Vergi
Ticari Plaka Satışının Vergi Kanunları Karşısındaki Durumu
Ticari faaliyetlerde kullanılan plaka ve araçların satışında, plakanın aktifte kayıtlı olup olmamasının vergilendirme açısından bir önemi bulunmamaktadır. Bu haber, ticari plakaların satışında doğan kazancın niteliği ve belge düzeni yükümlülüklerini bir özelge örneği üzerinden açıklamaktadır.
• Plakanın geçmişte fatura ile alınmamış olması veya işletme aktifinde kayıtlı bulunmaması, satış anındaki vergi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
• Ticari plaka ve araç satışından elde edilen kazanç, aktifte kayıtlı olsun ya da olmasın doğrudan 'ticari kazanç' olarak değerlendirilir.
• Plaka satışları, Gelir Vergisi Kanunu'ndaki değer artışı kazancı istisnaları kapsamında değerlendirilemez.
• Satış işlemi için Vergi Usul Kanunu uyarınca satış tarihinden itibaren en geç 7 gün içinde fatura düzenlenmesi zorunludur.
• Ticari faaliyet kapsamında yapılan bu teslimler, 3065 sayılı KDV Kanunu uyarınca KDV'ye tabidir.
Mükellefler, aktifte kayıtlı olmayan ancak ticari faaliyette kullanılan plakaların satışında mutlaka fatura düzenlemeli ve elde edilen geliri ticari kazanç olarak beyan etmelidir.
Vergi/Mevzuat
Yansıtma Faturası, KDV Beyanı ve Transit Ticaret Muhasebe Kayıtları Nasıl Yapılır?
İşletmelerin kendisine ait olmayan giderleri üçüncü taraflara aktarmak için kullandığı yansıtma faturalarının muhasebe kayıtları ve KDV beyanı süreçlerinde kritik bir değişiklik yapılmıştır. Özellikle KDV beyannamesindeki yeni kod kullanımı, hatalı beyanların önüne geçmek amacıyla düzenlenmiştir.
• Yansıtma faturalarında doğru hesap seçimi; işlemin mahiyetine göre 649 Diğer Olağan Gelir ve Kârlar veya ilgili gider hesabının alacağına kayıt şeklinde yapılmalıdır.
• İşletmenin ana faaliyet konusuyla ilgili olan yansıtma gelirleri için 600 veya 602 hesaplar değerlendirilebilirken, arızi işlemler için geçici bilanço hesapları tercih edilebilir.
• KDV Kanunu uyarınca, yansıtılan bedel bir mal veya hizmet tesliminin unsuruysa matraha dahil edilmeli ve uygun KDV oranı uygulanmalıdır.
• 2026 Nisan KDV döneminden itibaren, KDV beyannamesindeki 'Diğer İşlemler' tablosuna 510 kodlu 'Kendisine Ait Olmayan Giderlerin Yansıtılması' işlem türü eklenmiştir.
• 510 kodu sadece KDV hesaplanmayan, yani aslen işletmeye ait olmayan giderlerin aktarımı için kullanılmalı; KDV'li işlemler bu kodla beyan edilmemelidir.
• Damga vergisi gibi KDV'ye tabi olmayan veya bir zararın yansıtılması durumunda düzenlenen faturalarda KDV hesaplanmasına gerek yoktur.
Mali müşavirler ve işletmeler, yansıtma faturalarında KDV hesaplanıp hesaplanmayacağını işlemin niteliğine göre belirlemeli ve 2026 Nisan itibarıyla yeni 510 kodunu sadece KDV'siz yansıtmalarda kullanmalıdır.
SGK
Turizm İşletme Belgesine Sahip İşletmelere Verilecek Ücret Desteğinin Usul ve Esasları Açıklandı
Turizm işletmesi belgesine sahip özel sektör konaklama tesislerine yönelik 2026 yılı için planlanan sigorta primi destek mekanizmasının usul ve esasları netleşti. Bu yeni düzenleme, belirli şartları sağlayan işletmelere sigorta primlerinde önemli bir mali avantaj sunmayı hedefliyor.
• Destek dönemi 01/05/2026 ile 31/12/2026 tarihleri arasını kapsamaktadır.
• Sigortalı başına toplam 3.500 TL tutarında destek verilecektir.
• Destek tutarı, sigortalıların prim ödeme gün sayısının 116,67 TL ile çarpılmasıyla hesaplanacak ve SGK primlerinden mahsup edilecektir.
• Sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, yabancı uyruklular ve yurt dışı çalışanları bu destek kapsamı dışındadır.
• İşyerinin SGK borcunun olmaması, beyannamelerin yasal süresinde verilmesi ve primlerin düzenli ödenmesi şarttır.
• Eksik prime esas kazanç bildirimlerinde, asgari ücretin onda birini (3.303 TL) aşmayan hataların 15 gün içinde düzeltilmesi durumunda destek devam edecektir.
İşverenlerin, özellikle yabancı personel ve sosyal güvenlik destek primli çalışan ayrımına dikkat ederek, beyanname süreçlerini hatasız yönetmeleri ve borç durumlarını güncel tutmaları gerekmektedir.
Vergi
Startup'ın Kuruluşundan Exite Vergisel Yol Haritası
Startup ekosisteminde şirket türü seçimi ve yatırım süreçleri, sadece kuruluş maliyetlerini değil, gelecekteki exit (çıkış) aşamasındaki vergi yükünü de doğrudan belirler. Mevzuatta özel bir 'startup' statüsü bulunmadığı için, kurucuların başlangıçta yapacağı yapısal tercihler yıllar sonra ciddi maliyetlere yolculuk edebilir.
