Montan. App Store'dan indir

Arşiv · 31 Ekim 2026

31 Ekim 2026 mali gündem

30 başlık · Mevzuat, Vergi, SGK, Vergi/Mevzuat, KDV. Her biri tek paragrafta özetlendi, kaynağına bağlandı.

Mevzuat

SPK Nitelikli Organize Piyasa Dolandırıcılığı (Fonzi Skandalından) Sonra İki Önemli Hususta Kritik Güncellemeler Yaptı

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), piyasalardaki güveni artırmak ve nitelikli yatırımcı tanımını sıkılaştırmak amacıyla kritik düzenlemelere gitti. Yapılan değişikliklerle profesyonel müşteri ve nitelikli yatırımcı olma şartlarındaki finansal eşikler ciddi oranda yükseltilirken, yatırım fonlarına uyum takvimi de güncellendi. • Profesyonel müşteri için finansal varlık toplamı eşiği 10 milyon TL'den 50 milyon TL'ye çıkarıldı. • Profesyonel müşteri işlem hacmi şartı 5 milyon TL'den 25 milyon TL'ye yükseltildi. • Yatırım fonlarının portföy ve yatırım sınırlamalarına tam uyum için nihai tarih 31 Ocak 2027 olarak belirlendi. • Gayrimenkul ve girişim sermayesi yatırım fonları için uygulanan özel nitelikli yatırımcı istisnası kaldırıldı. • Eski eşiklerle statü kazanan müşterilerin yeni şartları sağladıklarını yazılı veya elektronik ortamda tevsik etmeleri zorunlu kılındı. • Şartları belgeleyemeyen yatırımcılar, sahip oldukları sermaye piyasası araçlarında sadece satış yönünde emir verebilecek. Müşterileri nitelikli yatırımcı statüsünde olan firmaların, yeni finansal eşikleri karşıladıklarını ivedilikle belgelemeleri ve yatırım stratejilerini bu yeni limitlere göre revize etmeleri gerekmektedir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

İşletme Araçlarında UTTS Zorunluluğu: Yakıt Gideri, KDV ve Muhasebe Kaydı

İşletmelere ait araçların akaryakıt giderlerinin vergi matrahından indirilebilmesi için Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi (UTTS) kapsamında olması zorunluluğu getirilmiştir. Bu sistemin sağlanamadığı durumlarda düzenlenen yakıt belgeleri, vergi mevzuatı açısından hiç düzenlenmemiş sayılacak ve ciddi vergi riskleri doğuracaktır. • UTTS kapsamında olmayan araçlar için düzenlenen yakıt belgeleri, VUK 227 uyarınca hiç düzenlenmemiş sayılacaktır. • Sistem dışı belgeler nedeniyle yakıt giderleri Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahından indirilemeyecektir. • UTTS şartına uymayan belgelerdeki KDV, KDV Kanunu 30/d maddesi gereği indirim konusu yapılamayacaktır. • Benzin ve motorin için genel geçiş süreleri tamamlanmış olup, LPG montaj süresi 31 Aralık 2026 tarihine kadar uzatılmıştır. • E-fatura kullanımı veya ödemenin banka üzerinden yapılması, UTTS zorunluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. • Kapsam sadece ticari araçlarla sınırlı olmayıp, işletmede kullanılan binek otomobilleri de içermektedir. Mali müşavirler ve işletme sahipleri, araçlarına Taşıt Tanıma Birimi (TTB) montajını yaptırarak yakıt fişlerinin vergi matrahı ve KDV indiriminden yararlanabilmesi için sistemi aktif hale getirmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Hekim POS Zorunlu mu? Doktor ve Diş Hekimlerinde e-SMM Uygulaması

Kendi nam ve hesabına çalışan doktor, diş hekimi ve veteriner hekimlerin kredi kartı ile tahsilat yapabilmeleri için POS cihazı bulundurma zorunluluğu bulunmaktadır. Bu yükümlülük, elektronik serbest meslek makbuzu (e-SMM) kullanımını ortadan kaldırmamakta, aksine iki ayrı ödevin birlikte yerine getirilmesini gerektirmektedir. • POS bulundurma zorunluluğu; doktor, diş hekimi ve veteriner hekimleri kapsamaktadır. • POS cihazından alınan slip, e-SMM uygulamasına dahil olan hekimler için tek başına makbuz yerine geçmez; ayrıca e-SMM düzenlenmelidir. • Yeni işe başlayan hekimlerde POS bulundurma mecburiyeti, işe başlama tarihini takip eden 30 günün sonundaki ilk iş gününde başlar. • 1 Şubat 2020 sonrası faaliyete başlayan serbest meslek erbabı, işe başladığı ayı izleyen üçüncü ayın sonuna kadar e-SMM uygulamasına geçmek zorundadır. • Hekimlerin POS cihazı kullanma zorunluluğu, yeni nesil Ödeme Kaydedici Cihaz (ÖKC) kullanma zorunluluğu ile aynı şey değildir. • Dayanak: 379 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ve 40 No.lu VUK Sirküleri. Hekimler, kartlı tahsilat yaparken hem POS cihazını kullanmalı hem de bu tahsilat için mutlaka e-SMM düzenlemelidir; banka başvurularını 30 günlük yasal süreyi geçirmeden yapmalıdırlar.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Taksitlendirilen Vergi Borçlarının Muhasebe Kaydı: 36 Taksit Örneği

