Montan. App Store'dan indir

Arşiv · 23 Ekim 2026

23 Ekim 2026 mali gündem

30 başlık · Vergi, Mevzuat, SGK, KDV. Her biri tek paragrafta özetlendi, kaynağına bağlandı.

Vergi

Google Ireland Reklam Hizmeti: KDV-2, Stopaj ve Belge Düzeni

Google Ireland gibi yurt dışı merkezli şirketlerden alınan internet reklam hizmetlerinin vergilendirilmesi; belge düzeni, KDV-2 ve stopaj yükümlülükleri açısından kritik önem taşımaktadır. Hizmetin Türkiye'de kullanılması, işlemin Türkiye'de gerçekleşmiş sayılmasına neden olarak çeşitli vergi sorumluluklarını beraberinde getirir. • Hizmet ithali kapsamında KDV Kanunu 1/2 ve 6/b maddeleri uyarınca KDV-2 yükümlülüğü doğmaktadır. • Yurt dışından alınan belgelerin gider kaydedilebilmesi için ilgili ülke mevzuatına göre muteber ve işlemi tevsik edici nitelikte olması şarttır. • Sadece ödeme makbuzu (Payment Receipt) veya hesap dökümü (Statement) tek başına fatura yerine geçmeyebilir; hizmetin tarafları, dönemi ve bedeli net olmalıdır. • Yabancı para cinsinden belgeler, düzenleme günündeki TCMB döviz alış kuru üzerinden Türk lirasına çevrilerek kaydedilmelidir. • 253 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile yabancı belgelerin noter onaylı tercümesi zorunluluğu kalkmış olsa da inceleme sırasında tercüme istenebilir. • Vergi anlaşmalarından yararlanmak için sunulacak mukimlik belgelerinde GİB'in öngördüğü özel ibraz ve tasdik şartları geçerliliğini korumaktadır. Mali müşavirler, Google reklam harcamalarında sadece ödeme dekontuna dayanmamalı; reklam raporları, hizmet detaylarını içeren muteber belgeler ve mukimlik belgelerini dosya halinde hazır bulundurmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Ticari Araçlarda KDV İndirimi Sorunu ve Danıştay'ın Emsal Nitelikteki GTİP Kararı

Ticari işletmelerin satın aldığı hafif ticari araçların KDV indirim hakkı konusunda vergi idaresi ile mükellefler arasında yaşanan uyuşmazlıklara Danıştay'dan emsal bir karar geldi. Karar, araçların binek otomobil olup olmadığının sadece GTİP kodlarına bakılarak değil, aracın gerçek kullanım amacı ve mahiyeti esas alınarak belirlenmesi gerektiğini vurguluyor. • Danıştay 9. Dairesi (K:2025/5017), GTİP koduna dayalı KDV indirim reddini hukuka aykırı buldu. • Vergi idaresi, GTİP 87.03 kodundaki araçları binek otomobil sayarak KDV indirimini reddedebiliyor. • Dava konusu olayda, 33 adet kapalı kasa kamyonet için reddedilen KDV tutarı 727 bin 398 lira civarındadır. • 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 30/b maddesi uyarınca binek otomobillerin KDV'si kural olarak indirilemez. • Kararda, VUK 3/B maddesi uyarınca vergilendirmede 'gerçek mahiyetin esas alınması' gerektiği belirtildi. • Araçların muayene, hız sınırı ve MTV gibi hususlarda ticari araç statüsünde değerlendirilmesi, KDV indiriminde de dikkate alınmalıdır. Mali müşavirler ve işletmeler, hafif ticari araç alımlarında KDV indirimini sadece GTİP koduna bakarak reddetmemeli; aracın teknik özellikleri ve ticari kullanım amacını belgeleyerek ihtirazi kayıtla işlem yapmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

159 Verilen ve 340 Alınan Sipariş Avanslarında Sık Yapılan Hatalar

Mizanlarda en çok ihmal edilen ancak vergi incelemelerinde en çok soru işareti yaratan 159 ve 340 numaralı avans hesaplarındaki hatalı uygulamalar ele alınmaktadır. Yanlış hesap kullanımı, örtülü kazanç dağıtımı ve usulsüzlük cezaları gibi ciddi mali riskler barındırmaktadır. • 159 hesapta stok alımı yerine duran varlık avansları veya personel avanslarının tutulması hatası. • İlişkili kişilere (ortak, grup şirketi) verilen avanslarda emsal faiz uygulanmaması sonucu KVK md. 13 kapsamında örtülü kazanç riski. • Fatura gelmeden avans tutarlarının doğrudan 770 veya 760 gider hesaplarına kaydedilmesi (VUK md. 227 aykırılığı). • Banka/PTT zorunluluğu sınırını aşan avans ödemelerinin elden yapılması durumunda VUK md. 355 özel usulsüzlük cezası riski. • 340 hesapta bekleyen ve iade edilmeyen avansların gelir kaydedilmemesi veya 331 hesap yerine yanlış sınıflandırılması. • Dövizli avanslarda TMS 21 ve VUK arasındaki değerleme farklılıkları nedeniyle tutarlı bir politika izlenmemesi. Mali müşavirler ve işletmeler, avans hesaplarını satıcı/müşteri bazlı alt hesaplarla takip etmeli, ilişkili kişi işlemlerinde emsal faiz uygulamalı ve dönem sonlarında 120/320 hesaplarıyla mutabakat sağlamalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Özel Nakit Fonlarda Şüpheli Alacak Karşılığı Ayrılır mı? 2026 Vergi Uygulaması