• Şirket türü seçimi: Şahıs işletmeleri düşük maliyetli olsa da yatırım ve pay opsiyonu süreçlerinde yetersiz kalabilir; Limited şirketler ile Anonim şirketler arasında exit aşamasında ciddi vergi farkları oluşabilir.
• Emisyon Primi: Yatırımcının ödediği tutarın nominal değer üzerindeki kısmı emisyon primi olarak kaydedilebilir ve Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca belirli şartlarda istisna kapsamına girebilir.
• Yatırımın niteliği: Sermaye artırımı yoluyla gelen yatırım şirketin geliri değildir; ancak mevcut ortağın pay satışı durumunda kazanç doğrudan ortağın şahsi vergi yükümlülüğünü doğurur.
• Gider yönetimi ve stopaj: Yurt dışından alınan yazılım, bulut veya danışmanlık gibi hizmetlerde sadece fatura yeterli değildir; stopaj, KDV ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları dikkate alınmalıdır.
• Exit stratejisi: Pay satışının mı yoksa varlık satışının mı yapılacağı, vergi matrahını ve ödenecek tutarı kökten değiştiren en kritik unsurdur.
Girişimciler ve yatırımcılar, şirket türünü sadece bugünkü kolaylığa göre değil, gelecekteki satış ve yatırım turlarının vergisel sonuçlarını hesaplayarak seçmelidir.
Vergi
SPK'nın Yapı Değişikliği Yaptığı Yatırım Fonları Rehberinin Ardından Kurumsal Yatırımcılara Gelir Stopajı Vergi Düzenlemesi Geldi
Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan yeni karar ile kurumsal yatırımcıların para piyasası fonlarından elde ettiği kazançlara yönelik stopaj oranlarında değişikliğe gidildi. Düzenleme, özellikle sermaye şirketleri ve belirli yabancı kurumlar için vergi yükünü değiştiren kritik bir eşik oluşturuyor.
• Para piyasası fonları ve 'para piyasası' ibareli serbest fonlardan elde edilen kazançlarda stopaj oranı %0'dan %10'a yükseltildi.
• Düzenleme 5 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
• 4 Eylül 2026 ve öncesinde alınan paylarda o tarihe kadar oluşan kazançlar %0 stopaja tabidir; bu tarihten sonraki kazançlar ise %10 oranında vergilendirilecektir.
• Kapsama girenler arasında tam ve dar mükellef sermaye şirketleri (Anonim, Limited, Komandit) ile benzer nitelikteki yabancı kurumlar yer almaktadır.
• Yerli kurumsal yatırımcılar için kesilen %10 stopaj, geçici vergiden mahsup edilebilirken; yabancı kurumlar için bu oran nihai vergilendirme niteliğindedir.
• Gerçek kişilerin yatırım fonu kazançlarındaki %17,50 stopaj oranı ise değişmeden korunmuştur.
Kurumsal yatırımcılar, 5 Eylül 2026 öncesi ve sonrası kazanç ayrımını yapabilmek için fon birim pay değerlerini dikkatle takip etmeli ve vergi hesaplamalarını kademeli esas uyarınca gerçekleştirmelidir.
Vergi
Elektrikli Araç Şarj ve Elektrik Tüketim Bedeli Gider Yazılır mı 2026: Gider Kısıtlaması % 70 Uygulanır mı?
Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge, elektrikli binek araç sahiplerinin şarj giderlerinin vergi matrahından indirilmesi konusunda kritik bir netlik sağlamıştır. Bu düzenleme, elektrikli araçların yakıt yerine enerji tüketmesi nedeniyle binek otomobil gider kısıtlamasının nasıl uygulanacağını somutlaştırmaktadır.
• Elektrikli araç şarj giderleri, binek otomobilin 'yakıt ve benzeri cari giderleri' kapsamında değerlendirilmektedir.
• Gider kısıtlaması uyarınca, şarj giderlerinin tamamı değil, en fazla %70'i kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilir.
• Giderlerin indirilebilmesi için harcamaların mesleki faaliyetin ehemmiyet ve genişliği ile mütenasip (uyumlu) olması gerekmektedir.
• Yapılan harcamaların mutlaka tevsik edilebilir (belgelendirilebilir) nitelikte olması şarttır.
• İlgili değerlendirme, Gelir Vergisi Kanunu'nun 68. maddesi ve 311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği çerçevesinde yapılmıştır.
Mali müşavirler ve araç sahipleri, elektrikli araç şarj faturalarını binek otomobil gider kısıtlamasına tabi tutarak, sadece %70 oranında gider yazmalıdır.
Vergi
Çalışanın Tedavi Harcamaları Gider Yazılır mı 2026: Mali Müşavir Yanında Çalışan Personel İçin Serbest Meslek Gider Uygulaması
Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen bir özelge, işverenlerin çalışanları adına ödediği iş yeri dışı tedavi giderlerinin vergi matrahından nasıl düşülebileceğini netleştiriyor. Bu düzenleme, özellikle serbest meslek erbabı olan mali müşavirler gibi işverenlerin çalışanlarına sağladığı sosyal yardımların hukuki niteliğini belirliyor.
• GVK 68/2 uyarınca, sadece iş yeri içinde veya müştemilatında gerçekleşen tedavi ve ilaç giderleri doğrudan serbest meslek kazancından indirilebilir.
• İş yeri dışında, özel sağlık kuruluşlarında yapılan tedaviler için düzenlenen belgeler doğrudan 'tedavi gideri' olarak kazançtan düşülemez.
