Montan. App Store'dan indir

Arşiv · 13 Ekim 2026

13 Ekim 2026 mali gündem

29 başlık · Mevzuat, Teşvik, Vergi, KDV, Diğer. Her biri tek paragrafta özetlendi, kaynağına bağlandı.

Mevzuat

e-Fatura İptali ve e-Arşiv Fatura: Ret, İtiraz, İade ve Düzeltme (2026)

Hatalı düzenlenen e-Fatura ve e-Arşiv faturalarda izlenecek iptal, ret, itiraz ve iade süreçleri ile 2026 yılındaki yeni elektronik düzenleme yükümlülükleri ele alınmaktadır. Belge türüne göre farklı hukuki ve teknik süreçlerin işletilmesi, hatalı kayıtların önüne geçilmesi açısından kritik önem taşımaktadır. • e-Arşiv uygulamasına dahil olmayanlar için tutardan bağımsız elektronik düzenleme zorunluluğu 1 Ocak 2026 itibarıyla başlamıştır. • Basit usul ve işletme hesabı esasına göre defter tutanlar için elektronik düzenleme geçiş tarihi 1 Ocak 2027'ye ertelenmiştir. • Basit usul mükellefleri için 2026 yılı boyunca vergiler dahil 3.000 TL'yi aşan faturalarda elektronik düzenleme şartı devam etmektedir. • Ticari e-faturalarda içerik itirazı için Türk Ticaret Kanunu uyarınca faturanın alındığı tarihten itibaren 8 günlük süre bulunmaktadır. • e-Fatura senaryolarında 'iade faturası' ayrı bir senaryo değil, temel veya ticari senaryo altında bir işlem tipidir. • Sehven kabul edilen bir ticari faturaya sistem üzerinden ikinci bir ret yanıtı gönderilmesi teknik olarak mümkün değildir. Mali müşavirler ve işletmeler, hatalı faturalarda sadece sistem üzerinden işlem yapmanın yeterli olmadığını bilmeli; işlemin mahiyetine göre ret, iptal veya iade yöntemlerinden doğru olanı seçerek hukuki ve muhasebesel süreçleri eş zamanlı yönetmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

MASAK'tan Mali Müşavirlere Kiralık Hesap Hatırlatması! Şüpheli İşlem Bildirimi ve Paravan Şirket Riski

MASAK, suç gelirlerinin aklanmasını önlemek amacıyla kiralık hesaplar ve paravan şirket kullanımına yönelik yeni bir şüpheli işlem bildirim rehberi yayımladı. Bu rehber, mali müşavirlerin sadece kayıt düzeninden değil, işlemlerin ekonomik gerçekliğinden de sorumlu olduklarını hatırlatıyor. • Şüpheli işlem bildiriminde herhangi bir parasal alt sınır bulunmamaktadır. • Şüpheli durumların tespitinden itibaren en geç 10 iş günü içerisinde bildirim yapılmalıdır. • Bildirim yapılması için suçun kesin olarak ispatlanması şart değildir; somut bulgulara dayalı şüphe yeterlidir. • Yapılan bildirimlerin müşteriye veya üçüncü kişilere açıklanması kesinlikle yasaktır. • Yeni kurulan şirketlerin düşük kapasiteye rağmen milyonlarca liralık yüksek hacimli para hareketleri yapması risk göstergesi kabul edilmektedir. • 5549 sayılı Kanun kapsamında SMMM ve YMM'ler doğrudan MASAK yükümlüsü olarak tanımlanmıştır. Mali müşavirler, müşterilerinin banka hareketleri ile ticari faaliyetleri arasındaki uyumsuzlukları risk temelli değerlendirmeli ve şüpheli durumlarda yasal süresi içinde bildirim yapmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Ülke Finansal Sisteminde Yakın Zamanda Yaşanan Fon Skandalı (Fonzi) Olayından Sonra Sermaye Piyasalarında Esaslı, Önemli Değişiklik Hazırlıkları İçin Talimat Gönderildi

Ülke finansal sisteminde yaşanan büyük ölçekli fon skandalının ardından, sermaye piyasalarını korumak amacıyla Sermaye Piyasası Kanunu'nda köklü değişiklikler yapılması planlanıyor. Hazırlanan taslak, yatırımcıyı korumak, denetimi sıkılaştırmak ve manipülasyonlara karşı erken uyarı sistemleri kurmak üzerine odaklanıyor. • Sermaye Piyasası Kanunu'nda yaklaşık 30 madde civarında kapsamlı değişiklik yapılması öngörülüyor. • SPK'ya, piyasa riskleri oluştuğunda müdahale edebilmesi için 'erken müdahale kriterleri' ve 'otomatik aksiyon sistemi' yetkisi tanımlanacak. • Fon büyüklüğünün finansal göstergelerle açıklanamaması veya nakit rasyosunun hızla düşmesi gibi durumlarda sistem otomatik devreye girecek. • Tasfiye edilen fonlarda yatırımcıya kısmi ödeme yapılmasına olanak sağlayan 'ara ödeme' usulüne kanuni zemin oluşturulacak. • İdari para cezalarının alt ve üst sınırlarının yükseltilmesi ve piyasa dolandırıcılığı suç tanımlarının genişletilmesi planlanıyor. • Kripto varlıklar üzerindeki denetim boşluklarının doldurulması için SPK'nın yetkileri netleştirilecek. Sermaye piyasası aktörleri ve fon yöneticileri, artan sorumluluklar, genişleyen denetim yetkileri ve ağırlaştırılan yaptırımlar nedeniyle risk yönetimi ve iç kontrol süreçlerini güncel mevzuat taslağına göre revize etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Teşvik

