Montan. App Store'dan indir

Arşiv · 11 Eylül 2026

11 Eylül 2026 mali gündem

28 başlık · SGK, Vergi, Mevzuat, Diğer, Teşvik. Her biri tek paragrafta özetlendi, kaynağına bağlandı.

SGK

Turizm İşletme Belgesine Sahip İşletmelere Verilecek Ücret Desteğinin Usul ve Esasları Açıklandı

Turizm işletme belgesine sahip özel sektör konaklama tesislerine yönelik 2026 yılı için planlanan sigorta primi destek mekanizmasının usul ve esasları netleşti. Bu düzenleme, belirli şartları taşıyan işletmelere sigorta prim borçlarına mahsup edilmek üzere önemli bir mali destek sağlayacak. • Destek dönemi 01/05/2026 ile 31/12/2026 tarihleri arasını kapsamaktadır. • Sigortalı başına toplam 3.500 TL tutarında bir destek öngörülmektedir. • Destek tutarı, sigortalıların prim ödeme gün sayısının 116,67 TL ile çarpılmasıyla hesaplanacak ve SGK prim borçlarından mahsup edilecektir. • Yabancı uyruklu sigortalılar, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışı çalışanları bu destek kapsamı dışındadır. • İşyerinin SGK borcunun olmaması, beyannamelerin yasal süresinde verilmesi ve kayıt dışı istihdam bulunmaması şarttır. • Eksik prime esas kazanç bildirimlerinde, asgari ücretin onda biri olan 3.303 TL sınırına kadar yapılan hatalar, ihtar sonrası 15 gün içinde düzeltilirse destek devam edecektir. İşverenlerin, özellikle yabancı çalışan ve SGK borcu gibi kısıtlayıcı unsurlara dikkat ederek, beyannamelerin yasal süresinde verilmesini sağlaması ve eksik kazanç bildirimlerini 15 günlük kritik süre içinde düzeltmesi gerekmektedir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Startup'ın Kuruluşundan Exit’e Vergisel Yol Haritası

Startup ekosisteminde şirket türü seçimi sadece kuruluş maliyetlerini değil, gelecekteki exit (çıkış) stratejilerini ve vergi yükünü doğrudan etkiler. Mevzuatta özel bir 'startup' statüsü bulunmadığı için, kuruluş aşamasında alınan kararlar yıllar sonra yapılacak pay satışlarında kritik maliyetler doğurabilir. • Şahıs işletmeleri düşük maliyetli olsa da yatırım alma ve pay opsiyonu süreçlerinde yetersiz kalabilir. • Limited şirketlerde pay devri ve satış kazancı vergilendirmesi, anonim şirketlere göre daha kısıtlayıcı olabilir. • Anonim şirketlerde pay senetlerinin belirli şartlarla elden çıkarılması, exit aşamasında önemli vergi avantajları sağlayabilir. • Sermaye artırımı yoluyla gelen yatırımlarda, nominal değer ile ihraç bedeli arasındaki farkın 'emisyon primi' olarak doğru kaydedilmesi gerekir. • Yatırımcının mevcut ortaktan pay alması durumunda kazanç şirkette değil, satışı yapan ortağın şahsi gelirinde oluşur. • Yurt dışından alınan yazılım, reklam ve bulut hizmetlerinde KDV ve stopaj yükümlülükleri ile çifte vergilendirme anlaşmaları dikkatle yönetilmelidir. Girişimciler, sadece bugünkü kuruluş kolaylığına odaklanmamalı; yatırım turlarını ve olası satış senaryolarını kapsayan bir şirket yapısını (tercihen Anonim Şirket) en baştan kurgulamalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

SPK'nın Yapı Değişikliği Yaptığı Yatırım Fonları Rehberinin Ardından Kurumsal Yatırımcılara Gelir Stopajı Vergi Düzenlemesi Geldi

Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan yeni karar ile kurumsal yatırımcıların para piyasası fonlarından elde ettiği kazançlara yönelik stopaj oranlarında değişikliğe gidildi. Düzenleme, özellikle sermaye şirketleri ve belirli yabancı kurumlar için vergi yükünü değiştiren kritik bir eşik oluşturuyor. • Para piyasası fonları ve 'para piyasası' ibareli serbest fonlardan elde edilen kazançlarda stopaj oranı %0'dan %10'a yükseltildi. • Düzenleme 5 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. • 4 Eylül 2026 ve öncesinde alınan paylarda o tarihe kadar oluşan kazançlar %0 stopaja tabidir; 5 Eylül sonrası oluşan kazançlar ise %10 oranında vergilendirilecektir. • Kapsama girenler arasında tam ve dar mükellef sermaye şirketleri (Anonim, Limited, Komandit) ile benzer nitelikteki yabancı kurumlar yer almaktadır. • Yerli kurumsal yatırımcılar için kesilen %10 stopaj, geçici vergiden mahsup edilebilirken; yabancı kurumlar için bu oran nihai vergilendirme niteliğindedir. • Gerçek kişilerin yatırım fonu kazançlarına uygulanan %17,50 oranındaki stopaj rejiminde herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Kurumsal yatırımcılar, 5 Eylül 2026 itibarıyla değişen oranlar nedeniyle fon birim pay değerlerini takip etmeli ve kademeli vergilendirme esasına göre kazanç ayrıştırması yapmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Vergi İncelemesi, Yoklama, Defter ve Belge İsteme İle İlgili Bilgi İsteme Müesseselerinin Hukuki Niteliği ve Sınırları – Faruk TAŞYÜREK, YMM