İşletmelerin portföylerinde bulunan özel nakit fonlarının değer kaybı veya likidite sorunu yaşaması, doğrudan şüpheli alacak karşılığı ayrılmasına imkan tanımamaktadır. Haber, menkul kıymet değerlemesi ile şüpheli alacak hükümlerinin hukuki ayrımını ve 2026 yılındaki uygulama sınırlarını ele almaktadır. • Fon paylarının değer kaybı, VUK 323 kapsamında doğrudan şüpheli alacak karşılığı ayrılmasını sağlamaz. • Şüpheli alacak ayrılabilmesi için varlığın menkul kıymet niteliğinden çıkıp hukuken doğmuş bir alacağa dönüşmesi gerekir. • 2026 yılı için protesto veya yazılı istemle takip edilen küçük alacaklarda karşılık ayırma sınırı 25.000 TL olarak belirlenmiştir. • Menkul kıymet değerlemesinde borsa rayici kullanılacaksa, bu değer VUK 263 uyarınca son işlem günündeki ortalama değer olmalıdır. • Muhasebede gider yazılan her karşılık vergi matrahından düşülemez; şartları sağlamayanlar KKEG olarak dikkate alınmalıdır. • Değerleme farkları ile tahsil edilemeyen alacaklar için ayrılan risk karşılıkları farklı hukuki ve vergisel rejimlere tabidir. Mali müşavirler, fonlardaki değer düşüşlerini şüpheli alacak olarak değil, menkul kıymet değerleme esaslarına göre kaydetmeli ve vergi matrahı hesaplanırken KKEG ayrımına dikkat etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Zincirleme Sevk İrsaliyesi: Aracı Şirket Ayrıca İrsaliye Düzenler mi?

Tedarik zincirinde malların aracı bir şirketin deposuna uğramadan doğrudan son müşteriye sevk edilmesi durumunda sevk irsaliyesi düzenleme yükümlülüğü ele alınmaktadır. Bu süreçte zincirleme teslim ilişkisinin doğru belgelendirilmesi, hem vergi mevzuatı hem de e-İrsaliye uygulamaları açısından kritik önem taşımaktadır. • Zincirleme teslimlerde, malı fiilen taşıyan veya taşıtan tedarikçi (B), tüm süreci kapsayan tek bir sevk irsaliyesi düzenler. • Aracı şirket (A), malı kendi deposuna almasa dahi, tedarikçiden aldığı mal için kendi müşterisine (C) satış faturası düzenlemek zorundadır. • 173 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği uyarınca, irsaliyede 'A adına C'ye teslim edilmek üzere' ibaresi bulunarak ticari alıcı ile fiili teslim alan ayrımı netleştirilmelidir. • Aracı şirket (A), düzenlemediği ancak tedarikçinin (B) düzenlediği sevk irsaliyesinin tarih ve numarasını kendi satış faturasında referans olarak göstermelidir. • VUK 231. madde uyarınca fatura düzenleme süresi teslimden itibaren azami 7 gündür; ancak irsaliye ve fatura sorumlulukları birbirinden ayrı takip edilmelidir. • Ücret karşılığı nakliye yapılması durumunda taşıma irsaliyesi düzenlenmesi, malı taşıttıran tarafın sevk irsaliyesi sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Mali müşavirler ve işletmeler, doğrudan sevkiyatlarda tek bir irsaliye ile süreci yönetebilir ancak fatura zincirinin (B'den A'ya ve A'dan C'ye) eksiksiz ve irsaliye referanslı şekilde kurulduğundan emin olmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Marka Tescil Ücretleri Gider mi, Sabit Kıymet mi? Muhasebe ve Amortisman

İşletmelerin marka tescili için yaptığı harcamaların doğrudan gider mi yazılacağı yoksa sabit kıymet olarak mı izleneceği konusu, Vergi Usul Kanunu'ndaki maliyet bedeli ve amortisman hükümleri çerçevesinde netleşmektedir. Bu harcamaların ekonomik niteliği, vergi matrahının doğru hesaplanması açısından kritik önem taşımaktadır. • Marka tescil harcamaları, VUK 262. madde uyarınca iktisapla doğrudan ilgili resim, harç, danışmanlık ve vekillik giderleri ile birlikte maliyet bedeline eklenmelidir. • Tescil süreci tamamlanmış marka hakları, Tekdüzen Hesap Planı'nda 260 Haklar hesabında izlenmelidir. • Marka hakları, VUK 333 Sıra No.lu Tebliğ kapsamında gayrimaddi iktisadi kıymet olarak değerlendirilmelidir. • Genel kabul gören faydalı ömür 15 yıl, yıllık amortisman oranı ise yüzde 6,66 olarak uygulanmalıdır. • Harcamaların amortisman yoluyla giderleştirilebilmesi için markanın edinilmesi, kayıtlara alınması ve kullanıma hazır hale gelmesi şarttır. Mali müşavirler ve işletmeler, marka tescil faturalarını doğrudan gider yazmak yerine, tescil tamamlandığında maliyet bedeli olarak aktife almalı ve 15 yıllık faydalı ömür üzerinden amortisman ayırmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Limited Şirket Tasfiyesinde Vergi ve Beyanname Yükümlülükleri 2026

Limited şirketlerin tasfiye süreçlerinde vergi mükellefiyetinin ne zaman sona ereceği ve beyanname dönemlerinin nasıl ayrıştırılacağı kritik bir konudur. Tasfiye başlangıcı genel kurul kararıyla değil, kararın ticaret siciline tescili ile resmiyet kazanır ve bu durum vergi dönemlerini doğrudan etkiler. • Tasfiye başlangıç tarihi, genel kurul kararının ticaret siciline tescil edildiği tarihtir; karar tarihi veya gazete tarihi esas alınamaz. • Tasfiye öncesi kıst dönem kazançları ile tasfiye dönemi kazançları tek bir yıllık dönemde birleştirilmez, ayrı ayrı beyan edilir. • Tasfiye başlangıcından yıl sonuna kadar olan süre, sonraki her takvim yılı ve tasfiyenin bittiği yılın başından sonuna kadar olan süre ayrı tasfiye dönemleridir. • Tasfiye öncesi kıst dönemin kurumlar vergisi beyannamesi, kapanış ayını izleyen dördüncü ayda verilir. • Son tasfiye dönemi beyannamesi, tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren 30 gün içinde verilmelidir. • 7566 sayılı Kanun uyarınca 1 Ocak 2025'ten itibaren dördüncü geçici vergi dönemi beyannamesi verme yükümlülüğü yeniden başlamıştır. Mali müşavirler, tasfiye sürecinde tescil tarihini baz alarak tasfiye öncesi ve tasfiye dönemi kazançlarını ayrıştırmalı, beyanname sürelerini tescil ve tasfiye bitiş tarihine göre titizlikle takip etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
SGK

