Montan. App Store'dan indir

Arşiv · 10 Eylül 2026

10 Eylül 2026 mali gündem

27 başlık · Mevzuat, Vergi, Diğer, SGK, Teşvik. Her biri tek paragrafta özetlendi, kaynağına bağlandı.

Mevzuat

İşverenin Zarar Sorumluluğu: TBK m. 417 Kapsamında İşçiyi Koruma ve Gözetme Borcu

Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi, işverene sadece ücret ödeme yükümlülüğü değil, aynı zamanda işçinin kişiliğini ve sağlığını koruma gibi geniş kapsamlı bir borç yüklemektedir. Bu düzenleme, iş kazalarından mobbinge kadar geniş bir alanda işverenin hukuki sorumluluk çerçevesini belirlemektedir. • İşveren, işçinin kişiliğini korumak, saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzen sağlamakla yükümlüdür. • Psikolojik taciz (mobbing) ve cinsel tacize karşı önlem alma yükümlülüğü işverenin temel sorumlulukları arasındadır. • İş sağlığı ve güvenliği için sadece yasal mevzuat değil, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin gerektirdiği tüm önlemlerin alınması zorunludur. • İşverenin kanuna veya sözleşmeye aykırı davranışı sonucu oluşan ölüm, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik hakları ihlalleri 'sözleşmeye aykırılık' hükümlerine tabidir. • Sorumlulukta 'objektifleştirilmiş kusur' esası uygulanır; yani işverenin kişisel durumu değil, makul ve dikkatli bir işverenden beklenen standart esas alınır. • Zararın tazmininde sözleşmeye dayalı sorumluluk, haksız fiile göre daha uzun olan 10 yıllık zamanaşımı avantajı sağlar. İşverenler, sadece yasal mevzuata uymakla yetinmeyip işyerindeki psikolojik ortamı ve güncel güvenlik teknolojilerini de yönetmeli; olası tazminat risklerine karşı tüm önlemleri kayıt altına almalıdır.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Terk Edilen Faaliyete Ait SGK Primleri Gider Yazılabilir mi? GİB’ten Net Cevap

Gelir İdaresi Başkanlığı, faaliyetin sona ermesinden sonra ödenen geçmiş dönem SGK primlerinin vergi matrahından indirilip indirilemeyeceğine dair kritik bir özelge yayımladı. Bu karar, özellikle yapılandırma kapsamında borç ödeyen mükellefler için yol gösterici nitelikte. • Terk edilen faaliyet dönemine ait SGK primleri, faaliyet sonrasında ödense dahi o faaliyetin kazancından gider olarak düşülemez. • Yapılan ödemeler, sadece ödemenin yapıldığı takvim yılına ait gider olarak kaydedilebilir ancak terk edilmiş bir faaliyetin kazancını azaltmak için kullanılamaz. • Yeni açılan veya devam eden bir faaliyetin kazancından, eski/terk edilmiş faaliyete ait SGK prim borçları gider olarak gösterilemez. • Gecikme zammı ve TÜFE farkı gibi ferî alacaklar hiçbir şekilde gider yazılamaz. • Eski faaliyetten kalan borçların adi ortaklık bünyesinde gider gösterilmesi de mümkün değildir. Mükellefler, faaliyetlerini sonlandırdıktan sonra ödedikleri geçmiş dönem primlerini veya yapılandırma taksitlerini, mevcut veya yeni faaliyetlerinin kazançlarından gider olarak düşmemelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Kooperatifler Arsa Satışı Yaptıysa Kurumlar Vergisi Muafiyeti Ne Olur?

Kooperatiflerin arsa satışı gibi faaliyetler sonucu elde edilen kazançların ortaklara dağıtılması, kurumlar vergisi muafiyetini doğrudan etkileyen kritik bir unsurdur. Gelir İdaresi'nin güncel özelgesi, muafiyetin kaybedilme ve yeniden kazanılma süreçlerine ışık tutmaktadır. • Muafiyetin korunması için sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kuruluna kâr payı verilmemesi ve yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması şarttır. • Arsa satışından elde edilen gelirlerin ortaklara dağıtılması, 'sermaye üzerinden kazanç dağıtımı' sayılarak muafiyetin kaybedilmesine neden olur. • Muafiyet şartlarının bozulduğu yıl (örneğin 2022), kurumlar vergisi mükellefiyeti devam eder ve beyanname verilerek vergi ödenmelidir. • Muafiyetin kaybedildiği yılın ardından, tüm şartlar yeniden sağlanırsa bir sonraki yılın başından itibaren muafiyet tekrar kazanılabilir. • Sadece faiz geliri elde edilmesi gibi düşük hacimli faaliyetler, beyanname verme zorunluluğunu ortadan kaldırmaz; muafiyet şartları bozulmuşsa beyan zorunludur. • Yapı kooperatiflerinin kat karşılığı arsa devri gibi işlemleri 'ortak dışı' işlem sayılmadığı için muafiyeti doğrudan bozmaz. Kooperatif yöneticileri, arsa satış kazançlarını ortaklara dağıtırken muafiyet hakkını kaybedeceklerini bilmeli; şartlar sağlandığında ise bir sonraki yıl başından itibaren muafiyetin tekrar talep edilebileceğini unutmamalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

