Vergi
Siparişe Dayalı Ar-Ge Faaliyetlerinde Teknopark İstisnası ve Ar-Ge İndirimi Uygulaması
Teknoloji geliştirme bölgelerinde yürütülen Ar-Ge projelerinde, faaliyetlerin bir kısmının bölge dışında gerçekleştirilmesi durumunda vergi istisnalarının nasıl etkileneceğine dair kritik bir özelge yayımlandı. Bu düzenleme, siparişe dayalı projelerde kazanç istisnası ile Ar-Ge indiriminin ayrımını netleştiriyor.
• Teknoloji geliştirme bölgesi kazanç istisnası için faaliyetlerin münhasıran bölge içinde yürütülmesi şarttır.
• Projenin bir kısmının (örneğin kavramsal tasarım) bölge dışındaki bir Ar-Ge merkezinde yapılması, teknokent kazanç istisnasının tamamen kaybedilmesine neden olur.
• 5746 sayılı Kanun kapsamında, siparişe dayalı Ar-Ge projelerinde harcamaların yüzde ellisi siparişi veren, diğer yüzde ellisi siparişi alan şirket tarafından indirim konusu yapılabilir.
• Siparişi veren şirketin Ar-Ge merkezinde yaptığı ancak indirim konusu yapmadığı harcamaların yüzde ellisi, siparişi alan şirket tarafından Ar-Ge indirimi olarak kullanılabilir.
Mükellefler, teknokent istisnasından yararlanmak için projelerin hiçbir aşamasını bölge dışında yürütmemeli; bölge dışı çalışma zorunluysa sadece 5746 sayılı Kanun kapsamındaki Ar-Ge indirimine odaklanmalıdır.
Mevzuat
Ülke Finansal Sisteminde Yakın Zamanda Yaşanan Fon Skandalı (Fonzi) Olayından Sonra Sermaye Piyasalarında Esaslı, Önemli Değişiklik Hazırlıkları İçin Talimat Gönderildi
Ülke finansal sisteminde yaşanan büyük ölçekli fon skandalının ardından, sermaye piyasalarını korumak amacıyla Sermaye Piyasası Kanunu'nda köklü değişiklikler yapılması planlanıyor. Hazırlanan taslak, yatırımcıyı korumak, denetimi sıkılaştırmak ve manipülasyonlara karşı erken uyarı sistemleri kurmak üzerine odaklanıyor.
• Sermaye Piyasası Kanunu'nda yaklaşık 30 madde civarında kapsamlı değişiklik yapılması öngörülüyor.
• SPK'ya, piyasa riskleri oluştuğunda müdahale edebilmesi için 'erken müdahale kriterleri' ve 'otomatik aksiyon sistemi' yetkisi tanımlanacak.
• Fon büyüklüğünün finansal göstergelerle açıklanamaması veya nakit rasyosunun hızla düşmesi gibi durumlarda sistem otomatik devreye girecek.
• Tasfiye edilen fonlarda yatırımcıya kısmi ödeme yapılmasına olanak sağlayan 'ara ödeme' usulüne kanuni zemin oluşturulacak.
• İdari para cezalarının alt ve üst sınırlarının yükseltilmesi ve piyasa dolandırıcılığı suç tanımlarının genişletilmesi planlanıyor.
• Kripto varlıklar üzerindeki denetim boşluklarının doldurulması için SPK'nın yetkileri netleştirilecek.
Sermaye piyasası aktörleri ve fon yöneticileri, artan sorumluluklar, genişleyen denetim yetkileri ve ağırlaştırılan yaptırımlar nedeniyle risk yönetimi ve iç kontrol süreçlerini güncel mevzuat taslağına göre revize etmelidir.
Teşvik
1 Ekim 2026 Resmi Talimatı Çerçevesinde TCMB Döviz Dönüşüm Desteği
TCMB tarafından 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe alınan yeni talimatla, ihracatçıların dövizlerini Türk lirasına dönüştürmeleri durumunda sağlanan %3 oranındaki destek mekanizmasında kritik değişikliklere gidildi. Yeni düzenleme, destekten yararlanabilmek için sadece döviz bozdurmayı değil, belirli finansal rasyoların ve limitlerin de sağlanmasını şart koşuyor.
• Destek oranı: %3
• Döviz pozisyon sınırı: Hazır döviz varlıkları, son onaylı yıllık bilançodaki Net Satış Hasılatı veya Aktif Toplamdan hangisi yüksekse onun %10'unu aşmamalıdır.
• Yıllık azami destek üst sınırı: Bir firma bir takvim yılında en fazla 100 milyon TL destek alabilir.
• 2026 yılı kıst dönem uygulaması: Düzenleme 1 Ekim 2026'da başladığı için 2026 yılı son üç ayı için yıllık limitler oranlanarak uygulanacaktır (Örn: 25 milyon TL limit).
• Reeskont kredisi kısıtı: Reeskont kredisi kullanan firmaların mükerrer yararlanma yasağı nedeniyle yaptırımla karşılaşmaması için dikkatli olması gerekmektedir.
• Geçerlilik süresi: Uygulama 31 Ocak 2027 tarihine kadar devam edecektir.
Mali müşavirler, firmaların döviz dönüşüm desteği başvurusu öncesinde sadece güncel bakiyeyi değil, son onaylı bilançodaki satış hasılatı ve aktif toplam verilerini kıst dönem hesaplamalarıyla birlikte kontrol etmelidir.
Diğer
İşletmelerde Tespit Edilen Suistimaller, Hileler ve Alınabilecek Tedbirlerden (İhbar Hatları)
ACFE 2024 raporu, dünya genelindeki şirketlerin mali suistimal ve hileler nedeniyle yıllık gelirlerinin yüzde 5'ini kaybettiğini ortaya koyuyor. Şirketlerin maruz kaldığı bu risklerin boyutu ve yöntemleri, iç denetim mekanizmalarının hayati önemini bir kez daha kanıtlıyor.
