Montan. App Store'dan indir

Arşiv · 17 Eylül 2026

17 Eylül 2026 mali gündem

29 başlık · Mevzuat, Vergi, Vergi/Bordro, Diğer, Teşvik. Her biri tek paragrafta özetlendi, kaynağına bağlandı.

Mevzuat

Katı Yakıt Kontrolünde Yeni Dönem

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni yönetmelik ile katı yakıtların ithalatından kullanımına kadar tüm süreçler dijital bir sisteme taşınıyor. Bu düzenleme, özellikle enerji yoğun sanayi tesisleri ve yakıt ithalatçıları için yeni denetim, raporlama ve belge standartları getiriyor. • Tüm süreçler Bakanlığın 'Katı Yakıt Modülü' (KYM) üzerinden dijital olarak takip edilecek. • İthalat işlemleri için 'Katı Yakıt İthalatçısı Kayıt Belgesi' ve ardından numune analizine dayalı 'Uygunluk Belgesi' zorunlu hale getirildi. • Yerli yakıt üreticileri, satış bilgilerini üretimden sonraki 24 saat içinde sisteme girmekle yükümlü olacak. • Yerli yakıt kullanımında, analiz edilen parametrelerde en fazla yüzde 20 tolerans payı tanınacak. • Piyasaya arz amaçlı Uygunluk Belgeleri en fazla 1 yıl, tesis içi kullanım belgeleri ise en fazla 5 yıl geçerli olacak. • Petrol koku kullanımı için deneme tahsisatı yapılacak; emisyon sınırlarını aşan tesislerin tahsisatları iptal edilecek. İşletmelerin, özellikle yakıt tedarik süreçlerinde ve emisyon ölçümlerinde yeni dijital modüle uyum sağlaması, stok ve satış bildirimlerini yasal süreler içinde yapması kritik önem taşımaktadır.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Limited Şirket Hissesi Satışında Gelir Beyanı: Tahsilat Tarihi mi, Devir Tarihi mi Esas Alınır?

Limited şirket hisselerinin satışı sonucunda ortaya çıkan değer artış kazançlarının hangi tarihte beyan edilmesi gerektiğine dair kritik bir vergi kuralı açıklanmıştır. Vergi dairesi, beyan zamanının tahsilat tarihine göre değil, mülkiyetin devredildiği tarihe göre belirleneceğini netleştirmiştir. • Hisse satışında vergi yükümlülüğünü belirleyen temel unsur, bedelin tahsil edilmesi değil hisselerin mülkiyetinin devredildiği tarihtir. • Elde edilen kazanç, 'değer artışı kazancı' olarak sınıflandırılır ve yıllık gelir vergisi beyannamesi ile bildirilir. • 2025 yılı için geçerli olan değer artışı kazancı istisna tutarı 120.000 TL olarak belirlenmiştir. • Maliyet bedelinin endekslenerek artırılması için, satış tarihi ile alış tarihi arasındaki ÜFE artış oranının %10 veya üzerinde olması şarttır. • Satış bedelinin bir kısmı sonraki yıllarda tahsil edilse dahi, kazanç devrin yapıldığı takvim yılına ait beyannameye dahil edilmelidir. Şirket ortakları, hisse devri yapıldığı anda vergi yükümlülüğünün doğduğunu bilmeli ve tahsilat takviminden bağımsız olarak devir yılının beyan döneminde hareket etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

MASAK'ın Güncellediği Hawala ve Benzeri Alternatif Değer Transfer Sistemleri, Şüpheli İşlem Bildirimleri Rehberi Yayımlandı

MASAK, kayıt dışı para transferi yöntemleri olan hawala ve benzeri sistemlerle mücadele kapsamında yeni bir şüpheli işlem bildirim rehberi yayımladı. Bu düzenleme, suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadele amacıyla yükümlülerin risk tespit süreçlerini standartlaştırmayı hedefliyor. • Rehber; bankalar, ödeme kuruluşları, kripto varlık hizmet sağlayıcıları ile SMMM ve YMM gibi meslek mensuplarını kapsayan sektörel risk göstergelerini içeriyor. • Hawala gibi kayıt dışı sistemlerin; vergi kaçırma, yasa dışı bahis ve terörizmin finansmanı gibi alanlarda kullanımıyla ilgili tipolojiler açıklandı. • Yükümlülerin sadece tek bir işleme değil; müşteri, hesap, gerçek faydalanıcı ve kripto cüzdan hareketleri gibi geniş bir zincire odaklanması gerekiyor. • Şüpheli işlem bildirimlerinin (ŞİB) tamamı MASAK Online sistemi üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirilmelidir. • Düzenleme, 5549 sayılı Kanun ve güncel Ulusal Risk Değerlendirmesi sonuçları temel alınarak risk temelli bir yaklaşımla hazırlandı. Mali müşavirler ve diğer yükümlüler, kendi sektörlerine özel hazırlanan rehberleri inceleyerek iç kontrol sistemlerini güncellemeli ve şüpheli durumları MASAK Online üzerinden zamanında bildirmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

AYM Kararı Sonrasında Eski Elektronik Tebligatların Ödeme Emri ve Haciz İşlemlerine Etkisi