Vergi borçlarının 6183 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilmesi sürecinde, muhasebe kayıtlarının doğru yapılması ve borç unsurlarının ayrıştırılması kritik önem taşımaktadır. Bu rehber, taksitlendirme sonrası vergi anaparası, gecikme zammı ve tecil faizinin Tekdüzen Hesap Planı'na uygun şekilde nasıl yönetileceğini açıklamaktadır. • Taksitlendirme sürecinde vergi anaparası, gecikme zammı ve tecil faizi birbirinden ayrı unsurlar olarak takip edilmelidir. • Tecil faizi yıllık yüzde 29 oranında ve basit faiz yöntemiyle her taksit için ayrı hesaplanmaktadır. • Borcun kısa vadeli (ilk 12 ay) ve uzun vadeli (kalan dönem) kısımları bilanço üzerinde dönemlendirilmelidir. • Gecikme zamları Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) niteliğindedir. • Taksit sayısı borçlunun mali durumuna göre değişmekle birlikte, örnek uygulamada 36 aya kadar yayılım gösterilmiştir. • Özel tüketim vergisi ile 2026 yılı gelir/kurumlar vergisine mahsup edilecek geçici vergiler taksitlendirme kapsamı dışındadır. Mali müşavirler, taksitlendirme sonrası borçları 360 veya 368 hesaplar altında sınıflandırırken, gecikme zamlarını KKEG olarak takip etmeli ve tecil faizini her ay güncel hesaplamalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Tasfiye Sonu Kar Dağıtımı 2026: Limited Şirketlerde Vergi ve Örnek Hesaplama

Limited şirketlerin tasfiye süreci sonunda kalan varlıkların ortaklara dağıtılması, sadece banka bakiyesine göre değil, sermaye iadesi ve kar dağıtımı ayrımı yapılarak yönetilmelidir. Bu süreçte hem kurumlar vergisi matrahı hem de ticari bilançodaki geçmiş yıl zararlarının mahsubu kritik önem taşımaktadır. • Tasfiye karı, tasfiye döneminin sonundaki servet değeri ile başlangıcındaki fark üzerinden hesaplanır. • 2026 hesap dönemi için genel kurumlar vergisi oranı yüzde 25 olarak uygulanır. • Türkiye'de yerleşik gerçek kişi ortaklara yapılacak kar payı ödemelerinde stopaj oranı yüzde 15'tir. • Kurumlar Vergisi Kanunu 32/C maddesi uyarınca yüzde 10 yurt içi asgari kurumlar vergisi hesaplaması yapılmalıdır. • Geçmiş yıl zararları beyannamelerde her yıl ayrı gösterilmeli ve beş yıldan fazla nakledilmemelidir. • Dağıtılacak tutar hesaplanırken sermaye iadesi ve brüt kazanç dağıtımı birbirinden ayrıştırılmalıdır. Mali müşavirler, tasfiye sürecinde vergisel mahsup imkanı olan mali zararlar ile ticari bilançodaki geçmiş yıl zararlarını ayrı mutabakat tablolarında izlemeli ve dağıtımı bu ayrımı gözeterek yapmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Şirketin Mevduat Faizi Stopajı Geçici Vergiden Nasıl Mahsup Edilir?

Kurumlar vergisine tabi şirketlerin banka mevduatlarından elde ettikleri faiz gelirleri üzerinden yapılan stopaj kesintilerinin geçici vergi beyannamesinde nasıl mahsup edileceğine dair teknik detaylar açıklanmıştır. Bu düzenleme, brüt kazancın doğru beyan edilmesi ve kesintilerin vergi borcundan düşülmesi süreçlerindeki kritik hataları önlemek adına büyük önem taşımaktadır. • Mevduat faizindeki stopaj, gider veya matrah indirimi olarak değil, hesaplanan vergiden mahsup edilecek bir unsur olarak dikkate alınmalıdır. • Şirketler, banka hesabına geçen net tutarı değil, faiz gelirinin brüt tutarını kazanç olarak beyan etmekle yükümlüdür. • Gelir Vergisi Kanunu Geçici 67. madde kapsamındaki stopaj uygulaması, 31 Aralık 2030 tarihine kadar uzatılmıştır. • 7566 sayılı Kanun ile geçici vergi dönemlerindeki dokuz ay sınırlaması kaldırılmış olup, 2026 yılından itibaren dört dönem beyanname verilecektir. • Vadesi değerleme gününden sonra olan mevduatlarda, tahakkuk eden faize isabet eden kesinti, beyanname süresinin sonuna kadar ödenmişse mahsup edilebilir. • Mahsup işlemleri yapılırken önceki dönemlere ait kümülatif vergi ve kesinti bilgilerinin kontrol edilmesi zorunludur. Mali müşavirler, faiz gelirlerini brüt tutar üzerinden kayıtlara almalı ve banka kesintilerini beyannamede gider yazmak yerine 'kesinti yoluyla ödenen vergiler' alanında mahsup etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Muhtasar Beyanname Aylık mı, Üç Aylık mı? Çalışan Alındığında Ne Değişir?

Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi'nin hangi dönemlerde verileceği, işçi istihdamı ve vergi kesintisi yükümlülüklerine göre değişiklik göstermektedir. Özellikle çalışan sayısındaki artış veya serbest meslek erbabının stopaj yükümlülükleri, beyanname döneminin aylıktan üç aylığa veya tersine dönmesini etkileyen kritik unsurlardır. • Çalışanı bulunmayan veya 10'dan az sigortalı çalışanı olan mükellefler, vergi dairesine bildirmek şartıyla vergi kesintilerini üç aylık dönemler halinde beyan edebilir. • İşyerinde sigortalı çalışan istihdam edilmeye başlandığında, SGK bildirimleri bakımından aylık beyanname verme zorunluluğu doğar. • Üç aylık dönemler; Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık takvim dönemlerini esas alır. • 1-10 arası çalışanı olan mükellefler, vergi kesintilerini her ay bildirebileceği gibi, ilk iki ay sadece SGK bilgilerini, üçüncü ay ise hem SGK hem de üç aylık vergi kesintilerini bildirme yöntemini de seçebilir. • Serbest meslek erbabı çalışan çalıştırmasa dahi, GVK madde 94 kapsamında tevkifat gerektiren bir ödeme yaparsa stopaj yükümlülüğü doğar. • Dönem değişikliği için vergi dairesi sicilindeki kayıtların kontrol edilmesi ve gerekirse elektronik dilekçe ile dönem tipinin değiştirilmesi gerekmektedir. Mükellefler, personel istihdamı başladığı anda SGK bildirimlerini aylık yapmak zorundadır; bu nedenle vergi dairesi sicil kayıtlarını ve beyanname dönemlerini çalışan durumuna göre güncel tutmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Yabancıların Türkiye’de Şahıs Firması Açması: 2026 Şartları

