Vergi
Dövizli İşlemlerde En Sık Yapılan Vergi ve Muhasebe Hataları
Dövizli işlemlerin muhasebeleştirilmesi ve vergilendirilmesi sürecinde yapılan hatalar, vergi incelemelerinde ciddi cezai müeyyidelerle sonuçlanabilmektedir. Bu haberde, dövizli faturaların kayıt düzeninden kur farkı faturalarının kesilmesine, değerleme esaslarından avansların durumuna kadar en kritik uygulama hataları ele alınmaktadır.
• Dövizli işlemlerin TL karşılığı hesaplanırken VUK md. 280 uyarınca Merkez Bankası döviz alış kuru esas alınmalıdır.
• Kur farkı artışlarında kur farkı faturası düzenlenmeli; ihracat istisnalarında ise kur farkının KDV durumuna dikkat edilmelidir.
• Döviz kasası, banka hesapları ve dövizli borç/alacaklar her geçici vergi döneminde güncel kurla yeniden değerlenmelidir.
• 159 ve 340 hesaplarda izlenen dövizli sipariş avansları, parasal olmayan kalemler olduğu için kur değerlemesine tabi tutulmamalıdır.
• Sabit kıymet alımı için kullanılan dövizli kredilerin ilk yıl kur farkları maliyete eklenmeli, sonraki yıllarda ise gider veya maliyet seçeneği kullanılmalıdır.
• Yurt dışından alınan hizmetlerde 2 No.lu KDV beyannamesi ile KDV beyanı ve varsa stopaj yükümlülüğü yerine getirilmelidir.
Mali müşavirler ve işletmeler; kur kullanımında tutarlılık sağlamalı, dönem sonu değerlemelerini aksatmamalı ve avans ile alacak hesaplarını birbirinden ayırarak kayıt disiplini kurmalıdır.
Mevzuat
VDKda ihtisaslaşma: Ne değişecek?
Vergi Denetim Kurulu (VDK) bünyesinde 1 Ekim 2026 itibarıyla hayata geçen yeni ihtisaslaşma modeliyle denetim süreçlerinde köklü bir yapı değişikliğine gidiliyor. Bu düzenleme ile organize vergi kaçakçılığı ve uluslararası vergilendirme gibi karmaşık alanlarda daha spesifik ve derinlemesine incelemeler yapılması hedefleniyor.
• Ankara ve İstanbul merkezli 'Organize Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkanlığı' kuruldu.
• İstanbul'da 'Uluslararası Vergilendirme ve Transfer Fiyatlandırması Sektörel Denetim Daire Başkanlığı' faaliyete geçti.
• Denetimlerde sadece tekil mükellefler değil; paravan şirketler, sahte belge ağları ve karmaşık finansal akışlar bütüncül olarak incelenecek.
• Uluslararası denetimlerde grup yapısı, ülke bazlı kârlılık ve küresel veri kaynakları temel alınacak.
• Veri analitiği, banka verileri, MASAK ve e-belge sistemleri kullanılarak risk analizleri daha isabetli hale getirilecek.
Mükellefler ve mali müşavirler, özellikle tedarik zincirindeki şirketlerin sahte belge düzenleyicisi olma riskine karşı özen yükümlülüklerini artırmalı ve ticari ilişkilerdeki gerçekliği ispatlayacak güçlü kanıtlar biriktirmelidir.
Mevzuat
Tıbbi Atık Yakan Şirkete 501 Milyon TL Ceza
Elazığ'da faaliyet gösteren bir özel sağlık kuruluşunun, tıbbi atıkları mevzuata aykırı şekilde bahçesinde yakması sonucunda çok ağır bir idari para cezasıyla karşı karşıya kaldığı açıklandı. Çevre Kanunu ihlalleri nedeniyle uygulanan bu ceza, işletmelerin çevresel yükümlülüklerini yerine getirmemesinin mali sonuçlarını göstermesi açısından kritik önem taşıyor.
• İhlal sebebi: Tıbbi atıkların mevzuata aykırı şekilde özel mülk bahçesinde yakılması.
• Toplam ceza tutarı: 501 milyon 568 bin TL.
• Yasal dayanak: 2872 sayılı Çevre Kanunu.
• Tespit yöntemi: Kamera kayıtları ve GSM kayıtları üzerinden yapılan incelemeler.
• Önceki ceza: Mayıs ayında aynı yöntemle yapılan ihlal için 47 milyon 206 bin 354 TL ceza kesilmişti.
Sağlık sektörü ve benzeri riskli faaliyet yürüten işletmeler, atık yönetimi süreçlerini mevzuata tam uyumlu hale getirmeli ve çevre denetimlerine karşı hazırlıklı olmalıdır.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Teşvik
Yapay Zekâda 10 Milyar Dolarlık Hedef
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı, dijital dönüşüm ve teknolojik altyapı yatırımları için devasa bir kaynak seferberliğini başlatıyor. Plan, Türkiye'nin yapay zekâ ekosistemini güçlendirmek amacıyla hem finansal destekleri hem de nitelikli insan kaynağı yetiştirme hedeflerini kapsıyor.
