Montan. App Store'dan indir

Arşiv · 18 Eylül 2026

18 Eylül 2026 mali gündem

26 başlık · Mevzuat, Vergi, Diğer, Vergi/Mevzuat, Muhasebe. Her biri tek paragrafta özetlendi, kaynağına bağlandı.

Mevzuat

Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber Düzenlemesine Dair Açıklama

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yatırım fonları piyasasında manipülasyonu önlemek ve finansal istikrarı korumak amacıyla hazırladığı kapsamlı 'Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber'i yayımladı. Düzenleme, özellikle serbest fonlar ve para piyasası fonları üzerinden oluşabilecek sistemik riskleri bertaraf etmeyi hedefliyor. • Nitelikli yatırımcı tanımı için gereken finansal varlık tutarı 1 milyon TL'den 10 milyon TL seviyesine yükseltildi. • GYF ve GSYF katılma paylarının fon portföylerinde Borsa fiyatı yerine net aktif değer ile değerlenmesi uygulamasına 31 Temmuz 2026 itibarıyla geçildi. • TEFAS Uygulama Esasları 17 Haziran 2026'da onaylanarak 20 Temmuz 2026 tarihinde uygulamaya alındı. • Düzenleme ile fonlar üzerinden fiktif değer artışı ve piyasa manipülasyonu engellenerek şeffaflık hedeflendi. • Rehber'e uyum süreci için ilgili kurumlara uygun geçiş süreleri tanındı. Portföy yönetim şirketleri ve yatırımcılar, yeni değerleme esaslarına ve nitelikli yatırımcı eşiğine uyum sağlamak için portföy yapılarını güncel tutmalıdır.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Taşınmaz İlanlarında EİDS’ye Entegre Olan Firmalar – Eylül 2026

Ticaret Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), taşınmaz ilanlarında kimlik ve yetki doğrulamasını zorunlu hale getiriyor. Bu sistemle birlikte dijital platformlardaki ilan süreçleri tamamen yeni bir denetim mekanizmasına bağlanıyor. • EİDS ile ilanlarda kimlik ve taşınmaz pazarlama yetkisi elektronik ortamda doğrulanacaktır. • Kimlik doğrulaması yapılmamış hesaplardan taşınmaz ilanı yayımlanması engellenmiştir. • Emlak işletmeleri, yetkiyi şahıslara değil, Taşınmaz Ticareti Bilgi Sistemi üzerinden belge sahibi işletmelere almalıdır. • Taşınmaz sahipleri e-Devlet üzerinden kendi ilanlarını doğrudan verebilir veya emlak işletmelerine dijital yetki tanımlayabilir. • Düzenleme; Instagram, Facebook ve WhatsApp gibi sosyal medya mecralarındaki ilan paylaşımlarını da kapsamaktadır. • Sosyal medyada sadece EİDS doğrulaması yapılmış ilanların bağlantıları paylaşılabilir; aksi halde idari yaptırım uygulanacaktır. Emlak işletmeleri ve danışmanları, sosyal medya paylaşımlarında EİDS uyumuna dikkat etmeli; taraflar arasındaki özel sözleşmelerin hukuki geçerliliği için dijital yetki ile kağıt üzerindeki sözleşme farkını gözetmelidir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Limited Şirket Hissesi Satışında Gelir Beyanı: Tahsilat Tarihi mi, Devir Tarihi mi Esas Alınır?

Limited şirket hisselerinin satışı sonucunda ortaya çıkan değer artış kazançlarının hangi tarihte beyan edilmesi gerektiğine dair kritik bir vergi kuralı açıklanmıştır. Vergilendirmede tahsilatın yapıldığı tarih değil, hisselerin mülkiyetinin devredildiği tarih esas alınmaktadır. • Hisse satışlarında vergilendirme için esas alınan tarih, bedelin tahsil edildiği değil mülkiyetin devredildiği tarihtir. • Elde edilen kazanç, 'değer artışı kazancı' olarak sınıflandırılır ve yıllık gelir vergisi beyannamesi ile bildirilir. • 2025 yılı için belirlenen değer artışı kazancı istisna tutarı 120.000 TL'dir. • Maliyet bedelinin endekslenmesi için, satış tarihi ile alış tarihi arasındaki ÜFE artışının %10 veya daha fazla olması şarttır. • Tahsilatın bir sonraki takvim yılına sarkması, vergi beyan dönemini değiştirmez; devir hangi yıl yapıldıysa o yılın kazancı olarak beyan edilir. Hisse devri yapan mükellefler, tahsilat takviminden bağımsız olarak devir yılındaki istisna tutarlarını dikkate alarak beyanname düzenlemelidir. Ayrıca maliyet bedeli hesaplanırken %10 ÜFE şartına göre endeksleme yapılmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Gelir Vergisi Kanunu Madde 18 ile Mükerrer Madde 20/B Kapsamındaki İstisnaların Karşılaştırmalı Analizi veya Dijital İçerik/Yazılım Üreticilerinde Güncel Vergisel Durum