SGK Genelgesi 2026/22 Yayınlandı (SGK'dan Fiili Çalışma Tespitlerine İlişkin Yeni Düzenleme)

Sosyal Güvenlik Kurumu, 2015/25 sayılı Genelge'de değişiklik yaparak fiili çalışma tespitlerinin hizmet dökümüne nasıl yansıtılacağına dair yeni usulleri belirledi. Bu düzenleme ile kamu görevlilerince düzenlenen tutanaklar üzerinden sigortalılık gün sayılarının hesaplanması ve işe giriş-çıkış süreçleri yeniden tanımlandı. • Kolluk, zabıta, doktor, mühendis gibi kamu görevlilerinin düzenlediği tutanaklar üzerinden fiili çalışma tespiti yapılabilecek. • Trafik ceza tutanakları da sigortalının fiilen çalıştığını kanıtlayan bir belge olarak kabul edilecek. • Tespit edilen her bir kayıt için sigortalıya tutanak tarihinden itibaren 1 gün hizmet kazandırılacak. • Birden fazla tespit varsa en eski tarihli olan işe giriş, son tarihli olan ise işten ayrılış olarak kabul edilecek. • Tespit bulunmayan bir aydan sonra yapılan ilk tespit, yeni bir işe giriş süreci başlatacak. • Aynı ay içindeki farklı günlerdeki tespitler, yeni bir bildirge gerektirmeden kısmi süreli çalışma olarak işlenecek. İşverenler ve mali müşavirler, çalışanların fiili çalışma durumlarını tutanaklarla belgeleyen kamu görevlilerinin kayıtlarını takip etmeli ve tespit edilen günlerin hizmet dökümüne doğru yansıtılması için işe giriş-çıkış bildirgelerini bu yeni usule göre düzenlemelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Maliye'den Çok Önemli Bir Özelge!

İstanbul Defterdarlığı tarafından verilen yeni bir özelge, otel ve tatil köyü gibi büyük tesislerin kısmi bölünme yoluyla ayrı bir şirkete devredilmesinin vergi avantajlarını netleştirdi. Bu karar, özellikle mülkiyet yapısı karmaşık olan veya işletme modeli farklılaşan büyük tesis sahipleri için kritik bir yol haritası sunuyor. • Kısmi bölünme kapsamında hizmet işletmeleri, tüm aktif ve pasifleriyle (borçlar, stoklar, amortismanlar) bir bütün halinde devredilebilir. • 5520 sayılı KVK Madde 19 uyarınca, şartlara uygun yapılan bölünmelerde varlıklar kayıtlı değerleri üzerinden devredilir ve doğan kârlar vergilendirilmez. • İşlem, 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 17/4-i maddesi uyarınca KDV'den istisnadır. • Hazine arazisi üzerindeki üst hakkı ve işletmeci şirketle yapılan sözleşmeler, işletmenin bir bütün olarak bölünmesine engel teşkil etmez. • Devralan şirket, bölünen şirketin geçmiş vergi borçlarından devraldığı varlıkların emsal bedeliyle sınırlı olarak müteselsilen sorumludur. • İştirak hisselerindeki iki tam yıl elde tutma şartı, üretim veya hizmet işletmelerinin devrinde aranmamaktadır. Büyük tesis sahipleri, işletme bütünlüğünü bozmadan varlıklarını ayrı bir şirkete devrederek vergisiz bölünme ve KDV istisnası avantajlarından yararlanabilir; ancak devralan şirketin vergi sorumluluğu riskine karşı dikkatli olmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Çalışana Hisse Verme! Kimler Yararlanabilir ve Vergi İstisnası Şartları Nelerdir?

Şirketlerin çalışanlarını ortak ederek bağlılıklarını artırmak istemesiyle birlikte, bu işlemin vergilendirilmesi ve sağlanan istisnalar kritik bir konu haline geldi. Çalışana bedelsiz veya indirimli pay verilmesi kural olarak ücret sayılsa da teknogirişim şirketleri için özel vergi avantajları bulunmaktadır. • Çalışana pay verilmesi iki yöntemle yapılır: Mevcut ortağın pay devri veya sermaye artırımı yoluyla yeni pay çıkarılması. • Teknogirişim şirketleri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı kriterlerini taşıyorsa çalışanlarına verdikleri paylarda gelir vergisi istisnasından yararlanabilir. • İstisna sınırı: Payın rayiç değerinin, çalışanın o yılki yıllık brüt ücretinin iki katına kadar olan kısmı vergiden istisnadır. • Rayiç değer tespiti: Vergi Usul Kanunu mükerrer 266. madde uyarınca normal alım satım bedeli esas alınır. • Elde tutma şartı: İstisnadan tam yararlanabilmek için payların altı yıldan fazla elde tutulması gerekmektedir. • İndirimli paylarda menfaat hesabı: Payın rayiç değeri ile çalışanın ödediği bedel arasındaki fark ücret olarak vergilendirilir. İşverenlerin, çalışanlarına hisse devretmeden önce şirketin teknogirişim statüsünü kontrol etmesi ve payın rayiç değeri ile çalışanın brüt ücret limitini hesaplayarak vergi planlaması yapması gerekir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
KDV

Ulusal Güvenlik Amaçlı Teslim ve Hizmetlere İlişkin İstisna

3065 sayılı KDV Kanunu'nun 13/f maddesi kapsamında, ulusal güvenlik ve savunma sanayii projeleri için gerçekleştirilen belirli teslim ve hizmetler KDV istisnasına tabi tutulmuştur. Bu düzenleme, kritik kurumların savunma ve iç güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılan harcamalarda vergi yükünü ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. • İstisna kapsamındaki kurumlar: Milli Savunma Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı, MİT ve Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğü. • Kapsamdaki ürünler: Uçak, helikopter, gemi, denizaltı, tank, panzer, zırhlı araçlar, roket, füze, silah, mühimmat ve teçhizat. • Kapsamdaki hizmetler: Araştırma-geliştirme, yazılım, üretim, montaj, yedek parça, bakım-onarım ve modernizasyon faaliyetleri. • Şart: Teslim ve hizmetlerin ilgili kurumlarca onaylanmış savunma sanayii projeleri kapsamında olması gerekmektedir. Savunma sanayii alanında faaliyet gösteren firmaların, ilgili kurumların projelerine yönelik teslimlerinde KDV istisnasından yararlanabilmek için proje onay belgelerini ve ilgili kanun maddesini fatura süreçlerinde dikkate almaları gerekmektedir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Sponsorluk Harcamalarının İndirimi