Anayasa Mahkemesi'nin elektronik tebligat usulüne ilişkin iptal kararı, vergi yargısında yeni bir dönemi başlatmıştır. Bu karar, özellikle 1 Temmuz 2026 öncesinde yapılan elektronik tebligatların hukuki geçerliliğini ve buna bağlı olarak başlatılan haciz işlemlerini doğrudan etkilemektedir. • AYM'nin iptal kararı, elektronik tebligatın usul ve esaslarını belirleme yetkisinin kanunla düzenlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. • İptal edilen düzenleme nedeniyle, 1 Temmuz 2026 öncesi yapılan bazı elektronik tebligatların dava açma sürelerini başlatmadığı yönünde yargı kararları verilmektedir. • Hukuka aykırı tebligat nedeniyle kesinleşmeyen borçlar için, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yasal süreler içinde dava açma imkanı doğabilmektedir. • Ödeme emrine karşı 6183 sayılı Kanun uyarınca tanınan 15 günlük dava açma süresi, usulsüz tebligat durumunda işlem öğrenildiğinde yeniden başlayabilir. • Usulsüz tebligata dayalı olarak düzenlenen ödeme emirleri ve sonrasındaki haciz işlemleri, takip ön koşulu eksikliği nedeniyle hukuka aykırı hale gelebilir. • Elektronik tebligat usulsüzlüğü sadece asıl borçluyu değil, kanuni temsilci ve şirket ortaklarını da etkileyerek sorumluluk zincirini bozabilir. Mükellefler ve mali müşavirler, geçmişe dönük tebligat usulsüzlüğü riski olan dosyaları incelemeli; haciz veya ödeme emri gibi işlemleri yeni öğrendikleri durumlarda vakit kaybetmeden öğrenme tarihini esas alarak hukuki süreç başlatmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Soru ve Cevaplarla Tarhiyat Sonrası Uzlaşma

Vergi idaresi ile mükellefler arasındaki uyuşmazlıkları yargı yoluna gitmeden çözmeyi amaçlayan tarhiyat sonrası uzlaşma müessesesi, kritik uygulama detaylarıyla gündemde. Bu mekanizma, vergi ziyaı cezaları ve belirli tutarın üzerindeki usulsüzlük cezaları için idari bir çözüm yolu sunuyor. • Kapsam: İkmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergilere ilişkin vergi ziyaı cezaları ile 01.01.2026 tarihinden itibaren 40.000 TL'yi aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları uzlaşmaya tabidir. • Kısıtlamalar: Kaçakçılık suçları ile sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge (SMİYB) kullanımına ilişkin ön tespit kapsamındaki cezalar uzlaşma dışındadır. • Başvuru Şartı: Mükellefler tarhiyat öncesi veya sonrası uzlaşma haklarından sadece birini kullanabilir; tarhiyat öncesi hakkından vazgeçmiş olmak şarttır. • Başvuru Süresi: Uzlaşma talebi, ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır. • Kısmi Uzlaşma Yasağı: İhbarnamede yer alan vergi ziyaı cezası ile belirlenen eşik tutarın üzerindeki usulsüzlük cezalarının tamamı için tek seferde başvuru yapılmalıdır. • Temsil Yetkisi: Avukatlar ve meslek mensupları görüşmelere katılabilir ancak tutanakları imzalayamazlar; imzayı mükellef veya kanuni temsilci atmalıdır. Mükellefler, uzlaşma sürecinde hak kaybı yaşamamak için 30 günlük başvuru sürelerine dikkat etmeli ve tutanak imzalama yetkisinin sadece kanuni temsilcilerde olduğunu unutmamalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Çifte Huzur Hakkı Alan Şirket Ortaklarının Bordrolarında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Birden fazla şirkette yönetim kurulu üyeliği yapan ortakların aldığı huzur hakkı ödemeleri, vergi istisnalarının kullanımı ve kümülatif matrah hesaplaması açısından kritik riskler barındırmaktadır. Mevzuat uyarınca, birden fazla işverenden ücret alanların istisna uygulamaları ve matrah birleştirme kuralları doğru yönetilmezse ciddi vergi cezalarıyla karşılaşılabilir. • Aynı dönemde alınan huzur hakkı, prim ve ikramiye gibi tüm ücret niteliğindeki ödemelerin toplamı üzerinden vergi hesaplanmalıdır. • Asgari ücret istisnası, bir takvim yılı içinde alınan tüm ücret ödemelerinin toplamına sadece bir kez uygulanabilir. • Birden fazla işverenden ücret alanlarda istisna, sadece en yüksek ücretin alındığı işveren tarafından uygulanabilir. • İstisnadan faydalanılan işverende tutarın tamamı kullanılmazsa, kalan kısım için diğer işveren üzerinden istisna kullanımı mümkün değildir. • İş değişikliği durumunda, yeni işverendeki matrah sıfır kabul edilerek hesaplama yapılır; ancak birden fazla işveren durumu özel kurallara tabidir. • 319 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca, istisna uygulaması konusunda sorumluluk ve bildirim yükümlülüğü hizmet erbabına aittir. Şirket ortakları ve yöneticileri, birden fazla şirketten huzur hakkı alırken istisna tutarının hangi işverende kullanılacağını netleştirmeli; muhasebe departmanları ise kümülatif matrah hesaplamalarını mevzuata uygun şekilde her bir işveren için ayrı ayrı takip etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