Dijitalleşen dünyada yazılım geliştiriciler ve içerik üreticileri için iki farklı vergi istisnası mekanizması bulunmaktadır. Gelir Vergisi Kanunu'nun 18. maddesi ile Mükerrer 20/B maddesi arasındaki farkları bilmek, hatalı vergilendirme ve cezalı tarhiyat riskini önlemek adına kritik önem taşımaktadır. • GVK Madde 18: FSEK kapsamında 'eser' niteliği taşıyan yazılım, bilgisayar programcılığı gibi faaliyetler için geçerlidir. • GVK Mükerrer 20/B: Sosyal içerik üreticiliği ve mobil uygulama geliştiriciliği için banka üzerinden otomatik vergilendirme sağlar. • İstisna Sınırı: Her iki madde için de kazanç toplamı, GVK 103. maddedeki 4. gelir dilimi tutarını aşmamalıdır. • Vergi Oranları: 20/B kapsamında banka tarafından yapılan stopaj oranı %15 iken, Madde 18 kapsamındaki tevkifat oranı %17 olarak uygulanmaktadır. • Beyanname Şartı: 20/B kapsamında sınır aşılmadığı sürece beyanname verilmez; ancak Madde 18'de sınır aşılırsa tüm kazanç beyan edilmelidir. • Belge Düzeni: 20/B'de defter tutma ve fatura zorunluluğu yokken, Madde 18'de serbest meslek erbabı statüsü ve belirli kayıt yükümlülükleri mevcuttur. Mükellefler, faaliyetlerinin 'eser' niteliğinde olup olmadığını netleştirmeli ve yıllık kazanç toplamlarının 4. gelir dilimi sınırını aşmamasına dikkat ederek doğru istisna türünü seçmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

MASAK'ın Güncellediği Hawala ve Benzeri Alternatif Değer Transfer Sistemleri, Şüpheli İşlem Bildirimleri Rehberi Yayımlandı

MASAK, suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadele kapsamında 'Hawala ve Benzeri Alternatif Değer Transfer Sistemleri Şüpheli İşlem Bildirimi Rehberi'ni yayımladı. Bu yeni rehber, kayıt dışı para transferi yöntemlerinin tespiti ve şüpheli işlem bildirimlerinin etkinleştirilmesi amacıyla kritik düzenlemeler içeriyor. • Rehber; bankalar, kripto varlık hizmet sağlayıcıları, SMMM/YMM'ler, avukatlar ve noterler gibi geniş bir yükümlü grubuna yönelik sektörel risk göstergeleri sunmaktadır. • Hawala gibi kayıt dışı sistemlerin; yasa dışı bahis, vergi kaçırma ve terörizmin finansmanı gibi suç alanlarındaki kullanım biçimleri detaylandırılmıştır. • Yükümlülerin sadece tek bir işleme değil; müşteri, gerçek faydalanıcı, kripto cüzdanları ve sınır ötesi bağlantıları kapsayan geniş bir mutabakat zincirine odaklanması gerekmektedir. • Şüpheli işlem bildirimleri (ŞİB), 5549 sayılı Kanun çerçevesinde MASAK Online sistemi üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirilmelidir. • Düzenleme, 2025 Ulusal Risk Değerlendirmesi sonuçları ve güncel suç tipolojileri dikkate alınarak risk temelli bir yaklaşımla hazırlanmıştır. Mali müşavirler ve diğer yükümlüler, kendi sektörlerine özel hazırlanan rehberleri inceleyerek iç kontrol ve risk yönetim sistemlerini bu yeni kriterlere göre ivedilikle güncellemelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Türk Devletleri Muhasebe ve Denetim Birliği Kuruldu

Türk dünyasında finansal raporlama ve denetim standartlarını harmonize etmek amacıyla tarihi bir adım atıldı. Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de imzalanan anlaşma ile Türk Devletleri Muhasebe ve Denetim Meslek Kuruluşları ve Düzenleyici Kurumlar Birliği resmen kuruldu. • Birliğin kuruluş anlaşması 16 Eylül 2026 tarihinde Bakü'de imzalanarak resmen hayata geçti. • Kurucu üyeler Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan olarak belirlendi. • İş birliği kapsamında denetçi yetkilendirmesinde karşılıklı tanıma mekanizmalarının oluşturulması hedefleniyor. • Blok zinciri ve veri analitiği gibi yeni teknolojilerin denetim süreçlerine entegrasyonu planlanıyor. • Bölgesel ticari ve finansal entegrasyonu güçlendirecek ortak bir denetim altyazısı hedefleniyor. Meslek mensuplarının, özellikle Türk devletleri arasındaki ticari faaliyetlerde karşılıklı tanıma ve standart uyumu süreçlerine hazırlıklı olması gerekmektedir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Bankaların Hisse Geri Alımları Hk. BDDK Kararı