İşletmelerin sosyal sorumluluk veya dolaylı ticari fayda amacıyla spor dallarına yaptığı sponsorluk harcamalarının vergi matrahından nasıl indirileceğine dair usul ve esaslar düzenlenmiştir. Bu harcamalar, reklam giderlerinden farklı nitelik taşıması sebebiyle doğru sınıflandırılması gereken kritik bir vergi avantajı sunmaktadır. • Amatör spor dalları için yapılan sponsorluk harcamalarının %100'ü gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilebilir. • Profesyonel spor dalları için yapılan sponsorluk harcamalarının %50'si matrahtan indirilebilir. • Sponsorluk harcaması olarak; tesis kira bedelleri, sporcuların iaşe, seyahat ve ikamet giderleri ile bonservis bedelleri kabul edilmektedir. • Doğrudan ticari tanıtım amaçlı amblem, marka ve isim kullanımı gibi harcamalar sponsorluk değil, reklam harcaması olarak değerlendirilmektedir. • Sponsorluk faaliyetinin geçerli sayılması için taraflar arasında yazılı bir sözleşme yapılması zorunludur. • Reklam ve sponsorluk harcamaları, sözleşmede belirtilmek ve emsaline uygun olmak kaydıyla ayrıştırılabilir. Mali müşavirler, sponsorluk ödemelerinin amatör veya profesyonel ayrımını doğru yapmalı ve reklam gideriyle karışmaması için sözleşme içeriğini titizlikle kontrol etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

SMMM Sözleşmelerinde Damga Vergisi 2026: Sürekli Mükellefiyet Zorunlu mu?

Serbest meslek erbabı olan SMMM'lerin müşteri sözleşmeleri nedeniyle damga vergisi mükellefiyeti açtırma zorunluluğu ve beyan usulleri hakkında önemli bir ayrım yapılmıştır. GİB verilerine göre sürekli mükellefiyet ile verginin doğması birbirinden farklı hukuki süreçlerdir. • SMMM'lerin müşteri sözleşmeleri nedeniyle sürekli damga vergisi mükellefiyeti açtırması zorunlu değildir, bu işlem ihtiyari olarak yapılabilir. • Sözleşmenin imzalanmasıyla verginin doğması, mükellefiyet kaydının açılmasından bağımsız bir yükümlülüktür. • Dijital Vergi Dairesi üzerinden yapılacak beyanlarda 0040 vergi kodu kullanılmalıdır. • Elektronik imza ile hazırlanan dijital sözleşmeler de damga vergisine tabidir; belgenin elektronik olması vergiden muafiyet sağlamaz. • İşlem bulunmayan dönemlerde beyanname verilmesi veya vergi dairesine yazı gönderilmesi zorunluluğu 46 Seri No.lu Tebliğ ile kaldırılmıştır. • Damga vergisinin sorumlusu, Damga Vergisi Kanunu uyarınca kağıdı imzalayan taraflardır. SMMM'ler, sürekli mükellefiyet açıp açmama kararını defter ve beyan sorumluluklarını gözeterek vermeli; ancak sözleşme imzalandığında vergi yükümlülüğünün doğacağını unutmamalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Yansıtma Faturalarında KDV ve Muhasebe Kaydı Nasıl Olmalı?

Yansıtma faturalarının düzenlenmesi, sadece kâr eklenmemesi veya faturaya 'yansıtma' yazılmasıyla sınırlı bir işlem değildir. Giderin gerçek muhatabı, işlemin ekonomik özü ve KDV Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca doğru sınıflandırılması kritik önem taşımaktadır. • Gerçek masraf aktarımı ile işletmenin kendi hizmet maliyetini oluşturması arasındaki ayrım KDV Kanunu 24/b maddesi kapsamında yapılmalıdır. • Yansıtılan giderin KDV oranı, asıl mal veya hizmetin tabi olduğu güncel oranlar (yüzde 1, yüzde 10 veya yüzde 20) üzerinden belirlenmelidir. • Üçüncü kişiye ait gerçek masraf aktarımlarında 136 Diğer Çeşitli Alacaklar veya 336 Diğer Çeşitli Borçlar hesapları kullanılabilir. • İşletmenin kendi faaliyetine ilişkin tadilat gibi giderlerin sırf yansıtılacağı için bilanço hesaplarında izlenmesi hatalıdır; bunlar gelir veya gider hesaplarında takip edilmelidir. • İlk belgede KDV bulunmaması, yansıtma faturasının her durumda KDV'siz düzenleneceği anlamına gelmez; hizmetin maliyet unsuru olup olmadığına bakılmalıdır. Mali müşavirler ve işletmeler, yansıtma faturalarında faturanın isminden ziyade işlemin ekonomik özüne odaklanmalı ve KDV oranını asıl işlemin niteliğine göre belirlemelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Dernek ve Vakıf İktisadi İşletmelerinde Defter Tutma ve e-Defter 2026

Dernek ve vakıflara bağlı iktisadi işletmelerin defter tutma usulleri ve e-Defter kapsamındaki yeni düzenlemeler netleşti. Özellikle bilanço esasına tabi işletmeler için elektronik defter zorunluluğu ve envanter defterinin dijitalleşme süreci kritik önem taşıyor. • Kurumlar vergisi mükellefi olan iktisadi işletmeler, ciro şartına bakılmaksızın bilanço esasına göre defter tutmak zorundadır. • Bilanço esasına göre defter tutan iktisadi işletmeler, 1 Ocak 2025 itibarıyla e-Defter kapsamına alınmıştır. • İşletme hesabı esasına geçiş ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın özel izni ile mümkündür; düşük ciro tek başına yeterli değildir. • e-Envanter uygulaması, GİB duyurusu uyarınca 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren isteğe bağlı olarak kullanılabilecektir. • Elektronik ortamda tutulan yevmiye ve defter-i kebir için ayrıca kağıt defter noter tasdiki yaptırılmasına gerek yoktur. • Envanter defteri elektronik ortamda tutulmayacaksa, VUK 220. madde uyarınca kağıt ortamda tasdik ettirilmelidir. İktisadi işletme yöneticileri ve mali müşavirler, 2025'teki e-Defter zorunluluğuna uyum sağlamalı ve 2026'daki isteğe bağlı e-Envanter seçeneği için hazırlık yapmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Bağımlı Çalışan SMMM, Çalıştığı Şirketin Sermaye Artırımı Raporunu Düzenleyebilir mi?