• İş yeri dışındaki sağlık harcamaları, çalışana sağlanan bir menfaat yani 'ücret' olarak değerlendirilir.
• Bu ödemelerin gider yazılabilmesi için önce çalışanın ücret matrahına eklenerek gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerekir.
• Ücret olarak vergilendirilen bu tutarlar, daha sonra GVK 68/1 kapsamında genel gider olarak kazançtan indirilebilir.
• Belgelerin çalışan adına düzenlenmiş olması, ödemenin doğrudan gider yazılmasının önündeki temel engeldir.
İş yeri dışındaki sağlık harcamalarını gider yazmak isteyen işverenler, bu tutarları önce çalışanın ücretine dahil edip vergisini ödemeli, ardından genel gider olarak kayıtlarına almalıdır.
Vergi
Faaliyeti Terk Ettikten Sonra Avukata Yapılan Ödemelerin Vergilendirilmesi
Serbest meslek faaliyetini sonlandıran avukatların, geçmiş dönemde hak ettikleri ancak tahsil edemedikleri alacaklarının vergilendirilme usulü netleşti. Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı'nın özelgesi, mükellefiyet kapandıktan sonra yapılan tahsilatların hangi vergi rejimine tabi olacağını açıklıyor.
• Faaliyetin terkinden sonra tahsil edilen geçmiş dönem alacakları 'arızi kazanç' olarak kabul edilmektedir.
• Mükellefiyet sona erdiği için bu tahsilatlar sırasında serbest meslek makbuzu düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır.
• Gelir Vergisi Kanunu'nun 82. maddesinin 5. bendi uyarınca, terk edilen işten kaynaklı bu gelirler arızi kazanç niteliğindedir.
• Ödemeyi yapan kurumlar, Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca yüzde 20 oranında gelir vergisi tevkifatı (stopaj) yapmakla yükümlüdür.
• Hizmetin geçmişte verilmiş olması ancak tahsilatın mükellefiyet sonrası yapılması, gelirin niteliğini arızi kazanca dönüştürmektedir.
Mesleki faaliyetini kapatan avukatlar, geçmiş dönem alacaklarını tahsil ederken makbuz düzenlemek yerine stopaj yoluyla vergilendirilmelidir; ödemeyi yapan kurumun yüzde 20 tevkifat yapması gerektiğini unutmamalıyız.
Vergi
Serbest Meslek Erbabının Destekleyici Sağlık Ürünleri Harcamaları İndirim Konusu Yapılabilir mi?
Serbest meslek erbabının kişisel sağlık harcamalarını vergi matrahından indirme konusu, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'nın güncel bir özelgesiyle netlik kazandı. Özellikle destekleyici nitelikteki ürünlerin sağlık gideri sayılıp sayılmayacağı hususu, beyanname dönemlerinde mükellefler için kritik bir sınır oluşturuyor.
• Vitamin, melatonin, ağrı bandı ve yüz gerdirme maskesi gibi destekleyici ürünler sağlık gideri kapsamında kabul edilmemektedir.
• Gelir Vergisi Kanunu madde 89 uyarınca sağlık harcaması indirimi için harcamanın teşhis ve tedavi amaçlı olması şarttır.
• 255 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca muayene, tahlil ve ilaç gibi giderler sağlık harcaması sayılırken, destekleyici ürünler bu kapsam dışındadır.
• Harcamanın beyan edilen gelirin yüzde 10'unu aşmaması ve belgeli olması tek başına indirim için yeterli değildir.
• Kişisel kullanım amaçlı destekleyici ürün harcamaları, kanunen kabul edilmeyen gider niteliğindedir.
Mükellefler, sadece teşhis ve tedavi amaçlı tıbbi harcamaları indirim konusu yapmalı; vitamin veya kozmetik destekleyici ürün gibi harcamaları matrahtan düşmemelidir.
Mevzuat
Vergi İncelemesi, Yoklama, Defter ve Belge İsteme İle İlgili Bilgi İsteme Müesseselerinin Hukuki Niteliği ve Sınırları – Faruk TAŞYÜREK, YMM
Vergi idaresinin kullandığı yoklama, vergi incelemesi ve bilgi isteme gibi müesseselerin hukuki nitelikleri sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır. Bu çalışma, her bir işlemin kanuni sınırlarını ve uygulamadaki ayrım noktalarını netleştirerek mükellef haklarının korunması adına kritik bilgiler sunmaktadır.
• Yoklama (VUK 127-133): İşyerindeki fiili durumun, faaliyetin ve belge düzeninin yerinde tespitine yönelik idari bir işlemdir.
• Vergi İncelemesi (VUK 134-141): Vergilendirmeye ilişkin olayların araştırılması ve beyanların doğruluğunun denetlenmesi amacıyla yapılan daha kapsamlı bir süreçtir.
• Bilgi Toplama ve Belge İsteme (VUK 148+ / VUK 253-256): Vergi idaresinin bilgiye ulaşmak için kullandığı, ancak her talebin bir vergi incelemesi başlatma anlamına gelmediği ayrı müesseselerdir.
• Yetki Sınırı: Bir işlemin hukuki niteliği yazının başlığına göre değil; işlemin amacı, kapsamı, yasal dayanağı ve sonucuna göre belirlenir.
• Yoklama Yetkisi: Vergi müfettişleri de yoklama yapabilir ancak her yoklama işlemi otomatik olarak bir vergi incelemesi süreci başlatmaz.