BDDK, Borsa İstanbul'da işlem gören halka açık bankaların hisse geri alımlarına ilişkin kritik bir karar almış bulunuyor. Bu düzenleme, bankaların sermaye rasyoları ve özkaynak hesaplamaları üzerinde doğrudan etkili olacak geçici bir dönemi kapsıyor. • Karar kapsamındaki düzenleme 16 Eylül 2026 tarihinden itibaren geçerli olacaktır. • Geri alım yoluyla edinilen hisseler, 31 Aralık 2026 tarihine kadar özkaynak hesaplamalarında çekirdek sermayeden indirim kalemi olarak düşülmeyecektir. • Sermaye yeterliliği ölçümünde, bu hisseler kredi ve piyasa riskine esas tutar hesaplamalarına dahil edilmeyecektir. • Düzenleme, Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelik ve Sermaye Yeterliliği yönetmelikleri kapsamında uygulanacaktır. Bankaların sermaye planlaması ve risk yönetimi birimleri, geri alım işlemlerinin rasyolar üzerindeki etkisini bu geçici kurallar çerçevesinde yeniden değerlendirmelidir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

2026’nın İlk Sekiz Ayında Karşılıksız Çek Tutarı Yüzde 56 Arttı

2026 yılının ilk sekiz aylık dönemine ilişkin Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verileri açıklandı. Veriler, piyasadaki çek hacmi büyürken karşılıksız çek tutarlarında ciddi bir artış yaşandığını gösteriyor. • 2026 Ocak-Ağustos döneminde bankalara ibraz edilen toplam çek tutarı 7 trilyon 483 milyar liraya yükseldi. • Karşılıksız işlemi yapılan çeklerin toplam tutarı geçen yıla oranla yüzde 56 artarak 233 milyar liraya ulaştı. • Yılın ilk sekiz ayında karşılıksız çıkan çek sayısı 223 bin 912 adet olarak kaydedildi. • Karşılıksız çeklerden sonradan ödenenlerin toplam tutarı 27 milyar lira oldu. • Karşılıksız çek tutarının en yüksek olduğu iller sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa olarak belirlendi. İşletmelerin nakit akış yönetimini sıkılaştırması, alacak riskine karşı çek tahsilat süreçlerini ve müşteri limitlerini daha dikkatli yönetmesi gerekmektedir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Karadeniz Gazında Üretim İkiye Katlanacak

Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'nda üretim kapasitesini artıracak olan Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu'nun devreye alınma süreci netleşti. Bu dev yatırım, Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve makroekonomik dengeleri açısından kritik bir eşiği temsil ediyor. • Osman Gazi platformunun Ekim ayı sonunda Karadeniz'deki görev yerine gönderilmesi planlanıyor. • Platformun devreye girmesiyle günlük üretime 10 milyon metreküp ek doğal gaz sağlanacak. • Toplam kapasite 4 milyondan 8 milyon haneye çıkarılacak şekilde genişletiliyor. • Tesisin Türkiye ekonomisine yıllık katkısının yaklaşık 3,5 milyar dolar olması öngörülüyor. • Platformun kullanım süresi 20 yıl olarak belirlendi. • İkinci bir kardeş platformun 2028 yılında devreye alınmasıyla üretimin dört katına çıkarılması hedefleniyor. Enerji sektöründeki bu büyüme, makroekonomik veriler ve cari açık üzerinde olumlu etkiler yaratacaktır; yatırımcılar ve ilgili sektör paydaşları için stratejik bir gelişmedir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Avukatlar İçin İcra İnkar Tazminatı ve Faizlerinde e-SM Mkz. ve KDV Uygulaması

Avukatların yargılama süreci sonunda elde ettikleri icra inkar tazminatı ve faizlerin vergilendirilme usulü, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı özelgesi ile netlik kazanmıştır. Bu gelirlerin serbest meslek kazancı mı yoksa menkul sermaye iradı mı sayılacağı konusu, doğru muhasebe kaydı ve beyan için kritik önem taştedir. • İcra inkar tazminatı ve tahsil edilen yasal faizler, GVK 75. madde kapsamında 'menkul sermaye iradı' olarak kabul edilir. • Tazminat bir hizmet karşılığı olmadığı için KDV hesaplanmasına tabi değildir. • Serbest meslek makbuzu icra müdürlüğü adına değil, borçlu (kamu kurumu veya şahıs) adına düzenlenmelidir. • İcra inkar tazminatı ve faizler için gelir vergisi tevkifatı (stopaj) yapılmaz. • Tazminat ve faiz gelirleri, serbest meslek kazancından ayrı olarak menkul sermaye iradı kaleminde beyan edilmelidir. • İcra davası nedeniyle ödenen damga vergisi ve harç giderleri, GVK 68 kapsamında serbest meslek kazancından indirilemez. Avukatlar, icra inkar tazminatını serbest meslek kazancı olarak değil, menkul sermaye iradı olarak defterlerine işlemeli ve KDV hesaplamadan borçlu adına makbuz düzenlemelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Eşe Gayrimenkul Satışı Vergilendirilir mi? Gelir ve İntikal Vergisi Açısından Kritik Detaylar

