Montan. App Store'dan indir

Arşiv · 24 Ekim 2026

24 Ekim 2026 mali gündem

30 başlık · Vergi, Mevzuat, KDV, Vergi/Mevzuat, SGK. Her biri tek paragrafta özetlendi, kaynağına bağlandı.

Vergi

Sel ve Su Baskını Mücbir Sebeplerinde Hasarlı Stoklar, Demirbaşlar ve Sigorta Tazminatlarının Vergisel Yönetimi

Sel ve su baskını gibi doğal afetler sonucu işletmelerin stok ve demirbaşlarında meydana gelen hasarların vergisel yönetimi, doğru ispat ve kayıt süreçleri gerektirmektedir. Mücbir sebep ilan edilmeyen durumlarda, işletmelerin hak kaybına uğramaması için resmi tutanaklarla hasarı belgelendirmesi ve ilgili vergi mevzuatına uygun hareket etmesi kritik önem taşır. • VUK 278 uyarınca sel nedeniyle değeri düşen stoklar, emsal bedeli ile değerlenerek maliyet ile yeni bedel arasındaki fark doğrudan gider yazılabilir. • Sel sebebiyle yıpranan makine ve tesisler için vergi dairesine dilekçe verilmesi şartıyla fevkalade amortisman ayrılması mümkündür. • KDVK 30/c maddesi istisnasıyla, deprem ve sel sonucu tamamen zayi olan malların KDV'si indirimlerden çıkarılmaz ve ilave edilecek KDV olarak beyan edilmez. • Fiziki bütünlüğünü koruyan ancak değeri düşen mallar 'zayi mal' sayılmaz; Takdir Komisyonu kararıyla değer düşürülse dahi yüklenilen KDV indirim konusu yapılmaya devam edilir. • Faydalı ömrünü tamamlamamış demirbaşların zayi olması durumunda, kalan ömre isabet eden KDV tutarı ilave edilecek KDV olarak beyan edilmelidir. • Sigorta tazminatının, hasarlı varlığın kayıtlı değerinden yüksek olması durumunda aradaki fark 'Diğer Olağanüstü Gelir ve Kârlar' olarak vergilendirilir. Mükellefler, sel hasarlarını itfaiye, AFAD veya kolluk kuvveti tutanaklarıyla mutlaka belgelemeli; stok değer düşüklüğü ve fevkalade amortisman için ilgili vergi dairesine başvurmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Küresel Endeks Sağlayıcısı (MSCI) 'den Türkiye Sermaye Piyasalarına Sarı Kart, Piyasanın Geleceğine Yönelik Kritik Uyarılar, Ülke Gelişen Piyasa Statüsü Tehlikede Mi?

Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, Türkiye sermaye piyasalarındaki şeffaflık ve fiili dolaşım oranlarına ilişkin şüpheler nedeniyle Türk hisselerine yönelik endeks değişikliklerini dondurduğunu açıkladı. Bu karar, Türkiye'nin 'Gelişen Piyasa' statüsünü kaybetme riskini ve yabancı sermaye girişlerinin geleceğini doğrudan etkileyen kritik bir uyarı niteliği taşıyor. • MSCI, Türk hisselerinin endeks ağırlıklarını artırabilecek tüm değişiklikleri derhal ve ikinci bir duyuruya kadar askıya aldı. • Kararın gerekçesi, bazı küçük şirketlerle ilişkili yatırım fonları üzerinden yapılan koordineli işlemler ve piyasa bütünlüğüne yönelik tehditlerdir. • Türkiye'nin 'Gelişen Piyasa' statüsünden 'Sınır Piyasa' veya 'Bağımsız Piyasa' kategorisine düşürülmesi için Haziran 2027'ye kadar bir takvim belirlendi. • Statü değişikliği gerçekleşirse, MSCI endekslerini takip eden pasif fonların portföylerindeki Türk hisselerini satmak zorunda kalabileceği belirtildi. • Düzenleyici kurumların piyasa manipülasyonuna karşı somut adımlar atması ve fiili dolaşım oranlarının bağımsız doğrulanması bekleniyor. Yatırımcılar ve şirketler, sermaye piyasalarındaki şeffaflık ve denetim mekanizmalarındaki gelişmeleri yakından takip etmeli; özellikle endeks ağırlığı yüksek şirketlerdeki likidite risklerine karşı hazırlıklı olmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Google Ireland Reklam Hizmeti: KDV-2, Stopaj ve Belge Düzeni

Google Ireland gibi yurt dışı merkezli şirketlerden alınan internet reklam hizmetlerinin vergilendirilmesi; belge düzeni, KDV-2 ve stopaj yükümlülükleri açısından kritik önem taşımaktadır. Hizmetin Türkiye'de kullanılması, işlemin Türkiye'de gerçekleşmiş sayılmasına neden olarak çeşitli vergi sorumluluklarını beraberinde getirir. • Hizmet ithali kapsamında KDV Kanunu 1/2 ve 6/b maddeleri uyarınca KDV-2 yükümlülüğü doğmaktadır. • Yurt dışından alınan belgelerin gider kaydedilebilmesi için ilgili ülke mevzuatına göre muteber ve işlemi tevsik edici nitelikte olması şarttır. • Sadece ödeme makbuzu (Payment Receipt) veya hesap dökümü (Statement) tek başına fatura yerine geçmeyebilir; hizmetin tarafları, dönemi ve bedeli net olmalıdır. • Yabancı para cinsinden belgeler, düzenleme günündeki TCMB döviz alış kuru üzerinden Türk lirasına çevrilerek kaydedilmelidir. • 253 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile yabancı belgelerin noter onaylı tercümesi zorunluluğu kalkmış olsa da inceleme sırasında tercüme istenebilir. • Vergi anlaşmalarından yararlanmak için sunulacak mukimlik belgelerinde GİB'in öngördüğü özel ibraz ve tasdik şartları geçerliliğini korumaktadır. Mali müşavirler, Google reklam harcamalarında sadece ödeme dekontuna dayanmamalı; reklam raporları, hizmet detaylarını içeren muteber belgeler ve mukimlik belgelerini dosya halinde hazır bulundurmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