Mali müşavirler ve işverenler, gelen yazıların sadece başlığına değil, içeriğindeki talebin kapsamına ve hukuki dayanağına odaklanarak savunma stratejilerini belirlemelidir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer
Yapay Zekâda 10 Milyar Dolarlık Hamle
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığını güçlendirmek amacıyla devasa bir yapay zekâ ve ileri teknoloji vizyonu açıkladı. 2030 hedefleri doğrultusunda veri merkezi kapasitesinden girişim sermayesine kadar geniş bir yatırım ve büyüme stratejisi planlanıyor.
• 2030 yılına kadar veri merkezi kapasitesinin 1 gigavata çıkarılması ve en az 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımının hedeflenmesi.
• HIT-30 Programı kapsamında toplam 30 milyar dolarlık destek ve yatırım planlaması.
• HIT-Yapay Zekâ Çağrısı ile 1,6 milyar dolarlık bulut ve yapay zekâ altyapı yatırımı hedefi.
• Girişim sermayesi fonlarına ayrılan 300 milyon dolarlık yeni kaynağın ekosisteme 750 milyon dolar üzerinde kaynak sağlaması beklentisi.
• Tech Visa Programı ile 5 binden fazla uluslararası teknoloji uzmanının Türkiye ekosistemine kazandırılması.
• Mevcut 1.700 Ar-Ge merkezi ve 115 teknopark bünyesindeki şirketlerin küresel değer zincirine entegrasyonu.
Teknoloji odaklı şirketlerin ve girişimcilerin, açıklanan HIT-30 gibi teşvik programlarını ve yeni kaynak kanallarını yakından takip ederek yatırım stratejilerini bu yönde şekillendirmeleri kritik önem taşımaktadır.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Vergi
Adat Faizinde KDV
Şirket ortaklarına verilen borçlar üzerinden hesaplanan adat faizinin KDV karşısındaki durumu, vergi hukuku ve uygulamada kritik bir tartışma konusudur. Şirket tüzel kişiliği ile ortakların mal varlıklarının ayrılığı ilkesi gereği, bu işlemlerin finansman hizmeti olarak değerlendirilmesi vergi yükümlülüklerini doğrudan etkilemektedir.
• Şirketlerin ortaklarına borç para vermesi, ticari faaliyet kapsamında bir 'finansman hizmeti' olarak kabul edilmektedir.
• 3065 sayılı KDV Kanunu uyarınca, sağlanan bu finansman hizmeti karşılığında hesaplanan faiz tutarı KDV matrahını oluşturmaktadır.
• Borç para kullanımının faizsiz veya düşük faizle yapılması durumunda, emsal faiz tutarı üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir.
• Gelir İdaresi Başkanlığı özelgelerinde, adat faizlerinin kurum kazancına dahil edilmesi ve üzerinden KDV hesaplanarak fatura düzenlenmesi gerektiği net bir şekilde belirtilmektedir.
• Vergi yargısında (Danıştay kararlarında) işlemin mahiyeti konusunda farklı görüşler bulunsa da, vergilendirmede işlemin gerçek ekonomik niteliği esastır.
Mali müşavirler ve işverenler, şirket ortaklarına verilen borçlarda emsal faiz hesaplaması (adat) yapmalı ve bu tutar üzerinden KDV hesaplayarak fatura düzenleyerek olası vergi cezalarıyla karşılaşmamalıdır.
Vergi
Dar mükellef kurumlarda kurum kazancı
Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında tam ve dar mükellefiyet ayrımı, vergilendirme yetkisinin sınırlarını belirleyen temel unsurdur. Bu yazı, kanuni ve iş merkezinin Türkiye'de bulunmadığı dar mükellef kurumların hangi kazançlar üzerinden vergilendirileceğini teknik detaylarıyla açıklamaktadır.
• Dar mükellefiyet: Kanuni ve iş merkezinin her ikisinin de Türkiye'de bulunmaması durumudur.
• Vergilendirme sınırı: Dar mükellefler sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilir.
• Ticari kazanç kapsamı: Türkiye'deki işyeri veya daimi temsilci vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen kazançlar vergiye tabidir.
• İstisna durumu: İhraç edilmek üzere Türkiye'de satın alınan malların, Türkiye iç pazarına sunulmadan yurt dışına gönderilmesinden doğan kazançlar Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz.
• Diğer kazanç unsurları: Zirai işletme kazançları, serbest meslek kazançları, taşınır/taşınmaz kira gelirleri ve menkul sermaye iratları dar mükellefiyet kapsamında değerlendirilir.
Dar mükellef kurumların vergi planlamasında, kazancın Türkiye'de elde edilip edilmediği ve işyeri/daimi temsilci unsurları titizlikle analiz edilmelidir.
Vergi
Serbest Bölgelere Verilen Fason Hizmetlerde İstisnanın Beyanı
Serbest bölgelere sunulan fason hizmetlerde KDV istisnasının hangi dönemde beyan edilmesi gerektiğine ilişkin teknik bir açıklama yapılmıştır. Bu düzenleme, hizmetin tamamlanması ile malın bölgeye ulaşma tarihi arasındaki zaman farkında istisnanın doğru zamanda beyan edilmesini amaçlamaktadır.
• İstisna şartı: Fason hizmetin tamamlanmış olması ve faturanın serbest bölgedeki müşteriye düzenlenmiş olması zorunludur.
• Beyan zamanı: İstisna, fason hizmete konu malın gümrük bölgesinden çıkıp serbest bölgeye ulaştığı (vasıl olduğu) dönemde beyan edilir.
• Fatura tarihi ayrımı: Faturanın malın bölgeye ulaşmasından önce düzenlenmiş olması, istisnanın hemen beyan edilmesini gerektirmez.
• Beyanname yöntemi: İşlem, KDV beyannamesinde 'İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler' tablosunda 316 kod numarası ile beyan edilmelidir.