Eşler arasındaki gayrimenkul devirlerinin tapuda satış olarak gösterilip aslında bedelsiz yapılması, vergi idaresi tarafından kritik bir inceleme konusu olabilmektedir. Bu tür işlemlerin vergilendirilmesi, tarafların tabi olduğu mal rejimi ve işlemin gerçek mahiyetine göre farklılık göstermektedir. • Yasal mal rejimi (edinilmiş mallara katılma) kapsamında yapılan bedelsiz devirlerde, eşin servetinde artış sayılmadığı için vergi doğmamaktadır. • Eşler arasında 'mal ayrılığı' rejimi seçilmişse, tapuda satış gösterilip bedel alınmayan devirler 'ivazsız intikal' (bağış) kabul edilerek Veraset ve İntikal Vergisi'ne tabi tutulabilir. • İktisap tarihinden itibaren 5 yıl içinde yapılan satışlarda, eğer işlem gerçek bir satış ise Değer Artışı Kazancı hesaplanması gerekebilir. • Tapuda satış gösterilip para transferi yapılmaması durumunda, işlem fiilen bağış sayılır ve mal rejimine göre vergilendirilir. • Gayrimenkulün emsal bedelinden düşük gösterilmesi durumunda idare tarafından tarhiyat yapılabilir. • İvazsız intikallerde beyan zorunluluğu bulunmakta olup, beyanname verilmemesi vergi ziyaı ve usulsüzlük cezalarına yol açabilir. Eşler arası gayrimenkul devirlerinde tapudaki işlem ile gerçek durumun örtüşmesi gerekir; aksi halde vergi idaresi işlemi bağış sayarak Veraset ve İntikal Vergisi veya Değer Artışı Kazancı talep edebilir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi/Mevzuat

Şirket Ortaklarına Yapılan Ödemeler AR-GE Teşvikinden Yararlanabilir mi?

4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında, şirket ortaklarının Ar-Ge faaliyetlerinde fiilen görev alması durumunda sağlanan vergi istisnaları netleşti. Bu düzenleme, ortaklara ödenen ücret ve huzur hakkı gibi ödemelerin hangi şartlarda teşvik kapsamına girebileceğini açıklıyor. • Şirket ortakları, Ar-Ge faaliyetlerinde fiilen görev yapmaları şartıyla Ar-Ge personeli statüsünde teşvikten yararlanabilir. • Ar-Ge faaliyetleriyle doğrudan ilgili olan huzur hakkı ve ücret ödemeleri gelir vergisi stopaj teşviki kapsamındadır. • Damga vergisi istisnası 31 Aralık 2028 tarihine kadar geçerliliğini korumaktadır. • Destek personeli sayısı, Ar-Ge ve tasarım personel sayısının yüzde onunu; toplam personel sayısı 15'e kadar olan firmalarda ise yüzde yirmisini aşamaz. • Haftalık 45 saati aşan ek çalışma sürelerine ilişkin ücretler teşvik kapsamı dışındadır. • Teşvikten yararlanabilmek için ödemenin Ar-Ge görevine ilişkin belgelerle kanıtlanması ve beyan edilmesi zorunludur. Mali müşavirler, ortaklara yapılan ödemelerin Ar-Ge faaliyetleriyle illiyet bağını belgelerle kayıt altına almalı ve fiili çalışma durumunu mutlaka kontrol etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Bordroda yer alması gereken bilgiler

Ücret bordroları, işçi ve işveren arasındaki mali ilişkinin en temel ispat aracıdır. Farklı kanunlar çerçevesinde düzenlenen bordrolarda bulunması gereken bilgiler, olası denetimlerde ve hukuki uyuşmazlıklarda tarafların haklarını korumak adına kritik önem taşır. • 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca; ödeme günü, dönem, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretleri ile vergi, sigorta primi, avans, nafaka ve icra kesintileri ayrı ayrı gösterilmelidir. • SGK mevzuatı gereği; iş yeri sicil numarası, ilgili ay, sigortalı bilgileri, gün sayısı ve ödenen tutar gibi bilgiler bordroda yer almalıdır. • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca; bordronun ait olduğu ay, çalışan bilgileri, birim ücreti, çalışma süresi ve hesaplanan vergi tutarı zorunlu bilgilerdir. • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca; ücret üzerinden yapılan vergi tevkifatı bordroda açıkça gösterilmelidir. • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca; her ödemede işçiye kesintilerin miktarını ve sebebini içeren bir hesap özeti verilmelidir. • Banka ödeme yönetmeliği uyarınca; en az üç çalışanı olan işverenler, net tutarları banka aracılığıyla ödemekle yükümlüdür. İşverenler, bordro kayıtlarını banka ödemeleri ve SGK bildirimleri ile tam uyumlu tutmalı; ispat yükümlülüğü için bordroları eksiksiz düzenleyip çalışanlara imza veya mühürle teslim etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Karşıt İnceleme Yerine...