• Dijital altyapı, bulut bilişim ve yapay zekâ yatırımlarında en az 10 milyar dolarlık kaynağın harekete geçirilmesi hedefleniyor.
• Veri merkezlerinin toplam kurulu gücünün 250 megavattan 2030 yılına kadar en az 1 gigavata çıkarılması planlanıyor.
• 10 bin ileri düzey uzman ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesi öngörülüyor.
• KOBİ'lerin teknolojiye erişimi için KOSGEB Yapay Zekâ Kredi Programı ve yapay zekâ kuponları devreye alınıyor.
• Sağlık, tarım ve e-ticaret gibi alanlardan en az 2 bin kamu veri seti Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden erişime açılacak.
• BİLGE adlı Türkçe dil modeli ile yerli yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesi desteklenecek.
İşletmeler ve KOBİ'ler, dijitalleşme süreçlerinde KOSGEB ve TÜBİTAK'ın sunduğu yapay zekâ odaklı yeni kredi ve ekosistem çağrılarını yakından takip ederek maliyet avantajı sağlamalıdır.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat
372 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri
Bu haber, işletmelerin kıdem tazminatı karşılıklarını muhasebeleştirirken 372 ve 472 hesaplar arasındaki ayrımı nasıl yapması gerektiğini ve vergi matrahı üzerindeki etkilerini açıklamaktadır. Yanlış hesaplama veya mükerrer kayıtların vergi incelemelerinde sorun yaratmaması için teknik detaylar paylaşılmaktadır.
• 472 hesaptaki uzun vadeli karşılıkların, bir yıl içinde ödenmesi beklenen kısmı 372 hesaba aktarılmalıdır.
• Kıdem tazminatı karşılığı ayrılırken personelin departmanına göre 720, 730, 740, 750, 760 veya 770 gider hesapları kullanılmalıdır.
• GİB uygulamasına göre, fiilen ödenmeyen kıdem tazminatı karşılıkları gider kabul edilmez ve KKEG (Kanunen Kabul Edilmeyen Gider) olarak izlenmelidir.
• Önceki dönemde KKEG yapılan tutar, ödeme yapıldığı dönemde vergi matrahından indirim konusu yapılabilir.
• Kıdem tazminatı ödemelerinde damga vergisi oranı binde yedi virgül elli dokuz (0,00759) olarak uygulanır.
• Kıdem tazminatı, SGK prime esas kazanç tutarına dahil edilmez.
Mali müşavirler, kıdem tazminatı karşılıklarını dönem sonlarında vade yapısına göre 372 ve 472 hesaplar arasında doğru virmanlamalı ve ödenmeyen karşılıkları mutlaka KKEG olarak takip etmelidir.
Vergi
Elektrikli Araca Ait Elektrik Tüketim Bedelinin Gider Kısıtlaması Kapsamındaki Durumu
Elektrikli araç kullanımının artmasıyla birlikte, bu araçların şarj giderlerinin vergi matrahından hangi oranda düşülebileceği konusu netleşti. Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge, elektrik tüketim bedellerinin binek otomobil gider kısıtlaması kapsamında değerlendirileceğini teyit etti.
• Elektrik tüketim bedeli, binek otomobillere ilişkin yakıt, tamir ve bakım gibi cari giderler kapsamında kabul edilmektedir.
• Binek otomobillere ilişkin gider kısıtlaması uyarınca, elektrik tüketim bedelinin sadece yüzde 70'i gider olarak indirilebilir.
• Giderin indirilebilmesi için harcamanın mesleki faaliyetle uyumlu ve orantılı olması şarttır.
• Elektrik tüketim bedellerinin gider yazılabilmesi için mutlaka usulüne uygun belge ile tevsik edilmesi (ispatlanması) gerekmektedir.
• İlgili düzenleme 311 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ve GVK'nın 65, 67 ve 68. maddeleri çerçevesinde uygulanmaktadır.
Mali müşavirler ve araç sahipleri, elektrikli araç şarj faturalarının tamamını değil, sadece yüzde 70'ini gider yazmalı ve tüm harcamaları mutlaka belgelemelidir.
Vergi
Serbest Meslek Erbabının Otopark Ücretine Ait Ödeme Kaydedici Cihaz Fişi Gider Olarak Kaydedilebilir mi?
Serbest meslek erbabının mesleki faaliyetlerinde kullandığı araçlar için ödediği otopark ücretlerinin gider olarak kaydedilmesi ve bu giderlerin hangi belgelerle ispatlanabileceği konusu İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı'nın özelgesiyle netleşti. Özellikle otopark fişlerinin fatura yerine geçip geçmeyeceği hususunda kritik şartlar belirlendi.
• Otopark giderleri, binek otomobillere ilişkin cari gider kapsamında değerlendirilmektedir.
• Binek otomobil gider kısıtlaması gereği, otopark ücretinin en fazla yüzde 70'i gider olarak indirilebilir.
• Ödeme kaydedici cihaz (ÖKC) fişlerinin gider yazılabilmesi için cihazın yeni nesil olması veya 385 sıra no'lu VUK tebliğine uygun olması gerekir.