• İade durumu: Eğer yüklenilen vergilerin iadesi talep edilmeyecekse, beyannamede 'Yüklenilen KDV' alanı sıfır olarak girilmelidir.
Mali müşavirler, fason hizmetlerde istisna uygularken malın serbest bölgeye giriş tarihini (vasıl olduğu tarihi) esas almalı ve beyanı bu tarihe göre planlamalıdır.
Vergi
Eğitim öğretim dönemi başlarken, ilgilenenlere vergi hatırlatmaları
Yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte, eğitim harcamalarının vergi matrahından indirilmesi ve okul yatırımlarına yönelik istisnalar yeniden gündeme geldi. Özellikle beyanname veren mükellefler için eğitim giderlerinin doğru belgelendirilmesi, vergi avantajlarından yararlanmak adına kritik önem taşıyor.
• Eğitim harcamaları sadece yıllık gelir vergisi beyannamesi veren gerçek kişiler tarafından matrahtan indirilebilir; ücretli çalışanlar bu imkandan yararlanamaz.
• İndirim için harcamanın mükellefin kendisine, eşine veya küçük çocuklarına ait olması ve Türkiye'deki vergi mükellefi kurumlardan fatura/makbuz ile belgelenmesi şarttır.
• Okul servis, kitap, kırtasiye ve yurt ücretleri gibi giderler indirilebilirken; yemek hizmeti bedelleri ve okul aile birliği bağışları bu kapsamda kabul edilmemektedir.
• Yazar kasa fişleri (ÖKC) eğitim gideri ispatında geçerli belge olarak kabul edilmemekte, fatura veya serbest meslek makbuzu gerekmektedir.
• Özel okul ve kreş işletmelerinde elde edilen kazançlar, faaliyete geçtikten sonraki ilk beş yıl için gelir ve kurumlar vergisinden istisnadır.
• MEB'e yapılan okul inşası bağışları matrahtan sınırsız olarak indirilebilir ancak bu indirim sadece o yılki kazançla sınırlıdır, zarar durumunda sonraki yıla devredilemez.
Mükellefler, eğitim giderlerini beyan döneminde sorun yaşamamak için her aya ait ayrı fatura almalı ve yemek gibi eğitim dışı kalemlerin ayrıştırıldığı belgeleri kontrol etmelidir.
Vergi
Gelir Vergisi Kanunu Madde 18 İle Mükerrer Madde 20/B Kapsamındaki İstisnaların Karşılaştırmalı Analizi Veya Dijital İçerik/Yazılım Üreticilerinde Güncel Vergisel Durum
Dijitalleşen dünyada yazılım geliştiricileri ve içerik üreticileri için iki farklı vergi istisnası mekanizması bulunmaktadır. Gelir Vergisi Kanunu'nun 18. maddesi ile Mükerrer 20/B maddesi arasındaki farkları bilmek, doğru vergi planlaması yapmak adına kritik önem taşımaktadır.
• GVK Madde 18 kapsamında yazılım ve eser sahipleri için %17 oranında stopaj uygulanırken, Mükerrer 20/B kapsamında banka aracılığıyla %15 oranında otomatik vergi kesintisi yapılır.
• GVK 18 kapsamında üretilen ürünün Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca 'eser' niteliği taşıması şarttır; 20/B ise sosyal içerik ve mobil uygulama odaklıdır.
• Her iki istisnada da kazanç tutarı GVK 103. maddenin 4. gelir dilimi sınırını aşarsa, istisna kapsamı dışına çıkılarak beyanname verilmesi zorunludur.
• Mükerrer 20/B kapsamında bankada özel hesap açılması ve tüm hasılatın bu hesaba yatırılması şart koşulurken; 18. madde kapsamında serbest meslek kazanç defteri ve makbuz süreçleri işleyebilir.
• 20/B düzenlemesinde defter tutma, fatura veya KDV mükellefiyeti yükümlülüğü bulunmazken; 18. madde kapsamında VUK genel hükümleri ve serbest meslek erbabı statüsü geçerlidir.
Yazılım geliştiriciler faaliyetlerinin kapsamına göre (masaüstü/web vs. mobil) doğru maddeyi seçmeli; kazançlar 4. dilim sınırını aşarsa mutlaka yıllık beyanname verilmelidir.
Vergi
Mal Rejiminin Tasfiyesinden Miras Payının Vergilendirilmesine; Veraset Ve İntikal Vergisi Matrahının Doğru Tespiti Üzerine Sistematik Bir Yaklaşım
Eşin ölümüyle birlikte devreye giren mal rejimi tasfiyesi ile mirasın paylaşımı arasındaki ayrım, veraset ve intikal vergisi matrahının doğru belirlenmesi açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu ayrımın yapılamaması, sağ kalan eşin kendi hakkı olan değerlerin de yanlışlıkla vergi matrahına dahil edilmesine yol açabilir.
• Ölüm halinde iki aşamalı bir süreç işler: Önce mal rejiminin tasfiyesi yapılır, ardından muristen kalan net tereke mirasçılara paylaştırılır.
• 1 Ocak 2002 tarihinden sonra edinilen mallar için 'edinilmiş mallara katılma rejimi' geçerlidir ve bu tarihten önceki mal ayrılığı rejimi ile karıştırılmamalıdır.
• Sağ kalan eşin mal rejiminden doğan katılma alacağı bir miras hakkı değil, mülkiyet hakkıdır; bu nedenle veraset ve intikal vergisine tabi değildir.