Vergi idaresinin kullandığı yoklama, vergi incelemesi ve bilgi isteme gibi müesseselerin hukuki nitelikleri sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır. Bu çalışma, her bir yöntemin kanuni sınırlarını ve uygulamadaki ayrım noktalarını netleştirerek mükellef haklarının korunması adına kritik bilgiler sunmaktadır. • Yoklama (VUK 127-133): İşyerindeki fiili durumu, faaliyet konusunu ve belge düzenini tespit etmeye yönelik idari bir işlemdir. • Vergi İncelemesi (VUK 134-141): Vergilendirmeye ilişkin olayların araştırılması ve beyanların doğruluğunun denetlenmesi amacıyla yapılan kapsamlı bir süreçtir. • Bilgi Toplama ve Belge İsteme (VUK 148+ / VUK 253-256): Vergi idaresinin belirli bilgilere ulaşmak için kullandığı, ancak her talebin bir vergi incelemesi başlatmadığı müesseselerdir. • Yetki Sınırı: Bir işlemin hukuki niteliği yazının başlığına göre değil; işlemin amacı, kapsamı, yasal dayanağı ve yapan kişinin yetkisine göre belirlenir. • Yoklama Yetkisi: Vergi müfettişleri de yoklama yapabilir ancak her yoklama işlemi otomatik olarak bir vergi incelemesi süreci başlatmaz. Mali müşavirler ve işverenler, idareden gelen yazıların sadece başlığına değil, içeriğindeki talebin kapsamına ve hukuki dayanağına odaklanarak savunma stratejilerini belirlemelidir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamında Makine ve Teçhizat Alımlarında Nakliye ve Montaj Giderlerinin Vergisel Niteliği

Yatırım teşvik belgesi kapsamında alınan makine ve teçhizatların devri sırasında, geçmişte maliyete eklenen nakliye ve montaj gibi giderlerin faturada ayrı kalemler olarak gösterilip gösterilemeyeceği konusu netleşti. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın verdiği özelge, maliyet bedeli ile iktisadi kıymetin bütünlüğünü vurguluyor. • Makine iktisabı sırasında yapılan nakliye, montaj ve devreye alma giderleri doğrudan maliyet bedeline dahil edilmektedir. • Maliyet bedeli, iktisadi kıymetin işletmeye kazandırılması için yapılan zorunlu giderlerin toplamından oluşur. • Maliyete dahil edilen giderler, artık müstakil bir hizmet veya mal niteliği taşımayıp makine bedeliyle bütünleşmiş sayılır. • Makine devri sırasında, daha önce maliyete eklenen bu giderlerin faturada makine bedelinden ayrı bir kalem olarak gösterilmesi mümkün değildir. • Fatura düzeninde, işlemin gerçek mahiyetine aykırı şekilde giderlerin ayrıştırılması vergi ilkelerine uygun bulunmamaktadır. Mali müşavirler ve işletmeler, makine devirlerinde geçmişte maliyete eklenen giderleri ayrı bir hizmet kalemi gibi faturalandırmamalı; toplam satış bedeli üzerinden işlem yapmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Yapay Zekâda 10 Milyar Dolarlık Hamle

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye'nin yüksek teknoloji ve yapay zekâ alanındaki gelecek vizyonunu kapsamlı bir yatırım planıyla duyurdu. 2030 hedefleri doğrultusunda veri merkezi kapasitesinden girişim sermayesine kadar geniş bir alanda stratejik hamleler planlanıyor. • 2030 yılına kadar veri merkezi kapasitesinin 1 gigavata çıkarılması ve en az 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımının hedeflenmesi. • HIT-30 Programı kapsamında toplam 30 milyar dolarlık destek ve yapay zekâ odaklı yatırım çağrıları. • Girişim sermayesi fonlarına ayrılan 300 milyon dolarlık yeni kaynağın ekosisteme 750 milyon dolar üzerinde kaynak sağlaması beklentisi. • Tech Visa programı ile Türkiye'ye 5 binden fazla uluslararası teknoloji uzmanının kazandırılması. • HIT-Yapay Zekâ Çağrısı ile 1,6 milyar dolarlık bulut ve yapay zekâ altyapı yatırımı planlanması. Teknoloji odaklı girişimler ve yatırımcılar, özellikle HIT-30 programı kapsamındaki çağrıları ve yeni sağlanan kamu kaynaklarını yakından takip ederek stratejilerini bu teşviklere göre şekillendirmelidir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Yurt Dışından Döviz Olarak Ödenen Ücretlerde Gelir Vergisi İstisnası: Hangi Şartlarla Mümkün?

Gelir İdaresi Başkanlığı, kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan dar mükellef kurumların çalışanlarına yurt dışından döviz olarak ödediği ücretlerin vergi istisnası şartlarını netleştirdi. Bu düzenleme, özellikle Türkiye'de temsilcilik statüsünde faaliyet gösteren yabancı kuruluşların personel giderleri açısından kritik önem taşıyor. • İşverenin kanuni ve iş merkezinin Türkiye'de bulunmaması (dar mükellefiyet) şarttır. • Ücret ödemelerinin mutlaka döviz cinsinden yapılması gerekmektedir; TL ödemeler istisna kapsamında değildir. • Ödemelerin doğrudan yurt dışındaki kazançlardan karşılanması ve Türkiye'deki faaliyetlerden elde edilen gelirle ilişkilendirilmemesi gerekir. • Yapılan ödemelerin Türkiye'deki muhasebe kayıtlarında gider olarak gösterilmemesi şarttır. • İstisna için işverenin Türkiye'de herhangi bir iktisadi işletme veya kanuni merkezinin bulunmaması esastır. • İstisna kapsamında ödemeler; dekont, yurt dışı hesap kayıtları ve döviz transfer belgeleri ile ispatlanmalıdır. Yabancı kuruluş temsilcilikleri, personeline yapılan ödemelerin vergi istisnasından yararlanabilmesi için ödeme kaynağını Türkiye dışındaki kazançlardan ayırmalı ve bu tutarları Türkiye'deki gider kayıtlarına dahil etmemelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