1 Ekim 2026 Resmi Talimatı Çerçevesinde TCMB Döviz Dönüşüm Desteği

TCMB tarafından 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe alınan yeni talimatla, ihracatçıların dövizlerini Türk lirasına dönüştürmeleri durumunda sağlanan %3 oranındaki destek mekanizmasında kritik değişikliklere gidildi. Yeni düzenleme, destekten yararlanabilmek için sadece döviz bozdurmayı değil, belirli finansal rasyoların ve limitlerin de sağlanmasını şart koşuyor. • Destek oranı: %3 • Döviz pozisyon sınırı: Hazır döviz varlıkları, son onaylı yıllık bilançodaki Net Satış Hasılatı veya Aktif Toplamdan hangisi yüksekse onun %10'unu aşmamalıdır. • Yıllık azami destek üst sınırı: Bir firma bir takvim yılında en fazla 100 milyon TL destek alabilir. • 2026 yılı kıst dönem uygulaması: Düzenleme 1 Ekim 2026'da başladığı için 2026 yılı son üç ayı için yıllık limitler oranlanarak uygulanacaktır (Örn: 25 milyon TL limit). • Reeskont kredisi kısıtı: Reeskont kredisi kullanan firmaların mükerrer yararlanma yasağı nedeniyle yaptırımla karşılaşmaması için dikkatli olması gerekmektedir. • Geçerlilik süresi: Uygulama 31 Ocak 2027 tarihine kadar devam edecektir. Mali müşavirler, firmaların döviz dönüşüm desteği başvurusu öncesinde sadece güncel bakiyeyi değil, son onaylı bilançodaki satış hasılatı ve aktif toplam verilerini kıst dönem hesaplamalarıyla birlikte kontrol etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Ciroyu Aşan Müşterilere Verilen Hediyelerde KDV ve Belge Düzeni

İşletmelerin pazar payını artırmak amacıyla belirli bir ciro eşiğini aşan müşterilerine sundukları promosyon hediyelerinin KDV ve belge düzeni açısından vergisel niteliği netleşti. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge, bu tür bedelsiz teslimlerin KDV hesaplanmadan yapılabileceğini ancak yüklenilen KDV'nin indirim şartlarını açıklıyor. • Ciro primine bağlı olarak verilen hediyeler 50 Seri No.lu KDV Genel Tebliği kapsamında promosyon sayılır. • Promosyon amaçlı bedelsiz teslimlerde KDV hesaplanmasına gerek yoktur. • Promosyon ürünlerinin alımında yüklenilen KDV, asıl malın KDV oranına eşit veya düşükse tamamı indirim konusu yapılabilir. • Eğer promosyon ürününün KDV oranı, asıl malın KDV oranından yüksekse, sadece asıl malın oranına isabet eden kısım indirilebilir; kalan tutar gider veya maliyet yazılır. • Müşterilerin bu promosyon hediyeleri için fatura düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır. • Mal teslimlerinde sevk irsaliyesi düzenlenmesi ve taşıtta bulundurulması VUK uyarınca zorunludur. İşletmeler, ciro hedefli promosyon kampanyalarında KDV hesaplamadan teslim yapabilir ancak yüklenilen KDV'nin indirim limitlerini asıl satış oranına göre kontrol etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

İş Görüşmesinde ve Müşteri Ağırlamada Kullanılan Çekme Karavanın Vergisel Durumu

İstanbul Defterdarlığı tarafından verilen özelge, işletmelerin pazarlama veya müşteri ağırlama amacıyla satın aldığı çekme karavanların vergisel durumunu netleştirdi. Yapılan incelemede, faaliyet konusuyla doğrudan ilgisi olmayan bu tür harcamaların gider yazılamayacağı vurgulandı. • Müşteri ağırlama veya ürün sunumu amacıyla alınan çekme karavanlar, işletme faaliyetinin zorunlu bir parçası olarak kabul edilmemektedir. • Karavan alımı, ticari kazancın elde edilmesiyle doğrudan illiyet bağı kurulamadığı için 'özel tasarruf' kapsamında değerlendirilmektedir. • Gelir Vergisi Kanunu madde 40 ve Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, karavan alımına ilişkin harcamalar kurum kazancından gider olarak düşülemez. • KDV Kanunu madde 30/d uyarınca, kurumlar vergisi açısından gider kabul edilmeyen harcamalara ait KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün değildir. • Harcamanın gider yazılabilmesi için iş hacmiyle uyumlu, işin mahiyetine uygun ve gelirin elde edilmesi için zorunlu olması şartı aranmaktadır. İşletmeler, faaliyet konusuyla doğrudan bağlantılı olmayan ve lüks/özel kullanım niteliği taşıyan araç alımlarının KDV indirimini ve gider yazımını yapmamalı, bu harcamaları kanunen kabul edilmeyen gider olarak takip etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Siparişe Dayalı Ar-Ge Faaliyetlerinde Vergi Avantajları: Teknokent ve Ar-Ge Merkezi Ayrımı