• Vergi matrahı, yalnızca murise ait olan ve ölümle mirasçılara intikal eden değerler üzerinden hesaplanmalıdır.
• TMK 236. madde uyarınca, her eş artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir ve bu tutar murisin terekesine dahil edilmeden önce eşe ayrılmalıdır.
• Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 2018 ve 2026 tarihli özelgeleri, mal rejimi tasfiyesi ile vergi matrahı arasındaki bu ayrımı netleştirmektedir.
Mali müşavirler ve mirasçılar, vergi matrahı hesaplanırken eşin katılma alacağının tereke varlığından öncelikle ayrılması gerektiğini unutmamalı; vergi kaybı veya fazla ödeme riskine karşı tasfiye ve miras işlemlerini ayrı tutmalıdır.
Mevzuat
322 Borç Senetleri Reeskontu (-) Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri
Bu rehber, işletmelerin bilanço tarihindeki borç senetlerinin güncel değerini belirlemek amacıyla kullandığı 322 Borç Senetleri Reeskontu hesabının işleyişini ve muhasebe kayıtlarını açıklamaktadır. Vadesi gelmemiş senetlerin nominal değer ile tasarruf değeri arasındaki farkın nasıl yönetileceği teknik detaylarıyla ele alınmaktadır.
• 322 Borç Senetleri Reeskontu hesabı, pasifi düzenleyici bir hesap olup senetlerin bilanço günündeki ekonomik değerini izlemek için kullanılır.
• Bilanço gününde hesaplanan reeskont tutarları 322 hesabına borç, 652 Reeskont Faiz Giderleri hesabına ise gider olarak kaydedilir.
• İzleyen dönem başında, önceki döneme ait reeskont tutarları 642 Faiz Gelirleri hesabına aktarılarak ters kayıtla kapatılır.
• Reeskont hesaplamalarında 238 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği uyarınca iç iskonto yöntemi esas alınır.
• Hesaplama formülü: Reeskont Tutarı = Nominal Değer × (Faiz Oranı × Gün) / (36.000 + (Faiz Oranı × Gün)) şeklinde uygulanır.
• Reeskont oranları piyasa koşullarına göre değişebileceğinden, değerleme tarihindeki güncel faiz oranlarının kontrol edilmesi kritiktir.
Mali müşavirler ve muhasebe departmanları, dönem sonu değerlemelerinde VUK uyarınca doğru faiz oranlarını kullanarak reeskont tutarlarını hesaplamalı ve izleyen dönem başında bu kayıtları mutlaka ters kayıtla kapatmalıdır.
Muhasebe
180 Gelecek Aylara Ait Giderler Hesabına ait Muhasebe Kaydı
Bu içerik, dönem sonlarında karşılaşılan ve gelecek döneme sarkan giderlerin muhasebe standartlarına uygun şekilde nasıl kaydedileceğini ele almaktadır. Özellikle dönemsellik ilkesi gereği giderlerin doğru yıla/döneme dağıtılması, mali tabloların doğruluğu açısından kritik önem taşır.
• Gelecek aylara ait giderlerin takibi için 180 numaralı hesap kullanılır.
• Dönemsellik ilkesi uyarınca, içinde bulunulan döneme ait olmayan giderler 180 hesaba borç kaydedilerek aktarılır.
• İlgili ay veya dönem geldiğinde, 180 hesaptaki tutar 700'lü gider hesaplarına aktarılarak kapatılır.
• Muhasebe kaydı yapılırken tutarın ilgili döneme ait olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Mali müşavirler ve muhasebe personeli, dönem sonu kapanış işlemlerinde 180 hesabın bakiyesini kontrol etmeli ve gelecek dönem giderlerini doğru şekilde ayrıştırmalıdır.
Diğer
321 Borç Senetleri Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri
Bu makale, işletmelerin ticari faaliyetleri kapsamında mal ve hizmet alımları sonucunda ortaya çıkan senetli borçların 321 Borç Senetleri hesabında nasıl takip edileceğini ve muhasebe kayıt tekniklerini açıklamaktadır.
• 321 Borç Senetleri hesabı, işletmenin faaliyet konusuyla ilgili senede bağlanmış kısa vadeli ticari borçlarını izleyen pasif karakterli bir hesaptır.
• Senetsiz ticari borçlar 320 Satıcılar hesabında takip edilirken, borcun senede bağlanması durumunda tutar 321 hesabına aktarılır.
• Borç senedi düzenlendiğinde 321 hesap alacaklandırılır, ödemeler yapıldığında ise borç kaydedilerek hesap kapatılır.
• Vade farkı gözetilerek kısa vadeli borçlar 321, bir yıldan uzun vadeli olanlar ise 421 Borç Senetleri hesabında izlenir.
• İlişkili taraflara (ortaklar, bağlı ortaklıklar vb.) verilen senetlerin muhasebe kayıtlarında ve bilanço dipnotlarında ayrı gösterilmesi raporlama açısından kritiktir.
Mali müşavirler ve muhasebe personeli, borcun hukuki niteliği ile ekonomik nedenini ayırt ederek doğru hesap kodunu seçmeli; takip ve analiz kolaylığı için senetsiz borçtan senetli borca geçiş süreçlerini titizlikle yönetmelidir.
Diğer
Kılavuzluk ve Römorkörcülük Devlerine Rekabet Soruşturması
Rekabet Kurumu, denizcilik sektöründe faaliyet gösteren önemli kılavuzluk ve römorkörcülük şirketleri hakkında yürüttüğü soruşturmada kritik bir aşamaya geldi. Soruşturma kapsamında şirketlerin ihale süreçlerinde danışıklı hareket edip etmedikleri ve iş gücü piyasasında rekabeti engelleyici bilgi paylaşımı yapıp yapmadıkları inceleniyor.