SGK e-Tebligat Uygulaması

Sosyal Güvenlik Kurumu, tebligat süreçlerini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla e-Tebligat uygulamasını tüm illerde kullanıma açtı. Bu sistemle birlikte resmi bildirimler artık fiziksel posta yerine elektronik ortamda saniyeler içinde iletilebiliyor. • Elektronik tebligat, muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. • 5510 sayılı Kanun uyarınca işverenler (4/a ve 4/c kapsamındaki sigortalıları çalıştıranlar) e-tebligat adresi almakla zorunludur. • 01.10.2021 öncesi işveren olanlar için başvuru süresi dolmuş olup, henüz yapmayanların gecikmeksizin başvurması gerekmektedir. • 01.10.2021'den sonra ilk kez işveren olanlar, sigortalı çalışmaya başladıkları ayı takip eden aydan itibaren 3 ay içinde e-Devlet üzerinden başvuru yapmalıdır. • Tebligat gönderildiğinde muhatabın sistemde kayıtlı cep telefonu numarasına SMS veya e-posta yoluyla bilgilendirme yapılmaktadır. • İsteğe bağlı olarak e-tebligat adresi almak isteyen işveren olmayan kişi ve kurumlar diledikleri tarihte başvuru yapabilirler. İşverenlerin ve mali müşavirlerin, tebligat sürelerini kaçırmamak adına e-Devlet üzerindeki SGK e-Tebligat ekranını düzenli olarak kontrol etmeleri ve zorunlu kayıtlarını tamamlamaları kritik önem taşımaktadır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

KKEG ve KDV İlişkisinin Vergi ve TFRS Boyutu

Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler (KKEG) ile bu giderlere ait KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı konusu, muhasebe kayıt teknikleri ile harcamanın vergisel mahiyeti arasındaki fark üzerinden ele alınmaktadır. Makale, KDV indirim hakkının hangi durumlarda korunabileceğini ve hangi durumlarda yasal olarak reddedilmesi gerektiğini teknik detaylarıyla açıklamaktadır. • KDVK Madde 30/d uyarınca, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre indirimi kabul edilmeyen giderlere ilişkin KDV indirim konusu yapılamaz. • Amortismana tabi bir kıymetin maliyetinin tamamının doğrudan gider yazılması durumunda, amortisman dışındaki kısım KKEG sayılsa dahi, harcama işletme faaliyetiyle ilgiliyse KDV indirimi korunabilir. • İşletmenin faaliyet konusuyla illiyet bağı bulunmayan bir demirbaşın aktifleştirilmesi durumunda, harcamanın mahiyeti gereği KKEG olması sebebiyle KDV indirimi yapılamaz. • KDV indiriminde belirleyici olan unsur muhasebe kayıtlarının hangi hesapta izlendiği değil, harcamanın vergisel niteliğidir. • VUK ve TFRS arasındaki farka göre, VUK'ta amortisman ayırmamak bir hak kullanımı meselesiyken, TFRS'de varlığın faydalı ömrü boyunca amortismana tabi tutulması bir zorunluluktur. Mali müşavirler, KDV indirim hakkını değerlendirirken sadece muhasebe kaydına değil, harcamanın ticari kazancın elde edilmesiyle olan gerçek bağına ve vergisel mahiyetine odaklanmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Türkiye’de Üretilen ve İhraç Edildiği Ülkeden Başka Bir Ülkeye Gönderilen Eşyanın Gümrük Mevzuatı ve DİİB Kapsamı Açısından Ne Kadar Süre İçerisinde Türkiye’ye İade Edilebilir?

İhraç edilen eşyaların farklı bir ülkeye gönderildikten sonra Türkiye'ye geri getirilmesi durumunda uygulanacak gümrük ve Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) süreçleri netleşti. Bu düzenleme, ihracatçı firmaların vergi muafiyetlerini korumaları ve taahhüt kapatma işlemlerini doğru yapmaları açısından kritik önem taşıyor. • 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 168. maddesine göre, ihraç edilen eşya 3 yıl içinde Türkiye'ye getirilirse ithalat vergilerinden muaf tutulabilir. • DİİB kapsamında ihraç edilen ürünün belge süresi içinde geri gelmesi halinde, teminat alınması şartıyla ithalat ve yeniden ihracata izin verilir. • Belge süresi veya taahhüt kapatma işlemi bittikten sonra geri gelen ürünler için yeni bir belge kapsamında ayniyet tespiti yapılarak ithalat mümkündür. • İhracat taahhüdü kapatılmış ürünlerin yeniden ithalatında, yararlanılan hak ve menfaatlerin iadesi ve gerekli vergilerin geri alınması şartı aranır. • Geri gelen eşyaya ilişkin gümrük beyannamesi, taahhüt kapatma hesabında müeyyide yoksa dikkate alınmadan işlem yapılabilir. İhracatçı firmalar, geri gelen ürünlerin ithalatında vergi muafiyetini kaybetmemek için 3 yıllık süreyi takip etmeli ve DİİB süreçlerinde teminat/ayniyet tespit işlemlerini eksiksiz tamamlamalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
KDV

İştirak Hisselerinin KDV Kanunu Açısından Durumu

Bu haber, kurumların aktiflerinde bulunan iştirak hisselerinin satışında KDV istisnasından yararlanabilmek için gerekli olan şartları ve özel durumları kapsamaktadır. Özellikle iştiraklerin elde tutulma süresi ve hangi tür devirlerin istisna kapsamında kalacağı mali açıdan kritik önem taşımaktadır. • İştirak hisselerinin KDV'den istisna edilebilmesi için kurum aktifinde en az iki tam yıl (730 gün) süreyle kayıtlı bulunması şarttır. • İştirak hisselerinin ticaretiyle uğraşan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları hisselerin satışı KDV istisnası kapsamında değildir. • Varlık kiralama, finansal kiralama, katılım, kalkınma ve yatırım bankalarına devredilen hisselerde, bu kurumların aktifinde geçen süreler de iki yıllık sürenin hesabında dikkate alınır. • İstisna sadece satış yoluyla yapılan devir ve teslimlerde geçerlidir; bağış veya hibe yoluyla yapılan devirler KDV istisnası kapsamında değildir. • Belediye ve il özel idarelerine bağlı iktisadi işletmelerin, ticari amaçla olmayan ve en az iki yıldır aktiflerinde bulunan iştirak hissesi satışları KDV'den istisnadır. İştirak satışı planlayan işletmelerin, istisna hakkını kaybetmemek için hisselerin aktifte en az 730 gün kaldığından ve satışın ticari bir mal satışı niteliğinde olmadığından emin olmaları gerekir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi/Mevzuat