Yabancı uyruklu kişilerin Türkiye'de şahıs firması kurması ve ticari faaliyet yürütmesiyle ilgili hukuki süreçler ve çalışma izni şartları netleşti. İşletme kuruluşu ile çalışma hakkının farklı hukuki süreçlere tabi olduğu, sadece vergi kaydı veya ikamet izniyle ticari faaliyet yapılamayacağı vurgulanıyor. • İkamet izni sahibi yabancıların kendi adına çalışabilmesi için 6735 sayılı Kanun kapsamında çalışma izni alması zorunludur. • Yurt içi başvurularda, yabancının en az 6 ay süreli ve geçerli bir ikamet iznine sahip olması esastır. • Bilanço esasına tabi işyerlerinde yeni ortak olan yabancılar için 500 bin lira sermaye tutarı ve en az yüzde 20 pay şartı aranmaktadır. • Bilanço esasına tabi işletmelerde 5 Türk vatandaşının istihdam edilmesi gerekmekte, bu şartın ilk izin döneminin yedinci ayından itibaren sağlanması beklenmektedir. • Faaliyetin niteliğine göre Gelir Vergisi Kanunu uyarınca ticari kazanç veya serbest meslek kazancı ayrımı yapılmaktadır. • Çalışma izinleri e-İzin sistemi üzerinden yürütülmekte olup, başvuruda pasaport ve ikamet belgelerinin yanı sıra faaliyet türüne özel belgeler istenmektedir. Yabancı girişimciler, vergi levhası almanın tek başına çalışma hakkı vermediğini bilmeli; faaliyet türüne uygun çalışma izni başvurusu ve sermaye/istihdam şartlarını önceden planlamalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Gıda Ürünlerinin İmhası: Gider Yazma Şartları ve KDV Düzeltmesi

Gıda işletmelerinde son tüketim tarihi geçen veya bozulan ürünlerin stoklardan çıkarılması, sadece bir tutanakla gider yazılamaz. Vergi matrahından düşülecek zararın kabul edilmesi için VUK hükümlerine uygun değerleme ve belirli imha usullerinin yerine getirilmesi şarttır. • VUK 278. madde uyarınca, bozulma nedeniyle değer kaybeden mallar emsal bedel üzerinden değerlenir; maliyet ile emsal bedel farkı gider yazılır. • İmha işlemleri için genel yöntem Takdir Komisyonu kararıdır; ancak yetkili kamu görevlilerinin katıldığı komisyonla yapılan imhalarda bu karar aranmaz. • VUK 278/A kapsamında, belirli şartları sağlayan işletmeler için idarece onaylı 'izinli imha oranı' uygulaması mevcuttur. • İzinli imha oranı uygulamasından yararlanmak için net satışlar ile aktif büyüklük ortalamasının 10 milyon lira, özsermayenin ise 5 milyon lirayı aşması gerekir. • Gider yazma dönemi, ürünün bozulduğu tarih değil, takdir komisyonu kararının veya ilgili komisyon tutanağının mükellefe tebliğ edildiği dönemdir. • Lisanslı bertaraf firması belgeleri veya işletme içi tutanaklar, tek başına vergi mevzuatı açısından geçerli bir imha kanıtı sayılmaz. İşletmeler, imha süreçlerini başlatmadan önce mutlaka Takdir Komisyonu veya izinli imha oranı şartlarını kontrol etmeli; imha işlemini yetkili komisyon huzurunda gerçekleştirerek tutanak altına almalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri /74

213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında, 2026 yılı üçüncü geçici vergi döneminde kullanılacak olan yeniden değerleme oranı resmi olarak belirlenmiştir. Bu oran, işletmelerin mali tablolarındaki değerlemelerin güncelliğini koruması açısından kritik bir veridir. • 2026 yılı üçüncü geçici vergi döneminde uygulanacak yeniden değerleme oranı: %19,64 • Dayanak: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu mükerrer 298 inci madde (B) fıkrası İşletmeler, 2026 yılının üçüncü geçici vergi döneminde yapacakları değerleme işlemlerinde bu oranı baz alarak hesaplama yapmalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Hatırlatma: KDV Beyannamelerine İlişkin Önemli Duyuru

Gelir İdaresi Başkanlığı, e-Beyan uygulaması kapsamında Katma Değer Vergisi beyannamelerinin sunumunda yeni bir döneme geçiş sürecini duyurdu. Bu süreçte İstanbul dışındaki illerde yeni sistem halihazırda uygulanırken, İstanbul için de geçiş takvimi netleşti. • KDV1, KDV2, KDV2B, KDV4 ve KDV9015 beyannameleri için yeni e-Beyan sistemi devreye alındı. • İstanbul ilinde yeni e-Beyan sistemine geçiş 1 Kasım 2026 tarihinden (Ekim 2026 dönemi) itibaren başlayacak. • Geçmiş dönemlere ait ilk kez verilecek beyannameler ve düzeltme beyannameleri eski BDP sisteminden verilmeye devam edilecek. • Pilot illerdeki mükellefler için 2026 Haziran döneminden itibaren muhasebe programları üzerinden web servis entegrasyonu ile beyanname gönderimi mümkün olacak. Meslek mensuplarının, İstanbul'daki mükellefleri için 2026 sonundaki geçiş tarihini dikkate alması ve kullandıkları muhasebe yazılımlarının e-Beyan entegrasyon süreçlerini takip etmesi gerekmektedir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

İhracatçı Firmalar, %3 Destek Almak İçin Hesapta Ne Kadar Dolar Bulundurmalıdır?