Ankara Defterdarlığı tarafından verilen özelge, sipariş usulüyle yürütülen Ar-Ge projelerinde Teknokent (4691 sayılı Kanun) ve Ar-Ge Merkezi (5746 sayılı Kanun) arasındaki istisna ve indirim farklarını netleştiriyor. Projenin bir kısmının Teknokent'te, bir kısmının ise Ar-Ge merkezinde yürütülmesi durumunda vergi avantajlarının nasıl ayrıştırılması gerektiği açıklanıyor. • 4691 sayılı Kanun kapsamında Teknokent kazanç istisnası için faaliyetin münhasıran bölge içinde yapılması şarttır. • Projenin bir bölümü Ar-Ge merkezinde gerçekleştirilirse, Teknokent kazanç istisnasından yararlanılamaz. • 5746 sayılı Kanun uyarınca Ar-Ge merkezlerinin siparişe dayalı yürüttüğü faaliyetlerde harcamaların sadece yüzde 50'si indirim konusu yapılabilir. • Teknokentlerdeki yazılım, tasarım ve Ar-Ge kazanç istisnası 31 Aralık 2028 tarihine kadar geçerlidir. • Bölge dışında gerçekleştirilen faaliyetlerden elde edilen kazançlar, yazılım veya Ar-Ge olsa dahi istisna kapsamı dışındadır. Şirketler, sipariş usulü projelerde işin hangi lokasyonda ve hangi kanun kapsamında yapıldığını titizlikle ayrıştırmalı; Teknokent istisnası için işin tamamının bölge içinde kalmasını sağlamalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Bursluluk İndirimi ve Ücretsiz Öğrenci Uygulamalarının Vergisel Boyutu

Özel öğretim kurumlarının mevzuat gereği sağlamak zorunda olduğu ücretsiz ve burslu öğrenci kontenjanlarının vergisel uygulamaları netleşti. Kocaeli Defterdarlığı'nın özelgesiyle, bu uygulamaların kurumlar vergisi, KDV ve belge düzeni açısından nasıl yönetilmesi gerektiği açıklanmış oldu. • Zorunlu ücretsiz öğrenci kontenjanı en az yüzde 3, MEB kararıyla yüzde 10'a kadar çıkabilmektedir. • Zorunlu kontenjan dahilindeki ücretsiz öğrenciler için alınmayan ücretler ticari kazanca dahil edilmezken, bu oranı aşan burslar emsal bedel üzerinden gelir yazılmalıdır. • Kapasitenin yüzde 10'una kadar olan bedelsiz eğitim hizmetleri KDV'den istisnadır. • Yüzde 10 sınırını aşan ücretsiz eğitim hizmetlerinde emsal bedel üzerinden KDV hesaplanması zorunludur. • Başarılı öğrencilere verilen burslar, tanıtım amaçlı ise pazarlama ve reklam gideri olarak indirilebilir. • Öğrencilere yapılan kırtasiye ve harçlık ödemeleri gider pusulası veya banka dekontları ile belgelendirilmelidir. Özel okul işletmecileri, zorunlu kontenjan sınırını aşan burslarda emsal bedel üzerinden vergilendirme yapmalı ve reklam gideri niteliğindeki bursları doğru muhasebeleştirmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

E-Dergi Yurtdışına Devredilirse Vergi Nasıl Hesaplanır?

Dijital yayıncılık dünyasında e-dergi yayın haklarının yurtdışındaki şirketlere devredilmesi durumunda vergilendirme usulleri netleşti. Sivas Defterdarlığı tarafından verilen özelge, kazanç sağlama amacı güdülmese dahi hak devrinden doğan gelirlerin ticari kazanç sayılacağını ortaya koyuyor. • E-dergi yayın haklarının devri, Gelir Vergisi Kanunu'nun 37. maddesi uyarınca ticari kazanç kapsamında değerlendirilir. • Faaliyetin başlangıçta kazanç sağlama niyeti olmasa dahi, kazanç sağlama potansiyeli taşıması ticari faaliyet niteliği için yeterlidir. • İngiltere merkezli bir firmaya yapılan 215.000 Amerikan Doları tutarındaki hak devri örneğinde olduğu gibi, yurtdışından gelen bedeller Türkiye'de vergiden istisna değildir. • Ticari işletmeye dahil olan hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar, değer artışı kazancı değil, ticari kazanç hükümlerine tabidir. • Tam mükellef kişilerin dünya genelindeki tüm kazançları, kaynağı yurtdışı olsa dahi Türkiye'de beyana tabidir. Dijital içerik ve yayın haklarını yurtdışına devretmeyi planlayan yayıncılar, elde edecekleri bedeli ticari kazanç olarak beyan etmeli ve vergi yükümlülüklerini buna göre planlamalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Girişim Sermayesi Fonu ve Teknokent İstisnası: Zarar Beyan Eden Şirket Fon Ayırabilir mi?

Teknokentlerde faaliyet gösteren şirketlerin, zarar beyan etmeleri durumunda girişim sermayesi fonu ayırıp ayıramayacakları konusu Ankara Defterdarlığı tarafından netleştirildi. Bu özelge, isteğe bağlı fon ayırma ile kanuni zorunluluk olan fon aktarımı arasındaki kritik farkı ortaya koyuyor. • VUK 325/A kapsamında isteğe bağlı girişim sermayesi fonu ayrılabilmesi için beyan edilen gelirin pozitif olması şarttır. • Kurumlar vergisi beyannamesinde zarar beyan eden bir mükellef, VUK 325/A maddesine göre kurum kazancından indirim yapmak amacıyla fon ayıramaz. • 4691 sayılı Kanun kapsamında teknokent kazanç istisnası uygulayan şirketler için %3 oranında girişim sermayesi fonu ayırma yükümlülüğü devam etmektedir. • Teknokentlerde elde edilen kazanç 2 milyon lira üzerinde ise, şirket zarar etse dahi ilgili kanun gereği fon ayırmak zorundadır. • İndirim tutarı hesaplanırken; ticari bilanço kârı, KKEG eklenip geçmiş yıl zararları ve istisnalar düşüldükten sonra kalan tutar esas alınır. Şirketler, zarar durumunda VUK 325/A uyarınca vergi matrahından düşmek için fon ayıramazlar ancak Teknokent kazanç istisnası kapsamında %3'lük zorunlu fon ayırma yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadırlar.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
KDV

Uluslararası Taşımacılıkta Brokerlik Hizmetleri KDV’den İstisna mı?