Döviz Dönüşüm Desteği ve Banka Bürokrasisi

1 Ekim itibarıyla yürürlüğe giren yeni Döviz Dönüşüm Desteği mevzuatı, aracı ihracatçılar üzerinden işlem yapan imalatçıların ciddi hak kayıpları yaşamasına neden oluyor. Yeni hesaplama yöntemi ve bankaların operasyonel süreçlerdeki yavaşlığı, sanayicinin %3'lük destekten mahrum kalmasına yol açıyor. • Yeni mevzuatta 'Katma Değer' hesabı; Faaliyet Kârı ve SGK İş Gücü Maliyeti toplamı üzerinden yapılmaktadır. • Aracı ihracatçıların düşük kârlılık ve iş gücü maliyetleri nedeniyle döviz satış limitleri sistemde minimize olmaktadır. • İmalatçının hak kazandığı %3 oranındaki döviz dönüşüm desteği, banka onay süreçleri ve limit kısıtları nedeniyle yanmaktadır. • Bankaların altyapı entegrasyonu ve onay süreçlerini tamamlayamaması nedeniyle İBKB işlemleri için yasal süreler aşılmaktadır. • Sistem limit kontrolünü imalatçı yerine aracı şirket üzerinden yaptığı için büyük ölçekli döviz dönüşüm işlemleri dar limitlere takılmaktadır. İmalatçı firmaların, döviz dönüşüm desteği haklarını kaybetmemek için banka onay süreçlerini yakından takip etmesi ve olası hak kayıplarına karşı Hazine nezdinde geriye dönük esneklik taleplerini takip etmesi önerilir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
SGK

Makine montaj ve bakımı için ülkemize gelen yabancıların sigortalılığı

Makine montajı, bakımı veya onarımı amacıyla Türkiye'ye gelen yabancıların çalışma izni muafiyeti kapsamındaki sigortalılık durumları kritik bir risk barındırıyor. Mevzuat uyarınca bu kişilerin sigortasız çalışabilmesi için kendi ülkelerinde sosyal güvenceye sahip olduklarını kanıtlamaları şart koşuluyor. • Makine montaj, bakım ve onarım amacıyla gelen yabancılar en fazla 3 ay süreyle çalışma izni muafiyeti alabilir. • Çalışma izni muafiyet belgesi tek başına sigortalılık muafiyeti sağlamaz; yabancının kendi ülkesinde sigortalı olduğunu belgelemelidir. • 5510 sayılı Kanun uyarınca, yabancı ülkede sigortalı olan ve 3 ayı geçmeyen görevlendirmelerde Türkiye'de sigorta primi ödenmez. • Yabancının kendi ülkesinde sigortalı olduğunun ispatlanamaması durumunda, işveren kayıt dışı istihdam yaptırımlarıyla karşılaşabilir. • Olası bir iş kazasında, yabancının kendi ülkesinde sigortası yoksa sağlık giderleri ve iş göremezlik gelirlerinin yüzde yüzü işverene rücu edilir. İşverenler, muafiyet belgesi almış yabancı personeli çalıştırmadan önce mutlaka kendi ülkesindeki sosyal güvenlik belgesini talep etmeli ve dosyada saklamalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Özel Nakit Fonlarda Şüpheli Alacak Karşılığı Ayrılır mı? 2026 Vergi Uygulaması

İşletmelerin portföylerinde bulunan özel nakit fonlarının değer kaybı veya likidite sorunu yaşaması, doğrudan şüpheli alacak karşılığı ayrılmasına imkan tanımamaktadır. Haber, menkul kıymet değerlemesi ile şüpheli alacak hükümlerinin hukuki ayrımını ve 2026 yılındaki uygulama sınırlarını ele almaktadır. • Fon paylarının değer kaybı, VUK 323 kapsamında doğrudan şüpheli alacak karşılığı ayrılmasını sağlamaz. • Şüpheli alacak ayrılabilmesi için varlığın menkul kıymet niteliğinden çıkıp hukuken doğmuş bir alacağa dönüşmesi gerekir. • 2026 yılı için protesto veya yazılı istemle takip edilen küçük alacaklarda karşılık ayırma sınırı 25.000 TL olarak belirlenmiştir. • Menkul kıymet değerlemesinde borsa rayici kullanılacaksa, bu değer VUK 263 uyarınca son işlem günündeki ortalama değer olmalıdır. • Muhasebede gider yazılan her karşılık vergi matrahından düşülemez; şartları sağlamayanlar KKEG olarak dikkate alınmalıdır. • Değerleme farkları ile tahsil edilemeyen alacaklar için ayrılan risk karşılıkları farklı hukuki ve vergisel rejimlere tabidir. Mali müşavirler, fonlardaki değer düşüşlerini şüpheli alacak olarak değil, menkul kıymet değerleme esaslarına göre kaydetmeli ve vergi matrahı hesaplanırken KKEG ayrımına dikkat etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Zincirleme Sevk İrsaliyesi: Aracı Şirket Ayrıca İrsaliye Düzenler mi?

Tedarik zincirinde malların aracı bir şirketin deposuna uğramadan doğrudan son müşteriye sevk edilmesi durumunda sevk irsaliyesi düzenleme yükümlülüğü ele alınmaktadır. Bu süreçte zincirleme teslim ilişkisinin doğru belgelendirilmesi, hem vergi mevzuatı hem de e-İrsaliye uygulamaları açısından kritik önem taşımaktadır. • Zincirleme teslimlerde, malı fiilen taşıyan veya taşıtan tedarikçi (B), tüm süreci kapsayan tek bir sevk irsaliyesi düzenler. • Aracı şirket (A), malı kendi deposuna almasa dahi, tedarikçiden aldığı mal için kendi müşterisine (C) satış faturası düzenlemek zorundadır. • 173 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği uyarınca, irsaliyede 'A adına C'ye teslim edilmek üzere' ibaresi bulunarak ticari alıcı ile fiili teslim alan ayrımı netleştirilmelidir. • Aracı şirket (A), düzenlemediği ancak tedarikçinin (B) düzenlediği sevk irsaliyesinin tarih ve numarasını kendi satış faturasında referans olarak göstermelidir. • VUK 231. madde uyarınca fatura düzenleme süresi teslimden itibaren azami 7 gündür; ancak irsaliye ve fatura sorumlulukları birbirinden ayrı takip edilmelidir. • Ücret karşılığı nakliye yapılması durumunda taşıma irsaliyesi düzenlenmesi, malı taşıttıran tarafın sevk irsaliyesi sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Mali müşavirler ve işletmeler, doğrudan sevkiyatlarda tek bir irsaliye ile süreci yönetebilir ancak fatura zincirinin (B'den A'ya ve A'dan C'ye) eksiksiz ve irsaliye referanslı şekilde kurulduğundan emin olmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Marka Tescil Ücretleri Gider mi, Sabit Kıymet mi? Muhasebe ve Amortisman