• Küresel mali suistimal kaybı: 3.1 milyar doların üzerinde
• En yaygın hile türleri: Nakit olmayan varlıkların çalınması (%22) ve faturalandırma usulsüzlükleri (%22)
• Tespit süresi: Tipik bir mali suistimal vakası yaklaşık 12 ay boyunca fark edilmeden devam edebiliyor
• İhbar mekanizması: Suistimallerin %43'ü ihbarlar sayesinde ortaya çıkıyor ve bu ihbarların %52'si çalışanlar tarafından yapılıyor
• Yönetici riski: Şirket sahipleri ve yöneticilerin işlediği suçlar, çalışanlara oranla 7 kat daha büyük kayıplara yol açıyor
• Kripto varlık kullanımı: Vakaların %47'sinde çalınan varlıklar kripto paraya dönüştürülüyor
İşletmeler, hile gerçekleşmeden önce 'fırsat' ortamını ortadan kaldırmak için güçlü iç denetim sistemleri ve çalışanların güvenle bildirim yapabileceği ihbar hatları kurmalıdır.
Mevzuat
Ekim 2026 İtibarıyla Vergi Usul Kanununda Elektronik Tebligatın Genişleyen Kapsamı ve Sonuçları
7587 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda yapılan değişiklikler sonucunda, elektronik tebligat zorunluluğu kapsamı 1 Temmuz 2026 itibarıyla genişletilmiştir. Bu düzenleme ile birçok mükellef grubu için dijital tebligat sistemi artık bir tercih değil, yasal bir zorunluluk haline gelmiştir.
• Zorunlu kapsam: Kurumlar vergisi mükellefleri, gerçek usulde vergilendirilen ticari, zirai ve mesleki kazanç sahipleri ile kollektif ve adi komandit şirketler.
• Taşıt tescili: ÖTV (II) sayılı listedeki araçların ilk iktisabında adına tescil yapılan kişi ve kuruluşlar.
• Tebliğ tarihi kuralı: Elektronik iletinin adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır.
• Engelli istisnası: Yüzde 90 veya daha fazla engellilik oranına sahip malul ve engelliler için zorunluluk bulunmamaktadır.
• Yaş istisnası: 65 yaşını doldurmuş kişiler, talep etmeleri halinde sistemden çıkış yapabilmektedir.
Mükelleflerin elektronik tebligat adreslerini düzenli takip etmeleri hayati önem taşır; zira mesajın okunmaması veya açılmaması, yasal sürelerin başlamasını engellemez.
SGK
4/1-a (SSK) ve 4/1-b (Bağkur) Arasındaki Bazı Farklar: 2026 SSK ve BağKur Uygulamaları
Bu haber, 5510 sayılı Kanun kapsamında 4A (SSK) ve 4B (Bağ-Kur) statülerindeki temel farkları ve 2026 yılı için belirlenen yeni prim esas kazanç sınırlarını açıklamaktadır. Sigortalılık statüsünün belirlenmesindeki hukuki kriterler ile bildirim yükümlülükleri arasındaki ayrım netleştirilmektedir.
• 4A statüsü hizmet akdiyle çalışanları, 4B statüsü ise kendi adına bağımsız çalışanları kapsar.
• 4A sigortalılığında bildirim yükümlülüğü işverendedir; işten ayrılış bildirgesi 10 gün içinde verilmelidir.
• 4B sigortalılığında başlangıç; vergi mükellefiyeti, şirket tescili veya ortaklık kaydıyla gerçekleşir.
• 2026 yılı için aylık prime esas kazanç alt sınırı 33.030,00 TL olarak belirlenmiştir.
• 2026 yılı için aylık prime esas kazanç üst sınırı 297.270,00 TL olarak belirlenmiştir.
• 7566 sayılı Kanun uyarınca 2026 itibarıyla prim tavanı, alt sınırın 9 katı olarak uygulanacaktır.
İşverenler ve bağımsız çalışanlar, statü karmaşası yaşamamak için fiili çalışma ilişkisini doğru tanımlamalı ve 2026 yılı için güncellenen prim alt ve üst sınırlarına göre maliyet planlaması yapmalıdır.
Vergi
Eczacı Eşine Ödenen Ücret ve Sigorta Primlerinin Gider Yazılıp Yazılamayacağı
Eczacılık faaliyeti yürüten gerçek kişi mükelleflerin, işletmede çalışan eşlerine ödedikleri ücret ve sigorta primlerinin gider yazılıp yazılamayacağı konusu bir özelge ile netleşti. Gelir İdaresi Başkanlığı, evlilik sonrası yapılan ödemelerin ticari kazancın tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceğini vurguladı.
• Gelir Vergisi Kanunu Madde 41/1-2 uyarınca, teşebbüs sahibinin eşine ödediği ücret, ikramiye ve tazminatlar gider kabul edilmez.
• Eczacı eşin işletmede çalışması ve ödemelerin ücret niteliğinde olması, gider yazılmasına engel teşkil etmektedir.
• Özelgeye konu olayda, 13.08.2023 tarihindeki evlilik tarihinden sonraki ödemeler gider olarak dikkate alınamaz.
• Evlilik öncesi dönemde eşin çalışan statüsünde yapıldığı ödemeler, kanun hükmü gereği tartışma dışı bırakılmıştır.
• Sigorta primlerinin gider yazılabilmesi için GVK Madde 40 kapsamında belirli şartları taşıması gerekirken, eşe yapılan ödemelerde Madde 41 engeline takılmaktadır.
İşletme sahipleri, eşlerinin işletmede çalışması durumunda yapılan ücret ve sigorta prim ödemelerini vergi matrahından düşmemeli, aksi halde vergi ziyaı riskiyle karşılaşmalıdır.