AYM’den İhalenin Feshi Cezasına İhlal Kararı

Anayasa Mahkemesi, ihalenin feshi talebinin reddi üzerine verilen yüksek tutarlı para cezalarının 'mahkemeye erişim hakkını' ihlal edebileceğine hükmetti. Somut bir gerekçe sunulmadan üst sınırdan uygulanan cezaların, hak arama özgürlüğünü engelleyecek düzeyde bir külfet oluşturabileceği vurgulandı. • İhale bedelinin %10'u oranında uygulanan 560 bin TL tutarındaki para cezası, somut gerekçe gösterilmediği için ihlal kararına konu oldu. • İcra ve İflas Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca, ihalenin feshi talebinin reddinde ihale bedelinin %10'una kadar ceza öngörülebilmektedir. • AYM, hakimlerin ceza oranını belirlerken başvurucunun ekonomik durumunu ve davanın koşullarını dikkate alarak takdir yetkisini kullanması gerektiğini belirtti. • Mahkemelerin, cezanın neden üst sınırdan verildiğine dair somut ve açıklayıcı gerekçeler sunması zorunluluğu hatırlatıldı. • Kararda, sadece davanın reddedilmiş olmasının cezayı üst sınırdan belirlemek için yeterli bir sebep olmadığı ifade edildi. Mahkemeler ve hukukçular, ihalenin feshi davalarında ceza miktarını belirlerken kanuni üst sınırı doğrudan uygulamak yerine, davanın niteliğine ve tarafların durumuna göre orantılı bir yol izlemelidir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Serbest Meslek Erbabı Diyetisyen Şube İş Yeri Açabilir Mi?

Diyetisyenlerin serbest meslek faaliyeti kapsamında ikinci bir iş yeri veya şube açıp açamayacakları, vergi hukuku açısından kritik bir ayrım teşkil etmektedir. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın özelgesi, şahsi mesai ile ticari organizasyon arasındaki ince çizgiyi net bir şekilde ortaya koymaktadır. • Diyetisyenlik faaliyeti, ilmi bilgi ve şahsi mesaiye dayalı olduğu için 193 sayılı GVK madde 65 kapsamında serbest meslek kazancı olarak vergilendirilir. • Serbest meslek erbabının ikinci bir şube açması mümkündür ancak faaliyetin her iki iş yerinde de bizzah (şahsen) yürütülmesi şarttır. • Eğer faaliyet şahsen değil de bir organizasyon ve çalışan istihdamı üzerinden yürütülürse, kazanç serbest meslek değil 'ticari kazanç' olarak değerlendirilir. • Şube açılışlarında ayrı bir vergi numarası alınmaz, mevcut vergi numarası üzerinden şube bildirimi yapılır. • Faaliyetin niteliğine göre; serbest meslek faaliyetinde e-SMM (makbuz) düzenlenirken, ticari organizasyona dönen durumlarda fatura düzenlenmesi gerekir. Diyetisyenler şube açabilir ancak işin başında bizzat durmadıkları ve işi bir organizasyona dönüştürdükleri anda vergilendirme usulü tamamen değişerek ticari kazanç hükümlerine tabi olur.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Heykeltıraşın Mirasından Üretilen Heykellerin Satışı Vergiye Tabi mi?

Sanatçıların vefatından sonra mirasçılar tarafından kullanılan kalıplarla üretilen eserlerin vergilendirilme durumu netleşti. Vergi dairesi tarafından verilen özelge, bu tür üretimin istisna kapsamında olup olmadığını somut bir şekilde açıklıyor. • GVK Madde 18 kapsamındaki istisna, sadece sanatçının orijinal eserleri veya mevcut hakları için geçerlidir. • Mirasçıların sanatçının bıraktığı kalıpları kullanarak yeni heykeller üretmesi 'ticari kazanç' olarak kabul edilir. • Kalıptan üretim süreci kişisel yetenek değil, ticari bir organizasyon ve faaliyet olarak değerlendirilir. • Düzenli üretim ve satış yapılması durumunda elde edilen gelir, serbest meslek kazancı değil ticari kazançtır. • Bu faaliyet kapsamında elde edilen gelirlerin beyan edilmesi ve fatura kesilmesi zorunludur. Mirasçılar, sanatçıdan kalan kalıplarla üretim yapıp satış gerçekleştireceklerse bunu ticari faaliyet olarak yürütmeli ve vergi dairesine beyan etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi/Bordro

Personel İçin Kiralanan Lojmanlar Gider Yazılabilir mi? Vergisel Durum ve Uygulama Detayları

Şirketlerin çalışanlarına lojman tahsis etmesi durumunda, ödenen kira bedellerinin vergi mevzuatı açısından nasıl giderleştirileceği ve ücret olarak nasıl değerlendirileceği netleşmiştir. Bu uygulama, hem kurum kazancının doğru tespiti hem de çalışan lehine sağlanan menfaatlerin vergilendirilmesi açısından kritik önem taşımaktadır. • Lojman kirası, 193 sayılı GVK madde 61 uyarınca çalışana sağlanan 'ayni menfaat' kapsamında ücret sayılır. • Kira bedeli, brütleştirilerek çalışan bordrosuna dahil edilmelidir. • Mükerrer gider yazımı yasaktır; hem kira gideri hem de ücret gideri aynı anda kullanılamaz. • Gerçek kişiden kiralanan konutlar için stopaj (tevkifat) ve kira beyanı yükümlülüğü devam eder. • Vergi incelemelerinde sorun yaşamamak için kira ödemelerinin bordro üzerinden giderleştirilmesi zorunludur. İşverenler, lojman kirasını doğrudan gider yazmak yerine brütleştirerek bordroya yansıtmalı; böylece hem stopaj hem de ücret vergisi yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