İşletmelerin marka tescili için yaptığı harcamaların doğrudan gider mi yazılacağı yoksa sabit kıymet olarak mı izleneceği konusu, Vergi Usul Kanunu'ndaki maliyet bedeli ve amortisman hükümleri çerçevesinde netleşmektedir. Bu harcamaların ekonomik niteliği, vergi matrahının doğru hesaplanması açısından kritik önem taşımaktadır. • Marka tescil harcamaları, VUK 262. madde uyarınca iktisapla doğrudan ilgili resim, harç, danışmanlık ve vekillik giderleri ile birlikte maliyet bedeline eklenmelidir. • Tescil süreci tamamlanmış marka hakları, Tekdüzen Hesap Planı'nda 260 Haklar hesabında izlenmelidir. • Marka hakları, VUK 333 Sıra No.lu Tebliğ kapsamında gayrimaddi iktisadi kıymet olarak değerlendirilmelidir. • Genel kabul gören faydalı ömür 15 yıl, yıllık amortisman oranı ise yüzde 6,66 olarak uygulanmalıdır. • Harcamaların amortisman yoluyla giderleştirilebilmesi için markanın edinilmesi, kayıtlara alınması ve kullanıma hazır hale gelmesi şarttır. Mali müşavirler ve işletmeler, marka tescil faturalarını doğrudan gider yazmak yerine, tescil tamamlandığında maliyet bedeli olarak aktife almalı ve 15 yıllık faydalı ömür üzerinden amortisman ayırmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Limited Şirket Tasfiyesinde Vergi ve Beyanname Yükümlülükleri 2026

Limited şirketlerin tasfiye süreçlerinde vergi mükellefiyetinin ne zaman sona ereceği ve beyanname dönemlerinin nasıl ayrıştırılacağı kritik bir konudur. Tasfiye başlangıcı genel kurul kararıyla değil, kararın ticaret siciline tescili ile resmiyet kazanır ve bu durum vergi dönemlerini doğrudan etkiler. • Tasfiye başlangıç tarihi, genel kurul kararının ticaret siciline tescil edildiği tarihtir; karar tarihi veya gazete tarihi esas alınamaz. • Tasfiye öncesi kıst dönem kazançları ile tasfiye dönemi kazançları tek bir yıllık dönemde birleştirilmez, ayrı ayrı beyan edilir. • Tasfiye başlangıcından yıl sonuna kadar olan süre, sonraki her takvim yılı ve tasfiyenin bittiği yılın başından sonuna kadar olan süre ayrı tasfiye dönemleridir. • Tasfiye öncesi kıst dönemin kurumlar vergisi beyannamesi, kapanış ayını izleyen dördüncü ayda verilir. • Son tasfiye dönemi beyannamesi, tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren 30 gün içinde verilmelidir. • 7566 sayılı Kanun uyarınca 1 Ocak 2025'ten itibaren dördüncü geçici vergi dönemi beyannamesi verme yükümlülüğü yeniden başlamıştır. Mali müşavirler, tasfiye sürecinde tescil tarihini baz alarak tasfiye öncesi ve tasfiye dönemi kazançlarını ayrıştırmalı, beyanname sürelerini tescil ve tasfiye bitiş tarihine göre titizlikle takip etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
SGK

SGK Genelgesi 2026/22 Yayınlandı (SGK'dan Fiili Çalışma Tespitlerine İlişkin Yeni Düzenleme)

Sosyal Güvenlik Kurumu, 2015/25 sayılı Genelge'de değişiklik yaparak fiili çalışma tespitlerinin hizmet dökümüne nasıl yansıtılacağına dair yeni usulleri belirledi. Bu düzenleme ile kamu görevlilerince düzenlenen tutanaklar üzerinden sigortalılık gün sayılarının hesaplanması ve işe giriş-çıkış süreçleri yeniden tanımlandı. • Kolluk, zabıta, doktor, mühendis gibi kamu görevlilerinin düzenlediği tutanaklar üzerinden fiili çalışma tespiti yapılabilecek. • Trafik ceza tutanakları da sigortalının fiilen çalıştığını kanıtlayan bir belge olarak kabul edilecek. • Tespit edilen her bir kayıt için sigortalıya tutanak tarihinden itibaren 1 gün hizmet kazandırılacak. • Birden fazla tespit varsa en eski tarihli olan işe giriş, son tarihli olan ise işten ayrılış olarak kabul edilecek. • Tespit bulunmayan bir aydan sonra yapılan ilk tespit, yeni bir işe giriş süreci başlatacak. • Aynı ay içindeki farklı günlerdeki tespitler, yeni bir bildirge gerektirmeden kısmi süreli çalışma olarak işlenecek. İşverenler ve mali müşavirler, çalışanların fiili çalışma durumlarını tutanaklarla belgeleyen kamu görevlilerinin kayıtlarını takip etmeli ve tespit edilen günlerin hizmet dökümüne doğru yansıtılması için işe giriş-çıkış bildirgelerini bu yeni usule göre düzenlemelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Maliye'den Çok Önemli Bir Özelge!