Vergi
İngiltere, Almanya ve Hong Kong’dan Alınan Mühendislik Hizmetlerinde Vergilendirme Uygulaması
Yurt dışındaki firmalardan alınan mühendislik hizmetlerinin vergilendirilmesi, hizmetin nerede ifa edildiği ve firmanın mukim olduğu ülkeye göre farklılık göstermektedir. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın özelgesi, İngiltere, Almanya ve Hong Kong merkezli hizmet alımlarında stopaj ve KDV uygulamalarını netleştirmiştir.
• İngiltere ve Almanya mukimi firmalardan alınan, Türkiye dışında ifa edilen mühendislik hizmetlerinde kurumlar vergisi stopajı yapılmaz.
• İngiltere ve Almanya için stopaj avantajından yararlanmak adına ilgili firmalardan 'mukimlik belgesi' temin edilmesi zorunludur.
• Türkiye ile Hong Kong arasında Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması bulunmadığı için Hong Kong mukimi firmalara yapılan ödemelerden yüzde 20 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılmalıdır.
• Hizmetlerin tamamı yurt dışında ifa ediliyor ve hizmetten yurt dışında faydalanılıyorsa, KDV hesaplanması ve sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi gerekmez.
• Vergilendirmede hizmetin ifa yeri, faydalanılan yer ve hizmeti sunan firmanın mukimliği temel belirleyici unsurlardır.
Yurt dışından hizmet alırken firmanın mukimlik belgesini mutlaka talep etmeli ve hizmetin ifa yeri ile faydalanma yerini tevsik ederek KDV ve stopaj risklerini yönetmelisiniz.
Mevzuat
2025 Yılı Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketler İçin Eşik Değerler
2025 yılı ve sonraki hesap dönemlerinde bağımsız denetime tabi olacak şirketlerin belirlenmesinde kullanılacak yeni eşik değerler netleşti. Şirketlerin büyüklüklerine göre dört farklı grup altında toplanan bu kriterler, hangi işletmelerin denetim raporu hazırlatmak zorunda olduğunu belirliyor.
• 1. Grup: Herhangi bir finansal ölçüte bağlı olmaksızın, özel listede yer alan şirketler doğrudan denetime tabidir.
• 2. Grup: Aktif toplamı 120 milyon TL ve yıllık net satış hasılatı 150 milyon TL olan şirketlerden en az ikisini üst üste iki yıl sağlayanlar.
• 3. Grup: Halka açık sayılan ancak borsada işlem görmeyen şirketler için aktif toplamı 30 milyon TL ve net satış hasılatı 40 milyon TL eşikleri uygulanacaktır.
• 4. Grup: Diğer şirketler için aktif toplamı 300 milyon TL ve yıllık net satış hasılatı 600 milyon TL kriterlerinden en az ikisinin sağlanması gerekmektedir.
• Kriter Uygulaması: Belirlenen eşik değerlerin tek başına veya bağlı ortaklıklarla birlikte üst üste iki hesap dönemi boyunca aşılması gerekmektedir.
Mali müşavirler ve şirket yöneticileri, 2025 yılı finansal tablolarını hazırlarken bu yeni eşik değerleri dikkate alarak denetim yükümlülüğünün doğup doğmadığını kontrol etmelidir.
Mevzuat
SMMM Zorunlu Eğitim Yükümlülüğünü Tamamlamak İçin 31.12.2027 Tarihine Kadar Ek Süre Tanındı
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik yönetmeliğindeki zorunlu eğitim yükümlülüklerine ilişkin önemli bir süre uzatımı yapıldı. Mevcut düzenlemeye göre eğitim kredilerini tamamlayamayan meslek mensuplarına eksiklerini gidermeleri için ek bir imkan tanındı.
• Eğitim yükümlülüğünü tamamlayamayanlar için son tarih 31.12.2027 olarak belirlendi.
• 14 Ocak 2026 tarihi itibarıyla eksik kredisi bulunanlar, yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihi izleyen yıl içinde tamamlamaları şartıyla süresinde tamamlamış sayılacak.
• Ek süre tanınan meslek mensuplarının mevcut cari eğitim yükümlülükleri devam edecektir.
• Düzenleme, yönetmeliğe eklenen geçici 2. madde kapsamında yürürlüğe girmiştir.
Meslek mensuplarının, 2027 sonuna kadar olan bu ek süreyi kullanarak eksik kredilerini tamamlamaları ve bu süreçte yeni dönem yükümlülüklerini de aksatmamaları gerekmektedir.
Mevzuat
Yatırım Fonları Kanun Teklifi Ne Gibi Düzenlemeler Öngörülüyor?
Sermaye piyasalarında yaşanan likidite krizleri ve fonlar üzerinden elde edilen şüpheli kazançlara karşı yeni bir yasal düzenleme süreci başladı. TBMM'ye sunulan kanun teklifi, yatırım fonlarının tasfiyesi ve hak sahiplerinin korunması amacıyla müstakil bir düzenleme öngörüyor.
• Kanun teklifi 9 ana maddeden oluşmakta olup 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'ndan bağımsız müstakil bir düzenleme niteliğindedir.
• Tasfiye sürecinde Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) düzenleme, gözetim, değerleme esaslarını belirleme ve ödeme usullerini tayin etme yetkisi verilmektedir.
• Fon varlıklarının tasfiyesi sırasında borsadaki fiyatın gerçek değeri yansıtmadığı durumlarda; geri alım, hakim ortağa satış veya toptan satış gibi yöntemler kullanılabilmektedir.
• Tasfiye sonucunda elde edilen tutarlar, zorunlu giderler düşüldükten sonra mükerrer ödeme yapılmaması adına geri kazanım hesabına aktarılacaktır.
• MKK, Takasbank, Borsa ve bankalar gibi kurumlar, kanun kapsamında talep edilen bilgi ve belgeleri gizlilik gerekçesiyle paylaşmaktan imtina edemeyecektir.