TUGS’a Kayıtlı Gemilerle Yapılan Deniz İnşaat İşlerinde Vergisel Değerlendirme

Türk Uluslararası Gemi Sicili'ne (TUGS) kayıtlı gemilerle yürütülen deniz inşaat faaliyetlerinde elde edilen kazançların vergi istisnası kapsamına girip girmeyeceği konusu netleşti. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın özelgesi, geminin sicile kayıtlı olmasının her türlü kazancı otomatik olarak vergiden muaf tutmayacağını vurguluyor. • TUGS istisnası yalnızca geminin doğrudan işletilmesinden doğan kazançlar için geçerlidir. • Deniz inşaat faaliyetlerinden elde edilen tüm gelirler, geminin sicile kayıtlı olması sebebiyle otomatik olarak kurumlar vergisinden istisna edilemez. • İstisnanın uygulanabilmesi için kazancın doğrudan gemi işletmeciliği faaliyetinden kaynaklanması şarttır. • Proje bazlı kullanılan özel makine ve ekipmanların maliyet yazılması veya amortisman süreleri, genel Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre somut olay bazında değerlendirilir. • Amortisman süresi belirlenirken iktisadi kıymetin niteliği ve kullanım amacı esas alınır. İşletmeler, deniz inşaat projelerinde kullandıkları ekipmanların maliyet ve amortisman süreçlerini yönetirken, kazancın gemi işletmeciliği kapsamına girip girmediğini dikkatle analiz etmeli ve gerektiğinde idareden görüş almalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

İnşaat Projelerinde Ödenen Emlak Vergisi Gider Yazılır mı?

İnşaat projeleri yürüten şirketlerin arsa mülkiyetinden doğan emlak vergilerini maliyete mi yoksa doğrudan gidere mi kaydedeceği konusu, Gelir İdaresi tarafından netleştirildi. Bu özelge, inşaat sürecindeki vergi yüklerinin muhasebeleştirilmesi açısından kritik bir rehber niteliğindedir. • Emlak vergisi, arsanın değerini artıran bir unsur değil, mülkiyetten kaynaklanan dönemsel bir yükümlülüktür. • Vergi Usul Kanunu uyarınca maliyet bedeli, iktisap veya değer artırıcı harcamaları kapsarken; emlak vergisi bu kapsamda sayılmamıştır. • Arsa üzerinde inşaat faaliyetine başlanmış olsa dahi, ödenen emlak vergisi inşaat maliyetine dahil edilemez. • Ödenen emlak vergisinin, ilgili dönemin kazancının tespitinde doğrudan gider olarak gelir tablosuna kaydedilmesi gerekmektedir. • İnşaat maliyetine dahil edilebilecek harcamalar (tesviye, yıkım vb.) ile mülkiyet vergileri arasındaki ayrım korunmalıdır. İnşaat projelerinde arsa için ödenen emlak vergilerini maliyet hesaplarında aktifleştirmek yerine, doğrudan ilgili dönemin gideri olarak muhasebeleştirerek vergisel risklerden kaçınılmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Emekli Olduktan Sonra Yeniden Çalışan Personelde Askerlik Borçlanması Primlerinin Vergisel Durumu

Emeklilik sonrası aynı iş yerinde yeniden çalışmaya başlayan personelin askerlik borçlanması için ödediği primlerin vergi matrahından indirilmesi konusu netleşti. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen özelge, bu primlerin kullanım süreciyle ilgili önemli bir uygulama rehberi sunuyor. • Askerlik borçlanması kapsamında SGK'ya ödenen tutarlar, Gelir Vergisi Kanunu'nun 63. maddesi uyarınca 'aidat ve prim' niteliği taşımaktadır. • Bu ödemeler, ücretin safi tutarının tespitinde gelir vergisi matrahından indirim konusu yapılabilir. • Eğer borçlanma tutarı tek bir bordro döneminde tamamen indirilemezse, kalan kısım sonraki aylarda da indirilmeye devam edebilir. • Yeniden işe başlama tarihi itibarıyla, önceki dönemlerde kullanılamayan bakiye tutarların matrahtan düşülmesi mümkündür. • İndirim hakkı, borçlanılan tutarın tamamı tükeninceye kadar izleyen dönemlerde de kullanılabilir. Mali müşavirler ve bordro sorumluları, emekli olup tekrar çalışan personelin askerlik borçlanması tutarlarını takip etmeli ve kalan bakiye tükenene kadar her ay matrahtan indirmeye devam etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Çağrı Üzerine ve Uzaktan Çalışma: İşverenin Yasal Yükümlülükleri Nelerdir?