İstanbul Defterdarlığı tarafından verilen yeni bir özelge, otel ve tatil köyü gibi büyük tesislerin kısmi bölünme yoluyla ayrı bir şirkete devredilmesinin vergi avantajlarını netleştirdi. Bu karar, özellikle mülkiyet yapısı karmaşık olan veya işletme modeli farklılaşan büyük tesis sahipleri için kritik bir yol haritası sunuyor. • Kısmi bölünme kapsamında hizmet işletmeleri, tüm aktif ve pasifleriyle (borçlar, stoklar, amortismanlar) bir bütün halinde devredilebilir. • 5520 sayılı KVK Madde 19 uyarınca, şartlara uygun yapılan bölünmelerde varlıklar kayıtlı değerleri üzerinden devredilir ve doğan kârlar vergilendirilmez. • İşlem, 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 17/4-i maddesi uyarınca KDV'den istisnadır. • Hazine arazisi üzerindeki üst hakkı ve işletmeci şirketle yapılan sözleşmeler, işletmenin bir bütün olarak bölünmesine engel teşkil etmez. • Devralan şirket, bölünen şirketin geçmiş vergi borçlarından devraldığı varlıkların emsal bedeliyle sınırlı olarak müteselsilen sorumludur. • İştirak hisselerindeki iki tam yıl elde tutma şartı, üretim veya hizmet işletmelerinin devrinde aranmamaktadır. Büyük tesis sahipleri, işletme bütünlüğünü bozmadan varlıklarını ayrı bir şirkete devrederek vergisiz bölünme ve KDV istisnası avantajlarından yararlanabilir; ancak devralan şirketin vergi sorumluluğu riskine karşı dikkatli olmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Çalışana Hisse Verme! Kimler Yararlanabilir ve Vergi İstisnası Şartları Nelerdir?

Şirketlerin çalışanlarını ortak ederek bağlılıklarını artırmak istemesiyle birlikte, bu işlemin vergilendirilmesi ve sağlanan istisnalar kritik bir konu haline geldi. Çalışana bedelsiz veya indirimli pay verilmesi kural olarak ücret sayılsa da teknogirişim şirketleri için özel vergi avantajları bulunmaktadır. • Çalışana pay verilmesi iki yöntemle yapılır: Mevcut ortağın pay devri veya sermaye artırımı yoluyla yeni pay çıkarılması. • Teknogirişim şirketleri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı kriterlerini taşıyorsa çalışanlarına verdikleri paylarda gelir vergisi istisnasından yararlanabilir. • İstisna sınırı: Payın rayiç değerinin, çalışanın o yılki yıllık brüt ücretinin iki katına kadar olan kısmı vergiden istisnadır. • Rayiç değer tespiti: Vergi Usul Kanunu mükerrer 266. madde uyarınca normal alım satım bedeli esas alınır. • Elde tutma şartı: İstisnadan tam yararlanabilmek için payların altı yıldan fazla elde tutulması gerekmektedir. • İndirimli paylarda menfaat hesabı: Payın rayiç değeri ile çalışanın ödediği bedel arasındaki fark ücret olarak vergilendirilir. İşverenlerin, çalışanlarına hisse devretmeden önce şirketin teknogirişim statüsünü kontrol etmesi ve payın rayiç değeri ile çalışanın brüt ücret limitini hesaplayarak vergi planlaması yapması gerekir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
KDV

Ulusal Güvenlik Amaçlı Teslim ve Hizmetlere İlişkin İstisna

3065 sayılı KDV Kanunu'nun 13/f maddesi kapsamında, ulusal güvenlik ve savunma sanayii projeleri için gerçekleştirilen belirli teslim ve hizmetler KDV istisnasına tabi tutulmuştur. Bu düzenleme, kritik kurumların savunma ve iç güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılan harcamalarda vergi yükünü ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. • İstisna kapsamındaki kurumlar: Milli Savunma Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı, MİT ve Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğü. • Kapsamdaki ürünler: Uçak, helikopter, gemi, denizaltı, tank, panzer, zırhlı araçlar, roket, füze, silah, mühimmat ve teçhizat. • Kapsamdaki hizmetler: Araştırma-geliştirme, yazılım, üretim, montaj, yedek parça, bakım-onarım ve modernizasyon faaliyetleri. • Şart: Teslim ve hizmetlerin ilgili kurumlarca onaylanmış savunma sanayii projeleri kapsamında olması gerekmektedir. Savunma sanayii alanında faaliyet gösteren firmaların, ilgili kurumların projelerine yönelik teslimlerinde KDV istisnasından yararlanabilmek için proje onay belgelerini ve ilgili kanun maddesini fatura süreçlerinde dikkate almaları gerekmektedir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

SMMM Sözleşmelerinde Damga Vergisi 2026: Sürekli Mükellefiyet Zorunlu mu?

Serbest meslek erbabı olan SMMM'lerin müşteri sözleşmeleri nedeniyle damga vergisi mükellefiyeti açtırma zorunluluğu ve beyan usulleri hakkında önemli bir ayrım yapılmıştır. GİB verilerine göre sürekli mükellefiyet ile verginin doğması birbirinden farklı hukuki süreçlerdir. • SMMM'lerin müşteri sözleşmeleri nedeniyle sürekli damga vergisi mükellefiyeti açtırması zorunlu değildir, bu işlem ihtiyari olarak yapılabilir. • Sözleşmenin imzalanmasıyla verginin doğması, mükellefiyet kaydının açılmasından bağımsız bir yükümlülüktür. • Dijital Vergi Dairesi üzerinden yapılacak beyanlarda 0040 vergi kodu kullanılmalıdır. • Elektronik imza ile hazırlanan dijital sözleşmeler de damga vergisine tabidir; belgenin elektronik olması vergiden muafiyet sağlamaz. • İşlem bulunmayan dönemlerde beyanname verilmesi veya vergi dairesine yazı gönderilmesi zorunluluğu 46 Seri No.lu Tebliğ ile kaldırılmıştır. • Damga vergisinin sorumlusu, Damga Vergisi Kanunu uyarınca kağıdı imzalayan taraflardır. SMMM'ler, sürekli mükellefiyet açıp açmama kararını defter ve beyan sorumluluklarını gözeterek vermeli; ancak sözleşme imzalandığında vergi yükümlülüğünün doğacağını unutmamalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Yansıtma Faturalarında KDV ve Muhasebe Kaydı Nasıl Olmalı?