• Fişin geçerli bir tevsik belgesi sayılabilmesi için üzerinde envantere kayıtlı aracın plaka bilgisinin mutlaka yer alması şarttır.
• Giderin kabulü için aracın envantere kayıtlı olması ve kullanımın mesleki faaliyetle uyumlu olması gerekmektedir.
Mali müşavirler ve serbest meslek erbapları, otopark harcamalarını gider yazarken fiş üzerinde plaka bilgisinin yer aldığından emin olmalı ve giderin sadece yüzde 70'ini matrahtan düşmelidir.
Vergi
Yöneticinin Yurt Dışından Döviz Olarak Elde Ettiği Ücret Gelirinin Vergilendirilmesi
Yurt dışındaki şirketlere uzaktan çalışan ve Türkiye'de ikamet eden kişilerin elde ettiği döviz bazlı ücret gelirlerinin vergilendirilmesi konusu, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın bir özelgesiyle netleşti. Özellikle işverenin Türkiye ile bağlantısı, ücret gelirlerinde istisna uygulanıp uygulanamayacağını belirleyen kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.
• Türkiye'de yerleşik tam mükellefler, yurt dışından elde ettikleri tüm ücret gelirlerini Türkiye'de beyan etmekle yükümlüdür.
• Gelir Vergisi Kanunu Madde 23/14 kapsamında dövizli ücret istisnasından yararlanabilmek için işverenin Türkiye'de hiçbir şekilde kazanç elde edecek şekilde faaliyette bulunmaması şarttır.
• Somut olayda, Almanya merkezli şirketin grup şirketlerinin Türkiye'de faaliyet göstermesi nedeniyle ücret gelirinde istisna uygulanması reddedilmiştir.
• Yurt dışından alınan ücretler Türkiye'de tevkifata (stopaj) tabi değildir; yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmelidir.
• Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları uyarınca, hizmetin fiilen Türkiye'de ifa edilmesi durumunda vergilendirme hakkı Türkiye'ye aittir.
Uzaktan çalışan yöneticiler, istisna şartlarını sağlamak için işverenin Türkiye ile hiçbir ticari veya grup bağı bulunmadığından emin olmalı ve gelirlerini yıllık beyanname ile bildirmelidir.
Vergi
Yurt Dışından Alınan Emekli Maaşı Türkiye’de Beyana Tabi midir?
Yurt dışından alınan emekli maaşlarının Türkiye'de vergilendirilip vergilendirilmeyeceği konusu, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları ve Gelir Vergisi Kanunu çerçevesinde kritik bir önem taşımaktadır. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'nın özelgesi, Türkiye'de yerleşik kişilerin yurt dışı kaynaklı emeklilik gelirlerinin beyan durumunu netleştirmektedir.
• Türkiye'de ikamet eden ve tam mükellef sayılan kişiler, dünya genelindeki tüm gelirleri üzerinden vergiye tabidir.
• Türkiye-Finlandiya Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması'nın 18. maddesi uyarınca, emekli maaşlarının vergilendirme yetkisi mukimlik durumuna göre belirlenir.
• Gelir Vergisi Kanunu Madde 23/13 uyarınca, yabancı ülkelerdeki sosyal güvenlik kurumlarından ödenen emekli, maluliyet, dul ve yetim aylıkları gelir vergisinden istisnadır.
• Gelir Vergisi Kanunu Madde 25/1-10 kapsamında, yabancı sosyal güvenlik kurumlarından alınan bazı emekli ödemeleri ve tazminatlar da istisna kapsamındadır.
• Kişi hem Türkiye'de mukim hem de Türkiye vatandaşı ise, sosyal güvenlik ödemeleri üzerinden vergilendirme hakkı Türkiye'ye aittir ancak bu gelirler kanuni istisna kapsamındadır.
Yurt dışındaki sosyal güvenlik kurumlarından alınan emekli maaşları Türkiye'de gelir vergisinden istisna olduğundan, bu gelirler için yıllık beyanname verilmesine gerek yoktur.
Vergi
Yazılım Satışı ile Implementasyon ve Eğitim Hizmetlerinin Gelir Vergisi ve KDV Karşısındaki Durumu
Yazılım geliştiricilerin yazılım satışı ile satış sonrası sundukları eğitim ve kurulum gibi hizmetlerin vergilendirilmesindeki ayrım, Gelir İdaresi Başkanlığı özelgesiyle netleşti. Yazılımın bir 'eser' olarak satışı ile beraberinde verilen hizmetlerin farklı vergi rejimlerine tabi olması, ciddi bir mali risk oluşturmaktadır.
• 5846 sayılı Kanun kapsamında tescilli yazılım satışları, GVK Madde 18 kapsamında gelir vergisi istisnasına tabi olabilir.
• Yazılımın kurulumu (implementasyon), eğitimi ve refakat hizmetleri GVK 18 istisnası kapsamında değildir; serbest meslek kazancı olarak vergilendirilir.
• GVK 18 istisnası, yıllık kazancın GVK 103. maddedeki dördüncü gelir dilimi tutarını aşması halinde tamamen kaybedilir.