• Suç teşkil eden fiilleri işlediği tespit edilen kişi veya kurumlara, tasfiye ve geri kazanım hesabından herhangi bir ödeme yapılmayacaktır.
Yatırım fonu yöneticileri ve portföy yönetim şirketleri, tasfiye süreçlerinde SPK'nın geniş yetkilerini ve şeffaf bilgi paylaşımı yükümlülüğünü dikkate alarak operasyonel süreçlerini güncellemelidir.
Vergi
Yurt Dışında Elde Edilen Hisse Senedi ve Temettü Gelirleri Nasıl Vergilendirilir?
Yurt dışında yerleşik gerçek kişilerin elde ettiği hisse senedi kâr payları ve değer artış kazançlarının vergilendirilme esasları, Gelir Vergisi Kanunu çerçevesinde kritik önem taşımaktadır. Türkiye'de yerleşik mükellefler, dünya genelindeki tüm kazançları üzerinden vergi sorumluluğuna sahiptir.
• GVK Madde 3 uyarınca Türkiye'de yerleşik gerçek kişiler, yurt dışındaki tüm kazanç ve iratları üzerinden vergilendirilir.
• Hisse senetlerinden elde edilen kâr payları, GVK Madde 75 kapsamında 'menkul sermaye iradı' olarak tanımlanır.
• Menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından doğan kazançlar, GVK Mükerrer Madde 80 kapsamında 'değer artış kazancı' olarak vergilendirilir.
• Tam mükellef kurumlara ait hisse senetlerinin iki yıldan fazla süreyle elde tutulması durumunda değer artış kazancı hesaplaması dışındadır.
• GVK Madde 85 uyarınca, beyanı gereken gelirlerin yıllık beyanname ile toplanması ve beyan edilmesi zorunludur.
Yurt dışı borsalarda işlem yapan mükellefler, elde ettikleri temettü ve satış kazançlarını yıllık gelir vergisi beyannamesi ile bildirmeli ve istisna sınırlarını kontrol etmelidir.
Vergi
Yatırıma Katkı Tutarı Kullanılarak Diğer Vergi Borçlarının Terkininde Yaşanan Sorunlar
7338 sayılı Kanun ile Kurumlar Vergisi Kanunu'na eklenen düzenleme, yatırımcıların yatırıma katkı tutarlarını KDV ve ÖTV hariç diğer vergi borçlarını terkin ettirerek kullanmalarına imkan tanıyor. Ancak mevzuattaki hesaplama esasları netleşmesine rağmen, vergi dairelerindeki uygulama süreçlerinde ciddi belirsizlikler ve gecikmeler yaşanıyor.
• Terkin yoluyla kullanılabilecek tutar, fiili yatırım harcamasının yatırıma katkı oranına uygulanmasıyla bulunan tutarın %10'unu aşamaz.
• Terkin edilecek tutar, hak edilen toplam katkı tutarından indirimli kurumlar vergisi yoluyla kullanılan kısmın düşülmesiyle kalan tutarın yarısından fazla olamaz.
• Terkin yoluyla kullanılan tutarın bir katına isabet eden yatırıma katkı tutarından da vazgeçilmiş sayılır.
• Terkin başvurusu, kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayı takip eden ikinci ayın sonuna kadar yapılmalıdır.
• 49 Sıra No.lu SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği ile bu tutarların kullanımında YMM tasdik raporu zorunluluğu getirilmiştir.
Mükellefler terkin taleplerini yasal süreleri içinde yapmalı ve yeni düzenleme gereği hesaplamaların doğruluğunu YMM tasdik raporu ile teyit ettirerek idari süreçlerdeki belirsizliğe karşı hazırlıklı olmalıdır.
Vergi
Yatırım Teşvikli Yatırımlarda Yatırımın Usulüne Uygun Olarak Gerçekleşmemesi
Yatırım teşvik belgeleri kapsamında uygulanan KDV istisnasının usulüne uygun kullanılmaması durumunda karşılaşılacak mali yaptırımlar netleşti. Yatırımın belgedeki şartlara uymaması halinde, vergi dairesinin izleyeceği yol ve sorumluluklar belirlenmiştir.
• 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 13/d maddesi uyarınca, yatırımın öngörülen şekilde gerçekleşmemesi durumunda zamanında tahsil edilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte alınır.
• İstisna şartlarını taşımadığı halde KDV istisnası uygulanarak yapılan satışlarda, vergi ve cezaların satıcıdan tahsil edilmesi esastır.
• Yatırımın uygunluğu Ekonomi Bakanlığı tarafından tespit edilerek, gerekli işlemler için ilgili vergi dairesine bildirilir.
• Vergi ve cezalarda zamanaşımı, durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar.
• Satıcıların KDV iade talepleri, mevcut mevzuat hükümleri çerçevesinde sonuçlandırılmaya devam eder.
Yatırımcılar ve satıcılar, teşvik belgesi kapsamındaki alımların belgedeki şartlara tam uyumunu denetlemeli; aksi halde vergi ziyaı cezası ve faiz yüküyle karşılaşmamak için hatalı istisna uygulamasından kaçınmalıdır.
Vergi
Yapay zekâ aboneliğinin faturasının KDVsi de stopajı da tartışılacak
Yapay zeka platformlarına yapılan abonelik ödemelerinin vergilendirilmesi, özellikle KDV ve stopaj yönünden ciddi tartışmaları beraberinde getiriyor. Şirketlerin ve serbest meslek erbaplarının bu ödemeleri giderleştirirken hangi vergi rejimine tabi olacağı belirsizliğini koruyor.
• Kurumsal aboneliklerde KDV, sorumlu sıfatıyla beyan edilip 1 No.lu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılabiliyor.