İHA Pilotlarının Ücreti Gelir Vergisinden İstisna mı? Vergi İdaresi Açıkladı

Gelir İdaresi Başkanlığı, İnsansız Hava Araçlarını (İHA) yöneten pilotların maaşlarındaki vergi istisnası konusuna açıklık getirdi. Yapılan özelge ile İHA operatörlerinin mevcut vergi avantajlarından yararlanamayacağı net bir şekilde belirtildi. • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 23/1-17 maddesi uyarınca, uçak içinde fiilen görev yapan pilot ve kabin memurlarına %70 gelir vergisi istisnası uygulanmaktadır. • İHA'lar içinde pilot bulunmayan, yerden kumanda edilen sistemler olarak kabul edildiğinden bu istisna kapsamı dışında tutulmuştur. • İHA pilotları uçuş esnasında hava aracının içinde fiziksel olarak bulunmadıkları için 'uçuş görevli' sayılmamaktadır. • İHA operatörlerine ödenen maaşlarda standart gelir vergisi kesintisi yapılmaya devam edilmelidir. • İHA üreticileri, tarım veya lojistik sektöründe İHA kullanan şirketler için yanlış istisna uygulaması vergi ziyaı ve ceza riski taşımaktadır. İHA operatörlerine yapılan ödemelerde %70'lik istisna uygulanmamalı, tam vergi kesintisi yapılmalıdır; aksi halde şirketler vergi cezalarıyla karşı karşıya kalabilir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

SPK'nın Yapı Değişikliği Yaptığı Yatırım Fonları Rehberinin Ardından Kurumsal Yatırımcılara Gelir Stopajı Vergi Düzenlemesi Geldi

Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan yeni karar ile kurumsal yatırımcıların para piyasası fonlarından elde ettiği kazançlara yönelik stopaj oranlarında değişikliğe gidildi. Düzenleme, özellikle sermaye şirketleri ve belirli yabancı kurumlar için vergi yükünü değiştiren kritik bir eşik oluşturuyor. • Para piyasası fonları ve 'para piyasası' ibareli serbest fonlardan elde edilen kazançlarda stopaj oranı %0'dan %10'a yükseltildi. • Düzenleme 5 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. • 4 Eylül 2026 ve öncesinde alınan paylarda o tarihe kadar oluşan kazançlar %0 stopaja tabidir; bu tarihten sonraki kazançlar ise %10 oranında vergilendirilecektir. • Kapsama girenler arasında tam ve dar mükellef sermaye şirketleri (Anonim, Limited, Komandit) ile benzer nitelikteki yabancı kurumlar yer almaktadır. • Yerli kurumsal yatırımcılar için kesilen %10 stopaj, geçici vergiden mahsup edilebilirken; yabancı kurumlar için bu oran nihai vergilendirme niteliğindedir. • Gerçek kişilerin yatırım fonu kazançlarındaki %17,50 stopaj oranı ise değişmeden korunmuştur. Kurumsal yatırımcılar, 4 Eylül 2026 akşamı açıklanan fon birim pay değerlerini baz alarak kademeli vergilendirme hesaplamalarını yapmalı ve yeni döneme ait kazançları için %10 stopaj karşılığını dikkate almalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

İnternetteki ilanınız artık Maliye’nin sisteminde: 595 No’lu Tebliğ neyi değiştirdi?

Resmî Gazete'de yayımlanan 595 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, internet üzerindeki ilanların vergi denetimi için Gelir İdaresi Başkanlığı'na bildirilmesi sürecinde yeni bir dönemi başlatıyor. Bu düzenleme ile dijital platformlardaki satış, kiralama ve ilan verilerinin takibi artık daha geniş bir yasal dayanakla yapılacak. • 595 No'lu Tebliğ ile 7524 sayılı Kanun'dan alınan yetki kullanılarak, dijital ortamdaki ilanların bildirim kapsamı genişletildi. • Sosyal ağ ve yer sağlayıcılar için; hizmetin verildiği internet adresi, ilan verenin kimlik/vergi numarası ve ilan bilgilerinin bildirilmesi zorunlu hale getirildi. • Aracı hizmet sağlayıcılar (pazar yerleri) için tahsilat tutarı, tarihi ve banka hesap bilgilerinin bildirilme yükümlülüğü devam ediyor. • İlan verenin kimlik bilgilerinin yanı sıra, platformun elinde TCKN bulunmaması durumunda telefon veya e-posta gibi kimliği tespit edici verilerin de bildirilmesi mümkün hale geldi. • Bildirim yükümlülüğünde herhangi bir tutar veya adet eşiği belirlenmedi; dolayısıyla tek seferlik ilanlar da bildirim kapsamına girdi. • Bildirilmeyen her bir ilan için özel usulsüzlük cezası uygulanabilecek olup, tek bir bildirim için ceza üst sınırı 10 milyon liradır. İşletme sahipleri ve bireysel satıcılar, dijital platformlardaki ilanlarının vergi denetimine takılmaması için beyanlarını güncel tutmalı; platformların veri paylaşım süreçlerini yakından takip etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Merkez Bankası Faizi Sabit Tuttu: Politika Faizi Yüzde 37’de Kaldı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, faiz kararını açıklayarak politika faizini sabit tutma yoluna gitti. Karar, enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikası duruşunun korunacağını gösteriyor. • Bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı %37 seviyesinde sabit tutuldu. • Gecelik borç verme faiz oranı %40 olarak korundu. • Gecelik borçlanma faiz oranı %35,5 seviyesinde bırakıldı. • Enflasyonun ana eğilimindeki gerileme ve iç talepteki zayıf seyir kararda temel gerekçe olarak sunuldu. • Fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceği vurgulandı. İşletmelerin finansman maliyetleri ve nakit akış planlamaları mevcut yüksek faiz ortamına göre güncellenmeli, yatırım kararları için dezenflasyon süreci yakından takip edilmelidir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Türkiye’den Enerjide Tarihi Hamle: 2040 Planı COP31’de Açıklanacak