• 2024 yılı için istisna sınırı 3 milyon TL olarak belirtilmiştir (2025 için 4,3 milyon TL, 2026 için 5,3 milyon TL öngörülmektedir).
• Yazılım satışı ve hizmet bedellerinin tamamı KDV Kanunu uyarınca genel KDV oranına tabidir.
• Hizmet gelirlerinin istisna dışı kalması, KDV'nin alıcı tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi imkanını kısıtlayabilir.
Yazılım geliştiriciler, fatura keserken yazılım satış bedeli ile hizmet bedellerini ayrıştırmalı; yıllık toplam kazançlarını GVK 18 sınırlarını aşmamak adına titizlikle takip etmelidir.
Vergi
Çifte Vatandaşlık ve Yurt Dışında Yaşama Halinde Türkiye’de Temettü Gelirinin Beyanı
Çifte vatandaşlığı bulunan veya yılın büyük kısmını yurt dışında geçiren kişilerin Türkiye'deki şirketlerden elde ettikleri temettü gelirlerinin vergilendirilmesi, mükellefiyet türüne göre kritik değişiklikler göstermektedir. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın özelgesi, ikametgâh ve fiili kalış sürelerinin beyanname verme zorunluluğunu nasıl belirlediğini netleştirmiştir.
• Tam mükellefiyet için Türkiye'de ikametgâhın bulunması veya bir takvim yılında 6 aydan fazla kalınması yeterlidir.
• Tam mükellef sayılanlar için temettü gelirinin yarısı istisnadır; kalan yarısı beyan sınırını aşarsa beyanname verilmelidir.
• 2019 yılı için beyan eşiği 40.000 TL iken, 2025 yılı için brüt 330.000 TL, 2026 yılı için ise 400.000 TL olarak öngörülmektedir.
• Dar mükellef sayılabilmek için yurt dışı mukimlik belgesi ve Türkiye'de 6 aydan fazla kalınmadığına dair belge ibraz edilmelidir.
• Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarına göre temettü üzerinden yapılacak vergi kesintisi üst sınırı yüzde 15 olarak düzenlenmiştir.
Yurt dışında yaşayan ortakların, Türkiye'deki temettü gelirleri için beyanname vermemek adına mutlaka yurt dışı mukimlik belgesi temin etmeleri ve Türkiye'deki kalış sürelerini belgelemeleri gerekmektedir.
Vergi
Kitap Yazarlarına Yapılan Telif Ödemelerinde Stopaj Uygulaması Nasıl Yapılır?
Yayıncılık sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin yazarlara yaptığı telif ödemelerinde uygulayacağı stopaj oranı ve tescil belgesi zorunluluğu Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından netleştirildi. Bu düzenleme, özellikle eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı tesciline tabi olup olmamasının vergi uygulamasına etkisini açıklıyor.
• Kitap, roman, makale gibi yazılı eserler Gelir Vergisi Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında serbest meslek kazanç istisnasına tabidir.
• Telif kazançlarının istisna kapsamında olması, ödeme yapan yayınevinin stopaj yapma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
• Kitap ve yazılı eserler için Kültür ve Turizm Bakanlığından alınmış bir kayıt veya tescil belgesinin ibraz edilmesi zorunlu değildir.
• Telif ödemeleri üzerinden Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/2-a maddesi uyarınca yüzde 17 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılmalıdır.
Yayınevleri, yazarlara yaptıkları telif ödemelerinde tescil belgesi aramaksızın yüzde 17 oranında stopaj kesintisi yaparak vergi sorumluluğunu yerine getirmelidir.
Vergi
İndirimli Oran KDV İadesinde Süre ve Tam Tasdik Riski
2026 yılında tamamlanacak konut projelerinde indirimli oran KDV iadesi süreçleri kritik bir aşamaya giriyor. İnşaat maliyetleri ve iade talepleri arasındaki dengenin doğru kurulması, firmaların nakit akışını ve vergi risklerini doğrudan etkileyecek.
• 2026 yılında tamamlanan konutlarda indirimli oran KDV iadesi taleplerinde dikkatli olunmalıdır.
• 2026 yılı için 2.600.000 TL üzerindeki KDV iade tutarlarında süresinde yapılmış Tam Tasdik sözleşmesi bulunması zorunludur.
• Arsa sahiplerinin gerçek veya tüzel kişi olmasına göre Gider Pusulası veya Fatura düzenlenmesi ve işlemlerin eş zamanlı yapılması gerekmektedir.
• 6306 Sayılı Kanun kapsamındaki hibe, kredi ve kira yardımları 31/12/2027 tarihine kadar uzatılmıştır.
• İnşaat süreçlerinde beton ve demir gibi malzeme sarfiyat dengesi ile ATİK dağıtım anahtarları kontrol edilmelidir.
Müteahhitler, devreden KDV yükünü azaltmak için iade süreçlerini başlatmadan önce muhasebe kayıtlarını, arsa alım belgelerini ve tam tasdik sözleşmesi gerekliliğini mutlaka kontrol etmelidir.