Bir anonim şirkette bordrolu olarak çalışan SMMM'lerin, çalıştıkları şirketin sermaye artırımı süreçlerinde mali tespit raporu düzenleme yetkisi ve bu yetkinin sınırları ele alınmaktadır. Meslek mensubunun bağımlı çalışması ile serbest meslek faaliyeti arasındaki hukuki ayrım, raporun geçerliliği açısından kritik önem taşımaktadır. • Bağımlı çalışan SMMM, yalnızca hizmet akdiyle bağlı olduğu şirketin sermaye artırımı raporunu düzenleyebilir. • Sermaye artırımı için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 456. maddesi uyarınca payların nakdi bedellerinin tamamen ödenmiş olması şartı aranır. • Rapor düzenlenirken TTK 376. madde kapsamında sermaye kaybı veya borca batıklık durumu mutlaka kontrol edilmelidir. • İç kaynaklardan yapılan artırımlarda, kaynağın hukuki niteliği ve kullanılabilirliği TTK 462. madde çerçevesinde incelenmelidir. • Raporun geçerliliği için güncel oda kayıt belgesi ve meslek kaşesi ile imza şartı aranmaktadır. • Grup şirketlerinde çalışan SMMM, aynı ortaklara ait olsa dahi diğer tüzel kişilikler için rapor düzenleyemez. SMMM'ler, çalıştıkları şirketin sermaye artırımı raporunu hazırlarken sadece rakamlara değil, TTK ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'ndeki belge şartlarına ve sermaye korunması kurallarına da tam uyum sağlamalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Alış İade Faturasının Muhasebe Kaydı: Aynı Yıl ve Sonraki Yıl Hangi Hesap Kullanılır?

Alış iade faturalarının muhasebeleştirilmesinde, iadenin yapıldığı dönemin ve ilk kaydın niteliğinin doğru analiz edilmesi kritik önem taşımaktadır. Hatalı hesap kullanımı, maliyetlerin ve dönem kârının yanlış raporlanmasına yol açabilir. • Aynı hesap döneminde yapılan iadelerde, ilgili gider hesabı (730, 740, 750, 760 veya 770) doğrudan alacaklandırılarak düzeltme yapılır. • Önceki hesap döneminde kapatılmış 7 grubu hesaplar, sonraki dönem iadelerinde doğrudan alacaklandırılamaz. • Geçmiş dönemde giderleşen bir alımın sonraki yıl iadesinde, işlemin niteliğine göre 679 Diğer Olağandışı Gelir ve Kârlar veya ilgili gelir hesapları kullanılır. • İade edilen malın maliyeti stok, üretim veya mamul aşamalarından hangisindeyse, düzeltme o aşama dikkate alınarak yapılmalıdır. • İade işlemi sırasında, ilk alımda indirim konusu yapılan KDV'nin de iade işlemine isabet eden kısmı düzeltilmelidir. • İadenin bir mal iadesi mi, fiyat indirimi mi yoksa tazminat mı olduğu, belgenin başlığından ziyade işlemin ekonomik özüne göre belirlenmelidir. Mali müşavirler, iade faturalarını işlerken sadece faturanın tarihine değil, ilk kaydın hangi dönemde yapıldığına ve maliyetin hangi hesaplarda izlendiğine bakarak doğru gelir veya gider hesabını seçmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Bürosu Olan SMMM, Denetim veya YMM Şirketinde Sigortalı Çalışabilir mi?

Kendi bürosu olan bir mali müşavirin, aynı zamanda bir denetim veya YMM şirketinde sigortalı olarak çalışıp çalışamayacağı konusu mesleki yasaklar ve sosyal güvenlik mevzuatı açısından kritik bir tartışma konusudur. Bu durum, hem 3568 sayılı Kanun'un getirdiği mesleki sınırlamalar hem de çalışma biçiminin hukuki niteliği üzerinden değerlendirilmektedir. • 3568 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca, serbest çalışan bir SMMM'nin mesleki faaliyetini sürdürürken başka bir işverene bağlı olarak hizmet akdiyle çalışması yasaktır. • Çalışma ilişkisinin unvanı (denetçi yardımcısı, danışman vb.) ne olursa olsun, işin işverenin talimatı ve organizasyonu altında yürütülmesi 'hizmet akdi' sayılır. • Kısmi süreli veya uzaktan çalışma modelleri, mevcut bağımlılık ilişkisini ve mesleki yasakları ortadan kaldırmaz. • Bağımsız Denetim Yönetmeliği uyarınca, SMMM ruhsatına sahip olmak tek başına KGK tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetçi olma hakkı vermez. • YMM şirketlerinde yapılan hazırlık, kontrol veya mali analiz çalışmaları, YMM'ye ait olan tasdik yetkisini personelin kullanımına açmaz. Mali müşavirler, kendi bürolarındaki serbest faaliyetlerini devam ettirirken bir denetim veya YMM şirketinde sigortalı (bağımlı) olarak çalışmamalı; aksi takdirde mesleki yasaklarla karşılaşabilirler.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