İhracatçı firmaların döviz dönüşüm desteğinden yararlanabilmeleri için uymaları gereken kritik hesap bakiyesi şartları netleşti. 26 Ekim 2026 tarihli uygulama talimatına göre, destek alabilmek için hesapta belirli bir döviz tutarının korunması zorunluluğu bulunuyor. • Döviz dönüşüm desteği için ihracat bedelinin hesaba geldiği tarih ile talep tarihi arasındaki süreçte hesap bakiyesi, Merkez Bankası'na satılacak tutarın altına düşmemelidir. • Hesap bakiyesi, ihracat bedeli dışındaki diğer döviz kaynaklarıyla yapay olarak yüksek gösterilemez. • Destek şartları 26.10.2026 tarihli uygulama talimatının 7/3. maddesi kapsamında düzenlenmiştir. İhracatçı firmalar, %3 destekten mahrum kalmamak için Merkez Bankası'na satış yapacakları tutarı hesap bakiyelerinde korumalı ve bu bakiyeyi diğer dövizlerle manipüle etmemelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Fason Üretimde İndirimli Kurumlar Vergisi

Sanayi sicil belgesine sahip işletmelerin üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara uygulanacak indirimli kurumlar vergisi oranı hakkında kritik düzenlemeler yapıldı. Özellikle fason üretim süreçlerinde indirimden kimin yararlanacağı konusu, mevzuat ve tebliğ açıklamaları ışığında netleşmeye başladı. • İndirimli kurumlar vergisi oranı 01.01.2027 tarihinden itibaren %12,50 olarak uygulanacak. • İndirim, kurumun tüm kazancına değil, sadece münhasıran üretim faaliyetinden elde edilen kazanca uygulanacak. • Üretim ve ihracat indirimleri, diğer indirimler uygulandıktan sonra kalan oran üzerinden hesaplanacak. • Üretimden elde edilen kazanca ayrıca ihracat indirimi uygulanmayacak. • Üretim planlamasını, hammadde teminini ve kalite kontrolünü yapan yaptırıcı firma, şartları taşıması halinde indirimden yararlanabilecek. • Fason imalatı gerçekleştiren firmanın durumu mevzuatta açıkça belirtilmemiş olsa da sanayi sicil belgesiyle fiilen üretim yapması halinde indirimden yararlanabileceği görüşü hakimdir. İşletmeler, 2027 yılındaki vergi avantajından yararlanabilmek için üretim faaliyetlerinin münhasırlığını ve sanayi sicil belgesi şartlarını kontrol etmeli; fason üretim yapan firmalar ise idarenin yaklaşımını yakından takip etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
SGK

SGK uygulamalarında yapılan son düzenlemelere dikkat!

Sosyal Güvenlik Kurumu, denetim süreçlerini ve sigortalılık tespit yöntemlerini değiştiren yeni bir genelge yayımladı. Özellikle trafik cezaları üzerinden yapılan sigortalılık tespitleri ve inşaat işlerindeki asgari işçilik hesaplamaları konusunda kritik uygulama değişiklikleri yapıldı. • Trafik cezası kesilen ticari araç sürücülerinin doğrudan bir günlük sigortalı sayılması uygulaması kaldırıldı; artık sigortalılık durumu denetmen raporuna göre belirlenecek. • Kamu görevlilerince düzenlenen tutanaklarda, birden fazla belge olsa dahi sigortalılık süresi sadece belgedeki gün sayısı kadar kabul edilecek. • Kısmi ilişiksizlik belgesi alınan özel inşaatlarda, sonraki kısımlar için işçi bildirilmemiş olsa dahi asgari işçilik oranından yüzde 25 eksiltme yapılacak. • İhale konusu işlerde ve özel binalarda, işin bitim tarihinden sonra bildirilen işçiliklerin sahtelik denetimi ve asgari işçilik araştırmasındaki yeri netleştirildi. İşverenler, özellikle ticari araç sürücülerinin ve inşaat işçilerinin bildirimlerinde yeni denetim usullerine göre hareket etmeli ve asgari işçilik hesaplamalarında yüzde 25'lik indirim hakkını dikkate almalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Damga Vergisi ve Damga Vergisi Muafiyeti

Dış ticaret işlemlerinde gümrük mevzuatı gereği sunulması zorunlu olan sözleşme, taahhütname ve temlikname gibi belgelerin damga vergisi yükümlülükleri ve bu yükün KDV matrahını etkilememesi için dikkat edilmesi gereken kritik hususlar açıklanmıştır. • Sözleşme, taahhütname, temlikname ve kefalet senetleri gibi belgeler binde 9,48 oranında nispi damga vergisine tabidir. • İthalat sözleşmelerinde ödenen damga vergisi, 3065 sayılı KDV Kanunu uyarınca KDV ve varsa ÖTV matrahına dahil edilmektedir. • Damga vergisinden kaçınmak için sözleşmelerin belirli bir miktar veya tutar içermeyecek şekilde düzenlenmesi mümkündür. • Gümrük işlemlerinde kıymet ispatı için sunulan belgelerin mahiyeti, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 4. ve 10. maddelerine göre belirlenir. • İstisnai kıymet beyanlarında kullanılacak sözleşmelerin, Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 2014/11 sayılı genelgesindeki örneklere uygun olması önerilir. İthalat süreçlerinde maliyet artışını ve KDV matrahının gereksiz yükselmesini önlemek için sözleşmelerin, tutar belirtilmeksizin veya damga vergisi doğurmayacak şekilde tasarlanması gerekir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Performans nedeniyle fesihte nelere dikkat edilmeli?