Uluslararası taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren brokerlik firmalarının sunduğu aracılık hizmetlerinin KDV karşısındaki durumu Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından netleştirildi. Yapılan açıklamaya göre, gemilere yük veya yüklere gemi bulma hizmetleri uluslararası taşımacılık kapsamında değerlendirilerek KDV istisnasına tabi tutuluyor. • 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 14/1 maddesi uyarınca uluslararası taşımacılık hizmetleri KDV'den istisnadır. • 84/8889 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile deniz, hava, kara ve demiryolu taşımacılığı KDV kapsamı dışındadır. • Gemiye yük bulma veya yüke gemi bulma şeklindeki brokerlik hizmetleri taşımacılık faaliyeti kapsamında kabul edilir. • KDV Genel Uygulama Tebliği uyarınca bilet satışı ve komisyon hizmetleri de istisnadan yararlanmaktadır. • İstisna kapsamında düzenlenen faturalarda '3065 sayılı KDV Kanununun 14 üncü maddesi gereğince KDV hesaplanmamıştır' ibaresi yer almalıdır. Brokerlik hizmeti veren firmalar, komisyon faturalarını KDV hesaplamadan düzenlemeli ve faturada ilgili kanun maddesine açıkça atıf yapmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Türkiye’de ikamet etmeyen yolculara yapılan satışlara ihracat kapsamında indirimli vergi oranı uygulanır mı?

Türkiye'de ikamet etmeyen yolculara yapılan 'tax free' kapsamındaki satışların, kurumlar vergisi indiriminden yararlanıp yararlanamayacağı konusu İstanbul Defterdarlığı tarafından verilen özelge ile netleşti. Bu düzenleme, perakende sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin vergi planlaması açısından kritik bir önem taşıyor. • KDV Kanunu 11/1-b kapsamında yapılan ve Türkiye dışına çıkarılan mal teslimleri, kurumlar vergisi açısından da 'ihracat' sayılmaktadır. • İhracat kazançlarına tanınan 5 puanlık kurumlar vergisi oranı indirimi, bu tür satışlardan elde edilen kazançlar için de uygulanabilecektir. • İndirimden yararlanmak için satışların KDV Kanunu'ndaki tüm prosedürlere ve şartlara uygun olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. • İndirimli oran hesaplanırken, ihracat kazancının ticari bilanço kârına oranlanması yöntemi esas alınacaktır. • Düzenleme; moda, saat, mücevherat, kozmetik ve sanat gibi perakende sektörlerinde faaliyet gösteren şirketleri doğrudan ilgilendirmektedir. Perakende sektöründeki işletmeler, tax free satışlarını yaparken KDV mevzuatına tam uyum sağlamalı ve bu kazançları kurumlar vergisi beyannamesinde indirimli oran kapsamında değerlendirmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Görevden Uzaklaştırılan Memura Yapılan Toplu Maaş Ödemelerinin Vergilendirilmesi

Görevden uzaklaştırılan kamu görevlilerinin göreve iadeleri sonrası alacakları toplu maaş farklarının vergilendirilme usulü netleşti. Antalya Defterdarlığı tarafından verilen özelge, bu ödemelerin hangi dönemin ücreti sayılacağını ve vergi kesintisinin ne zaman yapılacağını açıklığa kavuşturuyor. • Görevden uzaklaştırılan memurlara bu süreçte maaşlarının sadece 2/3'ü ödenmektedir. • Göreve iade edilen personelin hak ettiği 1/3'lük maaş farkları toplu olarak ödenmektedir. • Gelir Vergisi Kanunu uyarınca, toplu ödemeler hangi döneme ait olursa olsun ödemenin fiilen yapıldığı ayın ücreti kabul edilir. • Vergi tevkifatı, ödemenin nakden veya hesaben yapıldığı ayın Gelir Vergisi tarifesi (103 ve 104. maddeler) üzerinden hesaplanmalıdır. • Ödemenin vergilendirilmesi için gelirin kişinin hukuki ve ekonomik tasarrufuna girmesi (ödeme anı) esastır. • Antalya Defterdarlığı Özelge Tarihi: 25.06.2025, Sayı: E-49327596-120[GVK.ÖZ.2023.61]-178014 Kamu idareleri ve işverenler, geriye dönük toplu maaş ödemelerinde geçmiş ayın vergi dilimlerini değil, ödemenin yapıldığı güncel ayın vergi tarifesini uygulamalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Babadan Miras Kalan Zeytinliklerin Vergilendirilmesi

Miras yoluyla intikal eden zeytinliklerden elde edilen gelirlerin vergilendirilme usulü, İstanbul Defterdarlığı'nın verdiği yeni bir özelge ile netleşti. Bu düzenleme, mirasçıların zirai kazanç mı yoksa gayrimenkul sermaye iradı mı elde ettiklerine göre beyanname verme yükümlülüklerini doğrudan etkiliyor. • 14.500 adet zeytin ağacından elde edilen gelir, işletme büyüklüğü ölçülerini aştığı için zirai kazanç kapsamında değerlendirilmektedir. • Mirasçılar arasındaki paylı mülkiyet durumu, vergi hukuku açısından bir 'adi ortaklık' faaliyeti olarak kabul edilmektedir. • İşletme büyüklüğü sınırları aşıldığı için kazancın gerçek usulde (zirai işletme hesabı veya bilanço esası) tespit edilmesi zorunludur. • Müstahsil makbuzu ile yapılan satışlarda kesilen stopajlar, yıllık gelir vergisi beyannamesinde hesaplanan vergiden mahsup edilebilmektedir. • Gelir Vergisi Kanunu madde 52 ve 54 uyarınca, faaliyetin niteliği zirai kazanç olarak sınıflandırılmıştır. Miras kalan tarım arazilerinde ağaç sayısı ve işletme büyüklüğü sınırları aşılıyorsa, mirasçıların adi ortaklık hükümlerine göre gerçek usulde vergilendirilmesi ve beyanname vermesi gerekmektedir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Ev Hizmetlerinde Çalışanların Yıllık İzin ve Tazminat Hakları