402 Ertelenmiş Finansal Kiralama Borçlanma Maliyetleri Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri

Bu makale, finansal kiralama (leasing) işlemlerinde toplam taksit tutarı ile borcun bugünkü değeri arasındaki farkın muhasebeleştirilmesini konu almaktadır. Özellikle 402 ve 302 numaralı hesapların kullanımı, vade aktarımları ve VUK ile TDHP arasındaki uygulama farklarına teknik örneklerle açıklık getirilmektedir. • 402 Ertelenmiş Finansal Kiralama Borçlanma Maliyetleri hesabı, vadesi bir yılı aşan borçların bugünkü değeri ile toplam tutar arasındaki farkı izler. • Net uzun vadeli borç hesaplanırken 401 nolu hesaptan 402 nolu hesap düşülerek (401 - 402) net tutara ulaşılır. • Kısa vadeye gelen ertelenmiş maliyet tutarları için 302 nolu hesap kullanılır (302 borç, 402 alacak kaydıyla). • Kullanım hakkı ölçümünde rayiç bedel ile kira ödemelerinin bugünkü değerinden düşük olanı esas alınır (VUK Mükerrer 290). • GİB özelgesine göre ilk yıl faizinin kullanım hakkı maliyetine eklenmesi veya gider yazılması konusunda tercihler mevcuttur. • Amortisman hesaplaması, kiralama süresinden bağımsız olarak dayanak kıymetin VUK esaslarına göre ayrıca yapılır. İşletmeler, finansal kiralama borçlarını raporlarken brüt borç ile ertelenmiş maliyetleri vadelere göre doğru ayrıştırmalı ve net borç tutarlarını 401-402 ve 301-302 eşleşmesiyle takip etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Geçici Vergi Dönemlerinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Geçici vergi, yıllık gelir ve kurumlar vergisinin dönemler halinde peşin tahsil edilmesini sağlayan kritik bir mekanizmadır. 2026 yılı uygulamaları ışığında, ticari kâr ile mali kâr arasındaki farkların doğru yönetilmesi ve beyan öncesi kontrollerin yapılması vergi hatalarını önlemek adına hayati önem taşımaktadır. • 2026 yılı üçüncü geçici vergi dönemi (Temmuz-Eylül) beyan ve ödeme tarihi 17 Kasım 2026 olarak belirlenmiştir. • Ticari kârın doğrudan vergi matrahı olarak kabul edilmemesi, Kanunen Kabul Edilmeyen Giderlerin (KKEG) matraha eklenmesi zorunludur. • Amortisman hesaplamalarında varlığın kullanıma hazır hale gelme tarihi, faydalı ömür ve ilgili yılın yasal sınırları kontrol edilmelidir. • Stok değerlemesi ve satılan malın maliyeti hesaplanırken sayım sonuçları, fire ve zayiat kayıtları dayanak belgelerle desteklenmelidir. • İstisna ve indirimlerin uygulanmasında, hem normal kurumlar vergisi matrahı hem de yurt içi asgari kurumlar vergisi hesabı ayrımı gözetilmelidir. • KKEG listeleri önceki dönemlerden otomatik kopyalanmamalı, her gider kaleminin niteliği ve güncel mevzuat sınırlamaları incelenmelidir. Mali müşavirler ve işletmeler, beyanname öncesinde sadece muhasebe kayıtlarını tamamlamakla kalmamalı; KKEG, amortisman, stok ve kur değerlemesi kalemlerini vergi mevzuatı açısından analiz ederek matrahı doğrulamalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Alkollü İçeceklerin KDV'si İndirilemez mi?

Piyasada yaygın olan 'alkollü içeceklerin KDV'si indirilemez' algısının yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Vergi mevzuatı, malın cinsinden ziyade harcamanın ticari kazancın elde edilmesi ve idamesi ile olan bağına odaklanmaktadır. • KDV Kanunu madde 29 ve 30 uyarınca, alkollü içeceklerin indirim dışı bırakıldığına dair bir kısıtlama bulunmamaktadır. • GVK madde 40/1 kapsamında, ticari kazancın elde edilmesi için yapılan genel giderlerde malın türüne (alkollü/alkolsüz) bakılmaksızın gider yazılabilir. • Restoran, bar ve otel gibi işletmelerde satışa konu alkollü içecek alımlarının KDV'si doğrudan indirim konusu yapılabilir. • Müşteri ağırlama, şirket etkinlikleri veya hediyeleşme amacıyla yapılan alımlarda, harcamanın iş ile ilgisi ispatlanabiliyorsa KDV indirimi mümkündür. • Şahsi tüketim amaçlı yapılan alkol harcamaları, ticari kazançla ilgili olmadığından gider ve KDV indirimi kapsamı dışındadır. • Bir harcama Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) olarak kabul ediliyorsa, bu harcamaya ait KDV de indirim konusu yapılamaz. İşletmeler, alkollü içecek harcamalarını yaparken harcamanın ticari faaliyetle bağını ve işin hacmiyle orantılılığını ispatlayabilecek belgeleri muhafaza etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Tazminatların gider yazılmasında son durum

İşletmelerin ödediği tazminatların kurumlar vergisi matrahından gider olarak düşülüp düşülemeyeceği konusunda yargı kararlarıyla şekillenen kritik bir tartışma yaşanmaktadır. Özellikle 'suç' ve 'kusur' kavramları arasındaki fark, tazminatların vergi matrahından indirilip indirilemeyeceğini belirleyen temel unsur haline gelmiştir. • Genel kural: Sözleşme, mahkeme veya kanun gereği ödenen tazminatlar gider yazılabilir. • İstisna: Kurumun, ortakların, yöneticilerin veya çalışanların suçlarından doğan tazminatlar gider yazılamaz. • Danıştay VDD Kurulu (24.12.2025 tarihli karar): Kanun'un sadece 'suç' kavramını kullandığını, suç teşkil etmeyen ancak 'kusur' içeren fiillerden doğan tazminatların gider yazılabileceğine hükmetmiştir. • Uyuşmazlık noktası: Gelir İdaresi 'kusur' kavramını esas alırken, Danıştay'ın bazı daireleri kanundaki 'suç' ibaresine bağlı kalarak kusurlu davranışları gider kapsamına dahil etmektedir. • İş kazaları özelinde: İş kazalarından kaynaklanan tazminatların gider yazılabilmesi için fiilin suç teşkil edip etmediğinin ayrıca araştırılması gerekmektedir. Mali müşavirler, tazminat ödemelerinde fiilin sadece bir kusur mu yoksa hukuki anlamda bir suç mu olduğunu netleştirmeli ve vergi incelemelerinde risk almamak için yargı kararlarındaki 'suç-kusur' ayrımını dosyalarda belgelemelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
KDV