Yansıtma faturalarının düzenlenmesi, sadece kâr eklenmemesi veya faturaya 'yansıtma' yazılmasıyla sınırlı bir işlem değildir. Giderin gerçek muhatabı, işlemin ekonomik özü ve KDV Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca doğru sınıflandırılması kritik önem taşımaktadır. • Gerçek masraf aktarımı ile işletmenin kendi hizmet maliyetini oluşturması arasındaki ayrım KDV Kanunu 24/b maddesi kapsamında yapılmalıdır. • Yansıtılan giderin KDV oranı, asıl mal veya hizmetin tabi olduğu güncel oranlar (yüzde 1, yüzde 10 veya yüzde 20) üzerinden belirlenmelidir. • Üçüncü kişiye ait gerçek masraf aktarımlarında 136 Diğer Çeşitli Alacaklar veya 336 Diğer Çeşitli Borçlar hesapları kullanılabilir. • İşletmenin kendi faaliyetine ilişkin tadilat gibi giderlerin sırf yansıtılacağı için bilanço hesaplarında izlenmesi hatalıdır; bunlar gelir veya gider hesaplarında takip edilmelidir. • İlk belgede KDV bulunmaması, yansıtma faturasının her durumda KDV'siz düzenleneceği anlamına gelmez; hizmetin maliyet unsuru olup olmadığına bakılmalıdır. Mali müşavirler ve işletmeler, yansıtma faturalarında faturanın isminden ziyade işlemin ekonomik özüne odaklanmalı ve KDV oranını asıl işlemin niteliğine göre belirlemelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Dernek ve Vakıf İktisadi İşletmelerinde Defter Tutma ve e-Defter 2026

Dernek ve vakıflara bağlı iktisadi işletmelerin defter tutma usulleri ve e-Defter kapsamındaki yeni düzenlemeler netleşti. Özellikle bilanço esasına tabi işletmeler için elektronik defter zorunluluğu ve envanter defterinin dijitalleşme süreci kritik önem taşıyor. • Kurumlar vergisi mükellefi olan iktisadi işletmeler, ciro şartına bakılmaksızın bilanço esasına göre defter tutmak zorundadır. • Bilanço esasına göre defter tutan iktisadi işletmeler, 1 Ocak 2025 itibarıyla e-Defter kapsamına alınmıştır. • İşletme hesabı esasına geçiş ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın özel izni ile mümkündür; düşük ciro tek başına yeterli değildir. • e-Envanter uygulaması, GİB duyurusu uyarınca 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren isteğe bağlı olarak kullanılabilecektir. • Elektronik ortamda tutulan yevmiye ve defter-i kebir için ayrıca kağıt defter noter tasdiki yaptırılmasına gerek yoktur. • Envanter defteri elektronik ortamda tutulmayacaksa, VUK 220. madde uyarınca kağıt ortamda tasdik ettirilmelidir. İktisadi işletme yöneticileri ve mali müşavirler, 2025'teki e-Defter zorunluluğuna uyum sağlamalı ve 2026'daki isteğe bağlı e-Envanter seçeneği için hazırlık yapmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Bağımlı Çalışan SMMM, Çalıştığı Şirketin Sermaye Artırımı Raporunu Düzenleyebilir mi?

Bir anonim şirkette bordrolu olarak çalışan SMMM'lerin, çalıştıkları şirketin sermaye artırımı süreçlerinde mali tespit raporu düzenleme yetkisi ve bu yetkinin sınırları ele alınmaktadır. Meslek mensubunun bağımlı çalışması ile serbest meslek faaliyeti arasındaki hukuki ayrım, raporun geçerliliği açısından kritik önem taşımaktadır. • Bağımlı çalışan SMMM, yalnızca hizmet akdiyle bağlı olduğu şirketin sermaye artırımı raporunu düzenleyebilir. • Sermaye artırımı için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 456. maddesi uyarınca payların nakdi bedellerinin tamamen ödenmiş olması şartı aranır. • Rapor düzenlenirken TTK 376. madde kapsamında sermaye kaybı veya borca batıklık durumu mutlaka kontrol edilmelidir. • İç kaynaklardan yapılan artırımlarda, kaynağın hukuki niteliği ve kullanılabilirliği TTK 462. madde çerçevesinde incelenmelidir. • Raporun geçerliliği için güncel oda kayıt belgesi ve meslek kaşesi ile imza şartı aranmaktadır. • Grup şirketlerinde çalışan SMMM, aynı ortaklara ait olsa dahi diğer tüzel kişilikler için rapor düzenleyemez. SMMM'ler, çalıştıkları şirketin sermaye artırımı raporunu hazırlarken sadece rakamlara değil, TTK ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'ndeki belge şartlarına ve sermaye korunması kurallarına da tam uyum sağlamalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Alış İade Faturasının Muhasebe Kaydı: Aynı Yıl ve Sonraki Yıl Hangi Hesap Kullanılır?

Alış iade faturalarının muhasebeleştirilmesinde, iadenin yapıldığı dönemin ve ilk kaydın niteliğinin doğru analiz edilmesi kritik önem taşımaktadır. Hatalı hesap kullanımı, maliyetlerin ve dönem kârının yanlış raporlanmasına yol açabilir. • Aynı hesap döneminde yapılan iadelerde, ilgili gider hesabı (730, 740, 750, 760 veya 770) doğrudan alacaklandırılarak düzeltme yapılır. • Önceki hesap döneminde kapatılmış 7 grubu hesaplar, sonraki dönem iadelerinde doğrudan alacaklandırılamaz. • Geçmiş dönemde giderleşen bir alımın sonraki yıl iadesinde, işlemin niteliğine göre 679 Diğer Olağandışı Gelir ve Kârlar veya ilgili gelir hesapları kullanılır. • İade edilen malın maliyeti stok, üretim veya mamul aşamalarından hangisindeyse, düzeltme o aşama dikkate alınarak yapılmalıdır. • İade işlemi sırasında, ilk alımda indirim konusu yapılan KDV'nin de iade işlemine isabet eden kısmı düzeltilmelidir. • İadenin bir mal iadesi mi, fiyat indirimi mi yoksa tazminat mı olduğu, belgenin başlığından ziyade işlemin ekonomik özüne göre belirlenmelidir. Mali müşavirler, iade faturalarını işlerken sadece faturanın tarihine değil, ilk kaydın hangi dönemde yapıldığına ve maliyetin hangi hesaplarda izlendiğine bakarak doğru gelir veya gider hesabını seçmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Bürosu Olan SMMM, Denetim veya YMM Şirketinde Sigortalı Çalışabilir mi?