Ev hizmetlerinde çalışan personelin hukuki statüsü, 4857 sayılı İş Kanunu yerine 6098 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Bu durum, çalışanların yıllık izin, fesih bildirim süreleri ve tazminat haklarının İş Kanunu'ndan farklılık göstermesine neden olmaktadır. • Yıllık izin süresi: En az bir yıl çalışan işçiye yılda en az iki hafta; 18 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanlara ise en az üç hafta ücretli izin verilir. • İzin ücreti ödemesi: Yıllık izin ücretinin, işçi izne başlamadan önce peşin veya avans olarak ödenmesi zorunludur. • Kıdem tazminatı: Ev hizmetlerinde çalışanlar Borçlar Kanunu'na tabi oldukları için kıdem tazminatı hakkına sahip değildir. • Ölüm halinde ödeme: İşçinin ölümü durumunda; hizmet süresi 5 yıldan az ise bir aylık, 5 yıldan fazla ise iki aylık ücret tutarında ödeme bakmakla yükümlü olunan kişilere yapılır. • Fesih bildirimi: Belirsiz süreli sözleşmelerde fesih bildirim süreleri taraflar için aynı olmak zorundadır; kötüye kullanım halinde işveren fesih süresinin üç katı tazminat öder. • Belirli süreli sözleşme tazminatı: Haklı sebep olmaksızın fesih durumunda hakim, işçinin altı aylık ücretini aşmamak kaydıyla tazminata hükmedebilir. Ev hizmeti veren işverenlerin, çalışanlarının haklarını Borçlar Kanunu çerçevesinde değerlendirmesi ve özellikle kıdem tazminatı yerine ölüm halinde yapılacak ödemeler ile yıllık izin ücretlerinin peşin ödenmesi hususunda dikkatli olması gerekir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Karbonun Muhasebedeki Karşılığı 'Yeni Bir Finansal Raporlama Alanı'

Sürdürülebilirlik ve çevresel sorumlulukların finansal raporlamaya dahil olmasıyla birlikte karbon kredileri yeni bir muhasebe alanı olarak doğuyor. Özellikle uluslararası standartlar ve Türkiye'deki yeni iklim düzenlemeleri, karbon kaynaklı varlık ve yükümlülüklerin finansal tablolarda nasıl gösterileceğini kritik hale getiriyor. • ABD FASB tarafından 19 Mayıs 2026 tarihinde ASU 2026-02 sayılı Çevresel Krediler ve Çevresel Yükümlülükler standardı yayınlandı. • Çevresel kredilerin varlık olarak kaydedilebilmesi için bir çevresel yükümlülüğü yerine getirmek amacıyla kullanılma şartı aranmaktadır. • Kredilerin satılması, takas edilmesi veya karşılıksız devredilmesi muhasebe uygulamasının belirlenmesinde temel kriterdir. • Kriterleri karşılamayan çevresel kredi edinme maliyetleri varlık olarak aktifleştirilmez, doğrudan ilgili dönemde gider yazılır. • Türkiye'de 7552 sayılı İklim Kanunu ve 27 Ağustos 2026 tarihli Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği ile karbon fiyatlandırma çerçevesi şekillenmektedir. • Emisyon ticareti kapsamındaki tahsisatlar ile gönüllü karbon piyasası kredileri, farklı nitelikleri nedeniyle ayrı muhasebeleştirilmelidir. İşletmeler, karbon tahsisatları ile gönüllü krediler arasındaki ayrımı iyi analiz etmeli ve Türkiye'deki yeni emisyon ticaret sistemi yönetmeliğine uyum için hazırlık yapmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
KDV

Hurda ve Atık Tesliminde KDV Tevkifatı

Metal, plastik, kağıt ve cam gibi hurda ile atıkların tesliminde uygulanan KDV istisnası ve tevkifat uygulamasına ilişkin teknik detaylar netleşti. İşletmelerin hangi durumlarda KDV'den muaf olacağı veya hangi durumlarda tevkifat yapması gerektiği kritik önem taşıyor. • Metal, plastik, lastik, kauçuk, kağıt, cam hurda ve konfeksiyon kırpıntılarının teslimi 3065 sayılı Kanun uyarınca KDV'den müstesnadır. • İstisnadan vazgeçilmesi durumunda, belirli alıcılar tarafından 7/10 oranında KDV tevkifatı uygulanması zorunludur. • Hurda kapsamına demir, bakır, alüminyum, çelik gibi her türlü metalin yanı sıra bunların alaşım, bileşim ve cürufları da dahildir. • İmalathanelerde üretim sırasında ortaya çıkan metal kırpıntı, döküntü ve talaşlar ile standart dışı ürünler hurda metal olarak kabul edilir. İşletmeler hurda teslimlerinde istisnadan vazgeçip vazgeçmediklerini kontrol etmeli; tevkifat kapsamındaki alıcılara yapılan satışlarda yedi bölüme on oranında tevkifat uygulanıp uygulanmayacağına dikkat etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Pilotaj Eğitiminde Görev Alan Pilotlara Yapılan Ücret Ödemelerinin Vergilendirilmesi