Mevzuat
Vergi Denetiminde Yeni Dönem! İncelemeden Önce Gönüllü Uyum, Rapordan Önce Tahsilat
Vergi Denetim Kurulu, geleneksel inceleme yöntemlerinden veri analizi ve gönüllü uyum odaklı yeni bir denetim modeline geçiş yapıyor. Bu yeni dönemde amaç, sadece vergi tarh etmek değil, riskli alanları önceden tespit ederek mükellefleri düzeltmeye yönlendirmek ve tahsilatı hızlandırmaktır.
• VDK-RAS sistemi ile farklı veri kaynaklarından gelen bilgiler analiz edilerek riskli mükellef, işlem ve sektörler önceliklendiriliyor.
• Klasik inceleme öncesinde mükelleflere riskleri hakkında bilgilendirme yapılarak gönüllü uyum süreci işletiliyor.
• Mükelleflere risk tespiti sonrası iki seçenek sunuluyor: Riski açıklamak veya düzeltme beyannamesi vererek dosyayı kapatmak.
• Gönüllü uyum kapsamında verilen düzeltme beyannameleri, idarenin yaptığı tarhiyatlardan hukuken farklı bir pozisyonda yer alıyor.
• Yeni model, vergi uyuşmazlıklarının yargıya taşınma maliyetini ve sürecini azaltmayı hedefliyor.
Mükellefler ve mali müşavirler, VDK'nın veri analiz kapasitesinin arttığını bilerek, dönem sonu kayıtlarını ve beyannamelerini risk analizlerine karşı daha titiz kontrol etmelidir.
Teşvik
İhracatçı Firmaların Döviz Dönüşüm Desteği Nasıl Hesaplanır?
İhracatçı firmaların döviz dönüşüm desteğinden yararlanabilmesi için belirli hesaplama yöntemleri ve katı limitler getirilmiştir. Bu destekten faydalanabilmek için firmanın katma değer üretimi ve döviz pozisyonu oranının belirli eşiklerin altında olması gerekmektedir.
• Destek üst sınırı: Bir takvim yılı içinde alınabilecek toplam döviz dönüşüm desteği 100.000.000 TL ile sınırlıdır.
• Katma değer hesaplaması: Katma Değer = Faaliyet Karı + SGK'ya bildirilen işgücü maliyeti formülüyle belirlenir.
• Döviz pozisyonu şartı: Likit döviz varlıklarının, net satış hasılatı ile aktif büyüklüğünden yüksek olanına oranının %10'u aşmaması gerekir.
• Dönemlik limit: 2027 yılı Eylül-Aralık dönemi için talep edilebilecek destek tutarı 1.000.000 TL'yi aşamaz.
• Hesaplama kuralı: Satılan döviz tutarı hesaplanan katma değerden düşükse, destek katma değer üzerinden değil doğrudan satılan döviz tutarı üzerinden hesaplanır.
İhracatçı firmaların bu destekten yararlanabilmesi için döviz pozisyon oranlarını %10'un altında tutmaları ve katma değer hesaplamalarını faaliyet karı ile SGK işgücü maliyetlerini baz alarak takip etmeleri kritik önem taşımaktadır.
Vergi
Örtülü Sermaye Kapsamında Faiz Ödemelerinin İştirak Kazancı İstisnası Karşısındaki Durumu ile Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisinin Karşı Taraf Düzeltmesine Etkisi
Örtülü sermaye kapsamında borç alan kurumun ödediği faizlerin, borç veren kurum nezdinde iştirak kazancı istisnası kapsamında değerlendirilmesi ve karşı taraf düzeltmesi konusu, Danıştay kararları ve yeni asgari kurumlar vergisi uygulamasıyla kritik bir boyuta ulaştı. Bu analiz, örtülü sermaye faizlerinin gider reddi ile verginin kesinleşmesi şartı arasındaki ilişkiyi incelemektedir.
• Örtülü sermaye sınırı: Öz sermayenin 3 katını aşan borçlanmalar örtülü sermaye sayılır.
• Gider kısıtlaması: Örtülü sermayeye isabet eden faiz, kur farkı ve benzeri giderler KVK 11/1-b uyarınca indirilemez.
• Karşı taraf düzeltmesi şartı: KVK 12/7 uyarınca borç veren kurumun düzeltme yapabilmesi için borç alan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması gerekir.
• Danıştay Kararı (05.02.2025): Borç alan kurum zarar eder ve vergi ödemezse, borç veren kurum karşı taraf düzeltmesi yapamaz.
• Asgari Kurumlar Vergisi etkisi: 1 Ocak 2025 itibarıyla uygulanan yurt içi asgari kurumlar vergisinin, KVK 12/7'deki 'verginin ödenmesi' şartını karşılayıp karşılamayacağı tartışma konusudur.
Mali müşavirler, örtülü sermaye kullanan şirketlerin zarar etmesi durumunda, borç veren iştiraklerin iştirak kazancı istisnası düzeltmesini yaparken verginin kesinleşme ve ödenme şartlarını titizlikle kontrol etmelidir.