• Soruşturulan Şirketler: Anadolu Kılavuzluk A.Ş., Deniz Kılavuzluk A.Ş., Marin Römorkör ve Kılavuzluk A.Ş. ile Sanmar Denizcilik Makina ve Ticaret A.Ş.
• Soruşturma Konusu: 4054 sayılı Kanun kapsamında ihale süreçlerinde danışıklı hareket ve iş gücü pazarlarında rekabeti kısıtlayıcı bilgi değişimi şüphesi.
• Sözlü Savunma Tarihi: 22 Eylül 2026, saat 10:30.
• Başvuru Son Tarihi: Şikâyetçi veya üçüncü kişilerin menfaatlerini belgeleyen dilekçelerini en geç 15 Eylül 2026 mesai bitimine kadar sunmaları gerekmektedir.
• Katılım Şekli: Toplantı çevrim içi olarak takip edilebilecek; dinleyiciler için toplantı saatinden yarım saat öncesine kadar katılım formu doldurulmalıdır.
Sektördeki rekabet hukukuna uyum süreçleri ve ihale usulleri açısından bu gelişme yakından takip edilmelidir; olası cezai yaptırımlar şirketlerin mali yapısını etkileyebilir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer
Trafik Sigortasında Ekim Artışı
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından yayımlanan yeni genelge ile zorunlu trafik sigortası azami prim oranlarında artışa gidildi. Düzenleme, Ekim 2026 itibarıyla araç gruplarına göre farklılık gösterecek şekilde uygulanacak.
• Genel azami prim artış oranı: %1,5
• Ticari araçlar (taksi, minibüs, otobüs) için toplam artış oranı: %3,5
• Yürürlük tarihi: 1 Ekim 2026
• Hesaplama yöntemi: Eylül 2026'da geçerli olan azami primler üzerinden artış uygulanacak
Araç sahipleri ve filo yöneticileri, Ekim ayı itibarıyla güncellenecek yeni prim tutarlarını maliyet hesaplamalarına dahil etmelidir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer
İstanbul’da 10 Bin TL’ye Kiralık Konut
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından İstanbul'da dar gelirli vatandaşlar için başlatılan kiralık sosyal konut projesinin detayları açıklandı. Proje kapsamında belirli şartları taşıyan ailelere üç yıl süreyle piyasa koşullarının altında kira imkânı sunulacak.
• İlk etapta 1.071 konutun Ekim 2026'da teslim edilmesi planlanıyor; toplam proje kapsamında 15 bin konut kiralanacak.
• Aylık kira bedelleri 10 bin TL'den başlayacak ve teslim tarihinden itibaren ilk 12 ay boyunca herhangi bir artış yapılmayacak.
• Başvurular 14-25 Eylül 2026 tarihleri arasında e-Devlet üzerinden ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.
• Başvuru şartları: 18 yaşını doldurmuş, evli, en az bir yıldır İstanbul'da ikamet eden ve hane halkı aylık net gelirinin 100 bin TL'yi aşmayan T.C. vatandaşları.
• Kısıtlamalar: Üzerinde bağımsız konut tapusu olanlar, son beş yıl içinde konut alıp satanlar ve aktif TOKİ hak sahipleri başvuruda bulunamayacak.
• Tahsis süresi 3 yıl ile sınırlı olup, bu süre sonunda konutların tahliyesi gerekecek.
Vatandaşların e-Devlet üzerinden başvuru tarihlerini takip etmesi ve hane gelir beyanı ile ikamet şartlarını kontrol etmesi gerekmektedir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat
TCMB’den Yeni Banknot Duyurusu: 50 ve 5 Liralık Kupürler Değişiyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 11 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete ile yeni banknot tertiplerinin piyasaya sürülduğunu duyurdu. Bu düzenleme ile 50 ve 5 liralık banknotlarda imza değişikliği yapılırken, mevcut banknotların kullanımıyla ilgili de net bilgiler paylaşıldı.
• Yeni banknotlar: IX. tertip 50 TL ve VIII. tertip 5 TL olarak piyasaya sürüldü.
• Yürürlük tarihi: Yeni tertipler 11 Eylül 2026 tarihinden itibaren tedavüle çıkarıldı.
• İmza değişikliği: Yeni banknotlarda TCMB Başkanı Dr. Fatih Karahan ve başkan yardımcılarının imzaları yer alıyor.
• Fiziksel özellikler: Banknotların boyutları, ön ve arka yüz tasarımları önceki tertiplerle tamamen aynıdır.
• Geçerlilik durumu: Mevcut eski tertip banknotlar tedavülden çekilmeyecek ve geçerliliğini korumaya devam edecektir.
İşletmelerin kasalarındaki mevcut banknotlar geçerli olmaya devam edeceği için herhangi bir değişim yapılmasına gerek yoktur; ancak yeni banknotların piyasaya girişiyle birlikte görsel farklılıklar takip edilmelidir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer
Merkez Bankası Rezervleri Geriledi: 184.2 Milyar Dolara Düştü
Merkez Bankası tarafından açıklanan güncel verilere göre Türkiye'nin resmi rezerv varlıklarında bir önceki haftaya kıyasla düşüş gözlemlenmiştir. Bu durum, hem döviz varlıklarındaki azalmayı hem de kamu sektörünün döviz yükümlülüklerindeki artışı beraberinde getirmiştir.
• Resmi rezerv varlıkları bir önceki haftaya göre %2,1 azalarak 184,2 milyar dolara geriledi.