İstanbul Defterdarlığı tarafından verilen özelge, pilotaj eğitimi veren kurumlarda görev yapan öğretmen pilotların ücretlerindeki gelir vergisi istisnasının sınırlarını netleştirmiştir. Ödemelerin vergilendirilme biçimi, pilotun uçuş sırasındaki fiili görevinin sevk ve idare mi yoksa sadece takip mi olduğuna göre değişmektedir. • GVK Madde 23/1-17 uyarınca, hava aracının sevk ve idaresinden sorumlu pilotların aylık ücretlerinin %70'i gelir vergisinden istisnadır. • Eğitim uçuşlarında hava aracını fiilen sevk ve idare eden öğretmen pilotlar için %70 oranındaki istisna uygulanabilir. • Öğrencinin solo (yalnız) uçuş yaptığı durumlarda, sadece takip ve kontrol sorumluluğu bulunan öğretmen pilotlara yapılan ödemeler istisna kapsamında değildir. • Solo uçuş takip ücretleri, genel hükümlere göre tamamen vergilendirilmek zorundadır. • İstisnadan yararlanabilmek için ücret bordrolarında uçuş sürelerinin ve görev niteliğinin ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. Uçuş okulu işleten işverenler, pilotların uçuş sırasındaki görev tanımlarını (sevk/idare veya takip) net ayırmalı ve bordrolama işlemlerini bu ayrımı belgeleyecek şekilde yapmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Yatırım Fonları Kanun Teklifi Ne Gibi Düzenlemeler Öngörülüyor?

Sermaye piyasalarında yaşanan likidite krizleri ve fonlar üzerinden elde edilen şüpheli kazançlara karşı yeni bir yasal düzenleme süreci başladı. TBMM'ye sunulan kanun teklifi, yatırım fonlarının tasfiyesi ve hak sahiplerinin korunması amacıyla müstakil bir düzenleme öngörüyor. • Kanun teklifi 9 ana maddeden oluşmakta olup 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'ndan bağımsız müstakil bir düzenleme niteliğindedir. • Tasfiye sürecinde Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) düzenleme, gözetim, değerleme esaslarını belirleme ve ödeme usullerini tayin etme yetkisi verilmektedir. • Fon varlıklarının tasfiyesi sırasında borsadaki fiyatın gerçek değeri yansıtmadığı durumlarda; geri alım, hakim ortağa satış veya toptan satış gibi yöntemler kullanılabilmektedir. • Tasfiye sonucunda elde edilen tutarlar, zorunlu giderler düşüldükten sonra mükerrer ödeme yapılmaması adına geri kazanım hesabına aktarılacaktır. • MKK, Takasbank, Borsa ve bankalar gibi kurumlar, kanun kapsamında talep edilen bilgi ve belgeleri gizlilik gerekçesiyle paylaşmaktan imtina edemeyecektir. • Suç teşkil eden fiilleri işlediği tespit edilen kişi veya kurumlara, tasfiye ve geri kazanım hesabından herhangi bir ödeme yapılmayacaktır. Yatırım fonu yöneticileri ve portföy yönetim şirketleri, tasfiye süreçlerinde SPK'nın geniş yetkilerini ve şeffaf bilgi paylaşımı yükümlülüğünü dikkate alarak operasyonel süreçlerini güncellemelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Yurt Dışında Elde Edilen Hisse Senedi ve Temettü Gelirleri Nasıl Vergilendirilir?

Yurt dışında yerleşik gerçek kişilerin elde ettiği hisse senedi kâr payları ve değer artış kazançlarının vergilendirilme esasları, Gelir Vergisi Kanunu çerçevesinde kritik önem taşımaktadır. Türkiye'de yerleşik mükellefler, dünya genelindeki tüm kazançları üzerinden vergi sorumluluğuna sahiptir. • GVK Madde 3 uyarınca Türkiye'de yerleşik gerçek kişiler, yurt dışındaki tüm kazanç ve iratları üzerinden vergilendirilir. • Hisse senetlerinden elde edilen kâr payları, GVK Madde 75 kapsamında 'menkul sermaye iradı' olarak tanımlanır. • Menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından doğan kazançlar, GVK Mükerrer Madde 80 kapsamında 'değer artış kazancı' olarak vergilendirilir. • Tam mükellef kurumlara ait hisse senetlerinin iki yıldan fazla süreyle elde tutulması durumunda değer artış kazancı hesaplaması dışındadır. • GVK Madde 85 uyarınca, beyanı gereken gelirlerin yıllık beyanname ile toplanması ve beyan edilmesi zorunludur. Yurt dışı borsalarda işlem yapan mükellefler, elde ettikleri temettü ve satış kazançlarını yıllık gelir vergisi beyannamesi ile bildirmeli ve istisna sınırlarını kontrol etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Yatırıma Katkı Tutarı Kullanılarak Diğer Vergi Borçlarının Terkininde Yaşanan Sorunlar

7338 sayılı Kanun ile Kurumlar Vergisi Kanunu'na eklenen düzenleme, yatırımcıların yatırıma katkı tutarlarını KDV ve ÖTV hariç diğer vergi borçlarını terkin ettirerek kullanmalarına imkan tanıyor. Ancak mevzuattaki hesaplama esasları netleşmesine rağmen, vergi dairelerindeki uygulama süreçlerinde ciddi belirsizlikler ve gecikmeler yaşanıyor. • Terkin yoluyla kullanılabilecek tutar, fiili yatırım harcamasının yatırıma katkı oranına uygulanmasıyla bulunan tutarın %10'unu aşamaz. • Terkin edilecek tutar, hak edilen toplam katkı tutarından indirimli kurumlar vergisi yoluyla kullanılan kısmın düşülmesiyle kalan tutarın yarısından fazla olamaz. • Terkin yoluyla kullanılan tutarın bir katına isabet eden yatırıma katkı tutarından da vazgeçilmiş sayılır. • Terkin başvurusu, kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayı takip eden ikinci ayın sonuna kadar yapılmalıdır. • 49 Sıra No.lu SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği ile bu tutarların kullanımında YMM tasdik raporu zorunluluğu getirilmiştir. Mükellefler terkin taleplerini yasal süreleri içinde yapmalı ve yeni düzenleme gereği hesaplamaların doğruluğunu YMM tasdik raporu ile teyit ettirerek idari süreçlerdeki belirsizliğe karşı hazırlıklı olmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Yatırım Teşvikli Yatırımlarda Yatırımın Usulüne Uygun Olarak Gerçekleşmemesi