İş dünyasında esnek çalışma modelleri olan çağrı üzerine çalışma ve uzaktan çalışma, 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde belirli yasal sınırlarla düzenlenmiştir. Bu modellerin doğru yönetilmemesi, işverenler için ciddi tazminat ve idari yaptırım riskleri barındırmaktadır. • Çağrı üzerine çalışmada, taraflar aksini kararlaştırmadıkça haftalık çalışma süresi 20 saat olarak kabul edilir. • İşveren, çağrı üzerine çalışma modelinde aksi sözleşmede belirtilmedikçe, işçiye en az 4 gün önceden bildirim yapmalıdır. • Günlük çalışma süresi sözleşmede belirlenmemişse, işçi her çağrıda en az 4 saat çalıştırılmak zorundadır. • Uzaktan çalışma ilişkisi mutlaka yazılı bir iş sözleşmesi ile kurulmalıdır. • Uzaktan çalışan personel, esaslı bir neden olmadıkça emsal işçilere göre farklı muameleye tabi tutulamaz. • İşveren, uzaktan çalışan personelin iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ile sağlık gözetimi süreçlerinden sorumludur. İşverenler, esnek çalışma modellerini uygularken mutlaka yazılı sözleşmelerle çalışma sürelerini, ekipman kullanımını ve iletişim yöntemlerini netleştirmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Adat Faizinde KDV

Şirket ortaklarına verilen borçlar üzerinden hesaplanan adat faizinin KDV karşısındaki durumu, vergi hukuku ve uygulamada kritik bir tartışma konusudur. Şirket tüzel kişiliği ile ortak arasındaki bu finansal işlemlerin 'finansman hizmeti' olarak nitelendirilmesi, vergi yükümlülüklerini doğrudan etkilemektedir. • Şirket ortaklarına borç verilmesi, ticari faaliyet kapsamında bir 'finansman hizmeti' olarak kabul edilmektedir. • Hesaplanan adat faiz tutarı, KDV matrahını oluşturmaktadır. • Borç işleminin faizsiz veya düşük faizle yapılması durumunda, emsal bedel üzerinden adatlandırma yapılarak KDV hesaplanmalıdır. • Gelir İdaresi Başkanlığı özelgelerine göre, adat faizleri kurum kazancına dahil edilmeli ve üzerinden KDV hesaplanarak fatura düzenlenmelidir. • Yargı kararları (Danıştay) ile idari görüşler arasında işlemin mahiyeti konusunda farklılıklar bulunmaktadır. • Vergilendirmede muhasebe kaydından ziyade, işlemin gerçek hukuki ve ekonomik mahiyeti esastır. Mali müşavirler ve işverenler, ortaklara verilen borçlarda emsal faiz oranlarını kullanarak adat hesaplamalı ve bu tutarlar üzerinden KDV faturası düzenleyerek olası vergi incelemelerine karşı hazırlıklı olmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Dar mükellef kurumlarda kurum kazancı

Bu bilgilendirme, Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında kanuni ve iş merkezinin Türkiye'de bulunmadığı 'dar mükellef' kurumların vergilendirme esaslarını ele almaktadır. Dar mükelleflerin sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançlar üzerinden nasıl vergilendirileceği ve hangi kazanç kalemlerinin bu kapsama girdiği açıklanmaktadır. • Dar mükellefiyet: Kanuni ve iş merkezinin her ikisinin de Türkiye'de bulunmaması durumudur. • Vergilendirme kapsamı: Dar mükellefler sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergiye tabidir. • Ticari kazanç unsuru: Türkiye'deki işyeri veya daimi temsilci vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen kazançlar vergiye tabidir. • İstisna durumu: İhraç edilmek üzere Türkiye'de satın alınan malların, Türkiye iç pazarına sunulmadan yurt dışına gönderilmesi durumunda elde edilen kazanç Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz. • Kazanç kalemleri: Zirai işletme kazançları, serbest meslek kazançları, taşınır/taşınmaz kira gelirleri ve menkul sermaye iratları gibi kalemler dar mükellefiyet kapsamında değerlendirilir. Dar mükellef kurumların vergi planlaması yapılırken, kazancın Türkiye'de elde edilip edilmediği ve işyeri/daimi temsilci unsurlarının varlığı titizlikle analiz edilmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Serbest Bölgelere Verilen Fason Hizmetlerde İstisnanın Beyanı

Serbest bölgelerde gerçekleştirilen fason hizmetlerde KDV istisnasının hangi dönemde beyan edilmesi gerektiğine dair kritik bir uygulama detayı açıklanmıştır. Bu düzenleme, faturanın kesilme tarihi ile malın serbest bölgeye ulaşma tarihi arasındaki zaman farkında istisnanın nasıl yönetileceğini netleştirmektedir. • İstisna şartı, fason hizmetin tamamlanması ve faturanın düzenlenmesiyle birlikte malın gümrük bölgesinden çıkarak serbest bölgeye ulaşmış olması şartına bağlıdır. • Vergilendirme dönemi, malın serbest bölgeye vasıl olduğu (ulaştığı) tarihi içeren dönemdir. • Fatura, mal serbest bölgeye ulaşmadan önce düzenlenmiş olsa dahi, istisna faturanın değil malın ulaştığı dönemde beyan edilir. • Beyan işlemi, KDV beyannamesindeki 'İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler' tablosunda 316 kod numarası kullanılarak yapılmalıdır. • Eğer işlem nedeniyle yüklenilen KDV iadesi talep edilmeyecekse, beyannamedeki 'Yüklenilen KDV' alanına sıfır yazılmalıdır. Mali müşavirler, fason hizmetlerde istisna uygularken fatura tarihi yerine malın serbest bölgeye giriş tarihini esas almalı ve beyannameyi 316 kod numarasıyla doğru dönemde düzenlemelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Eğitim öğretim dönemi başlarken, ilgilenenlere vergi hatırlatmaları

Yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte, eğitim harcamalarının vergi matrahından indirilmesi ve okul yatırımlarına yönelik istisnalar yeniden gündeme geldi. Bu süreçte hem bireysel mükelleflerin hem de eğitim yatırımcılarının dikkat etmesi gereken kritik vergi kuralları bulunmaktadır. • Eğitim harcamalarının indirilmesi için mükellefin beyanname veren gerçek kişi olması ve harcamanın eş veya çocuklara ait olması şarttır. • İndirim için Türkiye'de vergi mükellefi olan kurumlardan fatura veya serbest meslek makbuzu alınmalıdır; yazar kasa fişleri kabul edilmemektedir. • Okul ve kreş ücretleri, kitap, kırtasiye, servis ve internet gibi giderler indirilebilirken; yemek hizmeti bedelleri eğitim gideri olarak kabul edilmemektedir. • Yurt dışı harcamaları, vakıf üniversitelerine yapılan ödemeler ve devlet okullarına ödenen harçlar matrahtan indirilemez. • Özel okul veya kreş işletmelerinden elde edilen kazançlar, faaliyete geçtikten sonraki ilk beş yıl için gelir ve kurumlar vergisinden istisnadır. • MEB'e yapılan okul inşası bağışları matrahtan sınırsız olarak indirilebilir ancak indirim sadece o yılki kazançla sınırlıdır, zarar durumunda devredilemez. Bireysel mükellefler harcamalarını mutlaka fatura ile belgelemeli, eğitim yatırımcıları ise beş yıllık istisna süresi ve bağışların mülkiyet geçiş tarihlerini dikkatle takip etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Gelir Vergisi Kanunu Madde 18 İle Mükerrer Madde 20/B Kapsamındaki İstisnaların Karşılaştırmalı Analizi Veya Dijital İçerik/Yazılım Üreticilerinde Güncel Vergisel Durum

Dijitalleşen dünyada yazılım geliştiricileri ve içerik üreticileri için iki farklı vergi istisnası mekanizması bulunmaktadır. Gelir Vergisi Kanunu'nun 18. maddesi ile Mükerrer 20/B maddesi arasındaki farkları bilmek, doğru vergi planlaması yapmak adına kritik önem taşımaktadır. • GVK Madde 18 kapsamında; yazılım, bilgisayar programcılığı ve sanat eserleri gibi FSEK kapsamındaki üretimler için %17 oranında stopaj uygulanır. • GVK Mükerrer 20/B kapsamında; sosyal içerik üreticiliği ve mobil uygulama geliştiriciliğinde banka üzerinden %15 oranında otomatik vergi kesintisi yapılır. • Her iki istisna türünde de kazanç toplamı, GVK 103. maddedeki 4. gelir dilimi sınırını aşarsa beyanname verme zorunluluğu doğar. • Mükerrer 20/B'de bankada özel hesap açılması ve tüm hasılatın bu hesaba yatırılması şarttır; ayrıca defter tutma veya KDV mükellefiyeti yoktur. • GVK 18 kapsamındaki faaliyetler genellikle serbest meslek kazancı olarak değerlendirilir ve ürünün 'eser' niteliği taşıması şarttır. • Mükerrer 20/B sadece mobil cihazlar için geliştirilen uygulamaları kapsarken, GVK 18 daha geniş kapsamlı yazılım faaliyetlerini de içine alır. Yazılımcı veya içerik üreticisiyseniz, faaliyetinizin 'eser' mi yoksa 'mobil uygulama/sosyal içerik' mi olduğuna göre doğru istisna maddesini seçmeli ve yıllık gelir dilimi sınırlarını takip etmelisiniz.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Mal Rejiminin Tasfiyesinden Miras Payının Vergilendirilmesine; Veraset Ve İntikal Vergisi Matrahının Doğru Tespiti Üzerine Sistematik Bir Yaklaşım

Eşin ölümüyle birlikte hem mal rejiminin tasfiyesi hem de mirasın paylaşımı süreçleri eş zamanlı olarak gündeme gelmektedir. Bu iki hukuki sürecin doğru ayrıştırılması, veraset ve intikal vergisi matrahının hatalı hesaplanmasını önlemek adına kritik önem taşımaktadır. • Mal rejiminin tasfiyesi ile mirasın paylaşımı iki ayrı hukuki aşamadır; önce mal rejimi tasfiye edilmeli, sonra kalan net tereke mirasçılara paylaştırılmalıdır. • 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu uyarınca vergi, yalnızca murise ait olan değerler üzerinden hesaplanmalıdır. • Sağ kalan eşin mal rejiminden doğan katılma alacağı bir miras hakkı değil, mülkiyet hakkıdır ve veraset matrahına dahil edilmemelidir. • 1 Ocak 2002 sonrası edinilen mallarda 'edinilmiş mallara katılma rejimi' geçerli olduğundan, tapudaki isim ile gerçek mülkiyet ayrımına dikkat edilmelidir. • TMK madde 236 uyarınca, tasfiye anındaki değerler üzerinden hesaplanan 'artık değerin' yarısı sağ kalan eşe aittir ve bu kısım verginin konusuna girmez. • Vergi matrahı belirlenirken, murisin mülkiyetinde olmayan ancak eşin hak sahibi olduğu değerlerin terekeye dahil edilmesi hatalı vergilendirmeye yol açar. Mali müşavirler ve hukukçular, veraset beyannamesi düzenlenirken sağ kalan eşin mal rejiminden doğan haklarını murisin terekesinden ayırmalı ve matrahı sadece murise ait net değerler üzerinden oluşturmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