İşe Başlatmama Tazminatında Damga Vergisi Uygulaması ve Vergi İstisnası

İşe iade davaları sonucunda işverenin ödemekle yükümlü olduğu işe başlatmama tazminatının vergilendirilme esasları netleşti. Bu ödemelerin gelir vergisi istisnası ile damga vergisi yükümlülüğü arasındaki fark, işverenler için kritik bir mali detay oluşturuyor. • İşe başlatmama tazminatı, 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca 4 ile 8 aylık ücret tutarında ödenmektedir. • Gelir Vergisi Kanunu'nun 25/1-b maddesi kapsamında, işe başlatmama tazminatı belirli sınırlar dahilinde gelir vergisinden istisnadır. • Gelir vergisi istisnası olsa da, yapılan ödemeler damga vergisine tabidir ve nispi oran üzerinden hesaplanmalıdır. • Damga vergisi oranı, düzenlenen belge üzerinden binde 9,48 gibi nispi oranlar dikkate alınarak hesaplanmalıdır. • İstisna, sadece 8 aylık ücreti aşmayan tutarlar için geçerlidir; aşan kısımlar vergiye tabi olabilir. • Arabuluculuk tutanaklarında işe başlatma tarihi ve ödenecek net tutarların açıkça belirtilmesi yasal zorunluluktur. İşverenler, işe başlatmama tazminatı ödemelerinde gelir vergisi istisasına güvenerek damga vergisini ihmal etmemeli; ödemeyi yaparken nispi damga vergisi tahakkukunu mutlaka gerçekleştirmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Adi Ortaklıktan Şirketleşmeye Geçişte Kâr Vergilendirmesi: Hisseler Devredildiğinde Kârı Kim Beyan Eder?

Adi ortaklıkların tüzel kişiliğe sahip olmaması nedeniyle vergilendirme süreci karmaşık bir hal alabilmektedir. Bu özelge, adi ortaklığın şirketleşmesi veya hisse devri durumunda geçmiş dönem kârının hangi mükellef tarafından beyan edileceğini netleştiriyor. • Adi ortaklıkların tüzel kişiliği yoktur; gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmamaktadır. • Ortaklık faaliyetleri sırasında oluşan kâr veya zarar, ortaklar tarafından hisseleri oranında kendi ticari kazançlarına dahil edilir. • Hisse devri durumunda, devir tarihine kadar olan kâr/zarar, hisselerini devreden gerçek kişi ortaklara aittir. • Devir sonrası oluşan yeni kazançlar, hisseleri devralan sermaye şirketleri tarafından beyan edilir. • Vergilendirme dönemi, faaliyet süresi ve hisse devir tarihi arasındaki ayrım üzerinden belirlenir. • Hisse devriyle birlikte sermaye şirketleri için yeni bir mükellefiyet tesisi gerekmektedir. Mali müşavirler, adi ortaklıktan şirketleşme süreçlerinde devir tarihi itibarıyla kâr/zarar ayrımını net bir şekilde tespit etmeli ve geçmiş dönem kazançlarını devreden ortakların beyanına hazırlamalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

İhraç Kayıtlı Satış Sonucu İhracatın Gerçekleşmemesi Hali

İhraç kayıtlı mal teslimlerinde ihracatın süresinde gerçekleşmemesi durumunda vergi yükümlülüklerinin nasıl değişeceği ve taraflar arasındaki rücu süreçleri ele alınmaktadır. Bu durum, imalatçı ve ihracatçı arasındaki KDV dengesini doğrudan etkileyen kritik bir mevzuat konusudur. • İhracatın gerçekleşmemesi veya geç yapılması durumunda teslim, mahiyet itibarıyla yurtiçi mal teslimine dönüşür. • İhracatın yapılamaması halinde tecil edilen vergi, imalatçıdan 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre gecikme zammıyla tahsil edilir. • Mücbir sebeplerle ihracatın yapılamaması durumunda ise tecil faizi 6183 sayılı Kanun'un 48. maddesine göre uygulanır. • İhracatçının imalatçıya rücu ederek ödediği KDV, ihracat süresinin (ve varsa ek sürenin) sonu itibarıyla indirim konusu yapılabilir hale gelir. • Ödenen KDV, en erken ihraç süresinin bittiği tarihi takip eden dönemin dahil olduğu takvim yılı sonuna kadar indirim konusu yapılabilir. • İleride malların ihraç edilmesi durumunda, indirim yoluyla telafi edilemeyen tutarlar KDV iade taleplerine dahil edilebilir. İmalatçılar, ihracatın gerçekleşmemesi durumunda doğacak vergi ve gecikme zammı riskine karşı ihracatçı ile sözleşmelerini netleştirmeli; ihracatçılar ise ödedikleri KDV'nin indirim zamanlamasını takip etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Ar-Ge ve bağış indiriminde istisna ve sırasının önemi

Kurumlar vergisi matrahı hesaplanırken Ar-Ge indirimleri ile bağış ve yardımların hangi sırayla uygulanacağı konusunda Gelir İdaresi ile Danıştay arasında görüş ayrılığı bulunmaktadır. Bu sıralama farkı, özellikle kazancın sınırlı olduğu dönemlerde vergi matrahını ve dolayısıyla ödenecek vergiyi doğrudan etkilemektedir. • Gelir İdaresi'ne göre beyanname dizaynı uyarınca önce Ar-Ge ve tasarım indirimleri, ardından kalan tutardan bağış ve yardımlar düşülmelidir. • Danıştay'ın üç ayrı kararında ise mükellef lehine olacak şekilde bağış ve yardımların önce indirilmesi gerektiği savunulmaktadır. • Bağış ve yardımlar sadece ilgili dönem kazancıyla sınırlıyken, Ar-Ge indirimleri sonraki yıllara devredilebilir ve yeniden değerleme oranında artırılarak kullanılabilir. • 5746 sayılı Kanun kapsamındaki Ar-Ge indirimlerinin sıralamasına ilişkin özel bir hüküm bulunmaması tartışmanın temelini oluşturmaktadır. • Şubat 2026 tarihli Vergi Mevzuatı Rehberi'nde Gelir İdaresi, önce Ar-Ge ve sponsorluk harcamalarının, sonra bağışların indirilmesi gerektiğini net bir şekilde belirtmiştir. Mükellefler, vergi planlaması yaparken Gelir İdaresi'nin mevcut rehber yaklaşımını dikkate almalı ancak Danıştay kararlarındaki farklılığı da risk analizi kapsamında göz önünde bulundurmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Görünmez terazi: Dijital çağda vergi adaleti