Yatırım teşvik belgeleri kapsamında uygulanan KDV istisnasının usulüne uygun kullanılmaması durumunda karşılaşılacak mali yaptırımlar netleşti. Yatırımın belgedeki şartlara uymaması halinde, vergi dairesinin izleyeceği yol ve sorumluluklar belirlenmiştir. • 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 13/d maddesi uyarınca, yatırımın öngörülen şekilde gerçekleşmemesi durumunda zamanında tahsil edilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte alınır. • İstisna şartlarını taşımadığı halde KDV istisnası uygulanarak yapılan satışlarda, vergi ve cezaların satıcıdan tahsil edilmesi esastır. • Yatırımın uygunluğu Ekonomi Bakanlığı tarafından tespit edilerek, gerekli işlemler için ilgili vergi dairesine bildirilir. • Vergi ve cezalarda zamanaşımı, durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar. • Satıcıların KDV iade talepleri, mevcut mevzuat hükümleri çerçevesinde sonuçlandırılmaya devam eder. Yatırımcılar ve satıcılar, teşvik belgesi kapsamındaki alımların belgedeki şartlara tam uyumunu denetlemeli; aksi halde vergi ziyaı cezası ve faiz yüküyle karşılaşmamak için hatalı istisna uygulamasından kaçınmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

391 Hesaplanan KDV Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri

Bu makale, muhasebe kayıtlarında kritik öneme sahip olan 391 Hesaplanan KDV hesabının işleyişini, hesaplama yöntemlerini ve dönem sonu mahsup işlemlerini teknik detaylarıyla açıklamaktadır. Satış hasılatı ile KDV ayrımının nasıl yapılacağı ve vergi doğuran olayın takibi konusunda rehber niteliğindedir. • 391 Hesaplanan KDV hesabı, vergiye tabi satış ve hizmetler üzerinden hesaplanan KDV'nin takibi için kullanılır ve normal bakiyesi alacaktır. • Dönem sonunda 391 hesabı, 191 İndirilecek KDV ve 190 Devreden KDV hesapları ile karşılaştırılarak 360 Ödenecek Vergi ve Fonlar hesabına aktarılır. • Brüt tutar üzerinden doğrudan KDV oranıyla hesaplama yapmak hatalıdır; net bedel bulmak için 'Brüt Tutar / (1 + KDV Oranı)' formülü uygulanmalıdır. • KDV Kanunu madde 10 uyarınca, vadeli satışlarda bedelin tahsil edilmemiş olması KDV'nin doğuşunu ertelemez; teslim veya fatura tarihi esastır. • Mal iadelerinde KDV tutarı, satış iadesi kapsamında 191 İndirilecek KDV hesabında izlenmelidir. • 391 hesabı, bilançoda Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar altında, 39 Diğer Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar grubunda yer alır. Mali müşavirler ve muhasebe personeli, brüt tutar üzerinden hatalı KDV hesaplamasından kaçınmalı ve KDV'nin doğuşunu belirlerken tahsilat tarihini değil, teslim veya fatura tarihini esas almalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

257 Birikmiş Amortismanlar (-) Hesabı Muhasebe Kaydı

Bu içerik, Tekdüzen Hesap Planı'nda yer alan 257 Birikmiş Amortismanlar hesabının işleyişi ve muhasebe kayıt süreçlerini ele almaktadır. Maddi duran varlıkların aşınma paylarının doğru hesaplanması ve ilgili pasif karakterli aktif düzenleyici hesapların nasıl yönetileceği anlatılmaktadır. • 257 Birikmiş Amortismanlar hesabı, aktif düzenleyici bir hesap olup bilançonun aktifinde eksi (-) karakterli olarak yer alır. • Amortisman giderleri dönem sonunda 770, 760 veya 730 gibi ilgili gider hesaplarına borç kaydedilirken, 257 nolu hesap alacak tarafında çalıştırılır. • Maddi duran varlığın net defter değeri, varlığın maliyet bedelinden birikmiş amortismanların düşülmesiyle hesaplanır. • Varlığın satışı veya hurdaya ayrılması durumunda, ilgili varlık hesabı ile 257 nolu hesap karşılıklı olarak kapatılır. Mali müşavirler ve muhasebe personeli, amortisman ayırma işlemlerinde varlığın maliyet bedeli ile birikmiş amortisman tutarlarının birbirini doğru kapatması için kayıt kontrolü yapmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Yükseköğretim Kurumları Teknoloji Transfer Ofisi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

Yükseköğretim Kurumları Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) Yönetmeliği'nde yapılan yeni düzenleme ile üniversitelerin ticarileşme kapasiteleri artırılıyor. Yapılan değişiklikle üniversitelerin Ar-Ge çıktılarını sanayiye aktarmak için daha geniş yetkilere sahip olması hedefleniyor. • Üniversitelerde Ar-Ge faaliyetleri sonucu ortaya çıkan buluş ve teknolojilerin ticarileştirilmesi için yeni yetkiler tanımlandı. • TTO'lar aracılığıyla sınaî ve ticari nitelikteki üretim tesisleri kurulabilecek. • Üniversiteler teknoloji ölçeklendirme amacıyla şube açma, devralma veya işletme yetkisine sahip olacak. • İlgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, üretim tesislerine ortak olunabilecek. • Yönetmelik değişikliği yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Üniversite iştirakleri ve teknoloji transfer ofisleri üzerinden yapılacak yeni ticari faaliyetlerde, şirket kuruluşları ve ortaklık yapıları için güncel mevzuatın ve ticaret kanununun takip edilmesi gerekmektedir.