321 Borç Senetleri Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri

Bu rehber, işletmelerin faaliyet konusuyla ilgili mal ve hizmet alımları sonucunda ortaya çıkan senetli borçların 321 Borç Senetleri hesabında nasıl takip edileceğini ve muhasebe kayıt standartlarını açıklamaktadır. Ticari borçların senede bağlanması sürecindeki hesap hareketleri ve vade farkları gibi kritik teknik detaylar ele alınmaktadır. • 321 Borç Senetleri hesabı, işletmenin faaliyet konusuyla ilgili kısa vadeli ve senede bağlanmış ticari borçlarını izleyen pasif karakterli bir hesaptır. • Satın alınan mal veya hizmet için borç doğrudan senede bağlanıyorsa 321 hesabı kullanılır; ancak mevcut bir satıcı borcu sonradan senede dönüştürülüyorsa önce 320 Satıcılar hesabı, ardından 321 hesabı çalıştırılmalıdır. • Vade farkı gözetilmeksizin, borcun bir yıl içinde ödenecek olması durumunda 321 hesabı kullanılırken; bir yılı aşan vadeler için 421 Borç Senetleri hesabı tercih edilmelidir. • İlişkili taraflara (ortaklar, bağlı ortaklıklar vb.) verilen senetler 321 hesabın altında ayrı yardımcı hesaplarda takip edilmeli ve bilanço dipnotlarında belirtilmelidir. • Örnek senaryoda, 400.000 TL tutarındaki ticari mal alımı için düzenlenen üç ayrı bono (her biri 160.000 TL) üzerinden borcun senede bağlanma ve ödeme süreci gösterilmiştir. Muhasebe kayıtlarında borcun hukuki ve ekonomik nedenine dikkat edilmeli; takip kolaylığı için önce satıcı hesabına alınan borcun, sonra senede bağlanarak 321 hesaba aktarılması yöntemi uygulanmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Kılavuzluk ve Römorkörcülük Devlerine Rekabet Soruşturması

Rekabet Kurumu, denizcilik sektöründe faaliyet gösteren önemli kılavuzluk ve römorkörcülük şirketleri hakkında yürüttüğü soruşturmada kritik bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Soruşturma kapsamında şirketlerin ihale süreçlerinde danışıklı hareket edip etmedikleri ve iş gücü pazarlarında rekabeti engelleyici bilgi paylaşımı yapıp yapmadıkları inceleniyor. • Soruşturma kapsamındaki şirketler: Anadolu Kılavuzluk A.Ş., Deniz Kılavuzluk A.Ş., Marin Römorkör ve Kılavuzluk A.Ş. ile Sanmar Denizcilik Makina ve Ticaret A.Ş. • İnceleme konusu: 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ihale süreçlerinde danışıklı hareket ve iş gücü pazarlarında bilgi değişimi iddiaları. • Sözlü savunma toplantı tarihi: 22 Eylül 2026, saat 10:30. • Başvuru son tarihi: Şikâyetçi veya üçüncü kişilerin menfaatlerini belgeleyen dilekçelerini en geç 15 Eylül 2026 mesai bitimine kadar sunmaları gerekiyor. • Katılım yöntemi: Toplantı çevrim içi olarak takip edilebilecek; dinleyiciler için toplantı saatinden yarım saat öncesine kadar katılım formu doldurulması zorunlu. Sektör paydaşlarının rekabet hukukuna uyum süreçlerini gözden geçirmeleri ve olası yaptırımlara karşı hukuki hazırlık yapmaları gerekmektedir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Trafik Sigortasında Ekim Artışı

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından yayımlanan yeni genelge ile zorunlu trafik sigortası azami prim oranlarında artışa gidildi. Düzenleme, araç gruplarına göre farklılık gösteren yeni prim hesaplama yöntemlerini ve uygulama tarihlerini belirliyor. • Yeni azami prim artış oranı genel olarak yüzde 1,5 olarak belirlendi. • Taksi, minibüs ve otobüs gibi ticari araç gruplarında artış oranı yüzde 3,5 olarak uygulanacak. • Yeni oranlar 1 Ekim 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak. • Artış hesaplamaları, Eylül 2026'da geçerli olan mevcut azami prim tutarları üzerinden yapılacak. • Düzenleme 9 Eylül 2026 tarihli genelge ile yürürlüğe girdi. Araç sahipleri ve filo yöneticileri, Ekim ayı itibarıyla güncellenecek olan yeni azami prim tutarlarını maliyet hesaplamalarına dahil etmelidir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