Dijital dönüşümle birlikte muhasebe anlayışı, sadece veri kaydetmekten çıkıp verilerin birbirleriyle konuşabildiği entegre bir yapıya evriliyor. Bu yeni dönemde vergi adaleti, işletmelerin bıraktığı dijital izlerin sistemler arası çapraz kontrolüyle sağlanacak. • Dikey Muhasebe: İşlemlerin oluştuğu andan nihai satışa kadar bir zincir halinde izlenebilmesi. • Yatay Muhasebe: İşletme kayıtlarının; banka, tedarikçi ve kamu sistemleri gibi dış verilerle çapraz kontrol edilmesi. • Anlık Denetim: Dijital izlerin sayesinde geçmişte günler süren denetim süreçlerinin saniyeler içinde gerçekleşebilmesi. • Entegrasyon İhtiyacı: Satış, depo ve muhasebe yazılımlarının birbiriyle tam uyumlu çalışması gerekliliği. • Veri Güvenliği ve Bulut: Kağıt tabanlı süreçlerin yerini güvenli bulut sistemlerine bırakması. • Uzmanlık Dönüşümü: Muhasebe çalışanlarının yapay zekayı kullanabilen ve veri analitiği yapabilen uzmanlara dönüşmesi. İşletmeler, sadece kendi kayıtlarını tutmaya değil, tüm sistemlerle entegre çalışan dijital altyapılara yatırım yapmalı ve personellerini veri analitiği konusunda eğitmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Sigorta Şirketleri ve Sigorta Acentelerin KDV Mükellefiyeti – Muhasebe Kayıtları (Özelgeler Işığında Teknik ve Pratik Bir Analiz)

Sigorta şirketlerinin KDV mükellefiyet durumu ve BSMV kapsamındaki işlemlerinin vergilendirme rejimi üzerine teknik bir analiz sunulmaktadır. Mevzuat uyarınca sigorta şirketlerinin KDV istisnası ve tevkifat süreçlerindeki özel durumu, muhasebe kayıtlarının nasıl yapılması gerektiğini belirlemektedir. • 6802 sayılı Kanun uyarınca sigorta şirketlerinin tüm işlemleri BSMV konusuna girmekte ve KDV Kanunu 17/4-e maddesi gereği bu işlemler KDV'den istisna tutulmaktadır. • Sigorta şirketlerinin genel KDV mükellefiyeti bulunmadığından 1 No.lu KDV beyannamesi verme zorunlulukları yoktur. • KDV Kanunu 30/a maddesi uyarınca, istisna kapsamındaki işlemler nedeniyle yüklenilen KDV'ler indirim konusu yapılamaz; doğrudan gider veya maliyet olarak kaydedilir. • Sigorta şirketleri 'belirlenmiş alıcılar' kapsamında olduğu için tevkifatlı mal/hizmet alımlarında 2 No.lu KDV beyannamesi vermekle yükümlüdür. • Tevkifatlı alımlarda ödenen KDV, doğrudan gider/maliyet yazılırken; iade veya matrah değişikliği durumunda tevkifat tutarı vergi dairesinden alıcıya iade edilebilir. • İade süreçlerinde sigorta şirketi belge düzenlerken KDV dahil toplam bedeli hasılat olarak kaydeder, ancak KDV beyannamesi verilmez. Sigorta şirketleri, satın aldıkları mal ve hizmetlerdeki KDV'yi indirim konusu yapamayacağı için bu tutarları doğrudan gider veya maliyet olarak kaydetmelidir. Tevkifatlı işlemlerde ise ödenen verginin iadesi veya düzeltilmesi süreçlerinde tebliğdeki özel hükümler takip edilmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Örtülü Sermaye Faizi ve KDV: OECD'nin Faiz Sınırlaması Yaklaşımı, İçtihat Çatışması ve KDV'nin Tarafsızlığı

Bu çalışma, ilişkili kişilerden alınan borçlarda uygulanan örtülü sermaye hükümlerinin KDV karşısındaki karmaşık durumunu ve yarattığı hukuki gerilimi incelemektedir. Kurumlar Vergisi kanunları ile KDV kanunu arasındaki mantık farkının, vergi matrahı ve indirim hakları üzerinde nasıl bir çatışma yarattığı ele alınmaktadır. • KVK Madde 12 uyarınca, öz sermayenin üç katını aşan borçlanmalar örtülü sermaye olarak kabul edilmektedir. • KVK Madde 11/b uyarınca, örtülü sermaye üzerinden ödenen faiz ve kur farkları kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilememektedir. • Örtülü sermaye nedeniyle reddedilen faiz gideri, KDV kanunu açısından bir finansman hizmeti olarak görülebilir ancak bu durumda KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı tartışmalıdır. • OECD BEPS Eylem 4 kapsamında önerilen 'kazanç aşındırma' (FAVÖK bazlı) yöntemi ile Türk hukukundaki 'düşük sermayelendirme' (öz sermaye katı bazlı) yöntemi arasındaki teknik farklar vurgulanmaktadır. • Aynı ekonomik işlem için faiz giderinin reddi, işlemin KDV'ye tabi olması ve bu KDV'nin de indirim konusu yapılamaması gibi üçlü bir vergi yükü riski bulunmaktadır. Mali müşavirler, ilişkili şirketler arasındaki borçlanmalarda öz sermaye/borç oranını dikkatle takip etmeli ve KDV indirim haklarının kaybına yol açabilecek vergi uyuşmazlıklarına karşı hazırlıklı olmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Stok Affı Yapan Mükelleflerin KDV İade Talep İncelemelerinde Son Durum