İş sözleşmelerinin performans düşüklüğü gerekçesiyle feshedilmesi sürecinde, işverenin uyması gereken kritik yasal prosedürler ve riskler ele alınmaktadır. Hatalı süreç yönetimi, işe iade davaları ve ciddi tazminat yükümlülükleri doğurabileceği için feshin 'son çare' olması ilkesi büyük önem taşımaktadır. • İş Kanunu Madde 18 uyarınca; 30 veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde, en az 6 aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli sözleşmesi ancak geçerli bir sebebe dayanarak feshedilebilir. • Performans kriterleri somut, ölçülebilir, iş koşullarına uygun ve tüm çalışanlara eşit şekilde uygulanabilir olmalıdır. • Düşük performans tespit edildiğinde doğrudan fesih yerine; savunma alınması, eğitim verilmesi ve iyileştirme süresi tanınması zorunludur. • Feshin geçerli sayılması için düşük performansın süreklilik arz etmesi ve işverenin görev değişikliği gibi daha hafif tedbirleri denemiş olması gerekir. • İşe iade davası kazanılması durumunda, işçiye en fazla 4 aya kadar boşta geçen süre ücreti ödenmelidir. • İşçinin işe başlatılmaması halinde, mahkemece belirlenen 4 ile 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ödenmesi zorunludur. İşverenler, performans nedeniyle fesih yapmadan önce mutlaka yazılı performans sistemini işletmeli, eğitim ve uyarı süreçlerini kayıt altına almalı ve savunma almadan işlem yapmamalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Vergi/Mevzuat

Firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerinin Türk Lirası'na dönüşümünün desteklenmesinde revize

Merkez Bankası tarafından yurt dışı kaynaklı dövizlerini Türk Lirası'na çeviren firmalara sağlanan döviz dönüşüm desteğinde önemli değişikliklere gidildi. Yeni düzenlemeyle birlikte destek süresi uzatılırken, başvuru süreçleri ve yararlanma koşulları daha esnek hale getirildi. • Döviz dönüşüm desteği oranı %3 olarak uygulanmaya devam edecek. • Destek uygulama süresi 31 Ocak 2027 tarihine kadar uzatıldı. • Döviz Pozisyonu Bildirim Formu'nun geçerlilik süresi 15 günden 3 aya çıkarıldı. • Döviz pozisyon oranı %10'u aşan firmalar destek kapsamı dışında tutuluyor. • Firmaların yararlanabileceği azami döviz dönüşüm desteği tutarı 100 milyon Türk Lirası olarak belirlendi. • Döviz almama taahhüdü alma uygulaması kaldırıldı. Firmaların döviz pozisyonlarını kontrol ederek, %10 eşiğini aşmadan ve 31 Ocak 2027 tarihine kadar Merkez Bankası desteğinden yararlanmak için bankaları aracılığıyla başvuruda bulunmaları gerekmektedir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Limited Şirket Ortağının Alacağının Sermayeye İlavesi: Şartlar ve Muhasebe Kaydı

Limited şirketlerde ortağın şirketten olan alacağının sermayeye eklenmesi, Türk Ticaret Kanunu kapsamında takas yoluyla gerçekleştirilebilen önemli bir sermaye artırım yöntemidir. Bu işlem, şirketin borç yükünü azaltırken özkaynak yapısını güçlendiren stratejik bir finansal adımdır. • İşlemin hukuki dayanağı 6102 sayılı TTK'nın 583. maddesinin 5. fıkrasıdır. • Sermayeye eklenecek alacağın gerçekliği; banka dekontu, borç sözleşmesi ve hesap ekstreleri gibi belgelerle ispatlanmalıdır. • Alacaklar; anapara, faiz ve kur farkı olarak ayrı ayrı listelenerek sermayeye aktarılmalıdır. • Yabancı para cinsinden alacaklarda VUK 280, 281 ve 285. maddeler uyarınca değerleme yapılmalıdır. • Sermayeye eklenecek alacağın tespiti için 2026 yılı mesleki ücret tarifesinde özel bir hizmet tanımı bulunmaktadır. • Tek bir ortağın alacağı sermayeye dönüştürülürken diğer ortakların rüçhan hakları TTK 591 uyarınca korunmalıdır. Mali müşavirler, sermaye artırım kararı alınmadan önce alacağın oluşum belgelerini hazırlamalı ve ticaret sicili müdürlüğünden gerekli rapor kapsamı hakkında ön teyit almalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Vergi

Ortak Şirkete Borç Verdi. Bu Para Sonradan Sermayeye Eklenirse Nakdi Sermaye İndirimi Uygulanabilir Mi?