İstanbul’da 10 Bin TL’ye Kiralık Konut

İstanbul'da dar gelirli vatandaşlar için planlanan kiralık sosyal konut projesinin detayları ve başvuru şartları açıklandı. Proje kapsamında belirli kriterleri taşıyan ailelere, piyasa koşullarının altında bedellerle üç yıllığına konut tahsisi yapılacak. • İlk etapta 1.071 konutun Ekim 2026'da teslim edilmesi planlanıyor; toplamda 15 bin konut kiralanacak. • Aylık kira bedelleri 10 bin TL'den başlayacak ve teslim tarihinden itibaren ilk 12 ay boyunca artış yapılmayacak. • Kira artışları, ilk 12 aylık sürenin ardından gelen ilk Ocak ayında TÜFE oranına göre yapılacak. • Başvuru şartları: 18 yaşını doldurmuş, evli, en az bir yıldır İstanbul'da ikamet eden ve hane halkı net geliri 100 bin TL'yi aşmayan T.C. vatandaşları. • Kısıtlamalar: Üzerinde bağımsız konut tapusu olanlar, son 5 yıl içinde konut alıp satanlar veya aktif TOKİ hak sahipleri başvurabilecek değil. • Başvuru Tarihi: 14-25 Eylül 2026 tarihleri arasında e-Devlet üzerinden ücretsiz olarak yapılacak. Vatandaşların e-Devlet üzerinden başvuru tarihlerini takip etmesi ve hane geliri ile mülkiyet durumlarını kontrol ederek hazırlıklı olması gerekmektedir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

TCMB’den Yeni Banknot Duyurusu: 50 ve 5 Liralık Kupürler Değişiyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 11 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete ile yeni banknot tertiplerinin piyasaya sürülduğunu duyurdu. Bu düzenleme ile 50 ve 5 liralık banknotlarda imza değişikliği yapılırken, mevcut banknotların kullanımıyla ilgili de net bilgiler paylaşıldı. • Yeni banknotlar: IX. tertip 50 TL ve VIII. tertip 5 TL olarak piyasaya sürüldü. • Yürürlük tarihi: Yeni tertipler 11 Eylül 2026 tarihinden itibaren tedavüle çıkarıldı. • İmza değişikliği: Yeni banknotlarda TCMB Başkanı Dr. Fatih Karahan ve başkan yardımcılarının imzaları yer alıyor. • Fiziksel özellikler: Banknotların boyutları, ön ve arka yüz tasarımları önceki tertiplerle tamamen aynıdır. • Geçerlilik durumu: Mevcut eski tertip banknotlar tedavülden çekilmeyecek ve geçerliliğini korumaya devam edecektir. İşletmelerin kasalarındaki nakit yönetiminde herhangi bir değişiklik yapmasına gerek yoktur; eski ve yeni banknotlar birlikte kullanılabilir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Merkez Bankası Rezervleri Geriledi: 184.2 Milyar Dolara Düştü

Merkez Bankası tarafından açıklanan güncel verilere göre, Türkiye'nin resmi rezerv varlıklarında bir önceki haftaya kıyasla düşüş gözlemlenirken kamu sektörünün döviz yükümlülüklerinde artış yaşandı. Bu veriler, ülkenin genel likidite durumu ve döviz dengesi açısından kritik ekonomik göstergeler niteliğindedir. • Resmi rezerv varlıkları yüzde 2,1 azalarak 184,2 milyar dolara geriledi. • Döviz varlıkları yüzde 1,1 düşüşle 62,7 milyar dolar, altın rezervleri ise yüzde 2,8 azalışla 113,8 milyar dolar oldu. • Kamu sektörünün döviz yükümlülükleri yüzde 3,8 artışla 120,9 milyar dolara yükseldi. • Önceden belirlenmiş döviz yükümlülükleri yüzde 11,4 artarak 50,8 milyar dolara ulaştı. • Merkez Bankası'nın swap işlemlerinden kaynaklanan net döviz yükümlülüğü 16,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. • Altın swaplarından kaynaklı net alacaklar 4,3 milyar dolar seviyesinde kaldı. Makroekonomik verilerdeki bu değişimler, döviz kuru hareketliliği ve ithalat maliyetleri üzerinden işletmelerin nakit akış yönetimini doğrudan etkileyebilir; bu nedenle kur riskine karşı hedging stratejileri gözden geçirilmelidir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Teşvik

TÜBİTAK’tan Sosyal Bilimlere Destek: Program İkiye Ayrıldı

TÜBİTAK ARDEB tarafından yürütülen 3005-Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı, kapsam ve çıktı odaklı yeni bir yapıya kavuştu. Yapılan güncelleme ile mevcut program iki ayrı modüle bölünerek daha spesifik çalışma alanları oluşturuldu. • 3005-A Politika Geliştirme Modülü: Programın yeni yapısındaki ilk modül olarak tanımlandı. • 3005-B Teknolojik İlerlemelerin Toplumsal Etkileri Modülü: Programın ikinci modülü olarak belirlendi. • Programın temel amacı, çıktı ve etki odaklı bir kapsam sunarak araştırma projelerini daha verimli hale getirmek olarak güncellendi. Sosyal bilimler alanında proje geliştiren araştırmacıların ve ilgili kurumların, projelerinin içeriğine göre doğru modülü seçerek başvuru yapmaları gerekmektedir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Takipteki Borçlu Sayısı Arttı: 264 Bin Kişi Yasal Takibe Girdi

Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi tarafından açıklanan Temmuz 2026 verileri, bireysel borçlardaki yasal takip artışını gözler önüne seriyor. Kredi ve kredi kartı borçları nedeniyle yasal sürece giren kişi sayısında belirgin bir yükseliş yaşanırken, toplam alacak miktarı da ciddi boyutlara ulaştı. • Yasal takibe intikal eden toplam kişi sayısı Temmuz 2026'da yüzde 15 artarak 264.580 kişiye yükseldi. • Kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe giren kişi sayısı 179.525 olarak gerçekleşti. • Bireysel kredi borçlarından dolayı takibe düşen kişi sayısı 142.111 oldu. • Tasfiye olunacak toplam alacak miktarı, bir önceki yıla göre yüzde 79 artışla 401 milyar liraya ulaştı. Mali müşavirler ve işletme sahipleri, artan borçluluk oranları nedeniyle nakit akış yönetimini ve müşteri risk analizlerini daha sıkı tutmalıdır.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