• Bireysel aboneliklerde platform Türkiye %20 KDV gösteriyorsa, bu tutar 3 No.lu KDV beyannamesi ile beyan ediliyor.
• Ödemenin niteliği 'ticari kazanç' ise stopaj doğmazken, 'gayrimaddi hak (royalty)' olarak kabul edilirse %10 ile %20 arasında stopaj riski bulunuyor.
• Stopaj oranında Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşmaları (ÇVÖA) ve mukimlik belgesi belirleyici rol oynuyor.
• Bireysel hesapla alınan aboneliklerin deftere kaydedilmesi durumunda KDV indirimi yerine maliyete eklenmesi daha güvenli bir yol olarak öneriliyor.
Mükellefler, yapay zeka aboneliklerini kurumsal hesap üzerinden yapmalı; bireysel hesap kullanılıyorsa KDV indiriminden kaçınarak tutarı doğrudan gider veya maliyet yazmalıdır.
Vergi
Mahkeme Kararıyla Bedelsiz Tescil Edilen Taşınmazların Aktife Alınmasında Vergisel Değerleme
Mahkeme kararıyla herhangi bir bedel ödenmeksizin mülkiyeti kazanılan taşınmazların muhasebe kayıtlarına hangi değerle alınacağı konusu netleşti. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen özelge, bu tür bedelsiz edinimlerde iz bedel veya emlak vergisi rayicinin kullanılamayacağını ortaya koydu.
• Bedelsiz tescil edilen taşınmazlar için iz bedel kullanımı mümkün değildir.
• Emlak vergisi rayiç değeri (örnek olayda 31 milyon 424 bin lira civarı) tek başına esas alınamaz.
• Taşınmazların muhasebe kayıtlarına emsal bedel üzerinden kaydedilmesi zorunludur.
• Emsal bedelin belirlenemediği durumlarda Takdir Komisyonu'na başvurulması gerekmektedir.
• Değerleme işlemi Vergi Usul Kanunu'nun 261. ve 267. maddeleri uyarınca yapılmalıdır.
İşletmeler, mahkeme yoluyla bedelsiz kazandıkları taşınmazları aktife alırken emlak vergisi değerine güvenmemeli, mutlaka emsal bedel tespiti için Takdir Komisyonu yoluna gitmelidir.
Vergi
Yurt Dışı Mukimi Firmanın Türkiye Şubesinin Şirketleşmesi Devir Sayılır mı?
Yurt dışı merkezli şirketlerin Türkiye şubelerini anonim veya limited şirkete dönüştürme süreçlerinde karşılaştıkları vergisel riskler Gelir İdaresi Başkanlığı özelgesiyle netleşti. Bu dönüşüm işlemlerinin Kurumlar Vergisi ve KDV kanunları kapsamında 'devir' sayılmayacağı ortaya konuldu.
• Yurt dışı mukimi ana merkeze bağlı şubelerin şirketleşmesi KVK 19 ve 20. maddeler kapsamında 'devir' sayılmamaktadır.
• Devir sayılabilmesi için infisah eden ve devralan kurumun kanuni veya iş merkezinin Türkiye'de bulunması şartı aranmaktadır.
• KVK kapsamında devir sayılmayan bu tür değişikliği işlemleri, KDV Kanunu 17/4-c maddesindeki istisnadan yararlanamaz.
• Şirketleşme sürecinde devredilen mal ve haklar için emsal bedel üzerinden genel hükümlere göre KDV hesaplanması gerekmektedir.
• İşlem, vergisiz devir rejimine tabi olmadığı için kurumlar vergisi ve KDV yönünden ek mali yükler doğurmaktadır.
Yabancı sermayeli şirketler Türkiye'de şirketleşme kararı almadan önce, oluşacak KDV ve kurumlar vergisi yüklerini hesaplamalı ve mutlaka profesyonel vergi danışmanlığı almalıdır.
Vergi
Kat Karşılığı İnşaat İşlerinde Maliyet Bedelinin Tespiti ve Sonradan Yapılan Harcamaların Vergisel Niteliği
Kat karşılığı inşaat projelerinde maliyet bedelinin tespiti, yeniden değerleme imkanları ve inşaat sonrası yapılan harcamaların vergisel niteliği üzerine kritik bir özelge yayımlandı. Bu düzenleme, müteahhitlerin maliyet hesaplamalarında hangi harcamaları aktife, hangilerini doğrudan gidere yazması gerektiğini netleştiriyor.
• İnşaat maliyet bedeli, satın alma bedeli yerine doğrudan inşa giderlerinin toplamından oluşur.
• Enflasyon düzeltmesi şartları oluşmadığı sürece, maliyet bedellerine yeniden değerleme oranı uygulanarak artış yapılamaz.
• Binanın iktisadi değerini kalıcı olarak artıran çatı yapımı veya mutfak dolabı yenileme gibi harcamalar maliyet bedeline eklenmelidir.
• İç cephe boyası gibi normal bakım ve onarım niteliğindeki harcamalar maliyete eklenemez, doğrudan gider yazılmalıdır.
• Özelgeye konu olayda 2010 yılı maliyeti olan 306.974,14 TL üzerinden işlem yapılmıştır.
Müteahhitler, inşaat sonrası yapılan harcamalarda 'değer artışı' ile 'bakım-onarım' ayrımına dikkat etmeli; değer artıran kalemleri maliyete, rutin giderleri ise doğrudan gider hesaplarına işlemelidir.
Mevzuat
VUK Genel Tebliği (Sıra No: 596) Yayımlandı
Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik tebligat sistemine dahil olma zorunluluğu ve usullerini düzenleyen 596 Sıra No'lu VUK Genel Tebliği'ni yayımladı. Bu düzenleme, dijital vergi dairesi üzerinden yapılacak tebligatların çerçevesini ve hangi mükelleflerin bu sisteme dahil olacağını netleştiriyor.