Kaynak: Resmî Gazete — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Dijital Vergi Dairesinde e-Tebligat Aktivasyonu Açıldı

Gelir İdaresi Başkanlığı, Dijital Vergi Dairesi üzerinden tüzel kişiler için e-Tebligat aktivasyon sürecini başlatmıştır. Bu gelişme, şirketlerin vergi bildirimlerini dijital ortamda takip edebilmeleri adına kritik bir teknik kolaylık sağlamaktadır. • e-Tebligat aktivasyon işlemi Dijital Vergi Dairesi üzerinden gerçekleştirilebilecek. • Aktivasyon işlemi sadece tüzel kişiler (şirketler) için kullanıma açıldı. • İşlem adımları: Dijital Vergi Dairesine giriş yapılması ve ardından e-Tebligat menüsünün kullanılması. Mali müşavirler ve şirket temsilcileri, tebligat kaçırma riskine karşı Dijital Vergi Dairesi üzerinden şirketlerinin e-Tebligat aktivasyonlarını ivedilikle kontrol etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Perakende Satış Fişlerini Çerçeveletelim Mi? Maliye Artık Harekete Geçmeli!

Perakende satış fişlerindeki bilgilerin zamanla silinmesi ve gider olarak kullanılamaması sorunu, Maliye Bakanlığı'nın yeni bir düzenleme hazırlığına neden oldu. Hazırlanan tebliğ taslağı ile fişlerin tamamen ortadan kaldırılarak e-belge sistemine geçilmesi hedefleniyor. • Perakende satış fişlerindeki termal kağıt ve mürekkep kalitesinin düşük olması nedeniyle bilgilerin silinmesi sorunu yaşanıyor. • Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 509) Değişikliği için bir taslak hazırlanmış durumda. • Taslak kapsamında Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazlar üzerinden e-belge düzenlenmesi öngörülüyor. • Düzenleme ile perakende satış fişlerinin tamamen kaldırılması ve e-fatura benzeri bir yapıya geçilmesi planlanıyor. İşletmelerin ve mükelleflerin, perakende fişlerin silinme riskine karşı belgeleri nemden uzak ve uygun saklama koşullarında muhafaza etmeleri, tebliğin resmiyet kazanması beklenmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Elektronik Defter ve Elektronik Belgelerin İmhası - 2

Bu haber, ticari belgelerin ve elektronik defterlerin saklama süreleri ile dijital arşivleme süreçlerindeki belirsizlikleri ele almaktadır. Mevzuattaki farklı saklama süreleri ve dijitalleşme sürecinde belgelerin imhasına yönelik stratejik yaklaşımlar incelenmektedir. • Vergi Usul Kanunu uyarınca belgelerin saklama süresi 5 yıl. • Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında saklama süresi 10 yıl. • Elektronik defter ve belgelerin imhasına yönelik özel bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. • Dijital arşivleme süreçlerinde profesyonel firmalar aracılığıyla fiziki belgelerin dijital ortama aktarılması ve ardından imhası önerilmektedir. • Elektronik arşiv faturalarının kağıt çıktıları da taranarak dijital sisteme entegre edilebilmektedir. Mali müşavirler ve işletmeler, yasal zamanaşımı sürelerini (5 ve 10 yıl) dikkate alarak, dijital dönüşüm sürecinde profesyonel arşivleme hizmetlerinden yararlanmalı ve dijital etiketleme sistemlerini kurmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Diğer

Fon Almak Yetmez, Fonu Tanımak Gerekir!

Yatırım fonlarına olan ilginin artmasıyla birlikte, yatırımcıların sadece geçmiş getirilere odaklanarak karar vermesinin riskleri artmaktadır. Makale, fon alırken portföy içeriğinin, risk seviyesinin ve yatırım stratejisinin doğru analiz edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. • Fonların mevduat olmadığı, portföydeki varlık değerlerine göre zarar etme riski taşıdığı unutulmamalıdır. • Yatırımcılar fon seçerken TEFAS üzerinden performans karşılaştırması yapmalıdır. • Fonun detaylı içeriği, izahnamesi ve portföy dağılım raporları için KAP (Kamuyu Aydınlatma Platformu) kullanılmalıdır. • Fon seçiminde 5N1K yöntemiyle; fonun türü, yatırım amacı, bilgi kaynağı, vade ihtiyacı ve getiri yöntemi sorgulanmalıdır. • Resmi düzenlemeler ve bilgilendirmeler için SPK internet sitesi takip edilmelidir. Yatırımcılar ve işletmeler, fon alırken sadece banka ekranındaki koda değil, TEFAS ve KAP üzerinden fonun gerçek varlık dağılımına ve risk profiline bakarak karar vermelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin

Bu gündem her sabah 07:00'de hazır.

Montan News iPhone uygulaması: önem sırasına dizilmiş özetler, sesli anlatım, kaynağa tek dokunuş. Ücretsiz ve reklamsız.

App Store'dan indir

Bu sayfadaki özetler bilgilendirme amaçlıdır ve kaynağından teyit edilmelidir; resmî vergi veya mevzuat danışmanlığı yerine geçmez. Her özetin altında kaynağın asıl sayfası bağlantılıdır.

Bugünün gündemi → · Arşiv