Mal iadelerinde KDV Tevkifatı Nasıl Uygulanır

KDV tevkifatı uygulanan işlemlerde mal iadesi gerçekleştiğinde, vergi düzeltme işlemlerinin hangi tutar üzerinden yapılacağına dair teknik bir açıklama yapılmıştır. Bu düzenleme, iade edilen malın KDV tutarının tamamı yerine sadece tevkifata tabi tutulmayan kısmının düzeltilmesini esas almaktadır. • Mal iadelerinde KDV düzeltmesi, işlem bedeli üzerinden hesaplanan verginin tevkifata tabi tutulmayan kısmı üzerinden yapılır. • Örnek senaryoda 500.000 TL'lik pamuk tesliminde 50.000 TL KDV hesaplanmış; bunun 5.000 TL'si satıcıya ödenmiş, 45.000 TL'si ise alıcı tarafından tevkif edilmiştir. • Malın 1/5'i iade edildiğinde, iadeye konu olan KDV tutarı 1.000 TL olarak hesaplanmıştır. • İade durumunda sadece tevkifata tabi tutulmayan 1.000 TL'lik kısım için defter kayıtlarında düzeltme işlemi gerçekleştirilir. • Daha önce tevkif edilerek sorumlu sıfatıyla beyan edilen ve ödenen tutarlar için yeniden bir düzeltme işlemi yapılmaz. İade faturaları düzenlenirken ve muhasebe kayıtları yapılırken, tevkif edilen KDV tutarı ile tevkif edilmeyen KDV tutarı ayrıştırılmalı; düzeltme sadece tevkifata tabi olmayan kısım üzerinden yapılmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

405 Çıkarılmış Tahviller Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri

Bu haber, anonim şirketlerin fon sağlamak amacıyla ihraç ettikleri tahvillerin muhasebeleştirilme süreçlerini ve 405 Çıkarılmış Tahviller hesabının kullanım esaslarını açıklamaktadır. Tahvil ihracı, iskontolu ihraç farkları ve vade aktarımları gibi teknik konuların doğru kaydedilmesi, finansal tabloların doğruluğu açısından kritik önem taşır. • 405 Çıkarılmış Tahviller hesabı, vadesi bir yılı aşan tahvillerin nominal bedelleri ile alacak kaydedilir. • Bilanço tarihinden itibaren bir yıl içinde ödenecek tahvil anaparası ve taksitleri, 304 Tahvil Anapara, Borç, Taksit ve Faizleri hesabına aktarılır. • İskontolu ihraçlarda, tahsil edilen tutar ile nominal bedel arasındaki fark (İhraç İskontosu) ayrıca izlenmeli ve vadeye paralel olarak itfa edilmelidir. • Tahvil faiz giderlerinin varlık maliyetine eklenmesi veya doğrudan gider yazılması konusunda 7/A seçeneği uygulanabilir. • Tahvil finansmanı ve faiz/kupon karşılıklarına ilişkin işlemlerde KDV istisnası kuralları (KDV Genel Uygulama Tebliği II/F-4.7.1) dikkate alınmalıdır. • Tahvil ödemelerinde hak sahiplerine yapılan ödemelerin vergi kesintileri ve yükümlülüklerinin yerine getirildiğinin belgelerle teyit edilmesi gerekir. Mali müşavirler ve muhasebe departmanları, tahvil ihraçlarında nominal bedel ile nakit akışı arasındaki farkı doğru ayrıştırmalı ve vade sınıflandırmasını (304 ve 405 hesaplar arası) titizlikle takip etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

269 Verilen Avanslar Hesabı Muhasebe Kaydı

Bu içerik, Tekdüzen Hesap Planı'nda yer alan 269 Verilen Avanslar hesabının muhasebe mantığını ve uygulama esaslarını ele almaktadır. İşletmelerin uzun vadeli varlık alımı için ödedikleri avansların doğru hesaplarda takip edilmesi, mali tabloların doğruluğu açısından kritik önem taşır. • 269 Verilen Avanslar hesabı, duran varlık alımı amacıyla verilen uzun vadeli avansların izlendiği hesaptır. • Kısa vadeli avans ödemeleri için 159 Verilen Sipariş Avansları hesabı kullanılır. • Avans ödemesi yapıldığında borçlu, kasa veya banka hesapları alacaklı olarak kaydedilir. • Varlık teslim alındığında 269 hesabı alacaklandırılarak kapatılır ve ilgili duran varlık hesabına devredilir. Uzun vadeli duran varlık alımlarında ödenen avansların 159 yerine 269 hesabında takip edilmesine ve varlık tesliminde hesapların doğru kapatılmasına dikkat edilmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

İaşe Bedelinde Doğru İşleyen İdari Süreç

Mahkûmlara ödettirilecek iaşe bedellerinin tahsilat sürecinde, idari makamlar ile vergi daireleri arasındaki görev dağılımının ve işleyiş sırasının hukuki güvenliği sağlaması kritik önem taşımaktadır. Bu süreçte ödeme gücü araştırması ile tahsilat aşamalarının birbirine karıştırılmaması, kamu zararı oluşmaması adına hayati bir konudur. • İaşe bedellerinin tahsili 2548 sayılı Kanun hükümlerine göre yürütülmektedir. • Ödeme gücü araştırması Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, belediye olan yerlerde belediye, olmayan yerlerde ise Kaymakamlık aracılığıyla yapılmalıdır. • Tahsil edilecek iaşe bedelleri, Başsavcılık değerlendirmesinin ardından vergi dairesine intikal ettirilir. • Vergi dairesi, intikal eden alacakları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip eder. • Vadesinde ödenmeyen alacaklar için borçluya ödeme emri tebliğ edilerek 15 gün içinde ödeme veya mal bildirimi istenmelidir. • Hatalı süreç yönetimi nedeniyle açılan davalarda, Hazine aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti yükü oluşabilmektedir. İdari makamlar, ödeme gücü araştırması sonuçlarını doğrudan bordro olarak değil, Başsavcılık değerlendirmesinden geçmiş kesinleşmiş bildirimler şeklinde vergi dairesine iletmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