Türkiye'nin enerji stratejisi, COP31 zirvesi öncesinde açıklanacak olan 2040 Ulusal Enerji Planı ile köklü bir dönüşüm sürecine giriyor. Bakanlık tarafından hazırlanan bu plan, özellikle elektrikleşme ve yenilenebilir enerji odaklı devasa yatırımları kapsıyor. • 2040 Ulusal Enerji Planı'nın Ekim sonu veya Kasım başında açıklanması bekleniyor. • 2035 yılı için %35 elektrikleşme oranı ve yollarda 7-10 milyon elektrikli araç hedefi belirlendi. • Yenilenebilir enerji kapasitesinde güneş %70, rüzgar ise %30 paya sahip olacak şekilde planlanıyor. • Enerji dönüşümü için 200 milyar doların üzerinde bir yatırım ihtiyacı öngörülüyor. • Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde birinci reaktörün elektrik üretimi için son aşamaya gelindi. • Ceyhan'ın günlük 2-2,5 milyon varil kapasiteli bölgesel bir petrol merkezine dönüştürülmesi hedefleniyor. İşletmelerin ve yatırımcıların, önümüzdeki on yılda hız kazanacak olan elektrikli araç dönüşümü, yenilenebilir enerji yatırımları ve enerji verimliliği mevzuatlarına hazırlıklı olması gerekmektedir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Riskli Yapının İkinci Satışında Tapu Harcı Özelgesi

Aydın Defterdarlığı tarafından yayımlanan özelge, 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı şerhi bulunan taşınmazların satışında tapu harcı istisnasının sınırlarını netleştirdi. Bu düzenleme, mülkiyetin farklı tarihlerde edinilmesi durumunda istisnanın nasıl uygulanacağını belirlemesi açısından kritik önem taşıyor. • 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli yapı şerhi işlenmeden önce satın alınan hisselerin dönüşüm öncesi ilk satışı tapu harcından istisnadır. • Riskli yapı şerhi işlendikten sonra yapılan satışlar, kanundaki istisna kapsamında 'ilk satış' sayılmayarak tapu harcına tabi tutulacaktır. • Aynı taşınmazda farklı tarihlerde alınan hisseler için istisna, şerhin işlendiği andaki mülkiyet durumuna göre değerlendirilir. • İstisna, yalnızca dönüşüme tabi tutulmadan önceki ilk satış ve devir işlemlerini kapsamaktadır. • Tapu harcı muafiyeti, mülkiyetin el değiştirmesiyle birlikte her seferinde yeniden kazanılamaz. Mülkiyet yapısı karmaşık olan veya riskli yapı şerhi bulunan taşınmazlarda, satış planlaması yapılırken şerhin işlenme tarihi ile hisse edinme tarihleri mutlaka kontrol edilmeli; istisna hakkının kaybına yol açacak ikinci satışlar için maliyet hesaplaması önceden yapılmalıdır.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

İtfaiye Araçlarının Tescilinde Noter Harcı Özelgesi

Dünya Bankası ve Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası tarafından finanse edilen projeler kapsamında belediyelerce alınan itfaiye araçlarının tescilinde noter harcı uygulanıp uygulanmayacağına dair kritik bir özelge yayımlandı. Bu karar, kamu kurumlarının araç alımlarında maliyet hesaplamalarını doğrudan etkileyecek niteliktedir. • İtfaiye araçlarının tescili için özel bir muafiyet hükmü bulunmamaktadır. • 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca, noter işlemleri 2 sayılı tarifedeki hükümlere tabidir. • 7566 sayılı Kanun ile düzenlenen yeni tarifeye göre, araçların ilk tescil işlemlerinde satış bedeli üzerinden binde iki oranında nispi harç alınmaktadır. • Belediye Kanunu veya Harçlar Kanunu'nda bu tür araç tescillerine yönelik bir muafiyet öngörülmemiştir. • Sonuç olarak, belediye adına yapılacak tescil işlemlerinde binde iki oranındaki harcın ödenmesi gerekmektedir. Belediyeler ve kamu kurumları, araç alım ihaleleri sonrası bütçe planlaması yaparken tescil aşamasındaki binde iki oranındaki noter harcını maliyet kalemlerine dahil etmelidir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Çağrı Üzerine ve Uzaktan Çalışma: İşverenin Yasal Yükümlülükleri Nelerdir?