Şirketlerin finansman ihtiyacı için ortaklardan aldığı borçların daha sonra sermayeye dönüştürülmesi durumunda nakdi sermaye indirimi uygulanıp uygulanamayacağı konusu, güncel Danıştay kararları ve tebliğler ışığında kritik bir tartışma konusudur. Mevcut düzenlemeler ve yargı kararları, işlemin mahiyetine göre farklı sonuçlar doğurabilmektedir. • Ortak alacağının doğrudan sermaye taahhüdüne mahsup edilmesi, 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği uyarınca nakdi sermaye indirimi kapsamında kabul edilmemektedir. • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 23.10.2024 tarihli kararı ile ortaklar cari hesabından karşılanan sermaye artışlarının nakdi artış sayılamayacağı kesinleşmiştir. • Borcun ortağa fiilen ödenip paranın yeniden sermaye olarak yatırılması durumunda, mükellef lehine sonuçlanan Danıştay 9. Dairesi kararı (22.02.2024) bulunmaktadır. • Sermaye avanslarının indirimden yararlanabilmesi için tutarın yatırıldığı hesap döneminin sonuna kadar tescil edilmesi şarttır. • Geçmişte nakit olarak girmiş olan bir tutarın sonradan alacak mahsubu yoluyla sermayeye eklenmesi, kendiliğinden indirim hakkı doğurmamaktadır. Mali müşavirler, ortak borçlarının sermayeye dönüştürülmesi sürecinde doğrudan mahsup yerine fiili para hareketlerini ve tescil sürelerini dikkate almalı; riskli işlemlerde idarenin olumsuz görüşü ile mükellef lehine olan yargı kararları arasındaki ayrımı gözetmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

VUK'un 160/A Maddesi Kapsamında Mükellefiyetin Resen Terkini Süreci ve İşlemlerin Sonuçlandırılmasının Önemi

Vergi Usul Kanunu'nun 160/A maddesi kapsamında, sahte belge düzenleme riski taşıyan mükelleflerin kayıtlarının resen terkin edilmesi süreci ve bu sürecin hukuki bütünlüğü ele alınmaktadır. Bu düzenleme, vergi güvenliğini sağlamak ve kamu alacağını korumak amacıyla risk odaklı bir denetim yaklaşımı sunmaktadır. • VUK 160/A maddesi uyarınca sahte belge düzenleme riski yüksek mükelleflerin kaydı resen terkin edilebilmektedir. • Süreç; risk analizi, yoklama, değerlendirme, terkin ve vergi incelemesi aşamalarından oluşan bütüncül bir yapıdadır. • İşlemler 520 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği çerçevesinde yürütülmektedir. • Terkin işlemi tek başına yeterli olmayıp; tarh, tahakkuk, tebliğ ve tahsilat gibi vergisel işlemlerin tamamlanması zorunludur. • Mükellefin teminatları varsa, mevzuat hükümleri çerçevesinde mahsup veya iade işlemleri de sonuçlandırılmalıdır. Mali müşavirler, müvekkillerinin risk analizlerini yakından takip etmeli ve terkin süreçlerinin sadece kayıt silme değil, inceleme ve tahsilat aşamalarını da kapsayan hukuki bir süreç olduğunu bilerek hareket etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere Ödeme Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2024/39)’de Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ (No: 2026/30)

Tarım ve Orman Bakanlığı, 2025-2027 yıllarını kapsayan bitkisel üretim desteklemelerine ilişkin tebliğde önemli değişikliklere gitti. Yeni düzenleme ile denetim yöntemlerinden ürün ekim şartlarına ve destekleme kriterlerine kadar pek çok teknik detay güncellendi. • Denetimlerde Coğrafi Bilgi Sistemleri, uzaktan algılama ve İHA kullanımıyla Ek-40 ve Ek-41 numaralı yeni tutanak tipleri kullanılacak. • 2027 yılı için belirli alanlarda en az 10 dekar şartı getirildi. • Açık alanda aynı üründe iki farklı zararlı için biyolojik/biyoteknik mücadele ürünleri kullanılması durumunda her iki mücadele ayrı ayrı desteklenecek. • Kuru tarım parsellerinde arpa, buğday, çavdar, tritikale ve yulaf ürünlerinin art arda ekimine izin verildi. • Hatay'ın Kumlu ve Reyhanlı havzalarındaki patates ve havuç üretimi için özel uygulama maddesi eklendi. • Düzenlemenin bir kısmı 1 Ocak 2026, diğer hükümleri ise 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek. Tarım işletmesi sahipleri ve müşavirler, 2026 ve 2027 yıllarındaki destekleme başvurularında yeni tutanak formatlarına ve değişen dekar şartlarına uyum sağlamalıdır.

Kaynak: Resmî Gazete — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Dağıtım Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayımlanan yeni tebliğ ile elektrik dağıtım tarifelerinin düzenlenmesine ilişkin oranlarda değişikliğe gidilmiştir. Bu düzenleme, dağıtım tarifesi hesaplamalarında kullanılan belirli bir oranın artırılmasını kapsamaktadır. • 19/11/2020 tarihli ve 31309 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mevcut tebliğin 9 uncu maddesi güncellenmiştir. • Dağıtım tarifesi düzenlemesinde kullanılan %1,5'lik oran %2'ye yükseltilmiştir. • Yeni düzenleme tebliğin yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Enerji maliyetleri ve dağıtım giderleri kalemlerinde yapılacak hesaplamalarda yeni %2'lik oran dikkate alınmalıdır.