7440 sayılı Kanun kapsamında yapılan stok affı beyanları sonrası, ödenen KDV'nin iade süreçlerinde nasıl yönetilmesi gerektiğine dair kritik bir hukuki tartışma yaşanmaktadır. Vergi idaresinin iade taleplerindeki kısıtlayıcı tutumu ile kanunun indirim mekanizması arasındaki uyuşmazlık, mükellefleri ciddi bir vergi riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. • 7440 sayılı Kanun uyarınca stok affı kapsamında ödenen KDV, genel esaslara göre indirim konusu yapılabilir ancak doğrudan iadeye konu edilemez. • Vergi idaresi, yüklenim listesi sunulan KDV iade taleplerinde stok affı ile ödenen KDV'nin yüklenim konusu yapılamayacağını uygulamaya koymuştur. • Vergi Denetim Kurulu, stok beyanına ait KDV'nin devreden KDV içinde yer alması nedeniyle tüm iade taleplerini bu gerekçeyle inceleme altına almaya başlamıştır. • Mevcut uyuşmazlıkta Vergi Mahkemeleri kararları verilmiş olup, konu muhtemelen Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu aşamasına kadar taşınacaktır. • Stok affı ile beyan edilen emtianın satışı yapıldığında, ilgili KDV'nin maliyete dahil edilmesiyle birlikte kümülatif indirim tutarından çıkmış olması teknik bir tartışma konusudur. Mükellefler, stok affı beyanları sonrası yapılacak satışlarda KDV iade süreçlerini yönetirken vergi idaresinin kısıtlayıcı uygulamalarına karşı hukuki hazırlık yapmalı ve olası tarhiyatlara karşı teknik dökümantasyonu hazır bulundurmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Transfer Fiyatlandırması Sempozyumu İstanbul’da Yapılacak

Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen VerginDeKs Sempozyumları kapsamında, transfer fiyatlandırması ve yurtdışı kazançların vergilendirilmesi konusu ele alınacak. Bu etkinlik, uluslararası ticaretin karmaşıklaşan yapısı ve küresel vergi düzenlemeleri ışığında stratejik bir buluşma niteliği taşıyor. • Sempozyum Konusu: Transfer Fiyatlandırması ve Yurtdışı Kazançların Vergilendirilmesinde Türkiye Perspektifi • Tarih ve Saat: 8 Ekim 2026 Perşembe, saat 10.00 • Yer: Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Ataşehir Yerleşkesi, İstanbul • Katılımcı Profili: Kamu kurumları, akademi, yargı ve özel sektör temsilcileri Çok uluslu şirket yapısına sahip veya yurtdışı bağlantılı işlemleri olan mükelleflerin, güncel denetim yaklaşımlarını anlamak adına bu tür teknik sempozyumları takip etmesi kritik önemdedir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Kısa Vadeli Dış Borç 177.1 Milyar Dolar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanan Temmuz 2026 dönemine ilişkin veriler, ülkenin kısa vadeli dış borç stokundaki artışı ortaya koyuyor. Borç yükümlülüklerinin sektörlere göre dağılımı ve vade yapısı, makroekonomik dengeler açısından kritik veriler sunuyor. • Kısa vadeli dış borç stoku, bir önceki aya göre yüzde 3,8 artarak 177,1 milyar dolara yükseldi. • Kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku 248,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. • Bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 4,3 artışla 77,8 milyar dolara ulaştı. • Diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 3,6 artışla 74,7 milyar dolar oldu. • Dış ticaret kaynaklı ticari kredi yükümlülükleri 65,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. • Türk lirası cinsinden toplam mevduat yükümlülükleri yüzde 0,5 azalarak 26,6 milyar dolar oldu. İşletmelerin döviz pozisyonlarını ve borç yapılandırmalarını bu artış oranları ile makroekonomik riskleri göz önüne alarak yönetmeleri gerekmektedir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Teşvik

TÜBİTAK Yapay Zekâ Çağrısında Süre Uzatıldı

TÜBİTAK TEYDEB tarafından yürütülen 1711 Yapay Zekâ Ekosistem 2026 Çağrısı'nın başvuru süresi, sektördeki konsorsiyum hazırlıklarına imkan tanımak amacıyla uzatıldı. Bu gelişme, yapay zekâ odaklı projeler geliştirmek isteyen şirketler için stratejik bir fırsat sunuyor. • Yeni son başvuru tarihi: 2 Ekim 2026, saat 23.59 olarak güncellendi. • Süre uzatım nedeni: Konsorsiyum oluşturma süreçlerinin devam etmesi ve sektörden gelen talepler. • Hedef: Şirketler, teknoloji sağlayıcıları, akademik kurumlar ve araştırma merkezleri arasında iş birliği kurmak. • Kapsam: Türkiye'deki yapay zekâ ekosistemini güçlendirecek projelerin desteklenmesi. Yapay zekâ alanında Ar-Ge faaliyeti yürüten veya bu alanda iş birliği yapmayı planlayan firmaların, konsorsiyum yapılarını tamamlamak için 2 Ekim tarihine kadar hareket geçmesi gerekmektedir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Sermaye Piyasasında Son Dönemde Yaşanan Gelişmeler