• Kurumlar vergisi mükellefleri ve gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri için elektronik tebligat kullanımı zorunludur.
• Kollektif şirketler ile adi komandit şirketler elektronik tebligat sistemine dahil olmakla yükümlüdür.
• ÖTV Kanunu ekli (II) sayılı listedeki malların ilk iktisabında adına tescil yapılan gerçek ve tüzel kişiler sisteme dahil olmak zorundadır.
• Engellilik oranı yüzde 90 ve üzerinde olan gerçek kişiler ile tüzel kişi temsilcileri elektronik tebligat zorunluluğundan muaftır.
• On sekiz yaşını doldurmamış gerçek kişiler elektronik tebligat sistemine dahil olma zorunluluğu taşımamaktadır.
• Kamu idareleri, diplomatik temsilcilikler ve uluslararası kuruluşlar elektronik tebligat zorunluluğu kapsamında değildir.
Mükellefler, kapsama giren gruplar arasındaysa Dijital Vergi Dairesi üzerinden elektronik tebligat sistemine bildirimde bulunmalı ve sistemi aktif kullanmalıdır.
Mevzuat
380 Gelecek Aylara Ait Gelirler Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri
Bu rehber, peşin tahsil edilen ancak henüz hizmeti verilmemiş bedellerin muhasebeleştirilmesinde 380 Gelecek Aylara Ait Gelirler hesabının kullanım esaslarını açıklamaktadır. Dönemsellik ilkesi gereği, tahsil edilen tutarın tamamının değil, sadece ilgili döneme isabet eden kısmının gelir yazılması gerektiğini teknik örneklerle ortaya koymaktadır.
• 380 hesabı, bir yıldan kısa süreli peşin tahsil edilen gelirlerin izlendiği pasif bir hesap olup gelir tablosu hesabı değildir.
• VUK 287 uyarınca, gelecek dönemlere ait peşin tahsil edilen hasılatın pasifte değerlenmesi zorunludur.
• KDV Kanunu 10/b uyarınca, hizmetten önce fatura düzenlenirse faturadaki tutarla sınırlı KDV, belge döneminde doğar.
• 18 aylık bir hizmetin 180 bin lira net bedeli peşin tahsil edilirse; 12 aylık kısım 380 hesaba, 6 aylık uzun vadeli kısım ise 480 hesaba kaydedilir.
• 480 hesaptaki uzun vadeli tutarlar, dönem sonlarında kısa vadeye dönerek 380 hesabına aktarılmalıdır.
• 340 Alınan Sipariş Avansları hesabı ile 380 hesabı arasındaki seçim, işlemin niteliğine ve sözleşme şartlarına göre yapılmalıdır.
İşletmeler, peşin tahsilat yapıldığında KDV'yi fatura anında beyan etmeli ancak net tutarı hizmet tamamlandıkça ilgili gelir hesaplarına (600, 649 vb.) aktarmalıdır.
Mevzuat
Resmi Gazete: Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık Hesaplamalarında Süre 1 Yıl Uzatıldı
Türk Ticaret Kanunu'nun 376. maddesi kapsamında uygulanan sermaye kaybı ve borca batıklık hesaplamalarına ilişkin geçici düzenlemenin süresi uzatıldı. Yapılan tebliğ değişikliği ile şirketlerin mali tablolarındaki bazı giderlerin hesaplamalarda dikkate alınmaması uygulaması bir yıl daha devam edecek.
• Geçici uygulama süresi 1 Ocak 2027 tarihinden 1 Ocak 2028 tarihine uzatıldı.
• 31 Aralık 2027 tarihine kadar yapılacak hesaplamalarda henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsinden yükümlülüklerin kur farkı zararları dikkate alınmayacak.
• 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden kira, amortisman ve personel giderlerinin yarısı sermaye kaybı ve borca batıklık hesaplamalarında dışarıda tutulacak.
Şirketlerin sermaye kaybı ve borca batıklık durumlarını analiz ederken, uzatılan bu geçici hükümlere göre kur farkı zararları ve belirli gider kalemlerini hesaplama dışı bırakarak mali tablolarını değerlendirmeleri gerekmektedir.
Mevzuat
379 Diğer Borç ve Gider Karşılıkları Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri
379 Diğer Borç ve Gider Karşılıkları hesabı, işletmelerin gelecekteki muhtemel yükümlülüklerini yönetmesi açısından kritik bir muhasebe kalemidir. Bu hesap, sadece bir tahmin değil, geçmiş olaylardan kaynaklanan ve güvenilir şekilde ölçülebilen yükümlülüklerin izlenmesini sağlar.
• 379 hesabı bir gider hesabı değildir; karşılığın ayrılması sırasında ilgili gider hesabı (760, 770 vb.) kullanılır.
• Karşılık ayrılabilmesi için geçmiş bir olaydan kaynaklanan mevcut bir yükümlülük, kaynak çıkışı ihtimali ve güvenilir bir tahmin şarttır.
• Ürün garanti yükümlülükleri için 60.000 TL gibi bir tahmin üzerinden karşılık ayrılabilirken, gerçek servis faturası geldiğinde bu karşılık kullanılır.
• Dava giderleri gibi hukuki yükümlülüklerde, hukuk görüşü ve muhtemel kaynak çıkışı belgelenerek 100.000 TL gibi tutarlar karşılık olarak ayrılabilir.
• VUK uyarınca her bütçe tahmini doğrudan gider yazılamaz; karşılık ayrılması tek başına vergi indirimi sağlamaz.
• Karşılık ayrılırken 191 İndirilecek KDV hesabı kullanılmaz; KDV indirimi ancak belge ve defter kaydı koşulları sağlandığında gerçekleşir.
Mali müşavirler, karşılık ayırırken TMS 37 standartları ile VUK hükümlerini ayrıştırmalı ve vergi matrahı üzerindeki etkisini (KKEG takibi vb.) mutlaka kontrol etmelidir.