Diğer
S&P’den Türk Sigortacılığına Olumlu Değerlendirme
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Türkiye sigortacılık sektörüne yönelik risk görünümünü iyileştirdi. Yapılan değerlendirmede sektörün risk seviyesi 'orta düşük' olarak güncellendi.
• S&P Global Ratings sektör risk değerlendirmesini 'orta düşük' (moderately low) seviyesine yükseltti.
• Güçlü öz kaynak kârlılığı ve reel büyüme temel iyileşme nedenleri arasında gösterildi.
• Ürün yönetimindeki iyileşmeler ve yüksek finansal gelirler değerlendirmeyi destekleyen unsurlar oldu.
• Deprem ve büyük afetlerden kaynaklanabilecek katastrofik risklerin etkin yönetimi vurgulandı.
Sigorta sektöründeki bu olumlu görünüm, sektör paydaşlarının finansal sağlamlığını ve risk yönetim kapasitesini teyit etmektedir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer
Gıda Denetimlerinde 218,2 Milyon TL Ceza
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Eylül ayı içerisinde gerçekleştirilen gıda denetimlerinin sonuçları açıklandı. Denetimler sonucunda gıda güvenliğini tehlikeye atan işletmelere yönelik ağır yaptırımlar uygulandığı görüldü.
• Eylül ayı içerisinde Türkiye genelinde toplam 117 bin 360 gıda denetimi yapıldı.
• Uygunsuzluk tespit edilen işletmelere toplam 218,2 milyon TL idari para cezası kesildi.
• Denetimlerde mevzuata aykırı hareket ettiği belirlenen 29 işletme hakkında suç duyurusunda bulunuldu.
Gıda sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin, gıda güvenliği ve kalite yönetmeliklerine tam uyum sağlaması ve denetim riskine karşı operasyonel süreçlerini gözden geçirmesi kritik önem taşımaktadır.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer
Ocak-Eylül 2026 Hazine Nakit Gerçekleşmeleri
Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 2026 yılı Ocak-Eylül dönemine ait nakit gerçekleşme verileri açıklandı. Veriler, devletin gelir-gider dengesini, borçlanma ihtiyaçlarını ve nakit akış tablosunu makro ekonomik açıdan ortaya koymaktadır.
• Toplam Hazine Gelirleri: 12 trilyon 340 milyar TL
• Toplam Hazine Giderleri: 14 trilyon 216 milyar TL
• Faiz Ödemeleri: 2 trilyon 188 milyar TL
• Net Borçlanma Tutarı: 1 trilyon 582 milyar TL
• Toplam Nakit Dengesi: -1 trilyon 871 milyar TL (açık)
Hazine'nin nakit açığı ve borçlanma ihtiyacı devam etmektedir; bu durum kamu harcamalarının ve faiz yükünün finansman gereksinimini artırmaktadır.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer
ASELSAN’dan 195 Milyon Dolarlık Radar Sistemi Sözleşmesi
ASELSAN, Savunma Sanayii Başkanlığı ile radar sistemlerinin tedarikine yönelik dev bir sözleşme imzaladığını Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden duyurdu. Bu büyük ölçekli iş ilişkisi, şirketin finansal tabloları ve cirosu üzerinde doğrudan pozitif etki yaratması beklenen bir gelişmedir.
• Sözleşme bedeli: 195 milyon ABD doları
• Sözleşme başlangıç tarihi: 7 Ekim 2026
• Savunma Sanayii Başkanlığı'nın net satışlar içindeki payı: %30,6
• Savunma Sanayii Başkanlığı'nın ticari alacaklar içindeki payı: %37,8
Şirketin döviz bazlı yüksek tutarlı yeni iş ilişkileri, nakit akışı ve ciro projeksiyonları açısından yakından takip edilmelidir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Vergi
Gerçek Gider Usulünde Kira Gelirlerinde İndirilebilecek Giderlerin Vergisel Niteliği Nedir?
Gayrimenkul sermaye iradı elde eden mükelleflerin, gerçek gider yöntemini seçmeleri durumunda kira gelirinden hangi harcamaları düşebilecekleri ve bu giderlerin vergisel şartları ele alınmaktadır. Bu konu, kira geliri beyan edecek mükelleflerin vergi matrahını doğru hesaplamaları açısından kritik önem taşımaktadır.
• Gerçek gider yönteminde, kira geliri elde etmek için yapılan doğrudan ve dolaylı harcamalar gider olarak dikkate alınabilir.
• İlgili taşınmazın satın alınması için kullanılan kredi faizleri, iktisap tarihinden itibaren gider yazılabilir.
• Taşınmazın bakım, onarım, sigorta ve amortisman giderleri vergi matrahından indirilebilir.
• Giderlerin indirilebilmesi için harcamaların belgelendirilmesi ve gelirin elde edilmesiyle ilgili olması şarttır.
Mükellefler, götürü gider yerine gerçek gider yöntemini seçeceklerse, tüm harcamaların tevsik edilebilir (belgelenebilir) olması gerektiğini unutmamalı ve giderlerin taşınmazla illiyet bağını korumalıdır.