Kaynak: Resmî Gazete — tam metin için kaynağa gidin
KDV

Yem Teslimlerinde İstisna

3065 sayılı KDV Kanunu'nun 13/1-ı maddesi kapsamında hayvan yemi olarak kullanılan malların teslimindeki istisna şartları ve kapsamı netleştirilmiştir. Hangi ürünlerin KDV istisnasından yararlanabileceği, hangilerinin ise bu kapsam dışında kaldığına dair kritik ayrım detaylandırılmaktadır. • Hayvan yemi olarak kullanılan fenni karma yemlerin teslimi KDV'den istisnadır. • Premiksler ve flakeler (tahılların buharla pişirilip ezilmesiyle elde edilen ürünler) tek başına karma yem sayılmadığı için istisna kapsamında değildir. • Soya fasulyesi, ayçiçeği tohumu, zeytin, şeker pancarı, pamuk tohumu ve meyve özütleme posaları istisna kapsamındadır. • 2303.10 tarife pozisyonundaki nişastacılık artıkları ile 2303.30.00.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonundaki biracılık ve damıtık içki sanayi posaları istisna dışıdır. İşletmeler, sattıkları veya satın aldıkları ürünlerin KDV istisnasından yararlanıp yararlanmadığını belirlemek için ürünün 'fenni karma yem' tanımına uyup uymadığını ve Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonunu kontrol etmelidir.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

421 Borç Senetleri Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri

Bu makale, Tekdüzen Hesap Planı kapsamında yer alan 421 Borç Senetleri hesabının işleyişini, dönem sonu işlemlerini ve çeşitli senaryolar altındaki muhasebe kayıtlarını detaylandırmaktadır. İşletmelerin ticari faaliyetleri sonucu oluşan bir yıldan uzun vadeli senetli borçların nasıl takip edileceği ve sınıflandırılacağı teknik örneklerle açıklanmaktadır. • 421 Borç Senetleri Hesabı: Vadesi bir yıldan uzun olan ticari mal ve hizmet alımlarına ilişkin senetli borçlar için kullanılır. • Vade Sınıflandırması: Bilanço tarihinde vadesi bir yılın altına düşen senetler, 321 Borç Senetleri hesabına aktarılarak kısa vadeli hale getirilir. • Dövizli Senetler: Döviz cinsinden olan senetlerde dönem sonu kur değerlemesi yapılır; oluşan kur farkı üzerinden KDV hesaplanmaz. • Reeskont İşlemleri: Belirli koşullar sağlandığında senetlerin dönem sonu değerlemesi için reeskont hesaplaması yapılabilir. • Borç Dönüşümü: 420 Satıcılar hesabındaki senetsiz borçların senetli hale getirilmesi durumunda, borç sadece hesap kodu değiştirilerek senetli borca dönüştürülür. • Hizmet Alımları: Hizmet alımları için verilen uzun vadeli senetler, hizmetin ait olduğu dönemin gideri olarak kaydedilir; ödeme vadesi giderin dönemini değiştirmez. Mali müşavirler ve muhasebe departmanları, dönem sonlarında senetlerin vadelerini kontrol ederek 421 hesaptan 321 hesaba doğru sınıflandırma yapmalı ve dövizli senetlerde kur farkı değerlemelerini unutmamalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
KDV

291 Gelecek Yıllarda İndirilecek KDV Hesabı Muhasebe Kaydı

Bu haber, işletmelerin gelecek dönemlerde indirim konusu yapacakları Katma Değer Vergisi tutarlarının muhasebe kayıt düzenini ele almaktadır. Özellikle yatırım süreçlerinde veya özel durumlarda ortaya çıkan KDV tutarlarının doğru hesaplanması ve ilgili hesap kodlarıyla takip edilmesi önem arz etmektedir. • Gelecek yıllarda indirilmesi planlanan KDV tutarları için 191 İndirilecek KDV hesabı yerine 196 Gelecek Yıllara Ait İndirilecek KDV hesabı kullanılmalıdır. • İlgili tutarların dönem sonlarında 196 numaralı hesapta izlenmesi muhasebe standartları ve dönemlik raporlama açısından gereklidir. • KDV tutarının hangi yılın indirimlerinde kullanılacağı, işletmenin yatırım planına ve ilgili vergi mevzuatına göre belirlenmelidir. İşletmeler, mevcut dönemde indirim konusu yapılamayan ancak gelecek yıllarda kullanılacak KDV tutarlarını 196 hesap altında takip ederek dönem sonu mizan ve bilanço doğruluğunu sağlamalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

420 Satıcılar Hesabı Muhasebe Kayıt Örnekleri

Bu makale, Tekdüzen Hesap Planı'nda yer alan 420 Satıcılar Hesabı'nın kullanım esaslarını, işleyişini ve diğer borç hesaplarından farklarını teknik detaylarıyla açıklamaktadır. İşletmelerin uzun vadeli ticari yükümlülüklerini doğru sınıflandırması, bilanço doğruluğu açısından kritik önem taşımaktadır. • 420 Satıcılar Hesabı; faaliyet konusuyla ilgili mal/hizmet alımından doğan, senetsiz ve vadesi bir yıldan uzun olan borçlar için kullanılır. • Vadesi bilanço tarihinden itibaren bir yılın altına düşen borçlar, 420 hesaptan borçlandırılarak 320 Satıcılar Hesabı'na aktarılmalıdır. • Borcun kaynağı mal veya hizmet alımı ise, vade uzun olsa dahi 409 Diğer Mali Borçlar hesabı yerine 420 hesabı tercih edilmelidir. • Taksitli borçlarda her taksit ayrı değerlendirilmeli; bir yıl içinde ödenecek kısım 320, sonraki yıllar 420 hesabında izlenmelidir. • Senetsiz bir borcun senetli hale gelmesi durumunda, 420 hesabı kapatılarak ilgili senetli borç hesabı kullanılmalıdır. • Hesapta borç bakiyesi oluşması; fazla ödeme, satıcı avansı veya hatalı kayıt gibi durumların göstergesi olabilir. Mali müşavirler ve muhasebe departmanları, dönem sonu işlemlerinde borçların vade sınıflandırmasını (kısa/uzun vade) titizlikle yapmalı ve senetli/senetsiz ayrımına dikkat etmelidir.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Türk Patent ve Marka Kurumunca 2026 Yılında Uygulanacak Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ (BİK/TÜRKPATENT: 2026/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (BİK/TÜRKPATENT: 2026/2)