İş dünyasında esnek çalışma modelleri olan çağrı üzerine çalışma ve uzaktan çalışma, yasal çerçevesi net çizilmesi gereken kritik süreçlerdir. Bu modellerde işverenin hak ve yükümlülüklerinin doğru yönetilmesi, ileride doğabilecek işçilik alacakları ve idari yaptırımların önüne geçilmesi açısından hayati önem taşımaktadır. • Çağrı üzerine çalışmada, taraflar aksini kararlaştırmadıkça haftalık çalışma süresi 20 saat olarak kabul edilir. • İşveren, çağrı üzerine çalışacak işçiye aksi sözleşmede belirtilmedikçe en az 4 gün önceden bildirim yapmalıdır. • Günlük çalışma süresi sözleşmede belirlenmemişse, işçi her çağrıda en az 4 saat çalıştırılmalıdır. • Uzaktan çalışma ilişkisi mutlaka yazılı bir iş sözleşmesi ile kurulmalıdır. • Uzaktan çalışan personel, esaslı bir neden bulunmadığı sürece emsal işçilere göre farklı muameleye tabi tutulamaz. • İşveren, uzaktan çalışan personelin iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ile sağlık gözetimi süreçlerinden sorumludur. İşverenler, esnek çalışma modellerini uygularken mutlaka yazılı sözleşmelerle detayları (ücret, ekipman, süre vb.) netleştirmeli ve iş sağlığı güvenliği yükümlülüklerini ihmal etmemelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Yurt Dışında Görevlendirilen Çalışanın Türkiye’deki Ücretine Vergi Kesintisi Olur mu?

Türkiye'deki bir şirketten yurt dışına görevlendirilen çalışanların, hem Türkiye hem de gidilen ülke tarafından vergilendirilmesi riskine karşı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın yaklaşımı netleşti. Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları çerçevesinde, hangi ülkenin vergi alma hakkına sahip olduğu belirli kriterlere göre belirleniyor. • Çifte vergilendirmeyi önlemede 183 gün kuralı ve 'hayati menfaatlerin merkezi' kriteri belirleyici rol oynar. • Kişinin Tayland mukimi sayılması durumunda, Türkiye yalnızca hizmetin Türkiye'de verildiği hallerde vergi alabilir. • Eğer gelir Tayland'da halihazırda vergilendirilmişse, Türkiye bu geliri vergiden istisna eder ancak oran hesaplamasında dikkate alabilir. • Türkiye'deki işveren tarafından yapılan hatalı tevkifat durumunda, GİB üzerinden düzeltme ve iade talebinde bulunulabilir. • Gelir Vergisi Kanunu uyarınca, yabancı memleketteki işverenden doğrudan ücret alanlar yıllık beyanname ile bildirim yapmakla yükümlüdür. Yurt dışı görevlendirmelerde çalışanların mukimlik durumu ve hizmetin nerede verildiği titizlikle analiz edilmeli; çifte vergilendirme oluşmaması için ilgili ülkelerle yapılan anlaşmalar baz alınarak bordro düzenlenmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Aidatlar Gider Yazılır mı? Gelir İdaresi’nden Kamu Şirketlerine Net Mesaj

Gelir İdaresi Başkanlığı, kamu sermayeli bir şirketin sektörel birliklere ödediği aidatların gider yazılıp yazılamayacağına ilişkin kritik bir görüş bildirdi. Vergi idaresi, zorunlu olmayan üyelik aidatlarının ticari kazançtan indirilmesini engelleyen net bir çerçeve çizdi. • Aidatların gider yazılabilmesi için mevzuatta açık bir zorunluluk bulunması şarttır. • 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu madde 6 ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu madde 40/1 uyarınca, giderin ticari faaliyetle doğrudan ilişkili olması gerekir. • Gönüllü üyelikler kapsamında yapılan aidat ödemeleri, kazancın elde edilmesiyle doğrudan bağlantılı sayılmadığı için indirim konusu yapılamaz. • Bir harcamanın gider kabul edilmesi için iş ile ödeme arasında açık ve güçlü bir illiyet bağı bulunmalıdır. • Sektörel birliklere yapılan ödemelerin gider yazılabilmesi için ödemenin işin mahiyetiyle orantılı olması ve yasal bir zorunluluk teşkil etmesi gerekir. Mali müşavirler ve işletme sahipleri, dernek veya birlik aidatlarını otomatik olarak gider yazmamalı; ödemenin yasal bir zorunluluktan mı yoksa gönüllü üyelikten mi kaynaklandığını mutlaka analiz etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Yurt Dışında Yaşayan Kişilere Verilen Saç Ekimi Hizmetlerinin Vergilendirilmesi