Mevzuat
251 Yeraltı ve Yerüstü Düzenleri Hesabı Muhasebe Kaydı
Tek düzen hesap planında yer alan 251 numaralı Yeraltı ve Yerüstü Düzenleri hesabının muhasebeleştirilmesi, madencilik ve inşaat gibi sektörlerde varlık yönetimi açısından kritik önem taşır. Bu rehber, söz konusu varlıkların maliyet bedeliyle kayda alınması ve amortisman süreçlerinin nasıl yönetileceğini açıklamaktadır.
• 251 Yeraltı ve Yerüstü Düzenleri hesabı, işletmenin faaliyetleri için gerekli olan maden ocakları, taş ocakları ve benzeri yer altı/yer üstü tesislerinin maliyetini kapsar.
• Varlıkların maliyet bedeli; tesisin inşası, kurulumu ve işletmeye hazır hale gelene kadar yapılan tüm doğrudan giderleri içerir.
• Amortisman ayırma işlemi, ilgili varlığın faydalı ömrü ve amortisman oranları dikkate alınarak 257 nolu birikmiş amortismanlar hesabına kaydedilerek yapılır.
• Varlığın kısmen veya tamamen kullanılamaz hale gelmesi durumunda, ilgili varlık hesabı ile birikmiş amortismanlar karşılıklı olarak kapatılmalıdır.
İşletmeler, madencilik ve inşaat faaliyetlerinde kullanılan bu varlıkların maliyet unsurlarını doğru ayrıştırmalı ve faydalı ömürlerine uygun amortisman hesaplaması yapmalıdır.
KDV
Altın, Gümüş, Platin ile İlgili Arama, İşletme ve Zenginleştirme Faaliyetlerine İlişkin İstisna
3065 sayılı KDV Kanunu'nun 13/c maddesi kapsamında, altın, gümüş ve platin madenlerine yönelik yürütülen arama, işletme, zenginleştirme ve rafinaj faaliyetlerindeki KDV istisnası detaylandırılmıştır. Bu düzenleme, madencilik sektöründeki yatırım ve operasyon maliyetlerini hafifletmeyi amaçlamaktadır.
• İstisna kapsamı: Altın, gümüş ve platin arama, işletme, zenginleştirme ve rafinaj faaliyetleri.
• Şartlı yararlanma: 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan arama veya işletme ruhsatı almış olmak.
• Rafinaj kriteri: Kıymetli Maden Standartları ve Rafinerileri Hakkında Tebliğ hükümlerine göre rafinaj faaliyeti yürüten firmalar.
• Kapsam detayı: Söz konusu faaliyetlerin yürütülmesinde kullanılmak üzere satın alınan tüm mal ve hizmetler istisna kapsamındadır.
• Yan ürün durumu: Maden cevherinin kompleks yapısı nedeniyle altın veya gümüş yanında başka metallerin de üretilmesi istisnaya engel değildir.
Maden işletmeciliği yapan firmaların, faaliyet ruhsatlarının türüne ve faaliyet alanlarına göre KDV istisnasından yararlanıp yararlanamayacaklarını teyit etmeleri ve alımlarda istisna belgesini kullanmaları gerekmektedir.
Mevzuat
X Muhasebe ve Denetim Standartları Çalıştayı
Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası ve MUFAD iş birliğiyle 9-11 Ekim 2026 tarihlerinde 10. Muhasebe ve Denetim Standartları çalıştayı düzenlenecektir. Etkinlik, finansal raporlamadaki güncel uygulamalar ve yeni standartlar üzerine yoğunlaşan kapsamlı bir teknik program sunacaktır.
• Tarih: 9-10-11 Ekim 2026
• Konu: Finansal Raporlamada Güncel Uygulamalar ve Yeni Standartlar
• TFRS ve BOBİ FRS kapsamında hisse senedi yatırımları, sınıflandırma ve ölçüm konuları
• TFRS ve BOBİ FRS kapsamında işletme birleşmeleri, iş ortaklıkları ve konsolidasyon süreçleri
• KAGİ FRS: Kar amacı gütmeyen kuruluşlar için finansal raporlama standardı tanıtımı
Meslek mensuplarının TFRS, BOBİ FRS ve yeni KAGİ FRS standartlarına uyum sağlamaları için bu teknik çalıştaya katılım sağlamaları önerilir.
Mevzuat
Aynı Adreste İki Ayrı Şirketin Faaliyette Bulunması
Vergi mükelleflerinin aynı fiziksel adreste birden fazla şirket veya şahıs işletmesi olarak faaliyet göstermesi uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur. Ancak vergi dairelerinin yoklama süreçlerinde bu duruma direnç göstermesi, teşebbüs hürriyeti ve yasal düzenlemeler çerçevesinde incelenmesi gereken bir konudur.
• Aynı adreste kat, bölüm veya reyon ayrımı yapılarak birden fazla mükellefin faaliyeti mümkündür.
• İşe başlama bildirimi, işe başlama tarihinden itibaren 10 gün içerisinde vergi dairesine yapılmalıdır.
• Ticaret sicili üzerinden kurulan şirketlerde işe başlama bildirimi 10 gün içinde ticaret sicil memurluğunca gerçekleştirilir.