KDV iadesi süreçlerinde kritik bir yer tutan karşıt inceleme uygulamasına ilişkin yeni elektronik sistem düzenlemesi ve bu sürecin geleceği tartışılıyor. Mevzuatın dijitalleşme adımları ile Yeminli Mali Müşavirlerin sorumlulukları arasındaki denge, meslek camiasında önemli bir gündem maddesi haline geldi. • 24 Aralık 2025 tarihli tebliğ ile karşıt inceleme tutanaklarının Dijital Vergi Dairesi üzerinden elektronik ortamda yapılması kararlaştırıldı. • Sistemin zorunlu uygulama tarihi, yaşanan teknik güçlükler ve talepler üzerine 21 Ağustos 2026 tarihli tebliğ ile 1 Ocak 2027'ye ertelendi. • 3568 sayılı Kanun uyarınca YMM'ler, yaptıkları tasdiklerin doğruluğundan ve ziyaa uğratılan vergilerden müteselsilen sorumludur. • Mevcut uygulamada KDV iadesi için indirilecek KDV listesindeki alımların %80 veya daha fazlasının karşıt incelemeye tabi tutulması zorunluluğu bulunmaktadır. • Dijitalleşme süreci kağıt iş yükünü azaltsa da, veri yoğunluğu ve tedarikçi sayısı nedeniyle operasyonel zorluklar devam etmektedir. Mali müşavirler, dijital dönüşüm sürecindeki erteleme tarihini takip etmeli ve karşıt inceleme süreçlerini sadece bir evrak toplama işi değil, kanuni sorumluluk gereği gerçek bir risk analizi olarak yönetmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

6491 Sayılı Türk Petrol Kanunu'nda Yer Alan Vergi İstisnalarının Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) Bakımından Uygulanabilirliği

6491 sayılı Türk Petrol Kanunu kapsamında petrol faaliyetleri için ithal edilen ekipman ve araçlara yönelik vergi istisnalarının kapsamı, Danıştay'ın güncel kararıyla netlik kazanmıştır. Bu karar, 'gümrük vergisi' ifadesinin sadece dar anlamda değil, tüm ithalat yükümlülüklerini kapsayacak şekilde yorumlanması gerektiğini ortaya koymaktadır. • 6491 sayılı Kanun'un 13. maddesi, petrol faaliyetlerinde kullanılacak malzeme ve araçların ithalatında gümrük vergisi ve mali yükümlülük istisnasını düzenlemektedir. • Danıştay 7. Dairesi'nin 11.12.2025 tarihli kararına göre, kanundaki 'gümrük vergisi' ifadesi geniş anlamda tüm gümrük vergilerini kapsamaktadır. • Karar uyarınca, aksi belirtilmedikçe ithal edilen eşyanın sadece gümrük vergisi değil, diğer ithalat vergi ve resimleri de istisna kapsamındadır. • İstisnanın kapsamı konusunda yaşanan 'ek mali yükümlülük' ve 'dampinge karşı vergi' gibi kalemlerdeki tereddütler, bu geniş yorumla aşılmaktadır. • Danıştay yaklaşımı, kanunun tarihsel gelişimi ve önceki 6326 sayılı Petrol Kanunu'ndaki geniş muafiyet mantığıyla uyumlu bulunmuştur. • Bu hukuki yorumun, kredili ithalat işlemlerinde alınan KKDF (Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu) ödemelerinin istisna kapsamına girip girmeyeceği konusunda emsal teşkil etmesi beklenmektedir. Petrol sektöründe faaliyet gösteren firmalar, ithalat işlemlerinde sadece gümrük vergisini değil, kanunun ruhuna uygun olarak diğer mali yükümlülükleri de istisna kapsamında değerlendirmeli ve hukuki süreçlerini bu geniş yorum üzerine kurgulamalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

İhraç Kayıtlı Satışta İmalatçı Lehine Matrahta Meydana Gelen Değişiklik

İhraç kayıtlı mal teslimlerinde, satış sonrası ortaya çıkan kur farkı veya vergi iadesi gibi ek ödemelerin matraha dahil edilmesi ve faturanın nasıl düzenleneceği konusu netleşmiştir. Bu süreç, imalatçı ile ihracatçı arasındaki vergi yükümlülüklerinin doğru yönetilmesi açısından kritik önem taşımaktadır. • İhracatçının aldığı vergi iadesi, kur farkı veya primlerin imalatçıya aktarılması 3065 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca ihraç kayıtlı teslim bedeline dahildir. • İmalatçı, ihracatçıdan gelen ek ödemeler için ayrı bir fatura düzenlemelidir. • Düzenlenecek faturada ödemenin mahiyeti, malın tabi olduğu KDV oranı ve tahsil edilmediğine dair açıklama mutlaka yer almalıdır. • Faturada, ödemenin kaynağı olan ilk ihraç kayıtlı faturaya ve gümrük beyannamesine tarih/numara ile atıf yapılmalıdır. • İmalatçı, faturadaki KDV'yi hem hesaplanan hem de indirilecek KDV olarak aynı dönem beyannamesinde göstermelidir. • İhracatçı, imalatçıya ödenmeyen bu KDV tutarını kendi beyannamesinde indirim konusu yapamaz. İmalatçılar, ihracat sonrası oluşan kur farkı veya vergi iadesi gibi ek ödemeleri faturalandırırken, ilk satış faturasına ve gümrük beyannamesine mutlaka atıf yapmalı; KDV'yi hem hesaplanan hem indirilecek olarak beyan ederek matrah farkını yönetmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Dar mükellefiyette beyan esası