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), piyasalarda son dönemde yaşanan hareketlilik ve gelişmeler üzerine yeni tedbirler alma sürecine girmiştir. Kurul tarafından alınan bu kararların kamuoyuna duyurulması beklenmektedir. • Sermaye piyasalarındaki son gelişmeler SPK tarafından yakından takip edilmektedir. • Piyasa istikrarını sağlamak amacıyla Kurul tarafından bir dizi yeni tedbir alınmıştır. • Alınan tedbirlerin detayları kısa süre içerisinde SPK'nın resmi internet sitesi üzerinden kamuoyuna açıklanacaktır. Piyasa oyuncuları ve mali müşavirler, olası yeni düzenlemelere karşı SPK'nın resmi duyurularını yakından takip etmelidir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Golden Global Yatırım Bankası’nın Ortaklık Hakları TMSF’ye Devredildi

BDDK tarafından alınan yeni bir kararla Golden Global Yatırım Bankası AŞ'nin ortaklık yapısında kritik bir değişikliğe gidildi. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca, bankanın büyük çoğunluk hissesine ilişkin haklar TMSF'ye devredildi. • BDDK'nın 16 Eylül 2026 tarihli ve 11569 sayılı kararı uyarınca işlem yapıldı. • Bankadaki üç ortağa ait toplam yüzde 99,98 oranındaki payın ortaklık hakları TMSF'ye devredildi. • Devredilen yetki temettü haklarını kapsamakta olmayıp, sadece diğer ortaklık haklarını kapsamaktadır. • Yönetim kuruluna yapılacak atamalar Fon Kurulu kararıyla gerçekleştirilecektir. • İşlem, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesinin beşinci fıkrası kapsamında yürütülmektedir. Bankacılık sektöründeki mülkiyet ve yönetim değişikliklerini takip eden profesyonellerin, TMSF'nin yeni yönetim yapısını ve bankanın operasyonel süreçlerini izlemesi gerekmektedir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Piyasalara Likidite Tedbiri

Finansal İstikrar Komitesi, sermaye piyasalarında son dönemde gözlenen hareketliliğin nedenlerini ve alınacak tedbirleri açıklayan kritik bir değerlendirme yaptı. Piyasalardaki dalgalanmanın yapısal değil, belirli fonlardaki likidite sorunlarından kaynaklandığı belirtildi. • Hareketliliğin nedeni: Sınırlı sayıdaki portfo de yönetim şirketine bağlı bazı fonlardaki kredi ve likidite sorunları. • Piyasa durumu: Borsa İstanbul ve genel sermaye piyasası işleyişinde temel veya yapısal bir risk bulunmuyor. • Alınacak önlemler: Likidite sıkışıklığının giderilmesi ve bulaşma riskinin önlenmesi amacıyla ilgili kurumlarca hızlı tedbirler uygulanacak. • Denetim vurgusu: Piyasa bozucu eylemlerde bulunanlar hakkında düzenleyici kurumların yetkilerini kararlılıkla kullanacağı bildirildi. • Toplantı tarihi: Değerlendirmeler Hazine ve Maliye Bakanı başkanlığında 17 Eylül 2026 tarihinde yapıldı. Yatırımcılar ve işletmeler, piyasadaki dalgalanmaların geçici olduğunu dikkate alarak yalnızca resmi kaynaklardan gelen açıklamalara itibar etmelidir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Türkiye İle Almanya Arasında Tarım Ticareti Ortak Niyet Beyanı

Türkiye ile Almanya arasında tarım ve gıda sektörlerinde iş birliğini derinleştirmek amacıyla kritik bir 'Ortak Niyet Beyanı' imzalandı. Bu anlaşma, iki ülke arasındaki tarımsal ticaret hacmini ciddi bir seviyeye taşımayı ve yeni yatırım imkânları yaratmayı hedefliyor. • Tarımsal ticaret hacmi hedefi: Yakın gelecekte 5 milyar dolar seviyesine çıkarılması planlanıyor. • Mevcut ihracat durumu: 2025 yılı itibarıyla Türkiye'nin Almanya'ya tarımsal ihracatı yaklaşık 2,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. • Mevcut ithalat durumu: Almanya'dan yapılan tarımsal ürün ithalatı yaklaşık 753 milyon dolar olarak kaydedildi. • Stratejik amaç: Teknik meselelerin çözülmesi, yeni iş bağlantılarının kurulması ve teknoloji transferinin sağlanması hedefleniyor. • Yürütme mekanizması: Türkiye-Almanya Tarım Yürütme Komitesi yeniden aktif hale getirilerek teknik takibin yapılması öngörülüyor. Tarım ve gıda sektöründe faaliyet gösteren ihracatçı firmaların, Almanya pazarındaki potansiyeli değerlendirmek adına yeni yatırım ve teknoloji transferi fırsatlarını yakından takip etmesi gerekmektedir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Konut Satışlarında Ağustos Freni

TÜİK tarafından açıklanan Ağustos 2026 konut ve iş yeri satış istatistikleri, gayrimenkul piyasasında belirgin bir yavaşlamayı işaret ediyor. Konut satışlarındaki düşüşe rağmen ipotekli satışlardaki hareketlilik dikkat çekerken, piyasa dinamikleri yeniden şekilleniyor. • Toplam konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,7 azalarak 127 bin 410 adede geriledi. • İkinci el konut satışları yıllık bazda yüzde 19,4 düşüşle 83 bin 32 adet olarak gerçekleşti. • İpotekli konut satışları yüzde 7,2 artış göstererek 22 bin 131 adede yükseldi. • İş yeri satışları yıllık bazda yüzde 6,4 azalarak 15 bin 937 adet olarak kaydedildi. • İpotekli iş yeri satışlarında ise yüzde 67,6 gibi yüksek bir artışla 652 adetlik satış yapıldı. • Yabancılara yapılan konut satışları yüzde 0,1'lik çok küçük bir artışla bin 938 adet oldu. Gayrimenkul sektöründeki bu daralma, yatırım kararlarında ve vergi planlamalarında dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor. İşletmelerin ve bireysel yatırımcıların nakit akışı ile kredi kullanım dengesini güncel piyasa verilerine göre revize etmesi faydalı olacaktır.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Muhasebe