Kendi bürosu olan bir mali müşavirin, aynı zamanda bir denetim veya YMM şirketinde sigortalı olarak çalışıp çalışamayacağı konusu mesleki yasaklar ve sosyal güvenlik mevzuatı açısından kritik bir tartışma konusudur. Bu durum, hem 3568 sayılı Kanun'un getirdiği mesleki sınırlamalar hem de çalışma biçiminin hukuki niteliği üzerinden değerlendirilmektedir. • 3568 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca, serbest çalışan bir SMMM'nin mesleki faaliyetini sürdürürken başka bir işverene bağlı olarak hizmet akdiyle çalışması yasaktır. • Çalışma ilişkisinin unvanı (denetçi yardımcısı, danışman vb.) ne olursa olsun, işin işverenin talimatı ve organizasyonu altında yürütülmesi 'hizmet akdi' sayılır. • Kısmi süreli veya uzaktan çalışma modelleri, mevcut bağımlılık ilişkisini ve mesleki yasakları ortadan kaldırmaz. • Bağımsız Denetim Yönetmeliği uyarınca, SMMM ruhsatına sahip olmak tek başına KGK tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetçi olma hakkı vermez. • YMM şirketlerinde yapılan hazırlık, kontrol veya mali analiz çalışmaları, YMM'ye ait olan tasdik yetkisini personelin kullanımına açmaz. Mali müşavirler, kendi bürolarındaki serbest faaliyetlerini devam ettirirken bir denetim veya YMM şirketinde sigortalı (bağımlı) olarak çalışmamalı; aksi takdirde mesleki yasaklarla karşılaşabilirler.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

407 Çıkarılmış Diğer Menkul Kıymetler Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri

Bu rehber, Tek Düzen Hesap Planı'nda yer alan 407 Çıkarılmış Diğer Menkul Kıymetler hesabının muhasebeleştirilme süreçlerini ve uygulama esaslarını açıklamaktadır. Özellikle uzun vadeli borç araçlarının ihraç, faiz tahakkuku ve vade aktarımları gibi kritik aşamaların yevmiye kayıtları üzerinden teknik detayları sunulmaktadır. • 407 hesabı, vadesi bir yıldan uzun olan ve özkaynak niteliği taşımayan çıkarılmış menkul kıymetlerin izlendiği uzun vadeli yabancı kaynaklar hesabıdır. • Katılma intifa senetleri ve özkaynak niteliğindeki diğer menkul kıymetler bu hesabın kapsamı dışındadır. • Bilanço tarihinden itibaren bir yıl içinde ödenecek olan anapara ve taksitler, 306 Çıkarılmış Diğer Menkul Kıymetler hesabına aktarılarak borç kaydedilir. • İskontolu ihraçlarda banka tahsilatı ile nominal tutar arasındaki fark, örneğin 1 milyon liralık bir ihraçta 40 bin liralık fark oluşması durumunda 308 ve 408 hesaplarda izlenir. • Dövizli borçlarda yabancı para miktarı ile Türk Lirası karşılığı ayrı ayrı takip edilmelidir. • Faiz tahakkuku ve ödemesi farklı aşamalardır; örneğin 72 bin liralık bir faiz borcu henüz ödenmemişse 381 hesapta borç olarak izlenmeye devam eder. İşletmeler, ihraç ettikleri borç araçlarının hukuki niteliğine göre doğru hesabı seçmeli ve anapara ile faiz unsurlarını birbirinden ayırarak kayıt altına almalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

271 Arama Giderleri Hesabı Muhasebe Kaydı

Bu içerik, Tekdüzen Hesap Planı'nda yer alan 271 Arama Giderleri hesabının muhasebeleştirilmesi ve kullanım esaslarını konu almaktadır. Şirketlerin yeni bir ürün veya teknoloji geliştirme süreçlerindeki Ar-Ge faaliyetlerinin maliyetlendirilmesi açısından kritik bir teknik bilgilendirmedir. • 271 Arama Giderleri hesabı, araştırma safhasındaki faaliyetlerin maliyetlerini izlemek için kullanılır. • Ar-Ge faaliyetleri sonucunda elde edilen sonuçlar henüz geliştirme aşamasına geçmemişse bu hesapta takip edilir. • Geliştirme aşamasına geçildiğinde, ilgili maliyetlerin 263 Araştırma ve Geliştirme Giderleri hesabına aktarılması gerekir. • Hesabın kullanımı, faaliyetin 'araştırma' mı yoksa 'geliştirme' mi olduğu ayrımına dayanmaktadır. İşletmeler, Ar-Ge projelerinde harcanan tutarların araştırma ve geliştirme ayrımını doğru yaparak 271 ve 263 hesaplar arasındaki geçişi titizlikle yönetmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Katma Değer Vergisinde 'Dönem'

Bu makale, Katma Değer Vergisi Kanunu çerçevesinde vergiyi doğuran olayın ne zaman gerçekleştiği ve vergilendirme dönemlerinin nasıl belirlendiği üzerine teknik bir analiz sunmaktadır. Özellikle matrah artırımı kanunları döneminde yaşanan dönem kaymaları ve fatura düzenleme süreçlerinin vergi hukuku açısından önemine değinilmektedir. • 3065 sayılı KDVK Madde 10 uyarınca vergiyi doğuran olay, teslim veya hizmet ifası ile gerçekleşir. • KDVK Madde 39'a göre vergilendirme dönemi takvim yılının üçer aylık dönemleridir ancak uygulamada aylık olarak yürütülür. • Mal teslimi veya hizmet ifası gerçekleşmeden önce fatura düzenlenmesi durumunda, faturanın düzenlendiği tarih itibarıyla vergi doğmuş sayılır. • 7440 sayılı Kanun kapsamında KDV yönünden matrah artırımı değil, sadece vergi artırımı öngörülmüştür. • Vergi artırımı hesaplanırken 'Ödenmesi Gereken KDV' değil, aylık toplam 'Hesaplanan KDV' tutarları baz alınır. • 7440 sayılı Kanun uyarınca, artırım yapılan dönemlere ilişkin sonraki dönemlere devreden KDV yönünden inceleme ve tarhiyat yapılamaz. Mükellefler, mal teslimi yapmadan fatura düzenlediklerinde verginin o tarihte doğduğunu bilmeli ve olası bir iptal durumunda her iki tarafın da düzeltme beyannamesi vermesi gerektiğini unutmamalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
KDV