• Süresinde yapılmayan bildirimler için birinci derece usulsüzlük cezası uygulanır.
• Aynı adreste ikinci mükellef olarak açılan işletmelere 'odaşık mükellef' denilmektedir.
• Alt kiracılık sözleşmesi ile yapılan kira ödemelerinde, alt kiracı fatura karşılığı ödeme yaparsa kira stopajı doğmaz (GVK md.94).
Aynı adreste yeni bir mükellefiyet açılacaksa, kira paylaşımının alt kiracılık sözleşmesiyle yapılması ve ödemelerin faturalandırılması stopaj riskini önlemek adına kritik önemdedir.
KDV
Liman ve Hava Meydanlarında Yapılan Hizmetlerin Hangileri İstisna Kapsamındadır?
Liman ve hava meydanlarında sunulan belirli hizmetlerin KDV istisnası kapsamına girip girmediği konusu netleştirilmiştir. Bu düzenleme, deniz ve hava taşımacılığı ile bağlantılı operasyonel süreçlerin vergilendirilmesinde kritik bir rol oynamaktadır.
• Deniz ve hava taşıma araçlarının yük ve yolcu taşımaya elverişli olması şartı aranmaktadır.
• Tahmil, tahliye, pilotaj, römorkaj, palamar ve araçların park hizmetleri istisna kapsamındadır.
• Seyrüseferle ilgili temizlik ve güvenlik hizmetleri ile yükün araçlar arası aktarılması hizmetleri kapsam dahilindedir.
• Vinç, kilitleme, bağlama, kilit açma/kapama ve nezaret hizmetleri istisna listesinde yer almaktadır.
• Gemi işgaliye, fuzuli işgaliye, gemi aktarma ve atıkların alınması hizmetleri istisna kapsamına girmektedir.
• Limanlara gelen konteynerlerin transit gönderilmesi hizmeti istisna kapsamında değerlendirilmektedir.
Liman ve hava meydanı işletmecileri, sundukları hizmetlerin yukarıdaki kalemlerle uyumunu kontrol ederek KDV istisnasından doğru şekilde yararlanmalıdır.
Diğer
TESK’te Yeni Kadro ve Yol Haritası
Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK), yeni dönemdeki ilk yönetim ve denetim kurulu toplantısını gerçekleştirerek yeni yol haritasını belirledi. Toplantıda esnafın sorunlarına çözüm üretmek amacıyla yeni bir görev dağılımı yapıldı ve stratejik planlama süreci başlatıldı.
• TESK bünyesinde dört yeni Genel Başkan Vekili görevlendirildi.
• Esnaf ve sanatkârların sorunları için kısa, orta ve uzun vadeli çalışma planları oluşturuldu.
• Kamu kurum ve kuruluşlarıyla esnaf taleplerini iletmek üzere temasların artırılması kararlaştırıldı.
• Teşkilatın sahadaki ihtiyaçlarına yönelik çalışmaların hızlandırılması hedefleniyor.
Esnaf ve sanatkâr üyeler, TESK'in yeni dönemdeki çözüm odaklı yaklaşımı ve kamu ile kuracağı temaslar sayesinde sorunlarının daha etkin takip edilmesini bekleyebilir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Diğer
Kültür ve Sanatla Büyüyen Ticaretin Hikâyesi Forumu
Ticaret Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu iş birliğiyle düzenlenen 'Kültür ve Sanatla Büyüyen Ticaretin Hikâyesi Forumu', geleneksel değerlerin modern ticaretle buluşmasını hedefliyor. 10 Ekim 2026 tarihinde İstanbul AKM'de gerçekleşecek etkinlik, Ahilik kültürünü marka inşası ve dijitalleşme vizyonuyla birleştirmeyi amaçlıyor.
• Etkinlik Tarihi: 10 Ekim 2026, Saat 09.00
• Etkinlik Yeri: İstanbul Atatürk Kültür Merkezi (AKM)
• 1. Panel: Ahilik ilkelerinin etik, güven ve kalite standartları çerçevesinde modern iş modellerine etkisi
• 2. Panel: Sanat ve tasarımın 'Made in Türkiye' markası ve e-ticaret hikâye anlatıcılığı üzerindeki rolü
• 3. Panel: Yapay zekâ, nöro-pazarlama ve e-ihracat ekseninde sanatın ihracat katma değerine etkisi
İşletmelerin küresel rekabet gücünü artırmak için kültürel değerleri ve tasarım gücünü marka stratejilerine entegre etmeleri önerilir.
Kaynak:
AloMaliye — tam metin için kaynağa gidin
Bu gündem her sabah 07:00'de hazır.
Montan News iPhone uygulaması: önem sırasına dizilmiş özetler, sesli anlatım, kaynağa tek dokunuş. Ücretsiz ve reklamsız.
App Store'dan indir
Bu sayfadaki özetler bilgilendirme amaçlıdır ve kaynağından teyit edilmelidir; resmî vergi veya mevzuat danışmanlığı yerine geçmez. Her özetin altında kaynağın asıl sayfası bağlantılıdır.
Bugünün gündemi → · Arşiv