• Döviz varlıkları %1,1 düşüşle 62,7 milyar dolara, altın cinsinden rezervler ise %2,8 azalışla 113,8 milyar dolara düştü.
• Kamu sektörünün döviz yükümlülükleri %3,8 artış göstererek 120,9 milyar dolara yükseldi.
• Önceden belirlenmiş döviz yükümlülükleri %11,4 artışla 50,8 milyar dolar oldu.
• Merkez Bankası'nın swap işlemlerinden kaynaklanan net döviz yükümlülüğü 16,5 milyar dolar olarak gerçekleşti.
• IMF rezerv pozisyonu ve SDR toplamı 7,8 milyar dolar seviyesinde kaydedildi.
Makroekonomik dengelerdeki bu değişimler, döviz kuru hareketliliği ve finansal planlama süreçlerinde dikkatli olunması gerektiğini göstermektedir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Teşvik
TÜBİTAK’tan Sosyal Bilimlere Destek: Program İkiye Ayrıldı
TÜBİTAK ARDEB tarafından yürütülen 3005-Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı, kapsam genişletme çalışmaları kapsamında iki yeni modüle ayrıldı. Bu değişiklik ile projelerin çıktı ve etki odaklı olarak daha spesifik alanlarda desteklenmesi hedefleniyor.
• 3005 programı artık iki ayrı modül üzerinden yürütülecek: 3005-A Politika Geliştirme Modülü ve 3005-B Teknolojik İlerlemelerin Toplumsal Etkileri Modülü.
• 3005-A Politika Geliştirme Modülü, politika yapıcı süreçlere yönelik çözümler üretmeyi amaçlıyor.
• 3005-B Teknolojik İlerlemelerin Toplumsal Etkileri Modülü, teknolojik gelişmelerin toplumsal yansımalarına odaklanıyor.
• TÜBİTAK, yeni modül oluşturma çalışmalarının devam ettiğini duyurdu.
Araştırmacıların ve ilgili kurumların, projelerinin kapsamına göre doğru modülü seçerek başvuru yapmaları gerekmektedir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
KDV
Türkiyede İkamet Etmeyen Taşımacılar ile Fuar, Sergi, Panayır Katılımcılarına Yapılan Teslim ve Hizmetlerde İstisna
3065 sayılı KDV Kanunu'nun 11/1-b maddesi kapsamında, Türkiye'de ikametgahı veya iş yeri bulunmayan yabancı taşımacılar ile fuar katılımcılarına yönelik KDV istisnası şartları açıklanmıştır. Bu düzenleme, Türkiye'de vergi mükellefiyeti olmayan yabancıların belirli harcamalardaki KDV yükünü hafifletmeyi amaçlamaktadır.
• İstisnadan yararlanmak için kişinin Türkiye'de ikametgah, iş yeri veya kanuni merkezinin bulunmaması ve herhangi bir vergi mükellefiyetinin olmaması şarttır.
• Satın alınan mal veya hizmet bedellerinin toplamı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'ndaki fatura düzenleme sınırını aşmalıdır.
• Taşımacılık istis으로 akaryakıt, yedek parça, bakım-onarım ve otoyol geçiş ücretleri gibi giderler kapsama alınabilir.
• Fuar ve sergi katılımcıları için harcamaların münhasıran fuar/sergi faaliyetleriyle ilgili olması gerekir (stant kirası, elektrik, su gibi giderler dahil).
• Yabancı firmaların fuar katılımı nedeniyle yaptıkları konaklama giderlerindeki KDV tutarları da istisna kapsamında iade konusu yapılabilir.
Yabancı müşterilerle çalışan firmaların, yapılacak harcamaların istisna şartlarını (fatura sınırı ve faaliyetle ilgili olma) kontrol ederek işlem yapması kritik önem taşır.
Diğer
Cari Denge Temmuzda Fazlaya Döndü
Türkiye'nin Temmuz 2026 dönemi cari işlemler verileri açıklandı ve hesapta sınırlı da olsa bir fazla verildi. Makale, Türkiye'nin dış ticaret dengesi, hizmet ihracatı ve gelecek yıllara yönelik ekonomik projeksiyonları kapsamlı bir şekilde sunmaktadır.
• Temmuz 2026 cari işlemler hesabı 36 milyon dolar fazla verdi.
• Yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatı toplamı 403,2 milyar dolara yükseldi.
• Altın ve enerji hariç tutulduğunda cari işlemler hesabı 27,8 milyar dolar fazla verdi.
• Yıllıklandırılmış hizmet ihracatı yüzde 3,2 artışla 124,7 milyar dolar olarak gerçekleşti.
• Seyahat gelirleri 60,3 milyar dolar, taşımacılık gelirleri ise 43,7 milyar dolar seviyesinde oldu.
• Cari açığın GSYH'ye oranı 2026 ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 olarak gerçekleşti.
Makroekonomik verilerdeki bu değişimler, döviz dengesi ve dış ticaret politikaları açısından izlenmeli; işletmeler ihracat odaklı büyüme hedeflerini bu projeksiyonlara göre güncellemelidir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Bu gündem her sabah 07:00'de hazır.
Montan News iPhone uygulaması: önem sırasına dizilmiş özetler, sesli anlatım, kaynağa tek dokunuş. Ücretsiz ve reklamsız.
App Store'dan indir
Bu sayfadaki özetler bilgilendirme amaçlıdır ve kaynağından teyit edilmelidir; resmî vergi veya mevzuat danışmanlığı yerine geçmez. Her özetin altında kaynağın asıl sayfası bağlantılıdır.
Bugünün gündemi → · Arşiv