Türkiye'de işyeri veya daimi temsilcisi bulunan dar mükellef kurumların kazanç beyan süreçleri, vergilendirme dönemi ve beyanname verme usulleri kritik önem taşımaktadır. Bu rehber niteliğindeki yazı, dar mükelleflerin özel beyan esaslarını ve dikkat etmesi gereken süreleri detaylandırmaktadır. • Yıllık beyanname verme süresi, hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ayın birinci gününden yirmi beşıncı günü akşamına kadardır (Örn: Takvim yılı için 1-25 Nisan). • Özel beyan gerektiren durumlarda vergilendirme dönemi yerine kazancın elde edilme tarihi esas alınır. • Türkiye'den ayrılma durumunda beyanname, dar mükellefin ülkeyi terk etmesinden önceki on beş gün içinde verilmelidir. • Gayri maddi hakların satışı dışındaki diğer kazanç ve iratların beyanı, kazancın elde edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde yapılmalıdır. • Taşınmaz satış kazançlarında beyanname taşınmazın bulunduğu yere, taşınır ve haklarda ise elden çıkarılan malın Türkiye'de olduğu yere vergi dairesine sunulur. • Arızi ticari faaliyetlerde beyanname, faaliyetin yapıldığı yerdeki vergi dairesine verilmelidir. Dar mükellef kurumlar, kazancın niteliğine göre değişen beyan sürelerini ve yetkili vergi dairelerini titizlikle takip etmeli; özellikle özel beyan gerektiren durumlarda kazanç elde tarihini baz alarak cezai müeyyidelerle karşılaşmamalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

İhraç Kayıtlı Satış Sonucu İhracatın Gerçekleşmemesi Hali

İhraç kayıtlı mal teslimlerinde ihracatın süresinde gerçekleşmemesi durumunda vergi yükümlülüklerinin nasıl değişeceği ve taraflar arasındaki rücu süreçleri ele alınmaktadır. Bu durum, imalatçı ve ihracatçı arasındaki KDV dengesinin nasıl kurulacağını belirleyen kritik bir mevzuat konusudur. • İhracatın gerçekleşmemesi veya geç yapılması durumunda teslim, mahiyet itibarıyla yurtiçi mal teslimine dönüşür. • İhracatın gerçekleşmemesi halinde tecil edilen vergi, imalatçıdan 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre gecikme zammıyla tahsil edilir. • Mücbir sebeplerle ihracat yapılamazsa, tecil edilen vergi 6183 sayılı Kanun'un 48. maddesindeki tecil faizi ile tahsil edilir. • İhracatçının imalatçıya rücu ederek ödediği KDV, ihracat süresinin (ve varsa ek sürenin) sonu itibarıyla indirim konusu yapılabilir hale gelir. • Ödenen KDV, en erken ihraç süresinin bittiği tarihi takip eden dönemin dahil olduğu takvim yılı sonuna kadar indirim konusu yapılabilir. • İleride malların ihraç edilmesi durumunda, indirim yoluyla telafi edilemeyen tutarlar KDV iade taleplerine dahil edilebilir. İmalatçılar, ihracatın gerçekleşmemesi durumunda doğacak vergi ve gecikme zammı riskine karşı ihracatçı ile sözleşmelerini netleştirmeli; ihracatçılar ise rücu edilen tutarların indirim zamanlamasını takip etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Ar-Ge ve bağış indiriminde istisna ve sırasının önemi

Kurumlar vergisi matrahı hesaplanırken Ar-Ge indirimleri ile bağış ve yardımların hangi sırayla uygulanacağı konusunda Gelir İdaresi ile Danıştay arasında görüş ayrılığı bulunmaktadır. Bu sıralama farkı, özellikle kazancın sınırlı olduğu dönemlerde vergi matrahının belirlenmesi ve indirimlerin kullanım hakkı açısından kritik bir öneme sahiptir. • Gelir İdaresi'ne göre beyanname dizaynı gereği önce Ar-Ge ve tasarım indirimleri, ardından kalan tutardan bağış ve yardımlar düşülmelidir. • Danıştay ise üç ayrı kararında mükellef lehine bir yaklaşım sergileyerek bağış ve yardımların önce indirilmesi gerektiği yönünde hüküm vermiştir. • Bağış ve yardımlar sadece ilgili dönem kazancıyla sınırlıyken, Ar-Ge indirimleri sonraki yıllara devredilebilir ve yeniden değerleme oranında artırılarak kullanılabilir. • 5746 sayılı Kanun kapsamındaki Ar-Ge indirimlerinin sıralamasına ilişkin özel bir hüküm bulunmaması, tartışmanın temel kaynağını oluşturmaktadır. • Şubat 2026 tarihli Vergi Mevzuatı Rehberi'nde Gelir İdaresi, önce Ar-Ge ve sponsorluk harcamalarının, sonra bağışların indirilmesi gerektiğini net bir şekilde belirtmiştir. Mali müşavirler, vergi planlaması yaparken Gelir İdaresi'nin mevcut rehber yaklaşımını esas almalı ancak Danıştay kararlarındaki riskleri de göz önünde bulundurarak ihtiyatlı hareket etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