Sağlık turizminin yükselişiyle birlikte yurt dışından gelen hastalara sunulan hizmetlerin vergi avantajı durumu netleşti. Özellikle saç ekimi gibi faaliyetlerin Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamındaki indirim hakları konusunda kritik bir ayrım yapılmış oldu. • 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10/ğ maddesi kapsamında, yurt dışındaki kişilere verilen belirli hizmetlerin kazançlarının %80'i indirim konusu yapılabilmektedir. • Sağlık Bakanlığı izniyle yürütülen saç ekimi hizmetleri, kanunda belirtilen indirim kapsamındaki 'sağlık hizmetleri' arasında sayılmamaktadır. • İndirimden yararlanabilmek için hizmetin münhasıran yurt dışında yararlanılacak nitelikte olması ve faturanın yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi şarttır. • Sağlık turizmi kapsamında sunulan saç ekimi kazançları için %80 indirim uygulanamayacağından, bu gelirlerin tamamı kurumlar vergisi matrahına dahil edilmelidir. • İndirim şartlarından biri de elde edilen kazancın tamamının Türkiye'ye transfer edilmesi gerekliliğidir. Sağlık turizmi yapan işletmeler, saç ekimi gibi faaliyetlerin mevcut kanun maddesi kapsamında indirim hakkı sağlamadığını bilmeli ve vergi planlamasını bu gerçek üzerinden yapmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Serbest Bölgelere Verilen Fason Hizmetlerde İstisnanın Beyanı

Serbest bölgelerdeki müşterilere verilen fason hizmetlerde KDV istisnasının hangi dönemde ve nasıl beyan edilmesi gerektiğine ilişkin kritik bir teknik açıklama yapılmıştır. Bu düzenleme, hizmetin tamamlanması ile malın bölgeye ulaşma zamanı arasındaki farkın vergilendirme dönemini nasıl etkilediğini netleştirmektedir. • İstisnanın uygulanabilmesi için fason hizmetin tamamlanmış olması ve faturanın düzenlenmiş olması şarttır. • İstisna, malın gümrük bölgesinden çıkıp serbest bölgeye ulaştığı (vasıl olduğu) dönemde beyan edilmelidir. • Fatura, malın bölgeye ulaşmasından önce düzenlenmiş olsa dahi, istisna faturanın değil malın bölgeye ulaştığı dönemde beyan edilir. • Beyan işlemi, ilgili dönemin KDV beyannamesinde 'İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler' tablosundaki '316' kod numaralı satır kullanılarak yapılmalıdır. • Eğer işlem nedeniyle yüklenilen KDV'nin iadesi talep edilmeyecekse, beyannamede 'Yüklenilen KDV' alanına sıfır yazılmalıdır. Mali müşavirler, fason hizmetlerde istisna hakkını kullanırken malın serbest bölgeye giriş tarihini (vasıl olma tarihini) esas almalı ve beyannameyi bu tarihe göre düzenlemelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Gelir Vergisi Kanunu Madde 18 İle Mükerrer Madde 20/B Kapsamındaki İstisnaların Karşılaştırmalı Analizi Veya Dijital İçerik/Yazılım Üreticilerinde Güncel Vergisel Durum

Dijitalleşen dünyada yazılım geliştiricileri ve içerik üreticileri için iki farklı vergi istisnası mekanizması bulunmaktadır. Gelir Vergisi Kanunu'nun 18. maddesi ile Mükerrer 20/B maddesi arasındaki farkları bilmek, doğru vergi planlaması yapmak adına kritik önem taşımaktadır. • GVK Madde 18 kapsamında yazılım ve eser sahipleri için vergi oranı %17 stopaj şeklindedir. • Mükerrer 20/B maddesinde sosyal içerik üreticileri için banka aracılığıyla %15 oranında otomatik vergi kesintisi uygulanır. • Her iki istisnada da kazanç toplamı GVK 103. maddedeki 4. gelir dilimi sınırını aşarsa beyanname verme zorunluluğu doğar. • GVK 18 kapsamındaki yazılımcılar serbest meslek erbabı sayılırken, 20/B kapsamındakiler için defter tutma ve KDV mükellefiyeti yoktur. • GVK 18 daha çok FSEK kapsamındaki 'eser' niteliğindeki işleri kapsarken, 20/B sadece mobil uygulama ve sosyal medya içeriklerini hedefler. Yazılım faaliyetleriniz web tabanlı veya genel bir eser niteliğindeyse 18. maddeyi; sadece mobil uygulama ve sosyal medya odaklıysa 20/B istisnasını değerlendirmeli, gelir sınırlarını her yıl güncel olarak takip etmelisiniz.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Mal Rejiminin Tasfiyesinden Miras Payının Vergilendirilmesine; Veraset Ve İntikal Vergisi Matrahının Doğru Tespiti Üzerine Sistematik Bir Yaklaşım

Bir eşin ölümüyle birlikte hem mal rejiminin tasfiyesi hem de mirasın paylaşımı süreçleri eş zamanlı olarak gündeme gelmektedir. Bu iki sürecin birbirine karıştırılması, vergi matrahının hatalı hesaplanmasına ve gereksiz vergi yüküne yol açabilmektedir. • Mal rejiminin tasfiyesi ile mirasın paylaşımı iki ayrı hukuki süreçtir; sağ kalan eşin katılma alacağı bir miras hakkı değil, tasfiye sonucunda doğan bir haktır. • 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu uyarınca vergi, yalnızca murise ait olan ve miras yoluyla intikal eden değerler üzerinden hesaplanmalıdır. • 1 Ocak 2002 tarihinden sonra edinilen mallar için 'edinilmiş mallara katılma rejimi' geçerli olduğundan, tapuda muris adına kayıtlı her malın tamamı vergi matrahına dahil edilemez. • TMK madde 236 uyarınca sağ kalan eşin artık değer üzerindeki hak sahipliği, vergi matrahı belirlenirken öncelikle ayrıştırılmalıdır. • Vergi matrahı hesaplanırken, tasfiye sonucunda sağ kalan eşe ait olduğu kesinleşen paylar terekeye dahil edilmemelidir. Mali müşavirler ve mirasçılar, vergi matrahı hesaplanırken önce mal rejiminin tasfiyesi yapılarak sağ kalan eşin haklarının ayrılmasını, ardından net terekenin vergilendirilmesini sağlamalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
SGK