Türk Patent ve Marka Kurumu, 2026 yılı ücret tarifesine ilişkin daha önce yayımlanan tebliğde teknik bir değişiklik yapmıştır. Bu düzenleme ile kurum tarafından düzenlenen yarışmalar kapsamındaki bazı başvuruların ücret muafiyet kapsamı netleştirilmiştir. • TÜRKPATENT yarışmaları kapsamında yapılan başvurular belirli ücretlerden muaf tutulmuştur. • Muafiyet kapsamına alınan hizmet kodları: 1.01.01, 1.01.48, 1.01.49, 1.01.50, 1.01.51, 4.01.01, 4.01.02 ve 4.01.03. • 1 sayılı cetveldeki 01.01.01, 01.01.49, 01.01.51 ve 01.01.64 hizmet satırlarında değişiklik yapılmıştır. • Tebliğ değişikliği yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Fikri mülkiyet hakları ve marka başvurusu süreçlerini yöneten işletmelerin, 2026 yılı tarifesindeki muafiyet kodlarını ve güncel hizmet satırlarını kontrol etmeleri gerekmektedir.

Kaynak: Resmî Gazete — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

293 Gelecek Yıllar İhtiyacı Stoklar Hesabı Muhasebe Kaydı

Bu içerik, Tekdüzen Hesap Planı'nda yer alan 293 Gelecek Yıllar İhtiyacı Stoklar hesabının kullanım amacı ve muhasebe kayıt süreçlerini ele almaktadır. Stokların dönemsellik ilkesi gereği gelecek dönemlere ait maliyetlerinin nasıl sınıflandırılacağını açıklamaktadır. • 293 numaralı hesap, stoklara ilişkin giderlerin gelecek yıllara ait kısımlarının izlenmesi için kullanılır. • Dönemsellik ilkesi uyarınca, içinde bulunulan dönemi aşan stok maliyetleri bu hesapta takip edilir. • Yıl sonunda yapılan envanter ve değerleme işlemleri sonucunda, gelecek yıllara sarkan stok maliyetleri ilgili hesaba aktarılır. • Gelecek yılın başında, ilgili dönem gider hesaplarına aktarılarak maliyetlerin doğru döneme dağıtımı sağlanır. İşletmeler, stok maliyetlerinin dönemsellik ilkesine uygun şekilde doğru dönemlere dağıtılması için 293 nolu hesabı titizlikle kullanmalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
KDV

292 Diğer KDV Hesabı Muhasebe Kaydı

Bu içerik, muhasebe kayıtlarında standart KDV hesaplarının dışında kalan durumlar için kullanılan 292 Diğer KDV hesabının kullanım alanlarını ve muhasebe mantığını açıklamaktadır. Özellikle KDV iadesi süreçleri veya özel durumlar için ayrılan bu hesabın doğru yönetilmesi, mizan kontrolü açısından kritiktir. • 191 İndirilecek KDV ve 391 Hesaplanan KDV hesaplarının dışında kalan özel durumlar için 292 hesabı kullanılır. • KDV iadesi taleplerinde, iade edilecek tutarların takibi amacıyla bu hesap devreye girer. • KDV tevkifatı veya özel matrah şekillerinden kaynaklanan farkların izlenmesinde kullanılır. • Dönem sonu mizan kontrollerinde 292 hesabın bakiyesi, iade hakkı doğan tutarlarla uyumlu olmalıdır. Mali müşavirler, KDV iadesi süreçlerinde ve tevkifatlı işlemlerde 191/391 hesaplarının dışında kalan tutarları 292 hesabında takip ederek mizan tutarlılığını sağlamalıdır.

Kaynak: Muhasebe News — tam metin için kaynağa gidin
Mevzuat

Bağımsız Denetim Nasıl Doğdu? 300 Yıllık Bir Güven Hikâyesi

Bağımsız denetim mesleğinin tarihsel kökenlerini ve finansal güven mekanizması olarak nasıl evrildiğini ele alan bu yazı, mesleğin doğuşundaki kritik dönüm noktalarını anlatmaktadır. Makale, finansal skandalların ve yatırımcı güveninin denetim standartlarını nasıl şekillendirdiğini tarihsel bir perspektifle sunmaktadır. • Bağımsız denetimin ilk izleri 1721 yılında South Sea Company skandalı sonrası Charles Snell'in hazırladığı inceleme raporuna dayanmaktadır. • 1845 yılında Londra'da kurulan Deloitte bürosu, 1849 yılında Great Western Railway hesaplarını inceleyerek profesyonel denetimin gelişimine katkı sağlamıştır. • Denetimin gelişimi iki temel motivasyona dayanmaktadır: Finansal kriz sonrası hesap verme ihtiyacı ve yatırımcı güvenini yeniden tesis etme arayışı. • Modern denetim süreci, şirket yöneticilerinin beyanlarından ziyade bağımsız uzmanların görüşlerine dayanan bir güven modeline dönüşmüştür. Mali müşavirler ve işletmeler, denetimin sadece yasal bir zorunluluk değil, sermaye piyasalarında güveni sağlayan temel bir kurumsal mekanizma olduğunu unutmamalıdır.

Kaynak: MuhasebeTR — tam metin için kaynağa gidin

Bu gündem her sabah 07:00'de hazır.

Montan News iPhone uygulaması: önem sırasına dizilmiş özetler, sesli anlatım, kaynağa tek dokunuş. Ücretsiz ve reklamsız.

App Store'dan indir

Bu sayfadaki özetler bilgilendirme amaçlıdır ve kaynağından teyit edilmelidir; resmî vergi veya mevzuat danışmanlığı yerine geçmez. Her özetin altında kaynağın asıl sayfası bağlantılıdır.

Bugünün gündemi → · Arşiv