Vergi
Döviz Dönüşüm Desteği Uygulama Rehberi
1 Ekim 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek olan döviz dönüşüm desteği uygulaması, işletmelerin döviz pozisyonlarını bildirmelerini ve belirli kriterlere göre destek almalarını kapsıyor. Bu düzenleme, firmaların elindeki döviz miktarının büyüklüğüne göre destekten yararlanıp yararlanamayacağını belirleyen kritik bir hesaplama süreci getiriyor.
• Desteğe hak kazanmak için döviz pozisyonu oranı %10 sınırının altında olmalıdır.
• Hesaplamada bakiye güncel tarihli, kur yılbaşı tarihli, hasılat ve aktif ise geçen yılın verileri üzerinden hesaplanmalıdır.
• Desteğe konu edilebilecek döviz satış miktarı, firmanın yıllık satış limiti olan katma değeri ile sınırlıdır.
• Hesaplamalarda TCMB'nin o günkü döviz alış kuru baz alınmalıdır.
• Ortaklara verilen borçlar döviz pozisyonu oranını yükseltirken, kredi borçları oranı düşürmemektedir.
İşletmeler, döviz dönüşüm desteğinden yararlanabilmek için döviz pozisyonlarını %10 sınırının altında tutmalı ve form doldururken üç farklı tarihli veri setini (güncel bakiye, yılbaşı kuru, geçen yıl hasılat/aktif) doğru eşleştirmelidir.
Mevzuat
255 Demirbaşlar Hesabı Muhasebe Kaydı
Bu içerik, işletmelerin aktifinde yer alan maddi duran varlıkların muhasebeleştirilmesi sürecini ele almaktadır. Özellikle 255 Demirbaşlar hesabının kullanımı, demirbaş alımları ve bu varlıkların kayıt altına alınması teknik bir konu olup doğru muhasebe uygulaması için kritiktir.
• 255 Demirbaşlar hesabı, işletmenin faaliyetlerinde kullanmak üzere alınan ve bir yıldan uzun süre kullanılacak taşınır varlıkların takibi için kullanılır.
• Demirbaş alımlarında alış bedeline KDV ve varsa montaj/nakliye gibi maliyet unsurlarının eklenmesi zorunludur.
• Demirbaşların amortisman ayrılması süreci, ilgili varlığın faydalı ömrüne göre 257 Birikmiş Amortismanlar hesabı ile eş zamanlı yürütülmelidir.
• Demirbaşların satış veya hurdaya ayrılması durumunda, varlığın net defter değeri üzerinden çıkış kayıtları yapılmalıdır.
Mali müşavirler ve muhasebe personeli, demirbaş alımlarında maliyet unsurlarını doğru tespit etmeli ve amortisman tablolarını güncel tutmalıdır.
Mevzuat
381 Gider Tahakkukları Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri
Bu makale, dönemsellik ilkesi gereği giderin ait olduğu dönem ile ödeme tarihinin farklılık gösterdiği durumlarda 381 Gider Tahakkukları hesabının nasıl kullanılacağını teknik detaylarıyla açıklamaktadır. Doğru muhasebe kayıtlarının yapılması, giderin mükerrer yazılmasını önlemek ve mali tabloların gerçeğe uygun sunulması açısından kritik önem taşır.
• 381 Gider Tahakkukları hesabı, bilançonun kısa vadeli yabancı kaynaklar grubunda yer alır ve normal bakiyesi alacaktır.
• Tahakkuk işlemi yapılırken ilgili gider hesabı (770, 730, 760 veya 780) borçlandırılırken, 381 hesabı alacaklandırılır.
• Tahakkuk aşamasında henüz fatura düzenlenmediği için 191 İndirilecek KDV hesabı kullanılmaz; KDV indirimi ancak fatura geldiğinde yapılır.
• Örnek senaryoda 24.000 TL net bedelli bir hizmet için Aralık ayında tahakkuk yapılmış, Ocak ayında 4.800 TL KDV ile birlikte 28.800 TL üzerinden 320 Satıcılar hesabına aktarılmıştır.
• Kredi faizleri gibi ödemesi sonraki aya sarkan giderlerde, anapara, BSMV ve KKDF gibi kalemler birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
• Tahakkukların dayanağı olarak sözleşme, hizmet kabul belgesi veya hesaplama cetveli gibi belgeler kullanılmalı, ancak bunlar fatura yerine geçmez.
Mali müşavirler ve muhasebe departmanları, dönem sonu kapanışlarında giderin gerçekleştiği ancak faturasının gelmediği kalemleri 381 hesabına alarak dönemsellik ilkesine uymalı ve fatura geldiğinde mükerrer kayıt yapmamaya dikkat etmelidir.
Mevzuat
Perakende Satış Fişlerini Çerçeveletelim Mi? Maliye Artık Harekete Geçmeli!
Perakende satış fişlerindeki bilgilerin zamanla silinmesi ve gider olarak kullanılamaması sorunu, Maliye Bakanlığı'nın yeni bir düzenleme hazırlığına neden oldu. Hazırlanan tebliğ taslağı ile fişlerin tamamen ortadan kaldırılarak e-belge sistemine geçilmesi hedefleniyor.
• Perakende satış fişlerindeki termal kağıt ve mürekkep kalitesinin düşük olması nedeniyle bilgilerin silinmesi sorunu yaşanıyor.
• Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 509) Değişikliği için bir taslak hazırlanmış durumda.
• Taslak kapsamında Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazlar üzerinden e-belge düzenlenmesi öngörülüyor.
• Düzenleme ile perakende satış fişlerinin tamamen kaldırılması ve e-fatura benzeri bir yapıya geçilmesi planlanıyor.
İşletmelerin ve mükelleflerin, perakende fişlerin silinme riskine karşı belgeleri nemden uzak ve uygun saklama koşullarında muhafaza etmeleri, tebliğin resmiyet kazanması beklenmelidir.