Ulusal Güvenlik Kuruluşlarına Doğrudan Yapılan Teslim ve Hizmetlerde

Ulusal güvenlik kuruluşlarına doğrudan yapılan mal teslimleri ve hizmet ifaları, KDV Kanunu'nun 13/f maddesi kapsamında KDV istisnasına tabi tutulmuştur. Bu düzenleme, güvenlik kuruluşlarına yönelik tedarik süreçlerinde vergi yükünün nasıl yönetileceğini ve belgelendirme usullerini belirlemektedir. • İstisna kapsamında yapılan işlemler için faturada KDV hesaplanmayacak ve istisna durumu ayrıca gösterilecektir. • İstisna kapsamına girmeyen işlemler ile kapsam dahilindeki işlemler aynı faturada ayrıştırılarak gösterilmelidir. • İstisna uygulamasının belgelendirilmesi için yetkili birim amirinin kaşe ve imzasını taşıyan özel bir belge düzenlenmelidir. • Düzenlenen belge; mükellef kimlik bilgileri, fatura tarih ve numarası ile 3065 sayılı Kanun'un 13/f maddesi uyarınca KDV'den müstesna olduğunu içermelidir. • Yükleniciler, bu belgeleri 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca muhafaza ve ibraz etmekle yükümlüdür. Yüklenici firmalar, fatura keserken istisna ayrımına dikkat etmeli ve mutlaka yetkili birim amiri tarafından imzalanmış istisna belgesini dosyalarında saklamalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

405 Çıkarılmış Tahviller Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri

Bu haber, anonim şirketlerin fon sağlamak amacıyla ihraç ettikleri tahvillerin muhasebeleştirilme süreçlerini ve 405 Çıkarılmış Tahviller hesabının kullanım esaslarını açıklamaktadır. Tahvil ihracı, iskontolu ihraç farkları ve vade aktarımları gibi teknik konuların doğru kaydedilmesi, finansal tabloların doğruluğu açısından kritik önem taşır. • 405 Çıkarılmış Tahviller hesabı, vadesi bir yılı aşan tahvillerin nominal bedelleri ile alacak kaydedilir. • Bilanço tarihinden itibaren bir yıl içinde ödenecek tahvil anaparası ve taksitleri, 304 Tahvil Anapara, Borç, Taksit ve Faizleri hesabına aktarılır. • İskontolu ihraçlarda, tahsil edilen tutar ile nominal bedel arasındaki fark (İhraç İskontosu) ayrıca izlenmeli ve vadeye paralel olarak itfa edilmelidir. • Tahvil faiz giderlerinin varlık maliyetine eklenmesi veya doğrudan gider yazılması konusunda 7/A seçeneği uygulanabilir. • Tahvil finansmanı ve faiz/kupon karşılıklarına ilişkin işlemlerde KDV istisnası kuralları (KDV Genel Uygulama Tebliği II/F-4.7.1) dikkate alınmalıdır. • Tahvil ödemelerinde hak sahiplerine yapılan ödemelerin vergi kesintileri ve yükümlülüklerinin yerine getirildiğinin belgelerle teyit edilmesi gerekir. Mali müşavirler ve muhasebe departmanları, tahvil ihraçlarında nominal bedel ile nakit akışı arasındaki farkı doğru ayrıştırmalı ve vade sınıflandırmasını (304 ve 405 hesaplar arası) titizlikle takip etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

269 Verilen Avanslar Hesabı Muhasebe Kaydı

Bu içerik, Tekdüzen Hesap Planı'nda yer alan 269 Verilen Avanslar hesabının muhasebe mantığını ve uygulama esaslarını ele almaktadır. İşletmelerin uzun vadeli varlık alımı için ödedikleri avansların doğru hesaplarda takip edilmesi, mali tabloların doğruluğu açısından kritik önem taşır. • 269 Verilen Avanslar hesabı, duran varlık alımı amacıyla verilen uzun vadeli avansların izlendiği hesaptır. • Kısa vadeli avans ödemeleri için 159 Verilen Sipariş Avansları hesabı kullanılır. • Avans ödemesi yapıldığında borçlu, kasa veya banka hesapları alacaklı olarak kaydedilir. • Varlık teslim alındığında 269 hesabı alacaklandırılarak kapatılır ve ilgili duran varlık hesabına devredilir. Uzun vadeli duran varlık alımlarında ödenen avansların 159 yerine 269 hesabında takip edilmesine ve varlık tesliminde hesapların doğru kapatılmasına dikkat edilmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

İaşe Bedelinde Doğru İşleyen İdari Süreç

Mahkûmlara ödettirilecek iaşe bedellerinin tahsilat sürecinde, idari makamlar ile vergi daireleri arasındaki görev dağılımının ve işleyiş sırasının hukuki güvenliği sağlaması kritik önem taşımaktadır. Bu süreçte ödeme gücü araştırması ile tahsilat aşamalarının birbirine karıştırılmaması, kamu zararı oluşmaması adına hayati bir konudur. • İaşe bedellerinin tahsili 2548 sayılı Kanun hükümlerine göre yürütülmektedir. • Ödeme gücü araştırması Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, belediye olan yerlerde belediye, olmayan yerlerde ise Kaymakamlık aracılığıyla yapılmalıdır. • Tahsil edilecek iaşe bedelleri, Başsavcılık değerlendirmesinin ardından vergi dairesine intikal ettirilir. • Vergi dairesi, intikal eden alacakları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip eder. • Vadesinde ödenmeyen alacaklar için borçluya ödeme emri tebliğ edilerek 15 gün içinde ödeme veya mal bildirimi istenmelidir. • Hatalı süreç yönetimi nedeniyle açılan davalarda, Hazine aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti yükü oluşabilmektedir. İdari makamlar, ödeme gücü araştırması sonuçlarını doğrudan bordro olarak değil, Başsavcılık değerlendirmesinden geçmiş kesinleşmiş bildirimler şeklinde vergi dairesine iletmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin

Bu gündem her sabah 07:00'de hazır.

Montan News iPhone uygulaması: önem sırasına dizilmiş özetler, sesli anlatım, kaynağa tek dokunuş. Ücretsiz ve reklamsız.

App Store'dan indir

Bu sayfadaki özetler bilgilendirme amaçlıdır ve kaynağından teyit edilmelidir; resmî vergi veya mevzuat danışmanlığı yerine geçmez. Her özetin altında kaynağın asıl sayfası bağlantılıdır.

Bugünün gündemi → · Arşiv