayılı Cetvel kapsamında Birleşik Liste Bilet Ücretleri güncellenmiştir. • II Nolu Cetvel ile Kombine Bilet ücret tarifeleri belirlenmiştir. • III Sayılı Cetvel kapsamında Yabancı ziyaretçiler için Museumpass ücret tarifesi düzenlenmiştir. • VI Sayılı Cetvel ile ERS-Ücret Tarifesi güncellenmiştir. Müze işletmeleri ve turizm acenteleri, 2027 yılı ziyaret planlamalarında ve bilet satış süreçlerinde güncel tarife cetvellerini esas almalıdır.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin

Bu gündem her sabah 07:00'de hazır.

Montan News iPhone uygulaması: önem sırasına dizilmiş özetler, sesli anlatım, kaynağa tek dokunuş. Ücretsiz ve reklamsız.

App Store'dan indir

Bu sayfadaki özetler bilgilendirme amaçlıdır ve kaynağından teyit edilmelidir; resmî vergi veya mevzuat danışmanlığı yerine geçmez. Her özetin altında kaynağın asıl sayfası bağlantılıdır.

Bugünün gündemi → · Arşiv