Mevzuat
Elektronik Defter ve Elektronik Belgelerin İmhası - 2
Bu haber, ticari belgelerin ve elektronik defterlerin saklama süreleri ile dijital arşivleme süreçlerindeki belirsizlikleri ele almaktadır. Mevzuattaki farklı saklama süreleri ve dijitalleşme sürecinde belgelerin imhasına yönelik stratejik yaklaşımlar incelenmektedir.
• Vergi Usul Kanunu uyarınca belgelerin saklama süresi 5 yıl.
• Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında saklama süresi 10 yıl.
• Elektronik defter ve belgelerin imhasına yönelik özel bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.
• Dijital arşivleme süreçlerinde profesyonel firmalar aracılığıyla fiziki belgelerin dijital ortama aktarılması ve ardından imhası önerilmektedir.
• Elektronik arşiv faturalarının kağıt çıktıları da taranarak dijital sisteme entegre edilebilmektedir.
Mali müşavirler ve işletmeler, yasal zamanaşımı sürelerini (5 ve 10 yıl) dikkate alarak, dijital dönüşüm sürecinde profesyonel arşivleme hizmetlerinden yararlanmalı ve dijital etiketleme sistemlerini kurmalıdır.
Diğer
Fon Almak Yetmez, Fonu Tanımak Gerekir!
Yatırım fonlarına olan ilginin artmasıyla birlikte, yatırımcıların sadece geçmiş getirilere odaklanarak karar vermesinin riskleri artmaktadır. Makale, fon alırken portföy içeriğinin, risk seviyesinin ve yatırım stratejisinin doğru analiz edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
• Fonların mevduat olmadığı, portföydeki varlık değerlerine göre zarar etme riski taşıdığı unutulmamalıdır.
• Yatırımcılar fon seçerken TEFAS üzerinden performans karşılaştırması yapmalıdır.
• Fonun detaylı içeriği, izahnamesi ve portföy dağılım raporları için KAP (Kamuyu Aydınlatma Platformu) kullanılmalıdır.
• Fon seçiminde 5N1K yöntemiyle; fonun türü, yatırım amacı, bilgi kaynağı, vade ihtiyacı ve getiri yöntemi sorgulanmalıdır.
• Resmi düzenlemeler ve bilgilendirmeler için SPK internet sitesi takip edilmelidir.
Yatırımcılar ve işletmeler, fon alırken sadece banka ekranındaki koda değil, TEFAS ve KAP üzerinden fonun gerçek varlık dağılımına ve risk profiline bakarak karar vermelidir.
Vergi
Arabuluculuk Eğitimi Giderlerinin Serbest Meslek Kazancından İndirimi
Serbest meslek erbaplarının, mevcut mesleklerine ek olarak yapacakları yeni faaliyetler için önceden aldıkları eğitim giderlerinin vergi matrahından indirilip indirilemeyeceği konusu İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı özelgesiyle netleşti. Bu düzenleme, özellikle avukatların arabuluculuk gibi ek uzmanlıklar kazanmak için yaptıkları harcamaların maliyet yönetimi açısından önemini ortaya koyuyor.
• Arabuluculuk eğitimi, faaliyetin yürütülebilmesi için zorunlu bir ön koşul ve mesleki faaliyetle doğrudan ilgili bir gider kabul edilmiştir.
• Eğitim giderleri, arabuluculuk mükellefiyeti henüz tesis edilmeden önce yapılmış olsa dahi serbest meslek kazancından indirilebilecektir.
• Giderlerin indirilebilmesi için harcamanın yapıldığı takvim yılı içerisinde yasal defterlere kaydedilmesi şarttır.
• Eğitim faturalarında yer alan KDV, harcamanın yapıldığı yılı takip eden takvim yılı aşılmamak kaydıyla indirim konusu yapılabilir.
• Giderin indirilebilmesi için harcamanın mesleki faaliyetin niteliğine uygun ve iş hacmiyle orantılı olması gerekmektedir.
Mükellefler, mesleki faaliyetlerini genişletmek amacıyla aldıkları zorunlu eğitimlerin faturalarını, aynı takvim yılı içinde defterlerine kaydederek hem gider hem de KDV indirimi avantajından yararlanmalıdır.
Mevzuat
254 Taşıtlar Hesabı Muhasebe Kaydı
İşletmelerin aktifinde yer alan taşıtların muhasebeleştirilmesi, amortisman ayrılması ve satış süreçlerindeki kayıt düzeni, doğru mali tablo oluşturulması açısından kritik önem taşır. Bu içerik, 254 Taşıtlar hesabının kullanımı ve ilgili muhasebe süreçlerini teknik detaylarıyla ele almaktadır.
• Taşıtların maliyet bedeli ile kayda alınması
• Amortisman ayırma yöntemleri ve 257 Birikmiş Amortismanlar hesabı ile ilişkisi
• Taşıt satışlarında kar veya zarar hesaplaması
• KDV ve ÖTV unsurlarının maliyet veya gider yazılmasına ilişkin kurallar
Taşıt alım, satım ve amortisman süreçlerinde Tekdüzen Hesap Planı'na ve Vergi Usul Kanunu'na uygun kayıt yapılması, vergi matrahının doğru belirlenmesi için şarttır.
Bu gündem her sabah 07:00'de hazır.
Montan News iPhone uygulaması: önem sırasına dizilmiş özetler, sesli anlatım, kaynağa tek dokunuş. Ücretsiz ve reklamsız.
App Store'dan indir
Bu sayfadaki özetler bilgilendirme amaçlıdır ve kaynağından teyit edilmelidir; resmî vergi veya mevzuat danışmanlığı yerine geçmez. Her özetin altında kaynağın asıl sayfası bağlantılıdır.
Bugünün gündemi → · Arşiv