268 Birikmiş Amortismanlar (-) Hesabı Muhasebe Kaydı

Bu içerik, Tekdüzen Hesap Planı'nda yer alan 268 Birikmiş Amortismanlar (-) hesabının işleyişi ve muhasebe kayıt süreçlerini ele almaktadır. Maddi duran varlıkların değer düşüşlerinin takibi açısından kritik öneme sahip olan bu hesap, bilançonun aktifinde düzenleyici bir hesap olarak yer alır. • 268 Birikmiş Amortismanlar (-) hesabı, aktif karakterli bir düzenleyici hesaptır. • Hesap, bilançonun aktif kısmında eksi (-) değerle gösterilerek ilgili duran varlığın net defter değerini bulmaya yarar. • Amortisman giderlerinin tahakkuku ile ilgili hesaplar arasındaki ilişki ve kayıt düzeni anlatılmaktadır. • Duran varlıkların maliyet bedeli ile birikmiş amortismanları arasındaki farkın net değer üzerindeki etkisi vurgulanmaktadır. Mali müşavirler ve muhasebe personeli, duran varlıkların amortisman ayırma işlemlerinde 257 Birikmiş Amortismanlar ile 268 hesabı arasındaki farkları ve kullanım amaçlarını doğru ayırt etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Cumhuriyet Bayramı Öncesi Telafi Çalışması Gündeme Geldi

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tatili öncesinde özel sektör işletmelerinin uygulayabileceği idari izin ve telafi çalışması yöntemleri gündeme geldi. İşverenlerin tatil süresini uzatması durumunda yasal çerçevede telafi çalışması yaptırabilmeleri için belirli kurallara uymaları gerekiyor. • Telafi çalışması, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 64. maddesi uyarınca yapılabilir. • Telafi çalışması süresi, çalışılmayan sürenin üzerinden itibaren 4 ay içinde tamamlanmalıdır. • Günlük telafi çalışması süresi 3 saati aşamaz ve toplam günlük çalışma süresi 11 saati geçemez. • Telafi çalışmaları hafta tatillerinde veya diğer resmi bayram günlerinde yaptırılamaz. • İşveren, telafi çalışmasının nedenini ve başlangıç tarihini işçilere önceden bildirmek zorundadır. • Telafi çalışması yapılan süreler için ayrıca ücret, vergi veya SGK primi ödenmez. İşverenler tatil nedeniyle verilen izinleri ya ücretli izin (yıllık/mazeret) olarak tanımlamalı ya da 4 aylık süre içinde, günlük 3 saati aşmayacak şekilde ve işçiye önceden bildirmek şartıyla telafi çalışması olarak uygulamalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
KDV

Üniversite Bünyesinde Araştırma Projeleri İçin Sunulan Analiz, Ölçüm ve Laboratuvar Hizmetlerinin KDV karşısındaki Durumu

Üniversite bünyesindeki araştırma merkezlerinin dış kurumlara sunduğu analiz ve laboratuvar hizmetlerinin KDV istisnası kapsamında olup olmadığı konusu netleşti. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın yaklaşımıyla bu hizmetlerin ticari niteliği ve vergilendirme usulü belirlenmiş oldu. • Üniversite dışındaki araştırmacılara sunulan analiz, ölçüm ve laboratuvar hizmetleri KDV'den istisna değildir. • Söz konusu hizmetler KDV Kanunu'nun 17/1-a maddesindeki 'ilim ve fenni yayma' istisnası kapsamında değerlendirilmemektedir. • Hizmetlerin piyasa koşullarında ve ücret karşılığı sunulması, ticari/iktisadi faaliyet niteliği taşıdığı gerekçesiyle vergiye tabidir. • Üniversite dışına verilen bu hizmetler için genel KDV oranı olan %20 uygulanmalıdır. • Bu faaliyetler üniversite bünyesinde bir iktisadi işletme faaliyeti olarak mütalaa edilmektedir. Üniversite bünyesinde laboratuvar hizmeti veren birimler, dışarıya kestikleri faturalarda yüzde yirmi oranında KDV hesaplamalı ve bu işlemleri iktisadi işletme kapsamında takip etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

10. Muhasebe ve Denetim Standartları Çalıştayı Sonuçları

Bursa YMM Odası'nda düzenlenen 10. Muhasebe ve Denetim Standartları Çalıştayı, mesleğin önde gelen akademisyenleri ve uzmanlarının katılımıyla tamamlandı. Etkinlikte güncel finansal raporlama standartları ve teknik uygulamalar detaylıca ele alındı. • TMS 32 kapsamında TFRS ve BOBİ FRS hisse senedi yatırımları konusu işlendi. • İşletme birleşmeleri, büyüme yolları ve TFRS 11 standartları üzerine teknik sunumlar yapıldı. • Kamu Gözetimi Kurumu uzmanları tarafından KAGİ FRS üzerine kapsamlı açıklamalar sunuldu. • Finansal raporlama standartlarının yerelleştirilmesi ve dünya standartlarına katkı sağlanması gerekliliği tartışıldı. Mesleki gelişim için güncel TFRS, BOBİ FRS ve KAGİ FRS uygulamalarının yakından takip edilmesi önem arz etmektedir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin

Bu gündem her sabah 07:00'de hazır.

Montan News iPhone uygulaması: önem sırasına dizilmiş özetler, sesli anlatım, kaynağa tek dokunuş. Ücretsiz ve reklamsız.

App Store'dan indir

Bu sayfadaki özetler bilgilendirme amaçlıdır ve kaynağından teyit edilmelidir; resmî vergi veya mevzuat danışmanlığı yerine geçmez. Her özetin altında kaynağın asıl sayfası bağlantılıdır.

Bugünün gündemi → · Arşiv