320 Satıcılar Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri

Bu çalışma, işletmelerin faaliyet konusuyla ilgili mal ve hizmet alımlarında ortaya çıkan senetsiz ticari borçların izlendiği 320 Satıcılar Hesabı'nın muhasebe mantığını ve uygulama örneklerini ele almaktadır. Borçların vadesine, senetli hale gelmesine veya iade süreçlerine göre yapılacak kayıtların doğru yönetilmesi finansal tabloların doğruluğu açısından kritiktir. • 320 Satıcılar Hesabı, işletmenin faaliyet konusuyla ilgili senetsiz ticari borçlarının izlendiği kısa vadeli pasif bir hesaptır. • Borç doğduğunda 320 hesabı alacaklandırılırken, ödeme yapıldığında veya borç kapatıldığında hesap borçlandırılır. • Bir borcun bono veya senetle bağlanması durumunda, tutar 320 hesabından çıkarılarak 321 Borç Senetleri Hesabına aktarılmalıdır. • Uzun vadeli olan 420 Satıcılar Hesabı'ndaki borçların vadesi bir yılın altına düştüğünde, sınıflandırma gereği 320 hesabına devredilmesi gerekir. • İlişkili taraflara (ortaklar, bağlı ortaklıklar vb.) olan borçların muhasebe kayıtlarında ve bilanço dipnotlarında ayrı gösterilmesi yasal bir gerekliliktir. • Mal iadelerinde, hem borcun azaltılması hem de daha önce indirilen KDV'nin düzeltilmesi için uygun ters kayıtlar yapılmalıdır. Mali müşavirler ve muhasebe personeli, borcun niteliğine (senetli/senetsiz) ve vadesine göre doğru hesap kodlarını kullanmalı; özellikle ilişkili taraf işlemlerinde şeffaf bir takip sağlamalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
KDV

Türkiye’de İkamet Etmeyen Taşımacılar ile Fuar, Sergi, Panayır Katılımcılarına Yapılan Teslim ve Hizmetlerde İstisna

3065 sayılı KDV Kanunu'nun 11/1-b maddesi kapsamında, Türkiye'de ikametgahı veya iş yeri bulunmayan yabancı taşımacılar ile fuar katılımcılarına yönelik KDV istisnası şartları açıklanmıştır. Bu düzenleme, Türkiye'de vergi mükellefiyeti olmayan yabancıların belirli harcamalardaki KDV yükünü hafifletmeyi amaçlamaktadır. • İstisnadan yararlanmak için kişinin Türkiye'de ikametgah, iş yeri veya kanuni merkezinin bulunmaması ve vergi mükellefiyetinin olmaması şarttır. • Satın alınan mal veya hizmet bedellerinin toplamı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'ndaki fatura düzenleme sınırını aşmalıdır. • Taşımacılık istis으로; akaryakıt, yedek parça, bakım-onarım ve otoyol geçiş ücretleri gibi giderler kapsama alınabilir. • Fuar ve sergi katılımcıları için istisna, sadece bu faaliyetle doğrudan ilgili olan (stant kirası, elektrik, su gibi) giderleri kapsamaktadır. • Fuar katılımı nedeniyle yapılan konaklama giderlerindeki KDV tutarları da istisna kapsamında iade konusu yapılabilir. Yabancı firmalarla çalışırken veya yurt dışından gelen katılımcılar için işlem yaparken, fatura sınırının aşılıp aşılmadığı ve faaliyetin münhasıran ilgili işe yönelik olup olmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Cari Denge Temmuzda Fazlaya Döndü

Türkiye'nin Temmuz 2026 dönemi cari işlemler verileri açıklandı ve hesapta sınırlı da olsa bir fazla verildi. Makale, Türkiye'nin dış ticaret dengesi, hizmet ihracatı ve gelecek yıllara yönelik ekonomik projeksiyonları kapsamlı bir şekilde sunmaktadır. • Temmuz 2026 cari işlemler hesabı 36 milyon dolar fazla verdi. • Yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatı toplamı 403,2 milyar dolara yükseldi. • Altın ve enerji hariç tutulduğunda cari işlemler fazlası 27,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. • Yıllıklandırılmış hizmet ihracatı yüzde 3,2 artışla 124,7 milyar dolar oldu. • Cari açığın GSYH'ye oranı 2026 ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 olarak gerçekleşti. • 2029 yılı için mal ve hizmet ihracatı hedefi 450 milyar dolar olarak belirlendi. Makroekonomik verilerdeki bu değişimler, döviz dengesi ve dış ticaret politikaları açısından takip edilmeli; işletmeler ihracat odaklı büyüme hedeflerini bu projeksiyonlara göre planlamalıdır.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin

Bu gündem her sabah 07:00'de hazır.

Montan News iPhone uygulaması: önem sırasına dizilmiş özetler, sesli anlatım, kaynağa tek dokunuş. Ücretsiz ve reklamsız.

App Store'dan indir

Bu sayfadaki özetler bilgilendirme amaçlıdır ve kaynağından teyit edilmelidir; resmî vergi veya mevzuat danışmanlığı yerine geçmez. Her özetin altında kaynağın asıl sayfası bağlantılıdır.

Bugünün gündemi → · Arşiv