332 İştiraklere Borçlar Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri

Bu teknik inceleme, işletmelerin iştiraklerinden aldıkları finansman veya iştiraklerin şirket adına yaptığı ödemeler neticesinde oluşan borçların muhasebeleştirilmesini konu almaktadır. 332 İştiraklere Borçlar Hesabı'nın çalışma mantığı, vade ayrımı ve kayıt örnekleri üzerinden anlatılmaktadır. • 332 İştiraklere Borçlar Hesabı, işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemlerden kaynaklanan kısa vadeli iştirak borçlarının izlendiği pasif karakterli bir hesaptır. • İştirak, işletmenin üçüncü kişilere olan borçlarını kendi kaynaklarından ödediğinde, bu tutar iştirake olan bir borç olarak 332 hesabın alacağına kaydedilir. • Finansman amacıyla iştirakten alınan borçlarda, tutar 332 hesabın alacağına kaydedilerek borç doğurulur; ödeme yapıldığında ise hesap borçlandırılır. • Vade ayrımı kritik önemdedir: Uzun vadeli iştirak borçları başlangıçta 432 hesaba kaydedilirken, vadesi bir yılın altına düşen tutarlar 432 hesaptan 332 hesabına aktarılmalıdır. • İşlemin niteliği (ticari borç, finansman veya sermaye taahhüdü) belirlenmeden 332 hesabın kullanımı hatalı sonuçlar doğurabilir. Mali müşavirler, iştiraklerle yapılan işlemlerin ticari niteliğini doğru analiz etmeli ve vade geçişlerinde 432 ile 332 hesaplar arasındaki aktarımları dönem sonlarında titizlikle yapmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Kartlı Ödemeler 3 Trilyon Liraya Dayandı

Türkiye'de kartlı ödeme hacmi Ağustos ayı verilerine göre rekor seviyelere ulaşarak 3 trilyon lira sınırına yaklaştı. Bankalararası Kart Merkezi verileri, dijitalleşen ekonomiyle birlikte ödeme alışkanlıklarının hızla değiştiğini gösteriyor. • Ağustos ayı toplam kartlı ödeme tutarı yıllık yüzde 39 artışla 2 trilyon 990,4 milyar liraya ulaştı. • Kredi kartıyla yapılan ödemeler 2 trilyon 537 milyar lira ile toplam hacmin büyük kısmını oluştururken, yıllık artış yüzde 40 oldu. • Banka kartı ödemeleri 445,9 milyar lira ile yüzde 40 artış gösterdi; ön ödemeli kartlarda ise yüzde 43'lük bir düşüş yaşandı. • İnternet üzerinden yapılan ödemeler 923,9 milyar liraya yükselerek toplam kartlı ödemelerin yüzde 30'unu kapsadı. • Temassız ödeme tutarı yüzde 42 artarak 1 trilyon 9,9 milyar liraya çıktı; mağaza içi her beş ödemeden dördü temassız yapıldı. • Toplam kart sayısı geçen yıla göre yüzde 4 artarak 478 milyona ulaştı. İşletmelerin nakit akış yönetimi ve POS cihazı maliyetleri açısından dijital ödeme hacmindeki bu devasa artışı dikkate alarak finansal planlamalarını güncel tutmaları gerekmektedir.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Fransa Kalkınma Ajansı’ndan Türkiye’ye 600 Milyon Avroluk Yeşil Finansman

Fransa Kalkınma Ajansı, Türkiye'nin iklim hedefleri ve çevresel projeleri için 600 milyon avroluk kapsamlı bir finansman paketi hazırlıyor. Bu kaynak, özellikle yeşil dönüşüm ve deniz ekosistemlerinin korunması gibi stratejik alanlarda kullanılacak. • Toplam finansman tutarı: 600 milyon avro. • Öncelikli kullanım alanları: Müsilajla mücadele, yenilenebilir enerji ve atık su arıtma projeleri. • Stratejik odak: Türk sanayisinin temiz enerjiye geçişi ve biyolojik çeşitliliğin korunması. • Hedeflenen süreç: Antalya'da yapılacak COP31 zirvesine yönelik somut projelerin hayata geçirilmesi. • Kapsam: Sıfır atık, temiz enerji ve döngüsel ekonomi gibi 10 farklı başlıkta yatırım desteği. Yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar planlayan sanayiciler, bu tür uluslararası finansman kaynaklarını projelerine entegre etmek için hazırlık yapmalıdır.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Kurulan-Kapanan Şirket İstatistikleri – Ağustos 2026

2026 yılının ilk sekiz aylık dönemine ilişkin şirket kuruluş ve kapanış istatistikleri açıklandı. Veriler, ekonomik hareketliliğin seyri ve şirket yapılarındaki değişimler açısından kritik göstergeler sunuyor. • 2026 yılı ilk 8 ayında kurulan şirket sayısı geçen yıla göre yüzde 6,4 artarak 75 bin 814'e yükseldi. • Ağustos ayında 9 bin 212 şirket kurulurken, kapanan şirket sayısı yıllık bazda yüzde 11,3 artış gösterdi. • Ağustos ayında kurulan şirketlerin sermaye toplamı 32 milyar 955 milyon lira seviyesinde gerçekleşti. • Kurulan şirketlerin büyük çoğunluğunu 8 bin 223 adetle limited şirketler, 989 adetle anonim şirketler oluşturdu. • Ağustos ayında kurulan şirketlerin yüzde 37,5'i İstanbul, yüzde 11,1'i Ankara ve yüzde 5,7'si İzmir'de faaliyete geçti. • Yabancı ortak sermayeli şirketlerde yabancı payı yüzde 79,5 olarak kaydedildi. İşletme sahipleri ve mali müşavirler, sektör bazlı değişimleri ve kapanış oranlarındaki artışı takip ederek risk analizlerini güncel tutmalıdır.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