SGK Asgari İşçilikte Yeni Dönem! İnşaat Projeleri ve İşverenler İçin Değişen Hesaplama Esasları

16 Mayıs 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni SGK asgari işçilik mevzuatı, özellikle yıllara yaygın inşaat projelerinde hesaplama yöntemlerini kökten değiştiriyor. Bu değişiklik, iş bitim tarihlerinin tespiti ve maliyet hesaplama esaslarında yeni bir dönem başlatarak işverenlerin ödeyeceği prim yükünü doğrudan etkileyecek. • SGK araştırma süreci, işin kesin kabulü veya noksansız geçici kabul tarihinden sonra başlatılacaktır. • Yıl içi biten inşaatlarda, doğrudan işin bittiği tarihteki birim maliyet bedeli esas alınacaktır. • Yıllara yaygın inşaatlarda, başlangıç ve bitiş yılları arasındaki birim maliyetlerin aritmetik ortalaması kullanılacaktır. • İhaleli işlerde, geçici kabul sonrası idare tarafından tutar bildirilmemişse işveren talebiyle sadece ödenen hakediş üzerinden geçici araştırma yapılabilecektir. • İşin yarım kalması veya fesih durumlarında, sadece fiilen ödenmiş olan hakediş tutarı üzerinden hesaplama yapılacaktır. • Yıllara sâri işlerde yeni yöntemle, tek bir yılın maliyeti yerine tüm süreci kapsayan ortalama bir matrah oluşturulacaktır. İşverenler ve mali müşavirler, özellikle yıllara yaygın projelerde bitiş yılındaki birim maliyet farklarını gözeterek, yeni ortalama hesaplama yöntemine göre karşılık ayırmalı ve SGK denetimlerine hazırlıklı olmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Soru ve Cevaplarla Tarhiyat Öncesi Uzlaşma

Vergi inceleme süreçlerinde mükellefler ile idare arasındaki uyuşmazlıkların yargıya gitmeden çözülmesini sağlayan uzlaşma müessesesi, özellikle tarhiyat öncesi aşamada kritik bir öneme sahiptir. Bu yazı, Ağustos 2024'te yürürlüğe giren yeni kanun değişiklikleri ışığında tarhiyat öncesi uzlaşmanın kapsamını ve işleyişini ele almaktadır. • Tarhiyat öncesi uzlaşma; ikmalen, re'sen veya idarece yapılacak tarhiyatlar ile vergi ziyaı cezaları ve belirli tutarı aşan usulsüzlük cezaları için başvurulan idari bir çözüm yoludur. • Mükellefler, tarhiyat öncesi veya tarhiyat sonrası uzlaşma haklarından sadece birini kullanabilirler; iki hak aynı anda kullanılamaz. • 7524 sayılı Kanun ile yapılan güncel değişiklikler, uzlaşmanın kapsamını ve uygulama esaslarını yeniden şekillendirmiştir. • Uzlaşma süreci; vergi idaresi ile mükellef arasında yargı yoluna başvurmadan anlaşma sağlamayı amaçlar. • Görüşmeler sonucunda tutarların kabulü, reddi veya kısmi kabulü gibi farklı sonuçlar doğabilir. Mükellefler ve mali müşavirler, vergi incelemesi aşamasında hangi uzlaşma türünün daha avantajlı olduğunu stratejik olarak belirlemeli ve hak kaybına uğramamak için güncel kanun değişikliklerini takip etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Genç Girişimci İstisnasından Yararlanan Kişi Başka Bir İşyerinde Çalışabilir mi?

Genç girişimci kazanç istisnasından yararlanmak isteyen mükelleflerin, aynı zamanda bir işverene bağlı olarak ücretli çalışmasının istisnayı bozup bozmayacağı konusu netlik kazanmıştır. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın özelgeleri, işin sevk ve idaresinin mükellefte olması kaydıyla ücretli çalışmanın engel teşkil etmediğini ortaya koymaktadır. • İstisna şartı olan 'kendi işinde bilfiil çalışma veya işin sevk ve idaresi' şartı, başka bir yerde 4/a kapsamında çalışmaya tek başına engel değildir. • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 20. maddesi uyarınca, 29 yaşını doldurmamış ve ilk defa mükellefiyet tesis edenler bu istisnadan yararlanabilir. • İşin sevk ve idaresi; kararların alınması, planlama ve denetim faaliyetlerinin mükellef tarafından yapılması şeklinde gerçekleşebilir. • İstisnanın korunması için faaliyetin niteliğinin, başka bir işyerinde çalışırken kendi işinin yönetimini yapmaya uygun olması gerekir. • İşletmenin gerçek anlamda mükellefin kontrolünde olduğunun ispat yükümlülüğü girişimciye aittir. Genç girişimciler, başka bir işyerinde çalışırken kendi işletmelerinin yönetimini ve denetimini de yapabiliyorlarsa istisnadan yararlanmaya devam edebilirler; ancak bu durumun ispatlanabilir olması kritiktir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Engelli çocuğa iyi baba vergisi!