193 Peşin Ödenen Vergiler ve Fonlar Hesabı Muhasebe Kaydı

Bu içerik, Tek Düzen Hesap Planı kapsamında yer alan 193 Peşin Ödenen Vergiler ve Diğer Alacaklar hesabının işleyişini ve muhasebe kayıt mantığını açıklamaktadır. İşletmelerin dönem içinde ödediği geçici vergilerin ve diğer peşin ödemelerin doğru yönetilmesi, dönem sonu vergi hesaplamaları için kritik önem taşır. • 193 hesabı, işletmenin dönem içinde peşin olarak ödediği vergileri ve diğer alacakları takip etmek için kullanılır. • Geçici vergi ödemeleri, dönem sonunda hesaplanan kurumlar vergisi veya gelir vergisi yükümlülüğünden mahsup edilmek üzere bu hesapta izlenir. • Hesabın borç taraflı çalışması esastır; ödemeler yapıldığında borç, mahsuplar yapıldığında alacak kaydedilir. • Dönem sonunda vergi tahakkuku ile birlikte 193 hesaptaki tutarlar, ilgili vergi borçları ile kapatılır veya sonraki döneme devredilir. Mali müşavirler ve muhasebe personeli, geçici vergi ödemelerini mutlaka 193 hesapta takip etmeli ve dönem sonu mahsuplarında hata yapmamak için bakiye kontrolü sağlamalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

329 Diğer Ticari Borçlar Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri

Bu çalışma, Tekdüzen Hesap Planı'nda yer alan 329 Diğer Ticari Borçlar hesabının kullanım esaslarını ve diğer ticari borç hesaplarıyla olan ayrımını teknik örneklerle açıklamaktadır. Muhasebe kayıtlarında hatalı sınıflandırmayı önlemek adına bu hesabın 'artık hesap' niteliği kritik önem taşımaktadır. • 329 hesabı, 320 Satıcılar veya 321 Borç Senetleri gibi özel hesapların kapsamına girmeyen, ticari ilişkiden doğan kısa vadeli borçlar için kullanılır. • Müşterilerden gelen fazla ödemeler veya müşteri cari hesaplarındaki alacak bakiyeleri gibi durumlar 329 hesabın kullanım alanına girer. • Borç doğduğunda hesap alacak, ödeme veya mahsup yapıldığında ise borç tarafına kayıt yapılır. • Vadesi bir yılı aşan ticari borçlar 429 hesapta izlenirken, vadesi bir yılın altına düşen tutarlar 329 hesaba aktarılarak sınıflandırma düzeltilir. • 329 ile 339 (Diğer Borçlar ve Yükümlülükler) arasındaki temel ayrım, borcun 'ticari bir nitelik' taşıyıp taşımamasıdır. • Normal mal veya hizmet alımları için 320 Satıcılar hesabı kullanılır; 329 sadece diğer özel tanımlı hesaplara girmeyen durumlar için bir alternatif olarak değerlendirilmelidir. Muhasebe kayıtlarında 329 hesabın kullanılabilmesi için borcun mutlaka ticari bir ilişkiden kaynaklanması ve diğer özel hesapların tanımına girmemesi gerekir; aksi halde hatalı sınıflandırma riski doğar.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Muhasebe

191 İndirilecek KDV Hesabı Muhasebe Kaydı

Bu içerik, işletmelerin mal ve hizmet alımları sırasında ödedikleri KDV tutarlarının takip edildiği 191 İndirilecek KDV hesabının muhasebe mantığını ve kayıt süreçlerini açıklamaktadır. Doğru hesap yönetimi, KDV beyannamesinin hatasız düzenlenmesi ve vergi matrahının doğru belirlenmesi açısından temel teşkil eder. • 191 İndirilecek KDV hesabı, işletmenin mal ve hizmet alımlarında ödediği KDV tutarlarının izlendiği aktif karakterli bir hesaptır. • Alış işlemlerinde KDV tutarı 191 numaralı hesapta borç taraflı olarak kaydedilir. • Dönem sonlarında 191 hesabı ile 391 Hesaplanan KDV hesabı karşılaştırılarak net ödenecek veya devreden KDV tutarı belirlenir. • KDV iadesi süreçlerinde ve vergi incelemelerinde, 191 hesabın alt detaylarının faturalarla tam uyumlu olması kritik önem taşır. İşletmeler, tüm alış faturalarını eksiksiz şekilde 191 hesabına işleyerek vergi matrahı hatalarını önlemeli ve dönem sonu mahsuplarını dikkatle yapmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin

Bu gündem her sabah 07:00'de hazır.

Montan News iPhone uygulaması: önem sırasına dizilmiş özetler, sesli anlatım, kaynağa tek dokunuş. Ücretsiz ve reklamsız.

App Store'dan indir

Bu sayfadaki özetler bilgilendirme amaçlıdır ve kaynağından teyit edilmelidir; resmî vergi veya mevzuat danışmanlığı yerine geçmez. Her özetin altında kaynağın asıl sayfası bağlantılıdır.

Bugünün gündemi → · Arşiv