331 Ortaklara Borçlar Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri

Bu rehber, işletmelerin finansman ihtiyacı veya şirket adına yapılan harcamalar nedeniyle ortaklara olan borçlarının muhasebeleştirilme süreçlerini ele almaktadır. 331 Ortaklara Borçlar Hesabı'nın kullanımı, vade ayrımı ve doğru hesap seçimi gibi kritik teknik detaylar açıklanmaktadır. • 331 Ortaklara Borçlar Hesabı, işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemlerden kaynaklanan kısa vadeli ortak borçlarını izlemek için kullanılır. • Vadesi bir yılı aşan ortak borçları başlangıçta 431 Ortaklara Borçlar Hesabı'nda takip edilir; vade bir yılın altına düştüğünde ise 331 hesaba aktarılır. • Ortağın şirket adına yaptığı harcamalar, gider veya varlık hesabı karşılığında 331 hesabın alacaklandırılmasıyla muhasebeleştirilebilir. • Ortağın şirkete ticari mal veya hizmet satışı gibi faaliyet konusuyla ilgili işlemleri 320 Satıcılar Hesabı'nda izlenmelidir. • Şirket adına yapılan harcamaların gider yazılabilmesi için faturanın şirket adına olması ve işle ilgili olma şartı aranır. Mali müşavirler, ortaklara olan borçların vade sınıflandırmasına (331/431) dikkat etmeli ve kişisel harcamaların şirket gideri olarak kaydedilmemesi için belge kontrolü yapmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Muhasebe

193 Peşin Ödenen Vergiler ve Fonlar Hesabı Muhasebe Kaydı

Bu içerik, işletmelerin dönem içinde peşin olarak ödediği vergi ve fonların Tek Düzen Hesap Planı uyarınca nasıl muhasebeleştirileceğini açıklamaktadır. Doğru hesap kullanımı, dönem sonu vergi mahsubu ve mali tabloların doğruluğu açısından kritik önem taşır. • Peşin ödenen vergiler ve fonlar, Tek Düzen Hesap Planı'nda 193 numaralı hesapta takip edilir. • Yıl içinde ödenen geçici vergi tutarları bu hesapta aktifleştirilir. • Dönem sonunda, 193 hesapta biriken tutarlar ilgili vergi borçlarına mahsup edilmek üzere 371 hesap ile ilişkilendirilir. • Ödemeler yapıldığında borç, nakit veya banka çıkışında ise alacak kaydedilerek kayıt altına alınır. Mali müşavirler ve muhasebe personeli, geçici vergi ödemelerini mutlaka 193 hesapta izlemeli ve dönem sonu kapanışlarında mahsup işlemlerini hatasız yapmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Uzlaştırmacı Kimlik Kartı Ücretlerine İlişkin Duyuru

Adalet Bakanlığı tarafından yapılan duyuruya göre, uzlaştırmacı kimlik kartı taleplerinde kullanılacak hesap bilgileri güncellenmiştir. Kayıp veya yenileme gibi nedenlerle yeni kart talep edecek uzlaştırmacıların bu yeni sürece uyması gerekmektedir. • Yeni kart ücreti: 60,00 TL • Ödeme yapılacak hesap: Vakıfbank Hastaneler Şubesi (Ala Ofset Matbaa Grafik Tas. Rek. Amb. Org. San. ve Tic. Ltd. Şti.) • Hesap numarası: TR66 0001 5001 5800 7380 3005 96 • Açıklama zorunluluğu: T.C. Kimlik Numarası, Ad-Soyad ve İletişim Numarası mutlaka belirtilmelidir. • Başvuru yöntemi: Dekontun portala yüklenmesine gerek yoktur; dekont ile birlikte Daire Başkanlığına dilekçe gönderilmelidir. Uzlaştırmacı kimlik kartı yenileyecek kişilerin, ödemeyi güncel hesap bilgilerine yaparken açıklama kısmını eksiksiz doldurması ve dilekçeyi dekontla birlikte ilgili birime iletmesi kritik önem taşımaktadır.

Kaynak: AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin

Bu gündem her sabah 07:00'de hazır.

Montan News iPhone uygulaması: önem sırasına dizilmiş özetler, sesli anlatım, kaynağa tek dokunuş. Ücretsiz ve reklamsız.

App Store'dan indir

Bu sayfadaki özetler bilgilendirme amaçlıdır ve kaynağından teyit edilmelidir; resmî vergi veya mevzuat danışmanlığı yerine geçmez. Her özetin altında kaynağın asıl sayfası bağlantılıdır.

Bugünün gündemi → · Arşiv