Maliye Bakanlığı, engelli vatandaşlar adına ÖTV istisnasıyla alınan araçların ödemelerini yapan ebeveynlerin işlemlerini yapay zeka destekli denetimlerle mercek altına alıyor. Bu kapsamda, çocuk adına alınan araç bedellerinin ebeveyn tarafından karşılanması 'bağış' olarak değerlendirilerek Veraset ve İntikal Vergisi yükümlülüğü doğurabiliyor. • ÖTV istisnasıyla alınan araçlarda, ödemeyi yapan kişi ile araç sahibi farklıysa bu durum 'ivazsız intikal' (bağış) olarak kabul ediliyor. • Ebeveynlerin çocukları adına yaptığı araç ödemeleri, banka kayıtlarından tespit edilerek Veraset ve İntikal Vergisi'ne tabi tutulabiliyor. • Maliye, tespit edilen bu durumlar için mükelleflere 15 gün içinde beyanname verilmesi amacıyla 'beyana çağrı yazısı' gönderiyor. • Borç olarak verilen paralar vergiye tabi değil ancak Maliye, ebeveyn-çocuk arasındaki para transferlerinde 'borç' beyanına her zaman itibar etmeyebiliyor. • Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu uyarınca, karşılıksız olarak mal veya para iktisap edenler beyanname vermekle yükümlüdür. Ebeveynler, engelli çocukları adına araç alırken yapılan ödemelerin banka üzerinden 'borç' veya 'bağış' ayrımını netleştirmeli ve olası bir vergi incelemesinde hazırlıklı olmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Merkez Bankası Rezervleri Geriledi: 184.2 Milyar Dolara Düştü

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın 4 Eylül 2026 tarihli verilerine göre resmi rezervlerde düşüş yaşanırken, kamu sektörünün döviz yükümlülüklerinde artış gözlemlendi. Bu veriler, ülkenin döviz likiditesi ve dış borç yükümlülük dengesi açısından kritik bir tablo sunuyor. • Resmi rezerv varlıkları bir önceki haftaya göre yüzde 2,1 azalarak 184,2 milyar dolara geriledi. • Döviz varlıkları yüzde 1,1 azalışla 62,7 milyar dolara, altın cinsinden rezervler ise yüzde 2,8 azalışla 113,8 milyar dolara düştü. • Kamu sektörünün döviz yükümlülükleri yüzde 3,8 artarak 120,9 milyar dolara yükseldi. • Önceden belirlenmiş döviz yükümlülükleri yüzde 11,4 artışla 50,8 milyar dolar oldu. • Merkez Bankası'nın swap işlemlerinden kaynaklanan net döviz yükümlülüğü 16,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. • IMF rezerv pozisyonu ve SDR toplamı 7,8 milyar dolar seviyesinde kaydedildi. Mali müşavirler ve işverenler, makroekonomik dengelerdeki bu değişimleri takip ederek döviz pozisyonlarını ve kur risklerini yönetmek adına nakit akış planlamalarını güncel tutmalıdır.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Teşvik

TÜBİTAK’tan Sosyal Bilimlere Destek: Program İkiye Ayrıldı

TÜBİTAK ARDEB tarafından yürütülen 3005-Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı, kapsamın netleştirilmesi amacıyla iki yeni modüle ayrıldı. Bu değişiklik ile projelerin çıktı ve etki odaklı bir yapıda yönetilmesi hedefleniyor. • 3005-Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı ikiye bölündü. • Yeni yapı kapsamında '3005-A Politika Geliştirme Modülü' oluşturuldu. • İkinci modül olarak '3005-B Teknolojik İlerlemelerin Toplumsal Etkileri Modülü' tanımlandı. • Yeni düzenleme ile programın amacı, kapsamı ve başvuru koşulları modül bazlı olarak ayrıştırıldı. Araştırmacıların ve ilgili kurumların, projelerinin içeriğine göre doğru modülü seçmeleri ve güncel başvuru koşullarını incelemeleri gerekmektedir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Takipteki Borçlu Sayısı Arttı: 264 Bin Kişi Yasal Takibe Girdi

Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi tarafından açıklanan verilere göre, bireysel kredi ve kredi kartı borçları nedeniyle yasal takibe giren kişi sayısında ciddi bir artış gözlemleniyor. Temmuz 2026 verileri, borçluluk oranlarındaki yükselişi ve bankacılık sektöründeki risk artışını net bir şekilde ortaya koyuyor. • Yasal takibe intikal eden toplam kişi sayısı Temmuz 2026 itibarıyla 264 bin 580 kişiye ulaştı. • Takipteki kişi sayısı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15 oranında artış gösterdi. • Kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe girenlerin sayısı 179 bin 525 kişi olarak gerçekleşti. • Bireysel kredi borçlarından dolayı takibe düşenlerin sayısı 142 bin 111 kişi oldu. • Tasfiye olunacak toplam alacak miktarı, geçen yıla göre yüzde 79 artarak 401 milyar liraya yükseldi. Mali müşavirler ve işverenler, müşterilerinin veya çalışanlarının finansal risk durumlarını göz önünde bulundurarak nakit akışı ve tahsilat süreçlerini daha sıkı yönetmelidir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

320 Satıcılar Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri

Bu rehber, işletmelerin faaliyet konusuyla ilgili mal ve hizmet alımlarında ortaya çıkan senetsiz ticari borçların takip edildiği 320 Satıcılar Hesabı'nın muhasebe mantığını ve uygulama örneklerini açıklamaktadır. Borçların vadesine, senetli hale gelmesine veya iade süreçlerine göre yapılacak kayıtların doğru yönetilmesi mali tabloların doğruluğu açısından kritiktir. • 320 Satıcılar Hesabı, işletmenin faaliyet konusuyla ilgili senetsiz ticari borçlarının izlendiği kısa vadeli pasif bir hesaptır. • Borç doğduğunda 320 hesabı alacaklandırılır, ödeme yapıldığında ise borç kaydedilerek hesap borçlandırılır. • Mevcut bir ticari borç bono veya senetle güvence altına alınırsa, tutar 320 hesabından çıkarılarak 321 Borç Senetleri Hesabına aktarılmalıdır. • Uzun vadeli olan 420 Satıcılar Hesabı'ndaki borçların vadesi bir yılın altına düştüğünde, sınıflandırma gereği 320 hesabına devredilmesi gerekir. • İlişkili taraflar (ortaklar, bağlı ortaklıklar vb.) ile yapılan işlemler 320 hesabında ayrı yardımcı hesaplarla izlenmeli ve dipnotlarda belirtilmelidir. • Mal iadelerinde, hem borç tutarı hem de ilgili KDV düzeltmeleri için ters kayıt yapılarak hesap bakiyesi güncellenmelidir. Muhasebe kayıtlarında borcun senetli veya senetsiz ayrımı ile vade yapısı (kısa/uzun vadeli) mutlaka dikkate alınmalı; hatalı hesap kullanımı mali tabloların yanlış sunumuna yol açmamalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Evlat Edinmeden Önceki Geçici Bakımda Yapılan Eğitim Harcamaları Vergiden Düşülür mü?

Gelir İdaresi Başkanlığı, evlat edinme süreci devam ederken geçici bakım sözleşmesiyle bakımı üstlenilen çocukların eğitim harcamalarının vergi matrahından indirilip indirilemeyeceğine dair net bir görüş bildirdi. Bu özelge, hukuki statüsü tamamlanmamış çocukların vergi kanunları açısından 'küçük çocuk' tanımına girip girmediğini netleştiriyor. • Geçici bakım sözleşmesiyle bakımı üstlenilen çocuklar, Gelir Vergisi Kanunu'nun 89. maddesindeki 'küçük çocuk' tanımına dahil değildir. • Evlat edinme süreci resmi olarak tamamlanmadan önce yapılan eğitim harcamaları vergi matrahından indirilemez. • İndirim hakkı, ancak evlat edinme işleminin hukuken tamamlandığı tarihten itibaren yapılan harcamalar için geçerlidir. • Vergi indirim şartı olarak; harcamanın Türkiye'de yapılması ve beyan edilen gelirin %10'unu aşmaması gerekmektedir. • İndirim kapsamındaki çocuk tanımı; evlat edinilen, nafaka verilen veya birlikte yaşayan küçük çocukları kapsar. Mükellefler, evlat edinme süreci tamamlanmadan yapılan harcamaları beyannamelerinde indirim konusu yapmamalı; indirim hakkı ancak resmi süreç bittikten sonraki harcamalar için kullanılmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Sanayi Üretimi 2026 Temmuzda Geriledi

Temmuz 2026 dönemine ait sanayi üretim endeksi verileri açıklandı. Veriler, sanayi sektöründe hem yıllık hem de aylık bazda bir daralma yaşandığını gösteriyor. • Sanayi üretim endeksi Temmuz 2026'da yıllık bazda yüzde 0,3 azaldı. • Aylık bazdaki düşüş oranı yüzde 1,0 olarak gerçekleşti. • Madencilik ve taş ocakçılığı sektörü yıllık bazda yüzde 3,8 geriledi. • Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme sektörü aylık bazda yüzde 2,2 düştü. • İmalat sanayi sektörü yıllık bazda yüzde 0,3 artış gösterirken aylık bazda yüzde 0,8 azaldı. Sanayideki bu daralma, üretim kapasitelerinin ve talep yoğunluğunun takibi açısından işletmelerin mali planlamalarını dikkatli yapmalarını gerektiriyor.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin

Bu gündem her sabah 07:00'de hazır.

Montan News iPhone uygulaması: önem sırasına dizilmiş özetler, sesli anlatım, kaynağa tek dokunuş. Ücretsiz ve reklamsız.

App Store'dan indir

Bu sayfadaki özetler bilgilendirme amaçlıdır ve kaynağından teyit edilmelidir; resmî vergi veya mevzuat danışmanlığı yerine geçmez. Her özetin altında kaynağın asıl sayfası bağlantılıdır.

Bugünün gündemi → · Arşiv